Fatih Altaylı Habertürk Sunucularını Eleştirdi: 'HDP Yasağı Katıldığım Değil, Uyduğum Bir Karar'

27PAYLAŞIM

Gazeteci Fatih Altaylı HDP'lilerin ekrana çıkarılmamasını eleştirdi, ancak yönetimin kararı olduğu için bu kurala uyduğunu anlattı. 

Habertürk sunucusu Didem Arslan Yılmaz'ın HDPlilerin televizyona çıkarılmaması eleştirisine "biz özel sektörüz, bu bir tercih" yanıtını vermesiyle başlayan tartışmaya Habertürk'te yazan ve aynı kanalda program yapan Fatih Altaylı da katıldı. Altaylı, Didem Arslan Yılmaz'ı ve HDP'lileri "terörle arasına mesafe koymadığı için" ekrana çıkarmayacaklarını söyleyen Habertürk sunucuları Mehmet Akif Ersoy ve Veyis Ateş'i eleştirdi. HDP'ye ilişkin kararın kanal yönetimi tarafından "hendek olayları" sonrası alındığını anlatan Altaylı, buna katılmadığı ancak uyduğunu belirtti. 

Altaylı'nın "HDP meselesi" başlıklı yazısı şöyle:

"Merkezde bir yayın organıysanız böyle kısıtlamalar olmaz"

"Zannedersin, tüm ekranlarda her gece sabaha kadar HDP’liler konuşuyor, anlatıyor da bir Habertürk ekranı kendilerine kapalı. HDP’yi konuşuyoruz, HDP’liler niye yok?” sorusuna Didem Arslan Yılmaz’ın verdiği “Biz özel sektörüz” yanıtı zaten yeterince manasızdı.

Bir de üzerine Veyis Ateş ile Mehmet Akif Ersoy’un “Terörle aralarına mesafe koymadıkları için onları konuk etmiyoruz” sözleri gelince sanki HDP’lilere sansür uygulayan tek Kanal Habertürk’müş gibi bir hava yaratıldı. Yahu bu insanları hiç kimse ekrana çıkarmıyor, sadece Habertürk değil! Ayrıca ben yayın organlarının ideolojik tavır alabileceklerine inanırım hep. Mesele A Haber sadece HDP’lileri değil CHP’lileri de çıkarmıyor ekrana. Kılıçdaroğlu’na da yer vermiyor. Vermez vermez. Kendi bilecekleri iş. Bazen de partilerin temsilcileri bazı kanallara çıkmıyorlar. O da onların bileceği iş. Bana göre bunların tamamı basın özgürlüğü kapsamındadır. Ama kendini merkezde, herkese eşit mesafede, tarafsız olarak gören bir yayın organı iseniz, böyle kısıtlamalarınız olmaz. Olmamalıdır."

"Böyle düşünmem, düşünemem"

"Şimdi haliyle ve haklı olarak okurlar bana da soruyor, “Veyis Ateş gibi düşündüğün için mi HDP’lileri ekrana çıkarmıyorsun! Hayır efendim. Veyis Ateş gibi düşünmüyorum. Ben daha eski bir gazetecilik geleneğine mensubum. Böyle düşünmem, düşünemem. Böyle düşünmediğimi anlayın diye de onların bu açıklamaları yaptığı gün ben Öcalan’la röportaj yaptığımı yazdım. Ama kanalın da “korkudan” bu röportajı yayınlamadığını da ekleyerek. Korku derken “Yasa” korkusuydu. Ortada geniş bir Terörle Mücadele Yasası vardı ve istediğin tarafından çekerek, her şeyi suç haline getirebiliyordu “güç sahipleri.” O gün o röportajı yayınlasaydı Kanal D muhtemelen yayın durdurma, kapatma gibi cezalar alacaktı. Muhtemelen ben de!"

"Hendek olaylarındaki tutumu nedeniyle alınan bir karar"

"Şimdi de HDP’lilere ekranlar kapalı. Ben gazetecinin ucunda kamu yararı, toplumun bilgilendirilmesi gibi yararlar var ise şeytanla bile görüşebileceğini düşünürüm hep. Sakın HDP’yi şeytanla özdeşleştirmeye çalıştığımı da düşünmeyin. Ben HDP’nin Türkiye’de AK Parti’den sonra en iyi organize olmuş parti olduğunu düşündüm hep. Ama PKK’nın askeri vesayetinden kurtulamayan bir parti olarak gördüm. Bana kalsa ben HDP’li konuk da alırım. Konuğunuz ile aynı fikirde olmanız gerekmiyor ki! Her görüşten konuk alıyorum. Oradan niye almayayım. Dediğim gibi Öcalan’la konuşmuşum, HDP’li ile mi konuşmayacağım.

Ancak Habertürk’ün yayın politikasını ben belirlemiyorum. Buranın bir yönetimi var. Ve 2015 yılındaki “hendek kalkışması” sonrası Habertürk yönetimi şöyle bir tasarrufta bulunmaya karar vermiş: “2015 seçimleri sonrası PKK’nın barış sürecini paramparça etme, siyasi çözümün önüne terör ve kanla tıkamasına karşı kılını bile kıpırdatmayan, bunun yanlışlığına dair tek kelime bile etmeyen, hatta binlerce insanın ölümüne yol açan bu silahlı kalkışmayı ‘çağın direnişi’ şeklinde tanımlayıp selamlayan bir partinin temsilcileri objektif olarak teröre destek mahiyetindeki bu görüşlerini ekranlarımızda açıklayamazlar.” 

Anlayacağınız hendek kalkışması sonrası Habertürk ekranları HDP’lilere kapanmış. Buna karşı bir tavır alamadıkları için. Benden istenen de kanalın bu kararına saygı göstermem. Katıldığım değil, uyduğum bir karar. 20 küsur yıl önce nasıl kanalın kararına saygı gösterdiysem. Sonuçta sırtında yumurta küfesi taşıyanlar yöneticiler. Ben değilim."

Ne olmuştu?

HDP'ye Habertürk Ekranında Söz Verilmemesini 'Burası Bir Kamu Televizyonu Değil' Sözleriyle Savunan Didem Arslan'a Tepki Geldi - onedio.com
HDP'ye Habertürk Ekranında Söz Verilmemesini 'Burası Bir Kamu Televizyonu Değil' Sözleriyle Savunan Didem Arslan'a Tepki Geldi - onedio.com

Avukat Salim Salim Şen geçtiğimiz günlerde Habertürk yayınında HDP'lilerin televizyonlara çıkarılmamasını eleştirince programın moderatörü Didem Arslan Yılmaz, "Burası bir kamu televizyonu değil. Özel bir sektörüz. Bu bir tercihtir" demişti. Yılmaz'ın ifadelerine gazetecilerden, basın meslek örgütleri ve HDP'den tepki gelirken, Habertürk sunucuları peş peşe yaptıkları açıklamalarla kararı savunmuştu. 

Habertürk sunucusu Mehmet Akif Ersoy "PKK’yı terör örgütü olarak görmeyen ve kanlı eylemlerini açık seçik bir şekilde kınamayan kişileri ve temsilcileri tartışma programlarına evrensel yayıncılık ilkeleri ve kendi yayın çizgimiz gereğince davet etmiyoruz" ifadelerini kullanmıştı. 

Habertürk'ün bir diğer sunucusu Veyis Ateş ise "Bir iğne elinize batsa canımız yandı diyoruz. Bu insanlar canlarını kurban ediyorlar, canlarını veriyorlar. Bizim için canlarını yok sayıyorlar, şehit oluyorlar. Şimdi orta yerde bu varken bu eylemleri açık seçik kınamayanları, araya mesafe koymayanları evrensel yayın ilkeleri ve kendi yayın çizgimiz itibariyle Habertürk Televizyonu olarak davet etmiyoruz, etmeyeceğiz de" demişti.

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir