Harç Yok, Sıva Yok, Boya Yok: Sıradan Tuğlalarla Ezber Bozan Yapı İnşa Ettiler
Mimaride yenilik yapmak için her zaman pahalı ya da nadir bulunan malzemelere ihtiyaç yoktur. Arjantinli mimarlar, inşaatların en temel ve sıradan malzemesi olan kırmızı tuğlayı; harç, sıva veya boya kullanmadan bir araya getirerek adeta bir sanat enstalasyonunu andıran delikli bir eğlence mekanı tasarladı. İnşa edilen 120 metrekarelik bu mekan, geleneksel duvarcılık anlayışını kökten değiştiriyor.
Halihazırda bir havuz evi ve yüzme havuzunun bulunduğu bir alana inşa edilen ve hafta sonları kullanılmak üzere dört odalı olarak tasarlanan yapının en dikkat çekici özelliği cephesi.
Mimarlar, tuğlaları sıvanın arkasına saklamak yerine projenin başrol oyuncusu haline getirmiş durumda. Projede kullanılan sıradan tuğlalar, geleneksel harç karışımı (çimento/çamur) olmadan, kuru yapım yöntemiyle üst üste dizildi. Sistemin mimari detayları ise oldukça etkileyici:
Metal Çerçeve Desteği: Tuğla deseninin yerinde sabit kalması ve tekrarlayan bir ritim izlemesi için metal bir çerçeve (kontur) kullanıldı.
Modüler Düzen: Cepheyi oluşturan kuru panellerin her bir modülünde 55 tam tuğla ve 22 yarım tuğla yer alıyor.
Betonarme Taşıyıcılar: Yapının ana taşıyıcı sisteminde betonarme levhalar kullanıldı; bu sayede delikli tuğla duvarlar taşıyıcı bir yük altına girmeden bağımsız bir cephe olarak işlev görebiliyor.
Görsel algı açısından bu mekan kapalı bir duvar hissi yaratmıyor.
Her şeyi tamamen engellemeden ortamları ayıran, adeta sert bir kumaştan yapılmış 'açık bir ağ' veya 'perde' gibi duruyor. Tam tuğlalar, kesilmiş parçalar ve aralarındaki boşlukların yarattığı bu doku iki büyük avantaj sağlıyor:1. Doğal Işık Filtresi: Güneş ışığı, parçaların arasındaki boşluklardan süzülerek içeriye filtrelenmiş, yumuşak bir şekilde giriyor. Gün içinde iç mekanda sürekli değişen gölge ve doku hareketleri oluşuyor.
2. Akıllı Mahremiyet: Dışarıdaki insanlar için görsel bir bariyer (duvar) görevi görürken, içerideki odalar ışık almaya ve dış mekanla bağ kurmaya devam ediyor. Hatta güney cephesindeki paneller yer değiştirebilecek (hareket edebilecek) şekilde tasarlandığından, odalar istenildiği an dış dünyaya tamamen açılabiliyor.
City Bell'deki bu mekan, özellikle inşaat sektöründe ezberleri bozuyor.
Proje, bildiğimiz en eski malzemelerin bile sadece dizilim, destek ve sergilenme biçimi değiştirildiğinde tamamen yeni işlevler kazanabileceğini kanıtlıyor.
Elbette uzmanlar uyarıyor:
Her duvarı harçsız bu şekilde inşa etmek mümkün değil. Bu tarz deneysel çözümler ancak doğru mühendislik, hassas yapısal destek ve uzman bir uygulama yöntemiyle hayata geçirilebilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın