Ekim Ayı Herkesi Konfor Alanından Çıkarıyor: Burçları Bekleyen En Büyük Sınav Belli Oldu
Ekim ayı gökyüzünde sabit burçların gerilimiyle başladı ve kimseye rahat bir nefes aldırmıyor. 3 Ekim'de Akrep burcunda geri harekete geçen Venüs ilişkileri, paraya bakışımızı ve neye ne kadar katlandığımızı yeniden sorgulatırken 15 Ekim'de düz harekete dönen Plüton güç ve kontrol meselelerini masaya yatırıyor. 20 Ekim'deki Venüs-Plüton karesi ise ayın duygusal açıdan en yüklü günü; kıskançlık ve kaybetme korkusu ilişkileri ya güçlendirebilir ya da sarsabilir. 24 Ekim'de Merkür'ün de geri harekete başlamasıyla yarım kalan konuşmalar ve söylenmemiş sözler yeniden gün yüzüne çıkıyor. Astrolog Valerie Mesa, bu yoğun ayda her burcu zorlayacak meseleyi tek tek sıraladı.
Kaynak: People
Koç burcu: Ortak bir plan yüzünden güç savaşına girebilir
21 Mart-20 Nisan arasında doğan Koçların ekimdeki en büyük açmazı beklentiler. 3 Ekim'den bu yana ortak bir sorumluluk ya da para meselesi yüzünden yaşanan tartışma, bir noktada paranın ötesine geçmiş olabilir. Netlik istediğiniz anda bir arkadaşınızın savunmaya geçtiğini fark ettiyseniz şaşırmayın.
Asıl gerilim 20 Ekim'de, Venüs ile Plüton'un karşı karşıya geldiği gün zirveye çıkıyor. Kimin kime borçlu olduğu, kararı kimin vereceği gibi sorular ufak bir anlaşmazlığı inatlaşmaya çevirebilir. Planları baştan net konuşmak, Koç'u ay boyunca pek çok kırgınlıktan koruyacak.
Boğa burcu: Kaçtığı konuşmalarla yüzleşmek zorunda kalacak
21 Nisan-20 Mayıs arasında doğan Boğaların en yakın ilişkileri ayın başından beri mercek altında. Kimin gerçekten destek olduğu, ilişkiye ne kadar emek verildiği ve neye ne kadar katlanılacağı soruları kafasını meşgul ediyor.
Yönetici gezegeni Venüs'ün 20 Ekim'de Plüton'la çatışmasıyla bu gerilim iş hayatına ve aileye de yansıyabilir. Akşama kalan bir iş yüzünden kaçırılan aile yemeği, uzun süredir ertelenen bir konuşmanın fitilini ateşleyebilir. Boğa'ya düşen, sınırlarını kibar ama net bir dille çizmek.
İkizler burcu: Ne kadar az söz verirse o kadar rahat edecek
21 Mayıs-21 Haziran arasında doğan İkizler için ekimin formülü basit: Ne kadar az şeye söz verirseniz o kadar iyi. 2 Ekim'deki Merkür-Mars karesiyle gelen bir e-posta, bir iş arkadaşının ses tonu ya da masaya bırakılan fazladan bir iş, olduğundan çok daha büyük görünmüş olabilir.
Atlanan öğünler ve eksik uyku da bu gerginliğe tuz biber ekmiş olabilir; yorgunken olaylara farklı bir pencereden bakmak kolay değil. Üstelik aynı kare 30 Ekim'de, yönetici gezegeni Merkür geri hareketteyken tekrarlanıyor. Ayın sonunu yoğun bir takvimle karşılamamak İkizler'in lehine olacak.
Yengeç burcu: Kalbi ile cüzdanı arasında sıkışabilir
22 Haziran-22 Temmuz arasında doğan Yengeçler için istenenle karşılanabilen arasındaki çizgi ekimde iyice inceliyor. 3 Ekim'den bu yana aşk, hobiler ya da bir çocuğun ihtiyaçları maddi kaygılarla iç içe geçmiş olabilir.
İlişkiyle ilgili kararlar da bu hesaptan muaf değil; Yengeç bu ilişkinin kendisine aslında neye mal olduğunu düşünmeye başlayabilir. 20 Ekim'de Venüs'ün Plüton'la karşılaşmasıyla eski bir sevgili ya da ortak bir yatırım, basit sandığı işleri karmaşık hale getirebilir.
Aslan burcu: Gururunu korurken neyi kaybettiğine bakmalı
23 Temmuz-22 Ağustos arasında doğan Aslanların bu ayki en büyük sınavı, farklı fikirlere açık kalabilmek. 3 Ekim'de Mars'ın Plüton'la karşıt açı yapmasıyla partnerle yaşanan bir tartışma, aslında temel değerlerin ne kadar ayrıştığını göstermiş olabilir.
O günden beri aile içindeki dengeler ya da yaşanılan ev de gündemin üst sıralarında. 30 Ekim'de gururunu korumak için geri adım atmama isteği ağır basabilir. Böyle anlarda neyi korumaya çalıştığını, belki de hangi imajı ayakta tutmak istediğini kendine sormak Aslan'ın işini kolaylaştırır.
Başak burcu: Bazı düşünceleri kendine saklaması gerekebilir
23 Ağustos-22 Eylül arasında doğan Başaklar ekimde söylenmemesi gereken sözlerle sınanıyor. Yönetici gezegeni Merkür'ün 2 Ekim'de Mars'la çatışması, uzun süredir içinde biriktirdiği kırgınlıkları yüzeye çıkardı; büyük ihtimalle bunların bir kısmı ağzından kaçtı bile.
O günden bu yana kaygı günlük düzenine de sızmış olabilir. Dışarıya 'her şey yolunda' dese de Başak içten içe neler olup bittiğinin farkında. Merkür'ün 24 Ekim'de geri harekete geçmesiyle eski konuşmalar zihninde yeniden dönmeye başlayabilir, 30 Ekim de benzer bir gerginlik getiriyor. Düşüncelerini not almak ve onu neyin tetiklediğini izlemek iyi gelecek.
Terazi burcu: Ortamı yumuşatmak için kendinden ödün vermemeli
23 Eylül-22 Ekim arasında doğan Terazilere bu ay hem kendilerine hem de cüzdanlarına karşı nazik olmaları tavsiye ediliyor. 4 Ekim'den bu yana para ya da kendi sınırlarıyla ilgili sert bir gerçekle yüzleşmiş olabilirler. Ortam bozulmasın diye ne kadar sık sustuklarını fark etmeleri de bunun bir parçası.
Yönetici gezegenleri Venüs'ün 20 Ekim'de güçlü Plüton'la çatışması, bir arkadaşla ya da sevgiliyle aradaki değer farkını ortaya koyabilir. Konu harcama alışkanlıkları da olsa, ilgisine karşılık vermeyen biri de olsa Terazi'nin her şeyi tatlıya bağlamak için kendini paralamaması gerekiyor. Ortadaki sorunu açıkça konuşmak, içte birikecek kırgınlığın önüne geçer. 25 Ekim'den sonra ise işler rahatlıyor.
Akrep burcu: Omzundaki yük doğum gününden önce ağırlaşabilir
23 Ekim-21 Kasım arasında doğan Akrepler sakin ve ağırbaşlı görüntülerine rağmen ekimde kaldırabileceklerinden fazlasını sırtlanmış olabilir. 2 Ekim'den bu yana bir yöneticinin beklentileri ya da partnerin istekleri üst üste binmeye başladı. Akrep'in bu dönemde biraz soluklanması şart.
23 Ekim'de Güneş'in Akrep burcuna geçmesiyle doğum günü sezonu başlıyor ve bu geçiş ona yeniden enerji veriyor. Yine de üzerine çevrilen ilgi baskıyı artırmamalı. 26 Ekim'de Güneş'in, Akrep'in modern yönetici gezegeni Plüton'la çatışması onu iki arada bir derede bırakabilir; savaşlarını dikkatle seçmesi gerekiyor.
Yay burcu: Korkularıyla yüzleşip adım atmak zorunda
22 Kasım-21 Aralık arasında doğan Yaylar hazır olsun ya da olmasın, ekim onları korkularıyla yüz yüze getiriyor. 3 Ekim'de Venüs'ün Akrep burcunda geri harekete başlamasıyla eski duygusal yükler yeniden su yüzüne çıktı. Bir anı, içte kalmış bir pişmanlık ya da çoktan geride kaldığı sanılan bir korku yeniden kapıyı çalıyor.
Bu yorgunluk büyük kararlara güvenmeyi zorlaştırsa da ay ilerledikçe Yay'ın cesaret edip süreci akışına bırakmaktan başka çaresi kalmıyor. 30 Ekim'de geri hareketteki Merkür'ün Mars'la çatışması seyahat planlarında ya da resmi işlerde aksaklık çıkarabilir. Gerekirse planları ertelemekten çekinmemek ve önemli konularda yazılı onay almak işini kolaylaştırır.
Oğlak burcu: Arkadaş çevresindeki tuhaflığı hayal etmiyor
22 Aralık-19 Ocak arasında doğan Oğlaklar, arkadaş çevresinde bir şeylerin ters gittiğini hissediyorsa bu bir yanılgı değil. 3 Ekim'den bu yana sosyal ilişkiler ve sosyal medyadaki etkileşimler onu kafasında senaryo yazmaya itiyor olabilir; altı dolu bir yorum ya da hiç görmemiş olmayı dilediği bir paylaşım bunun için yeterli.
20 Ekim'deki Venüs-Plüton çatışması bu gerginliğin altındaki para, güven ve kontrol meselelerini açığa çıkarabilir. Sürekli borç isteyip onu yoran bir arkadaş ya da açık sözlülüğünü hafife alan biri bu tablonun parçası olabilir. Oğlak'ın şimdilik bir adım geri çekilmesi en doğrusu.
Kova burcu: Boyun eğmese de orta yolu bulması gerekiyor
20 Ocak-18 Şubat arasında doğan Kovaların ekimde en son yapmak isteyeceği şey birine boyun eğmek. Ama en azından orta yolu bulmaya ne dersiniz? 3 Ekim'de Mars'ın Kova burcundaki Plüton'la karşıt açı yapmasıyla en yakın ilişkilerinde kontrolün kimde olduğu, kararları kimin verdiği tartışması öne çıktı.
İş hayatı ve başkalarının beklentileri de şu sıralar omzuna ağır geliyor olabilir. İlişkisi olan Kovalar partnerlerinin sözlerini tamamen kulak ardı etmemeye, hatta onu karşı tarafta bir rakip gibi görmemeye dikkat etmeli. 26 Ekim'e gelindiğinde işler bir noktaya varabilir ve Kova kendini önemli bir karar vermek zorunda bulabilir.
Balık burcu: İş ile sağlık arasındaki dengeyi kurmak zorunda
19 Şubat-20 Mart arasında doğan Balıklar için yaşam tarzı, inandıkları değerlerin bir yansıması. Ancak 2 Ekim'de Merkür'ün Mars'la çatışmasıyla iş yükü ve uzun süredir ihmal edilen sağlık rutinleri bir noktada patlak verdi.
Aynı kare 30 Ekim'de tekrarlanıyor ve baskı yeniden kapıya dayanabilir. Nefes alacak boşluğu olmayan bir takvim ya da uykusuz geçen geceler buna eşlik edebilir. Bir şeylerden vazgeçmek kaçınılmaz görünüyor: Balık'ın neyi feda edebileceğini ve daha da önemlisi huzuru için neyi değiştirmesi gerektiğini düşünmesi gerekiyor.
Elbette bu tür yorumlar eğlence amaçlı; ayın nasıl geçeceği gökyüzünden çok bizim seçimlerimize bağlı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın