Görüş Bildir

Fotoğraf Bir Sanattır: Günümüz Portre Fotoğrafçılığının Öncüsü Julia Margaret Cameron'ı Yakından Tanıyalım!

Haberler
> Fotoğraf Bir Sanattır: Günümüz Portre Fotoğrafçılığının Öncüsü Julia Margaret Cameron'ı Yakından Tanıyalım!

Fotoğraf çekmenin sanat olarak görülmediği yıllardaki en güzel şey...

Fotoğraf çekmenin henüz sanat olarak sayılmadığı dönemlerin en alevli zamanlarında portre fotoğrafçılığına yeni bir soluk getiren Julia Margaret Cameron'a yakından bakalım...

Fotoğraf çekmenin henüz sanat olarak sayılmadığı dönemlerin en alevli zamanlarında portre fotoğrafçılığına yeni bir soluk getiren Julia Margaret Cameron'a yakından bakalım...

Günümüzde kullanılan portre fotoğrafçılığının öncüsü olarak nitelendirilen Cameron, 'fotoğrafçılık sanattan sayılıyor mu?' gibi tartışmalara pek de kulak vermeden sanatını icra etmiş.

Henüz 1863 yılında 48 yaşında olan Cameron, soylu bir aileden geliyordu. Oğlu ve kızının hediye olarak aldığı fotoğraf makinesi ile kendi çapında denemeler yapan bu kadın, sonrasında muazzam eserlere imza atacaktı.

Henüz 1863 yılında 48 yaşında olan Cameron, soylu bir aileden geliyordu. Oğlu ve kızının hediye olarak aldığı fotoğraf makinesi ile kendi çapında denemeler yapan bu kadın, sonrasında muazzam eserlere imza atacaktı.

Cameron, fotoğraf çekimlerine tamamen deneme-yanılma yöntemleri ile başladı.

Eserleri daha iyi boyutlara gelmeye başladığı zaman ismini kendisinin verdiği soft focus tekniği üzerinden ilerlemeye başladı.

Eserleri daha iyi boyutlara gelmeye başladığı zaman ismini kendisinin verdiği soft focus tekniği üzerinden ilerlemeye başladı.

Bu teknik, günümüzde yer alan portre fotoğrafçılarının sıklıkla başvurduğu bir yöntemdir. Flu, odağı ve ışığı yetersiz fotoğraflar çeken Cameron, bu yollar ile fotoğraflarında ruhsal izlenimler arıyordu.

Fotoğrafçılıkta daha iyi yerlere geldiği zaman evini bir fotoğraf stüdyosuna çeviren Margaret Cameron, daha sonralarda pek çok ünlü simanın portre fotoğraflarını çekti.

Fotoğrafçılıkta daha iyi yerlere geldiği zaman evini bir fotoğraf stüdyosuna çeviren Margaret Cameron, daha sonralarda pek çok ünlü simanın portre fotoğraflarını çekti.

Ellen Terry, Charles Darwin, Julia Jackson, John Herschel gibi isimler en bilinenler arasında yer alıyordu. Cameron, Viktorya dönemi İngiltere'sinde toplumun en üst kesimlerine ulaşabilen ve günümüze çok değerli miraslar bırakan bir sanatçıydı.

Julia Margaret Cameron, fotoğraflarında genel olarak klasik bir hava barındırdı. Özellikle İncil'den hikayeleri betimlemede ve pastoral canlandırmalarda çok başarılıydı.

Julia Margaret Cameron, fotoğraflarında genel olarak klasik bir hava barındırdı. Özellikle İncil'den hikayeleri betimlemede ve pastoral canlandırmalarda çok başarılıydı.

Çoğunlukla kadını yücelten çalışmalarda bulundu. Günümüzde Türkçe'ye de çevrilmiş olan 'Dünya Çocukları' adlı bir kitabı yer almaktadır.

1875 yılında Sri Lanka'ya yerleşen Julia Margaret Cameron, yaşamının geri kalanını yoksulluk içinde geçirdi.

1875 yılında Sri Lanka'ya yerleşen Julia Margaret Cameron, yaşamının geri kalanını yoksulluk içinde geçirdi.

1879 yılında yaşamını yitirdi ve ardında muazzam eserlerini bıraktı.

Julia Margaret Cameron'un ardında bıraktığı en bilinen şaheserleri;

Julia Margaret Cameron'un ardında bıraktığı en bilinen şaheserleri;

'Niece Julia'

👇

👇

'John Herschel'

👇

👇

'Sadness'

Bu içerikler de ilginizi çekebilir; 👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
15
8
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Niye taşınmış? kendi stüdyosunu vs açmış niye sonra yoksulluk çekmiş? Bir şey anlatacaksanız tam anlatın bari 😑

cok iyiy aq.Gidin portle lens alin fakirler.$ binde asagi olmasin.Diyaframi da kocaman olsun.