En Mutlu Olduğun Yer Neresi?
Hayatın temposu bazen öyle hızlı ki, nefes almak ve kendini iyi hissetmek için küçük molalar bulmak şart oluyor. Peki ya sen? Kendini gerçekten huzurlu ve mutlu hissettiğin o özel yer neresi?
1. Bir tatil planı yapıyorsun, biletin nereye olsun?
2. Kalabalık bir ortamda tek başına vakit geçirmek seni rahatsız eder mi?
3. Bir pazar günü aktiviten hangisi olurdu?
4. Yağmurlu bir günde ne yaparsın?
5. Sence "ev" sadece dört duvar mıdır?
6. Evinin dekorasyonunda hangisi ağır basar?
7. Evdeki en büyük lüksün nedir?
8. Sence gerçek huzur "sessizlik" midir?
Salondaki o koltuk!
Senin için ev demek, o meşhur koltuğa yayılıp kumandayı (veya telefonu) eline aldığın an başlayan bir krallık demek! Dışarıdaki kaos, gürültü ve insan trafiği senin için sadece birer arka plan gürültüsü. Senin asıl hayatın, o koltuğun sağ köşesinde, dizlerinin üzerine çektiğin battaniyenin altında başlıyor. Sosyalleşmeyi seviyorsun ama 'evde sosyalleşmeyi' daha çok seviyorsun. Arkadaşların gelsin, cipsler açılsın, Netflix’ten o hiç bitmeyen dizi başlatılsın... İşte senin mutluluk formülün bu.
Yatağın!
Senin için evin en mutlu yeri, dış dünyayla bağını %100 kestiğin o kutsal alan: Yatağın! Senin mutluluğun yatay düzlemde gerçekleşiyor. Telefonu sessize alıp, o yumuşacık yorganın altına girdiğinde sanki başka bir boyuta geçiyorsun. Orası senin sığınağın, senin kalen, senin terapi merkezin. Orada kimse senden bir şey beklemiyor, kimse soru sormuyor. Sadece sen, yastığın ve belki de tavanla yaptığın o derin felsefi konuşmalar...
Buzdolabının önü!
Senin mutluluğun mideden geçiyor ama öyle sıradan bir yemekten bahsetmiyoruz. Senin en mutlu olduğun yer, o buzdolabının kapağını açtığında yüzüne vuran o soğuk hava ve içerideki 'ne yesem?' potansiyeli! Mutfak senin için sadece yemek yenen bir yer değil, bir yaratıcılık atölyesi. Gece saat 03:00’te mutfaktan gelen tıkırtıların kaynağı sensin. Bir bakmışsın sadece bir sandviç yaparken kendini masterchef finalindeymiş gibi hissedip gurme soslar hazırlıyorsun.
Balkon!
Sen evdesin ama ruhun hep bir 'tık' dışarıda. Senin en mutlu olduğun yer, evin dış dünyaya açılan kapıları: Balkonun veya o güneş alan pencere önün. Elinde kahvenle, dışarıdaki insanları karınca gibi izlemek, rüzgarı yüzünde hissetmek ama aynı zamanda pijama ve terliklerinle güvende olmak... İşte senin 'zen' anın bu! Yağmur yağdığında camın buğusuna resim çizmekten, sokağın gürültüsünü uzaktan bir film müziği gibi dinlemekten acayip keyif alıyorsun.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın