İlker Başbuğ'dan Erdoğan'a Yanıt Geldi: 'Bu Durum En Çok FETÖ'yü Sevindirir'

60PAYLAŞIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın FETÖ'nün siyasi ayağı hakkındaki açıklaması nedeniyle hakkında dava açılması için milletvekillerine çağrı yaptığı Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ kendisini savundu. Başbuğ "Bu durum herkesten önce FETÖ’yü sevindirecektir" dedi. 

Ergenekon davasında hapis yatan Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ geçtiğimiz hafta katıldığı bir televizyon programında FETÖ'nün siyasi ayağı ile ilgili olarak 2009 yılında Meclis'ten geçen bir düzenlemeyi hatırlattı. 26 Haziran 2009'da kabul edilen düzenleme askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmalarını sağlıyordu. Başbuğ FETÖ'de siyasi ayağın tespiti için bu teklifi getirenlerin araştırılması gerektiğini vurguladı.

Erdoğan'dan Milletvekillerine 'İlker Başbuğ'a Dava Açın' Çağrısı - onedio.com
Erdoğan'dan Milletvekillerine 'İlker Başbuğ'a Dava Açın' Çağrısı - onedio.com

Başbuğ'un bu çıkışı siyaset arenasında yeni bir tartışmayı doğurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbuğ'un bu açıklamasına dünkü grup toplantısında sert tepki gösterdi ve partisinin milletvekillerine "dava açın" çağrısı yaptı.

Başbuğ “İrtica ile Mücadele Eylem Planını" hatırlattı

Erdoğan ve iktidardan gelen tepkilere karşı İlker Başbuğ yazılı bir açıklama yaparak kendisini savundu. 2008 yılında göreve başlayan Başbuğ, 2009 yılında kabul edilen düzenlemeyle ilişkili olduğunu belirttiği "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" hadisesini hatırlattı:

"12 Haziran 2009 tarihinde sözde “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”nın basında yer alması üzerine Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturma açıldı. Soruşturma konusu suç askeri mahalde asker kişi tarafından işlendiği iddia edilen bir suçtur. Askeri Savcılık yaptığı soruşturma sonucunda 24 Haziran 2009 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararını verdi.

4 Mart 2009 tarihinde Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı Kayseri’de asker ve sivillerden oluşan gizli bir yapılanmayı tespit etti. Asker şahıslar ifadelerinde ışık evlerinde yetiştiklerini itiraf ettiler, hakkında soruşturma yapılan 5 sivil kişiye ise ulaşılamadı.

07 Ocak 2009 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun tasarısı Başbakan’ın imzasıyla Hükümet tasarısı olarak sunulmuştu.

Bu Hükümet tasarısındaki maddelerin görüşülmesinin tamamlanmasını müteakip 26 Haziran 2009 tarihinde gece yarısı saat 00:59’dan itibaren Hükümet tasarısında olmayan iki adet önerge sunulmuştur.

"Anayasaya aykırı olmasına rağmen kabul edildi"

Birinci önerge ile asker olmayan kişilerin askeri mahkemelerde yargılanmasına son verilmesi amaçlanmıştı. 3 Kasım 2016 tarihinde TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonundaki beyanımda ifade ettiğim gibi “Bu değişiklik tartışılabilir. Demokratik ülkelerde sivil şahıslar sivil mahkemelerde yargılanabilir.” Ancak, unutulmamalıdır ki bu değişiklikten ilk faydalanacak kişilerin FETÖ’nün TSK’ya karşı Kayseri’de kurduğu komploya katılan beş sivil olduğu ortadadır.

İkinci önerge ile bir kelime değişikliği ile askeri şahısların askeri mahallerde işledikleri suçlar nedeniyle sivil mahkemelerde yargılanmasının önü açılıyordu. Burada önemli olan nokta bu önerge ile getirilmesi istenilen değişikliğin Anayasa’nın Askeri Mahkemelere ilişkin 145. maddesine açıkça aykırı olmasıydı. Hukukun üstünlüğünü öncelikle gözetmesi gereken Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Anayasa’ya aykırı olduğu açıkça ortada olan bu önergenin getirilmesindeki dikkat çekici bir diğer nokta ise Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın 24 Haziran 2009 tarihinde vermiş olduğu Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararından 2 gün sonra olmasıdır.

30 Haziran 2009 tarihinde Albay Dursun Çiçek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağrıldı ve tutuklandı. Anayasaya aykırı olmasına rağmen yasa değişikliği ile amaçlanan yasal zemin gerçekleştirilmiş oldu. Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in yürütmekte olduğu soruşturmanın FETÖ’ye ulaşması üzerine Erzurum Özel Yetkili Savcılığı soruşturmaya müdahale etti. Savcılık, Dursun Çiçek’in hazırladığı iddia edilen İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın uygulama alanının 3. Ordu Karargahı olduğunu ileri sürüyordu. Bu açıdan Dursun Çiçek’in durumu FETÖ için önemliydi.

Yukarıda anlatılan olaylar ve yasa değişiklilerinin zamanlaması yasa değişikliklerinden FETÖ’nün istifade ettiğini ortaya koymaktadır. Bu yasa değişikliği yapılmamış olsaydı Kayseri ve Erzincan soruşturmaları FETÖ’nün ciddi şekilde aleyhine gelişebilirdi. Dolayısıyla, sebep-sonuç ilişkileri göz önüne alındığında, 7 Ekim 2015 günü, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ndeki duruşmada söylediğim gibi, iki önerge ile gerçekleştirilen yasa değişikliklerinin FETÖ tarafından istenildiği ileri sürülebilir."

"Amacımız bu önergelerin nasıl kabul edildiğinin sorgulanması"

Televizyon programında yaptığı açıklamayı ve buna Erdoğan'ın verdiği tepkiyi hatırlatan Başbuğ, şöyle devam etti:

"Televizyon programındaki konuya ilişkin konuşmadan Türkiye Büyük Millet Meclisini ve bazı üyelerini ismen itham eden bir sonuç çıkartılması doğru değildir. Amacımız Hükümet tasarısında yer almayan bu iki değişiklik önergesini ilk gündeme getireninin kim olduğunun, önergelerden birinin Anayasa’ya açıkça aykırı olduğu net olmasına rağmen bu önergelerin nasıl benimsendiğinin, kendisine Anayasa’ya aykırılığı defalarca anlatılmasına rağmen dönemin Cumhurbaşkanı tarafından da neden ve nasıl onaylandığının sorgulanmasıdır."

"Doğru bildiklerimizi söylemekten hiçbir şey alıkoyamaz"

Göreve süresince FETÖ tarafından hedef alındığını ve bu yapıya karşı mücadele ettiğini belirten Başbuğ, yazısını şöyle noktaladı:

"FETÖ komploları ile mücadele eden, o günlerde “FETÖ tehdidi bugün bize, yarın size” diye siyasi iktidarı uyaran bir Genelkurmay Başkanının, bugün karşı karşıya bırakıldığı bu durum herkesten önce FETÖ’yü sevindirecektir.

Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Türk Milletine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı duymuş olduğumuz saygı ve sorumluluklarımız çerçevesinde doğru bildiklerimizi söylemekten hiçbir şey bizi alıkoyamayacaktır. Takdir Yüce Türk Milletinindir!"

AKP suç duyurusunda bulunacak

Öte yandan AKP Sözcüsü Ömer Çelik, yarına İlker Başbuğ hakkında suç duyusunda bulunacaklarını bildirdi: 

"Yarın, arkadaşlarımız suç duyurusunda bulunacaklar. Bu meseleyi sıradan bir mesele olarak görmüyoruz, geçiştirilecek bir mesele olarak da görmüyoruz. Arkadaşlarımız yarın çalışmalarını yapıp gereken suç duyurularını yapacaklar."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir