İç Ses Tonun Ne Kadar Sert?
Hepimizin kafasının içinde bizi yorumlayan, yaptıklarımızı değerlendiren ve bazen de hiç susmadan eleştiren bir ses var. Peki sen kendinle konuşurken nasıl bir dil kullanıyorsun? Bir hata yaptığında kendine anlayışla yaklaşabiliyor musun, yoksa başkalarına asla söylemeyeceğin şeyleri kendine söylemekten çekinmiyor musun?
1. Cinsiyetini seçerek başla!
2. Şimdi de yaşını seç!
3. Bir işi eline yüzüne bulaştırdığında aklından ilk ne geçer?
4. Aynada kendine baktığında fiziksel görünüşünle ilgili düşüncelerin genellikle nasıl olur?
5. Bir arkadaşın senin yaptığın bir hatayı yapsa ona ne söylersin?
6. Peki aynı hatayı sen yaptığında kendine ne söylersin?
7. Bir ortamda söylediğin bir sözün yanlış anlaşıldığını fark ettin. Ne yaparsın?
8. Başarılı olduğun bir konuda kendine ne kadar kredi verirsin?
9. Birinden olumsuz eleştiri aldığında iç sesin nasıl tepki verir?
10. Son olarak: İnsanların seni nasıl gördüğü konusunda ne kadar düşünürsün?
İç Sesin Hiç Susmuyor: Mükemmeliyetçi Eleştirmen
Senin iç sesin yalnızca sert değil, aynı zamanda oldukça aktif. Bir olay yaşandıktan sonra konu senin için bitmiş olsa bile zihnin onu tekrar tekrar açabiliyor. “Şunu söyleseydim?”, “Bunu neden yaptım?”, “Daha iyisini yapabilir miydim?” gibi sorular kafanda uzun süre dolaşabiliyor. Özellikle hata yapma, yanlış anlaşılma veya beklentilerinin altında kalma ihtimali seni ciddi biçimde meşgul edebiliyor. Sende dikkat çeken nokta, kendinden beklentilerinin oldukça yüksek olması. Başarı senin için çoğu zaman yalnızca “iyi iş çıkarmak” anlamına gelmiyor; bazen hata yapmamak, herkesi memnun etmek ve sürekli daha iyisini yapmak anlamına gelebiliyor. Bu nedenle bir şeyi başarsan bile zihnin kısa süre sonra eksik kalan noktayı bulabiliyor. Kutlaman gereken bir başarıyı bile “Ama şunu daha iyi yapabilirdim.” diyerek gölgeleyebilirsin.
İçindeki Eleştirmen Oldukça Sert
Senin zihninde küçük hataların yankısı düşündüğünden daha büyük olabilir. Bir şeyi yanlış yaptığında olayın kendisinden çok, bunun senin hakkında ne söylediğine odaklanıyorsun. Tek bir başarısızlık “Bu olmadı.” şeklinde kalmak yerine “Ben neden böyleyim?” sorusuna dönüşebiliyor. Özellikle başkalarının seni nasıl gördüğü, yeterince başarılı olup olmadığın veya beklentileri karşılayıp karşılamadığın konusunda kendine ciddi bir baskı uyguluyor olabilirsin. Üstelik iç sesinin söyledikleri çoğu zaman dışarıdan gelen bir eleştiriden bile daha sert olabilir. Başka biri sana aynı cümleleri söylese belki tepki gösterirsin; fakat söz konusu kişi sen olduğunda bu sertliği normalleştirebiliyorsun. Başarılarını küçümsemen, “Bunu zaten yapmalıydım.” demen veya geçmişteki küçük hataları tekrar tekrar düşünmen de bu döngünün parçaları olabilir. Kendini motive etmek istediğini düşünürken aslında kendini cezalandırıyor olabilirsin.
İçindeki Eleştirmen Bazen Fazla Konuşuyor
Senin iç sesin tamamen sert değil ama gerektiğinde sesini yükseltmekten de çekinmiyor. Özellikle hata yaptığında veya kendinden beklediğin performansı gösteremediğinde “Daha iyisini yapabilirdin” düşüncesi devreye giriyor. Bazen bu ses seni motive ediyor ve daha dikkatli olmana yardımcı oluyor; fakat dozunu kaçırdığında gereksiz bir baskı yaratabiliyor. Bir şeyi düzeltmek için kendini eleştirmekle, yaptığın şey yüzünden kendini kötü hissettirmek arasında zaman zaman gidip geliyorsun. İlginç olan şu ki muhtemelen çevrendeki insanlara kendine davrandığından çok daha anlayışlı davranıyorsun. Bir arkadaşın aynı hatayı yaptığında ona “Boş ver, herkes hata yapabilir.” diyebilirken, konu kendin olduğunda aynı cümleyi kurmak zorlaşabiliyor. Özellikle başkalarının seni nasıl değerlendirdiği konusunda hassas olduğun anlarda, dışarıdan gelen küçük bir eleştiri içeride çok daha büyük bir yankıya dönüşebiliyor.
İç Sesin Şefkatli Bir Rehber
Kendinle konuşurken genel olarak dengeli ve anlayışlı bir dil kullanıyorsun. Hata yaptığında kendini yerden yere vurmak yerine ne olduğunu anlamaya, nerede yanlış yaptığını görmeye ve yoluna devam etmeye çalışıyorsun. Bu, kendini hiç eleştirmediğin anlamına gelmiyor. Aksine eksiklerini görebiliyor fakat onları kişiliğinin tamamına yaymamaya dikkat ediyorsun. “Bunu yanlış yaptım” ile “Ben yanlış biriyim” arasındaki farkı büyük ölçüde koruyabiliyorsun. İç sesinin en güçlü tarafı, sana karşı bir düşman gibi değil, gelişmeni isteyen bir rehber gibi davranması. Başkalarına gösterdiğin anlayışın bir kısmını kendine de gösterebiliyorsun. Bu nedenle başarısızlıklar seni tamamen tanımlamıyor; bir olay olarak kalıyor. Kendine güveninin sarsıldığı dönemlerde bile toparlanma konusunda önemli bir avantajın var: Kendi değerini tek bir hataya bağlamıyorsun.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın