Hitler'e Suikast Düzenleyerek Tarihin Seyrini Değiştirebilecek Bir Cesaret Örneği Gösteren Alman: Claus Von Stauffenberg

-
Abone ol

Hitler Almanyası ve acımasız uygulamalarını hepimiz biliyoruz. Tıpkı bizlerde yıllar sonra bile uyandırdığı o rahatsızlık hissi, o dönemde ortaya çıkan salt zulüm ve insandışılık bu uygulamaları onaylamayan bir grup Nazi askerini de içten içe huzursuz ediyordu.

Özellikle de Claus von Stauffenberg ve arkadaşlarını.

1940 yılı ve takip eden yıllarda Almanya girdiği savaşlarda kötü planlamanın etkisiyle kaybetmenin eşiğindeydi.

Her ne kadar Polonya ve Fransa Seferleri Hitler'in itibarını sağlamlaştırmaya yetse de ordu içerisinde yaşanan iftiralar ve çekişmeler, hareketin başlangıcından itibaren bir şeylerin yanlış gittiğini düşünen fakat sesini yükseltmekten korkan muhalif bir kanadın oluşması için yeterli ortamı sağladı.

1941'de başarısızlıkla sonuçlanan Barbossa Harekâtı, Hitler'e karşı yükselecek seslerin gruplaşması önündeki engeli kaldırmıştı.

Bazı generallerin de dahil olduğu direniş organizasyonu başarısız suikast girişimlerini de planlıyordu. Hitler'in uçağına yerleştirilen ve içki şişesine yerleştirilen fakat patlamayan bomba, planların gerçekleşmesine en yakın an olabilirdi. 

Fakat daha büyüğü ve daha 'garantili' bir plan hayata geçmek üzereydi.

2. Dünya Savaşı'nda Doğu Cephesi'nin felakete doğru sürüklenmeye başlaması, olası bir darbenin ağızdan ağıza yayılmasını sağlıyordu.

İlginçtir, bu dönemde bu olası planlardan haberdar olan bazı generaller ve mareşaller oldukça titiz davransa da, darbeye destek vermeyen bazı komutanlar dolaylı olarak yaklaşan bu tehlikeyi görmezden geliyordu.

Almanya'nın Kuzey Afrika'dan zorunlu olarak çekilmesi, darbe organizasyonunun bir Afrika gazisi olan Claus von Stauffenberg'le tanışmasına sebep oldu.

Albay Stauffenberg, Afrika'da tek kolunu ve tek gözünü kaybetmişti. Planların başındaki General Tresckow ile tanışmadan evvel de Almanya'nın başındaki en büyük tehlikenin Hitler ve onun zorla uygulamaya koyduğu ideolojisi olduğu düşüncesindeydi, bu fikirlerini kimse daha önce duymamıştı.

Stauffenberg, sadece Hitler'i öldürerek bu sorunun çözülmeyeceğini düşünüyordu.

Ona göre yukarıda da görebileceğiniz, partinin önde gelenlerinden Himmler, Göring, Goebbels'in de bir şekilde bu plan dahilinde ortadan kalkması gerekiyordu. Onları öldürmek bir şekilde mümkün olmasa bile partiden tasfiyeleri şarttı.

Savaş sonrasında aldığı yaralar Stauffenberg'in cepheden uzak kalmasını ve tüm bu detaylarla suikasti planlayabilmesinin yolunu açmıştı.

Tresckow'un istihbarat sızıntılarıyla planlar yapıldı, hazırlıklar başladı. Stauffenberg, suikasti hem planlayan hem de gerçekleştiren olacaktı, şansa bırakmak istemiyordu.

Suikastten haberdar olan fakat savaşların gidişatından dolayı Hitler'e güveni kalmadığı için Gestapo'ya bu durumu ihbar etmeyen üst düzey komutan Erwin Rommel, bu planda başarılı olurlarsa onların yanında olacağını belirttiğinde plan uygulamaya koyuldu.

Suikastin ilk adımı olarak suikastten 20 gün önce, Stauffenberg planların bir parçası olarak Yedek Ordu'ya atandı. Böylece Hitler'in de katıldığı askeri toplantılarda bulunabilme imkânına sahip oldu.

Tarih 20 Temmuz, yer Wolfsschanze. Mussolini'nin de katıldığı toplantıda Stauffenberg, bir rapor okuyacağı için Hitler'in yakınında oturması gerektiğini söyledi.

İçinde bombayı da bulundurduğu çantasını masanın üzerine koydu ve Hitler'in sorularını yanıtlamaya başladı. Soru faslı bittikten birkaç dakika sonra bir telefon görüşmesi yapmak için izin alarak odadan ayrıldı, çantasını Hitler'in yanıbaşında bırakmıştı.

Çantanın Hitler'in görüşünü kapattığını düşünen bir asker tesadüfi olarak çantayı ondan biraz daha uzağa koydu. Planlanan mesafenin biraz daha kısa olması gerekiyordu.

O odadan çıktıktan birkaç dakika sonra şiddetli bir patlama gerçekleşti. Fakat Stauffenberg çantanın yer değişiminden habersizdi.

Her şeyin planladıkları gibi gerçekleştiğini arkadaşlarına aktardı ve Hitler'in öldüğünü rapor etti, yalnız bilmediği şey Hitler'in bu girişimden birkaç sıyrıkla kurtulmuş olmasıydı.

Hitler'in pantolonu patlamadan sonra bu hale gelmişti. 👇

Olay sonrasında bu suikasti planlayanların kimler olduğu araştırılmaya başlandı, önceleri bilgisi olan fakat görmezden gelen tüm komutanlar bildiklerini anlattılar. Steuffenberg'in de aralarında bulunduğu asıl planlayıcılar aynı gece yakalandı ve tahmin edildiği üzere kurşuna dizildi. 

Bununla bitti mi? Tabii ki hayır.

Devam eden süreçte 7 bine yakın asker tutuklandı, sorgulandı ve bir kısmı idama mahkûm edildi. Peki savaş sona erdikten sonra bu olaylı suikast girişimi nasıl anıldı?

20 Temmuz 1944, kimileri için bir ihanet kimileri içinse bir kahramanlık günüydü, yıllar geçtikçe kahramanlık payesi daha ağır bastı. Olayın ardından elli yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler de direnişçileri yurtsever olarak anarak bu defteri kapattı.

Hatta direnişçiler adına bir anıt ve olayın kahramanı olarak anılan Stauffenberg'in büstü Berlin'e inşa edildi.

Suikast girişimini ve sonrasında yaşananları merak edenlere, bu olayı detaylarıyla işleyen Operasyon Valkyrie'yi önerelim.

Bir Alman kahramanı olarak anılan Stauffenberg'i tabii ki kahramanlığın beyazperdedeki yansıması olan Tom Cruise'un canlandırdığını belirtmemize gerek bile yok.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Dio Banner
tc-ahmet-ozan-sen

Toparlarsak; Almanya'nın 1944 yılındaki savaş panoraması zaten yenilgiye gidiyordu; ama Hitler bunu göremeyecek kadar kibir ve inat içindeydi. Bu cunta; onu öldürerek ve "Hitler iyi çevresi kötü" önermesindeki (tartışılır) çevreden kasıt olan SS örgütlenmesini de temizleyerek; Müttefiklere beyaz bayrak çekecek ve savaş sonu kendilerine dayatılacak aşağılayıcı kuralları hafifletmeye çalışacak; böylece Almanya'yı daha kısa sürede toparlayacaktı. Başaramadılar. Darbecilerin başarısız olmasının tek iyi yanı da; ileri görüşlülükleri oldu. Kısaca "20 Temmuz suikasti yüzünden Almanya 2. Dünya Savaşında yenildi" demek, "Gezi olayları yüzünden 2016 Avrupa Şampiyonası ve 2020 olimpiyatlarını kaçırdık" demek kadar ağır bir ifrattır.

tc-ahmet-ozan-sen

-Cuntacı subaylar ayrıca, Amerika'ya ve kıyıcı Ruslara aynı anda direnmenin imkansızlığını biliyordu. Zaten epeydir insan kaynakları kurumuş, 13-14 yaşındaki çocuklar cepheye sürülür olmuştu. Hitler kanının son damlasına dek dövüşmekten yanaydı (zaten intihar etmeden önce de tüm ateşkes tekliflerini reddedecektir, bu sebepten dolayı 1945'ten sonra da saklanarak yaşadığına itibar edilmiyor ya) ama bu durumda milletçek ağızlarına sıçılmasından korkan generaller Amerika'ya teslim olmaktan yanaydı. Gerçekten de Amerika'ya teslim olanların pek çoğu yaşadı, Batı Almanya'nın pek çok siyasetçi, general ve işadamı eski Nazilerden oluştu (hatta eski papa Benedict bile gençliğinde Nazilere katılmış), Ruslarsa önlerine çıkan tüm kadınların ırzına geçip erkekleri Sibirya'ya sürdüler ve çoğunun ölümüne sebep oldular (Piyanist filminde Yahudi direnişçilerine el altından yardım eden Nazi yüzbaşısını Polonya Komünist Partisi bile kurtaramadı mesela).

tc-ahmet-ozan-sen

-Hitler bu yenilgilerin faturalarını, cuntacı generallere kesmişti. Zaten Genelkurmay'dan ve geleneksel Prusya subaylarından da asla hazzetmez, kendisine yakın Keitel ve Jodl gibi generallere bile maiyetleri önünde sert davranır ve onları sıkça rencide ederdi. Generallerin kuyruk acıları bundandı. Ayrıca, yukarıda saydığım durumdan da Hitler'i sorumlu tutuyorlardı, çünkü kendileri Rusya'ya kış taarruzuyla başarının mümkün olmadığını, birliklerin cömertçe harcanmasının insan gücü ve cephane sıkıntısına yol açtığını, mevsimine göre siperde kalıp savunmaya geçilmezse kazanılan toprağın da elde tutulamayacağını Hitler'e iletmişler; tabii ağır fırça yemişlerdi. Askeri taktiklerden anlamadığı halde Hitler tüm harekat planlarını tek başına hazırlar ve hiçbir şekilde itiraz istemezdi.

tc-ahmet-ozan-sen

Bazıları, görüyorum ki; bu suikast teşebbüsü yüzünden Almanların yenildiğini filan düşünüyormuş. Başarılı olmasa yenerlermiş falan ciddi ciddi iddia edilen şey. Ama yok öyle bir şey. -1944 yazında Almanya'nın durumu giderek kritikleşiyordu. Normandiya çıkarması sonrası İngiliz ve Amerikan kuvvetleri, Fransa'yı ve Baltık ülkelerini almış, Almanya anavatanını kuzeybatıdan çevirmişti. Doğuda Sovyetler, hem Nazilere büyük kayıplar verdirmiş, hem de Minsk üzerinden Polonya'ya girmiş, tüm Balkan ülkelerinde de Nazi yanlısı hükümetler düşerek Komünist partizanlar, Yunanistan'daysa İngilizlerle akraba Kraliyet ailesi iktidara geçmişti. Son olarak Mussolini de, Sicilya'ya çıkan Amerikan SEAL (SAT) komandolarından zor kurtulup Almanya'ya sığınmıştı(devam edecek)

kerem-kasigur

almanya hain ilan edemezdi sanırsam. siyonistler götlerini çizerdi.

Görüş Bildir