Euro 2016'ya Havlu Atan Milli Takım'da Yapılan 15 Yanlış

-

Bir turnuva serüveninin daha sonuna geldik. Yine kendi göbeğimizi kendimiz kesemedik, diğer maçların sonucunu bekledik ve olmadı. Elemelerden şanslı bir şekilde, biraz da rakiplerin yardımıyla buraya kadar gelen Milli Takımımız maalesef turnuvaya erken veda etti. 

Bu serüvenin erken kapanmasının nedenlerini sizler için sıraladık.

1. Potansiyel ve yetenek olarak çok iyi bir genç jenerasyon yakalamamıza rağmen bunun değerlendirilmemesi.

Potansiyel ve yetenek olarak çok iyi bir genç jenerasyon yakalamamıza rağmen bunun değerlendirilmemesi.
Potansiyel ve yetenek olarak çok iyi bir genç jenerasyon yakalamamıza rağmen bunun değerlendirilmemesi.

RB Leipzig'in Bundesliga'ya yükselirken 14 maçta görev yapan ve katkı sağlayan Atınç Nukan ve sezona Nac Breda'da başlayıp, Genk'te bitiren ve 11 gol atan Enes Ünal gibi gençlerimize şans verilmedi. Bu kategoriden tek kazancımız ise Emre Mor oldu.

2. İyi bir sezon geçiren, yüksek performanslı stoperlerin kadroya alınmaması.

İyi bir sezon geçiren, yüksek performanslı stoperlerin kadroya alınmaması.
İyi bir sezon geçiren, yüksek performanslı stoperlerin kadroya alınmaması.

Bundesliga'da Darmstadt forması giyen Aytaç Sulu bu sezon 33 maçta forma giydi ve stoper olmasına rağmen 7 de gol attı. Gol tehdidi bile bulunan bu stoper kadroda hiç düşünülmedi. Yalçın Ayhan ise yıllardır ligimizde gösterdiği performansla ligin en sağlam savunmacılarından oldu. Ama o da hiç kadroda düşünülmedi.

3. Onların yerine kötü bir sezon geçiren Galatasary'ın 34 maçta 49 gol yiyen savunmasının stoperlerinin kadroya çağırılması.

Onların yerine kötü bir sezon geçiren Galatasary'ın 34 maçta 49 gol yiyen savunmasının stoperlerinin kadroya çağırılması.
Onların yerine kötü bir sezon geçiren Galatasary'ın 34 maçta 49 gol yiyen savunmasının stoperlerinin kadroya çağırılması.

Galatasaray takım olarak kötü bir sezon geçirdi ve ligi 6. sırada bitirdi. Gol yemediği maç hemen hemen yoktu. Buna rağmen Fatih Terim eski öğencilerini kadrodan kesmedi ve tartışılan bir şekilde stoper mevkisini onlara emanet etti.

4. Kadroya alınabilecek ve kadroda olan o kadar stoper varken ön liberodan devşirme Mehmet Topal'ın stoper oynatılması.

Mehmet Topal, Fenerbahçe'de başarılı bir sezon geçirdi ve hep asıl mevkisi olan ön liberoda görev aldı. Milli takımda ise stoperde oynatıldı. İspanya maçındaki ilk 2 golde bariz hatası vardı. Bu mevkide oynamaya alışkın olmadığı için hep sırıttı. Fatih Terim ise inadından vazgeçmeyip tercihinin arkasında durdu.

5. Daha önce milli takımda sıkıntı yaşayan oyunculara ihtiyaç varken bile gerekli güvenin sağlanıp kadroya alınmaması.

Almanya'da Bayer Leverkusen'de başarılı bir sezon geçiren Ömer Toprak daha önce Gökhan Töre ile yaşadığı tatsız olaydan sonra yaptığı açıklamalarda sadece takımdaki güven ortamından bahsetti. Bu güven sağlanırsa yeniden milli formayı giyeceğini belirtti. Ama Fatih Terim ondan özür dilemesini beklediğinde diretti ve olaydaki en suçsuz kişi milli takımdan uzaklaşmış oldu.

6. Sezonun ilk 6 ayını maç yapmadan geçiren ve geri kalanında da sadece 13 maçta ilk 11'de görev alan Arda Turan'ın bu form tutmamış haliyle takım lideri haline getirilmesi.

Barclona'nın yaşadığı transfer yasağı nedeniyle ligin ilk yarısında forma giyemeyen Arda elemelerde tüm maçlara çağrılmıştı. Maç eksiği kapatılmaya çalışıldı. Barcelona'da forma giymeye başladıktan sonra da işler yolunda gitmedi ve sürekli eleştirildi. Bu kadar formsuz bir sezon geçirdikten sonra turnuvada da formsuzdu ve bazı maçlarda ayakta durmakta bile zorlandı.

7. Yaşadığı sakatlıkların da etkisiyle Çin Ligi'nin 2.yarısında sadece 2 maç yapıp bir gol atan Burak Yılmaz'ın takımın tek forveti olarak kabul edilmesi ve ısrar edilmesi.

www.futbolarena.com

Burak Yılmaz Türkiye'de yaşadığı başarılardan sonra Çin'in yolunu tuttuğunda sakatlıklardan başı bir türlü kurtulamadı. Sadece 2 maç yapmış halde geldi ve milli takımın tek forveti olduğu ilan edildi. Çek Cumhuriyeti maçı hariç hiçbir varlık gösteremedi.

8. Bayer Leverkusen'de bu sezon 46 maça çıkıp sadece birinde açıkta oynayan en yetenekli oyuncularımızdan Hakan Çalhanoğlu'nun her maçta asıl mevkisi orta sahada değil de açıkta değerlendirilmesi.

Avrupa'nın göz bebeği olan ve frikikleri dünyanın en iyileri arasında gösterilen Hakan'a ilk 2 maçta açık mevkiinde görev verildi. Hakan bu bölgede oynamaya alışkın değildi ve oynayamadı da. Büyük bir çıkış yapabileceği turnuvayı etkisiz şekilde sonlandırmak zorunda kaldı.

9. Pozisyon üretmekte ve rakip savunmayı delmekte zorluk yaşayan takıma Alper Potuk gibi delici oyuncuların alınmaması.

Formatı değişen turnuvada her puanın değeri vardı. Her takım olabilidğince hızlı, fuleli ve yetenekli oyuncularına kadroda yer verdi. Biz ise bu kategoride en iyi oyuncularımızdan olan Alper'i kadroya almadık. Sadece Emre Mor ve Volkan Şen ile hücumda kanatlardan etkili olmaya çalıştık.

10. Formsuz bir sezon geçiren oyuncularımızın takımın iskeletini oluşturması.

Formsuz bir sezon geçiren oyuncularımızın takımın iskeletini oluşturması.
Formsuz bir sezon geçiren oyuncularımızın takımın iskeletini oluşturması.

Başarısız bir sezon geçiren Galatasaray'da etkisiz bir görüntü çizen kaptan Selçuk ve ligin 2. yarısında yaşadığı sorunlar nedeniyle neredeyse hiç forma giymeyen Caner gibi oyuncular takımın iskeletini oluşturdu. Böyle olunca da sahada etkisiz oyuncular kümesi olduk.

11. Kişisel kırgınlıkların takım ruhunun önüne geçmesi.

Fransa'da takım içinde kırgınlıklar olduğu hep yazıldı, çizildi. Takım içinde gruplaşmalar olduğu ve bazı oyuncuların teknik kadro ile basın ile sorunlar yaşadığı aşikardı. Yalnız bu bir milli mücadeleydi ve her şey bunun dışında gelişmeliydi. Oyuncular gerekli olgunluğu gösteremedi.

12. 2008'deki mücadeleci ve savaşçı takımın yerine sahada gezinen, mücadele etmeyen ve ruhsuz bir takım oluşması.

2008'de turnuvada yine belki kadromuz çok iyi değildi ama son ana kadar savaşan ve pes etmeyen Milli Takım vardı. Bu turnuvada ise o ruhtan eser yoktu. Bir tek Çek Cumhuriyeti maçında biraz kıpırdandılar o da yetmedi.

13. Medya ve taraftarlar tarafından oyunculara aşırı derecede gaz verilmesi.

Buraya kadar sürekli bir şekilde günün kurtardık gerçekten de 'Biz bitti demeden bitmedi' ama her zaman böyle olacak değildi. Medya, yöneticiler ve seyirciler takımı aşırı derecede gazladı. Ayaklar biraz daha yere basmalıydı.

14. Turnuvadaki çoğu takım turnuva katılımı için prim bile vermezken 500.000 Euroluk primi oyuncuların paylaşamaması ve bu olayın milli formanın önüne geçmesi.

Söylenecek çok şeyin olmadığı bir konu. Almanya'nın kupa kazanma primi bile 150.000 Euro ancak bizim takımımız hak ettiklerinden daha fazla olan bu primin bile lafını yaptı ve paylaşamadı. Olaylar medyaya yansıyınca da çığırından çıktı.

15. Alınan kötü sonuçların faturasının yanlış oyunculara kesilmesi.

Yapılan oyuncu değişiklikleri ilk 2 maçta sahada gezinen ve ileri gidemeyen takımda hep hatalı oldu. Mevkisinde oynatılmayan oyuncular, ileri gidemeyen Milli Takım'da bazı oyuncular kurban edildi ve suçlu bulundu.

BONUS: Kazanılan her başarıda bir pay çıkarmak ve böbürlenmek adetimizdir. Ancak başarısız olunca kimse üstlenmedi. Herkes suçu başkasına attı. Fatih Terim ve oyuncular basını tehdit etti. Sonuç olarak bir turnuva daha bitti. Ama akıllarda bu söz kaldı:

"Utanması gereken birileri varsa, o kişi ben değilim. bu takımı, teknik heyeti ve kafileyi bu noktaya getirenler utanmalı."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
onur-gur

Beşiktaşlı editör online

yohhham

Almanya'nın kupa kazanma primi 150.000 euro, vay anasını bizimkiler amaçsızca bu primi mi alacaktı şimdi, milli forma yani insan utanır biraz burda para konusun da, çok bi boklarmış gibi bide primmiş ülke de herşey yerin dibinde.

degrasse

İtinmisi girikin biriliri virsi i kişi bin diğilim

ahmetcan.oral.5

Gayet güzel olmuş elinize sağlık.

sergio

çok iyi anlatmışsınız elinize sağlık

Başlıklar

2016AlmanyaArda TuranÇek CumhuriyetiÇinFatih TerimFenerbahçeFransaGökhan TöreİspanyaMilli Takımtransfer
Görüş Bildir