Futboldan Daha Fazlası: Dünya Kupası Tarihinin Politik Anlamda En Gergin Karşılaşmaları

-

Dünya Kupası futbolun ötesinde bir anlama sahip. Çünkü ülkeler kendi bayraklarını temsilen eşit bir ortamda bir rekabet içine giriyor. Bu rekabet ülkelerin ne kadar zengin olduğu, ne kadar büyük ordulara sahip olması ya da ne kadar kalabalık olmasından bağımsız olduğundan, işin tadı bambaşka oluyor. Şimdi bu dediklerimizi doğrulayacak ve politik anlamda karşı karşıya gelmiş ülkelerin milli takımlarının Dünya Kupası tarihinde yaptığı karşılaşmalara bir göz atıp, bunun ne kadar doğru olduğunu kanıtlayacağız.

Futbolun sadece futbol olmadığını herkes kabul ediyor. Pekala futbolun zirvesi olarak kabul edilen Dünya kupası sadece bir futbol turnuvası mı?

Elbette değil. Dünya Kupası elbette futbolun en büyük organizasyonu ve her ülkenin olmak istediği bir platform. Ama bu istek sadece futbolun yarıştığı bir ortamda bulunmakla açıklanamıyor.

Ülkeler politik ve askeri güçlerinden, ekonomilerinden, nüfuslarından, yüzölçümlerinden bağımsız bir şekilde bu sahnede yer alıp rekabet edebiliyorlar.

İşte bu özelliği itibariyle Dünya Kupası bir spor turnuvasından çok daha fazlasını vaat ediyor. Örneğin çok fakir ama futbolda başarılı bir ülke bu turnuvada elde edeceği başarıyla dünya devlerinin karşısında bir statü sahibi olabiliyor. Bu büyülü gerçek, kupada oynanan her maçı özel kılıyor ve milyarlarca insanın bu kupaya gözlerini çevirmesine sebep oluyor.

Takımlar bu top ve kupa peşinde koşarken politik anlamda çok yoğun hislerin oluşacağı maçlara da çıkabiliyorlar.

Dünya Kupası tarihi politik anlamda çok gergin maçlara sahne oldu ve gelecekte de sahne olmaya gebe. Bu maçlardan bazılarını sizin için derledik.

Amerika Birleşik Devletleri - İran İslam Cumhuriyeti / 1998

1979'da gerçekleşen İran İslam Devrimi'nin ardından iki ülke arasındaki politik durum her geçen gün daha gergin bir hal alıyordu. Maçtan önce İran'ın dini lideri Hamaney İranlı oyuncuların Amerikalı oyuncuların elini sıkmaması yönünde bir emir verdiği söylenmişti. Ancak İranlı oyuncular tam tersine sahaya ellerinde birer buket çiçekle çıktılar ve rakiplerinin elini sıktılar. Ayrıca maç öncesi birlikte takım fotoğrafı da çektiren taraflar dostça bir maça imza attılar. Maç İran'ın lehine 2-1 sonuçlandı ve İran bu maç ile kupada tur atladı.

Arjantin - İngiltere / 1986

1982 yılında Arjantin'in Büyük Britanya toprağı olan Folkland Adaları'nı işgal etmesi ile başlayan kriz, 900'den fazla kişinin hayatını kaybettiği ufak çaplı bir savaşa dönüştü. Bu olayın 4 yıl sonrasında iki ülkenin futbol takımları Meksika'da düzenlenen Dünya Kupası'nın çeyrek finalinde karşı karşıya geldiler. Maçı 2-1 kazanan Arjantin'de Maradona'nın eli ile attığı o efsanevi gol halen konuşuluyor.

Batı Almanya - Doğu Almanya / 1974

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Doğu ve Batı olarak ayrılan, aynı dili konuşan, aynı tarihe sahip; ama gece ile gündüz gibi farklı bir dünyayı yaşayan Almanya'nın iki tarafı 1974 yılındaki Dünya Kupası'nda karşı karşıya geldi. Sporcu ve taraftardan daha çok istihbaratçının olduğu bu karşılaşmada Doğu Almanya 1-0 kazandı. Ancak Doğu'nun bu maçı kazanmasında Batı'nın maçı bırakmış olma ihtimali her zaman konuşuldu; zira Batı hali hazırda gruptan çıkmaya hak kazanmıştı.

Angola - Portekiz / 2006

Angola halkı 500 yıl sömürgeleri altında yaşadıkları Portekiz hakkında pek de iyi duygular beslemiyor. Bu durum 1975'te bağımsızlığını kazanan Angola'nın eski sömürgecisi Portekiz ile oynadığı maçları gergin kılıyor. Dünya Kupası tarihinde 2006'da grup maçları seviyesinde karşılaşan iki takımdan Portekiz, 1-0'lık skorla sahadan galip ayrıldı. An be an gerilen maçta taraflar ortamı daha fazla germeden kırmızı kartsız bir şekilde karşılaşmayı bitirebildiler.

Arjantin - Hollanda / 1978

1978 Dünya Kupası Arjantin'de yapılmıştı. O tarihte Arjantin'de yönetimi elinde tutan askeri diktatörlük, dünyanın dört bir yanından tepkiler alıyordu. Bu tepkiler üzerine bir de 2.tur gruplarında Peru ve Arjantin arasında oynanan ve 6-0 sonuçlanan maça bu diktatörlüğün karıştığı bir şike söylentisi de eklenince, Finalde yer alacak Hollanda bu maçı protesto etme kararı aldı. Büyük bir politik baskı altında oynanan final maçında Hollanda ve Arjantin normal süre sonunda birbirlerine üstünlük sağlayamadılar. Uzatmalarda iki gol atıp, maçı 3-1 kazanan Arjantin Dünya Kupası'nı aldı.

İtalya - Fransa / 1938

1938'in faşist İtalya'sının lideri Mussollini, bu maç öncesinde İtalyan oyunculara "Ya kazanın, ya da ölürsünüz" mesajı verdi. Bu mesajın ardından geleneksel gök mavili formaları yerine kapkara formaları ile sahada yer alan İtalya takımı, maç öncesinde Mussolini'yi görseldeki gibi selamladılar. Mussolini'nin bu tehditi o kadar çok işe yaramış olacak ki İtalya takımı, Fransa ile oynanan maçı kazanmasının ardından kupayı da elde etti. Kupa İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı yıkım sebebiyle 1938'den 1950'ye kadar oynanmadı.

Futbolun kitleleri böylesine harekete geçirme kapasitesi varken, politikanın futboldan ayrılması çok zor gözüküyor.

Dün, bugün, gelecek fark etmez; futbol ve özellikle sahip olduğu potansiyel sebebiyle Dünya Kupası, uluslararası politikanın bir parçası olmaya devam edecek.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
the-mongol

Eurovision'da bile dünya politikaları etkinken Dünya Kupa'sında etkili olması şaşırtmadı.

levent.lord.5

Gizli Kullanıcı

13 Mayıs 1990 Kızılyıldız - Dinamo Zagreb maçı bu listeye girmelidir. Yugoslavya'nın yıkılmasının sebebi olarak gösterilir.

egin

Dünya kupası diyor... Dünya üzerinde yer alan devletlerin katıldığı bir turnuva...

Gizli Kullanıcı

Bu kadar uzaklara ve uzak tarihlere neden bakıyorsunuz ki açın Türkiye ligindeki sözüm onu büyük takımların sözüm ona büyük maçlarına ufak çapı çokca savaş mevcut.

sbstnbjk

Tarihe "Santiago Savaşı" olarak geçen ve futbolcuların sahada resmen boks yaptığı 1962 Şili-İtalya maçı da eklenebilir. Turnuvadan 2 yıl önce insanlık tarihinin en şiddetli depremi yaşanmıştı. 9.6 şiddetindeki tam 10 dakika aralıksız süren depremden sonra Şili çok büyük zarar görmüştü ve turnuvaya hazırlanmakta sıkıntılar çekildi. Turnuva başlamadan İtalyan gazetelerinde Dünya Kupası'nın Şili'de düzenlenmesi eleştirildi. Şili yetersiz, küçük, altyapısı kötü, hırsızlarla dolu bir lağım çukuru olarak anlatıldı. Şili halkına alkolik, hırsız, hayat kadını gibi hakaretler içeren yazılar yazıldı. Şili gazeteleri de İtalyan'lara faşist, mafya, seks düşkünü gibi cevaplar verdi. Bir süre sonra bu atışmalara siyasiler de dahil oldu. İtalyan hükümeti Dünya Kupası süresince bir İtalyan'ın başına birşey gelmesi halinde donanmayı Şili'ye göndereceklerini söylediler. İki ülke arasında siyasi krize dönüşen bu açıklamalardan sonra maç gergin başladı ve henüz 12. saniyede ilk faul yapıldı.

sbstnbjk

Maç boyu iki takım oyuncuları birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdılar. O dönemin kuralları ve şartları gereği maç tatil edilmedi. 2 İtalyan oyuncu oyundan atıldı ancak sahadan çıkmayı reddedince polis ve askerler tarafından çıkartıldılar. Maç boyunca askerler 4 kez sahaya girerek futbolcuların arasındaki kavgalara müdahale ettiler. Maçın İngiliz hakemi Ken Aston bu maçtan sonra sarı kart ve kırmızı kart kuralını bularak, hayata geçirilmesi için Fifa'ya başvurdu.

Başlıklar

AlmanyaAmerika Birleşik DevletleriArjantinFransaİngiltereİranİtalyaPortekizfutbol
Görüş Bildir