Hepimizi Gururlandırdı: Prof. Dr. İvet Bahar, 157 Yıllık ABD Ulusal Bilim Akademisi'ne Seçilen İlk Kadın Türk Bilim İnsanı Oldu

 > 
3.3bPAYLAŞIM

Hesaplamalı biyoloji alanında çalışmalar yapan Prof. Dr. İvet Bahar, ABD Ulusal Bilimler Akademisi üyeliğine seçilen ilk kadın Türk bilim insanı oldu.

Pittsburgh Üniversitesi'nde, bilgisayar destekli sistem biyolojisi bölümü başkanı

DHA'nın aktardığı bilgiye göre Prof. Dr. İvet Bahar, Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'ne üye olarak seçildi.

Pittsburgh Üniversitesi'nde, Bilgisayar Destekli Sistem Biyolojisi bölümünün kurucu başkanı olan Bahar, ilaç tasarımları üzerinde çalışıyor.

Ülkenin en prestijli akademisi

ABD Ulusal Bilimler Akademisi, 157 yıllık bir tarihe sahip. Akademinin 2900 üyesi bulunurken, üyelerin 190'ı Nobel ödülüne sahip.

Ülkenin en prestijli akademisine seçilen Bahar, haberi almasının ardından yaptığı açıklamada "Bu seçim aslında şimdiye dek yürüttüğüm araştırmaların saygın bir bilim kurumu tarafından kabul görmesi anlamına geliyor. Bu da çok gurur verici bir şey tabii" dedi.

'Koronavirüsle ilgili çalışmalarımız var'

İvet, son aylarda dünyayı adeta esir alan koronavirüsle ilgili yaptığı çalışamalardan da söz etti:

"Bilgisayar destekli yaptığımız simülasyonların çok farklı alanlara uygulanma şansı oluyor. Benim bu anlamda en fazla yoğunlaştığım konular, son yıllarda nörolojik hastalıklar oldu. Özellikle kanser tedavisine yönelik ilaç tasarımlarında da epey çalıştım. Hatta şimdilerde koronavirüs ortaya çıktıktan sonra, bununla ilgili de grubumuz çok yoğun bir şekilde çalışmaya başladı. Virüsün hücreye girmesine nasıl engel olabiliriz, çoğalmasını nasıl azaltabiliriz, o tür sorulara yanıt arıyoruz. Şu anda birkaç laboratuvarda bizim simülasyonlar sonucu tahmin ettiğimiz birtakım verilerin deneylerle doğrulanmasına çalışılıyor. Özellikle belirli bir protein üzerine odaklandık. Virüsün yüzeyinde, insan hücresinin reseptörlerini tanıyan Spike proteinleri var. Bu proteinlerle, virüsün hücre içine girmesini sağlayan ACE2 reseptörleri arasındaki etkileşime engel olarak, virüsün vücutta enfeksiyon yaratmasının önüne geçmeye çalışıyoruz. Bu etkileşimin önüne geçecek ilaçların peşindeyiz. İlginç olan gözlemlerimizden biri ise antikoagülan dediğimiz kan sulandırıcı bazı ilaçların, buna yardımcı olabileceği yönünde."

Yaptığı çalışmalar, deneylerin hızlı sonuçlanmasını sağlıyor

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden sonra malzeme bilimleri konularında çalıştığını belirten Prof. Dr. Bahar, “Giderek biyolojik malzemelere ilgi duymaya başladım. 2001 yılında ABD’ye geldim. Genom teknolojisi alanındaki büyük gelişmelere paralel olarak bilgisayar destekli hesaplamalı biyoloji önem kazandı. Ben de daha önce polimerlere uyguladığım yöntemleri, biyolojik sistemlere uygulayarak, bilgisayar destekli araştırmalar yapmaya devam ettim buraya geldikten sonra kurduğum bölümde" dedi. Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yaptığımız şey, bilgisayarda biyolojik süreçlerin nasıl çalıştığı, moleküller arasındaki etkileşimlerin nasıl gerçekleştiği konusunda çalışmalar yapmak. Bizim yaptığımız simülasyonlar, daha sonra yapılacak olan deneylere ışık tutuyor."

Akademi'de 4 Türk üye daha var

Akademi, 2005 yılında da Nobel ödülü alan Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ı üye olarak seçmişti. 2014 yılında da MIT Ekonomi Profesörü Daron Acemoğlu NAS üyeliğine seçildi. Farklı ülkelerden ABD vatandaşı olmayan bir grup bilim insanını da yabancı üye olarak seçen NAS’ın bu üyeleri arasında ise Türkiye’den Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Celal Şengör ile Antropolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan yer alıyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir