İbrahimgilin Üç Güneşi (The Suns of Abraham’s Kin)
Saygıdeğer okurlar
Atatürk'ün işaret ettiği bir sanatçı sorumluluğuyla Orta Doğu cehennemdeki olan bitenleri antropoloji sosyoloji psikoloji gibi insani bilimlerin perspektifinden bakarak ulaştığım analitik sunuçları sanatsal bir dille görselleştirdim. Tarihe not olarak düşmek acılara son vermek umuduyla paylaşıyorum.
Önsöz: Rasyonel Kübizm
Rasyonel Kübizm (Rational Cubism), klasik kübizmin biçimsel sınırlarını aşan yeni bir tarzdır. Bilindiği üzere Empresyonizm’in natüralizmi terk etme sürecinin ardından Klasik Kübizm (özellikle Picasso ve Braque’ın Analitik Kübizm’i), nesneyi ve formu iki boyutlu yüzeyde geometrik parçalara bölerek analiz etmiş, ancak formu biçimsel bir çözümlemeye hapsetmiştir. Dolayısıyla ele aldıkları konular, yalnızca olguların kendilerinde bıraktığı görsel izlerin kübik tasvirleriyle sınırlı kalmıştır.
Benim benimsediğim “Rasyonel Kübizm” ise salt biçimsel analizin ötesine geçer. Doğanın pozitivist gerçekliğini, nedensellik ilkelerini, doğa yasalarını ve olguların arka planındaki mantığı (rasyoneli) odağına yerleştirir. Ele aldığım konuların nedensellik bağlarını irdeleyip bu zihinsel çözümlemenin sonucunu esere görsel bir dille dahil ediyorum. Geometriyi, onu var eden rasyonel ve duygusal nedensellikle birleştirdiğim için bu yaklaşımı yeni bir tarz olarak Rasyonel Kübizm adıyla sunuyorum.
Eserin Kavramsal Arka Planı
Bugün dünya nüfusunun yarısından fazlasının inandığı “İbrahimi Dinler” (Musevilik, Hristiyanlık ve İslam), kendi peygamberlerinin İbrahim’in soyundan geldiğine inanır.
İbrahim’in tarihsel ve felsefi karakteri; içinde bulunduğu geleneksel dogmaları sorgulayan, hakikati arayan ve mutlak gerçeğe (Tek Tanrı’ya) emin olmak adına hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan rasyonel bir sorgulayıcılık barındırır. Onun soyundan geldiğine inanılan peygamberler de benzer karakteristik duruşu sergilemiş; akıl işletmeyi, hakikati ve ahlaki erdemi yücelterek toplumlarındaki çürümeyle mücadele etmişlerdir.
Ne var ki onlardan sonra tarihsel süreç aynı berraklıkla sürmemiştir. İbrahim’in aklıyla arıtıp ulaştığı “tek ışık”, zamanla fraksiyonlara bölünmüş; her grup yalnızca kendi ışığını mutlak gören gözlükler ürettiği için evrimsel doğası gereği diğerlerini hasım olarak konumlandırmıştır. Neticede aynı kökten gelen ve aynı Tanrı’ya inanan torunlar, birbirlerini besleyip geliştirmek yerine tarih boyunca derin acılara sebep olmuşlardır.
Bu eser; insan türünün evrimsel serüvenini ve çatışmaların zihinsel kökenlerini, kübist formlardan örülü sembolik bir dille tuvale aktaran, ciltler dolusu gerçekliğin görsel bir anlatımıdır.
Bu kadim coğrafyada yaşayan bir sanatçı olarak ömrüm boyunca bu trajediye tanıklık ettim ve sanatımla buna karşı durdum. Neredeyse yetmiş yıldır bu inançlar ve mezhepler üzerinden son derece kanlı çatışmalar yaşanıyor. Bu, hem aklı ve tek gerçeği arayan İbrahim’e hem de onun soyundan gelen peygamberlerin mirasına yapılmış büyük bir haksızlıktır. Artık inanç temelli savaş motivasyonlarının tamamen sona ermesi gerekmektedir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

