Dünyanın En Büyüklerinden Olan Osmanlı Devleti'nin İlk 10 Padişahının Daha Önce Hiç Duymadığımız 23 Özelliği

374PAYLAŞIM

#13 gerçekten şaşırttı!

1. Osmanlı Hanedanı'nın kurucusu Osman Gazi'nin bacakları kollarına oranla daha kısaydı.

Günümüze kadar gelen bir rivayete göre elleri dizlerini geçermiş ama bu anatomik olarak bize pek de mümkün gelmedi. Sadece daha heybetli birini bekliyorduk, şaşırdık biraz...

2. Osman Gazi aynı zamanda güreşe de çok meraklıydı ve sık sık askerleri ile güreşirdi.

İşte bu gerçekten Türk boyu olduğunun göstergesi!

3. Osman Gazi bir giydiğini bir kez daha giymezdi.

Bunun en büyük sebebi kıyafetlerini ihtiyacı olanlara vermesiydi. Giydiklerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırırdı.

4. Osman Gazi yemekten önce her zaman müzik dinlerdi.

İşte bu 10/10 aktivite!

5. Orhan Gazi de her salı ve perşembe günleri oruç tutardı.

Eski kayıtlarda bu şekilde geçmektedir, genellikle hiç sekmezmiş.

6. En uzun Osmanlı padişahı Orhan Gazi'dir.

78 yaşında vefat eden Orhan Gazi yaşamı boyunca bir şehirde 1 aydan daha fazla kalmamıştır. Bu bilgi seyyahların notlarından günümüze ulaşmış. Gerçekten ilginç ve ilgili bir padişahlık dönemi geçirmiş.

7. İlk özel kütüphanesi olan padişah I. Murad'tır.

Zaten yaptığı işlerden de ilime ve bilime önem verdiğini biliyorduk ama yine de şaşırdık...

8. I. Murad oldukça sade giyinir ve genellikle beyaz elbiseleri tercih ederdi.

Oldukça yapılı ve iri bir adam olmasına rağmen çok kibar olduğu da biliniyor.

9. Savaş meydanında suikast ile şehit edilen tek padişah I. Murad'tır.

Kosova Savaşı sonrasında savaş alanını gezerken arkadan hançerlenerek öldürülmüştür.

10. Yıldırım Bayezid'in gerçek ismi sadece Bayezid'dir, Yıldırım babası tarafından ona takılan bir lakaptır.

Babasının bu lakabı takmasının sebebi ise girdiği savaşlarda yorulmaması ve hızlı hareket etmesidir.

11. Kaynaklara göre şiir yazdığı bilinen ilk Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid'dir.

Ve tüm şiirlerinde Yıldırım mahlasını kullanmış.

12. Çelebi Mehmet her cuma günü kendi malından yemek pişirterek bunu yoksullara kendi elleriyle dağıtırdı.

Zaten Osmanlı bu yardımseverliği ile de ön plana çıkan bir devletti ama bu bilgiye yine şaşırdık ve etkilendik.

13. Avcılığa meraklı olan Mehmet Çelebi attan düşerek vefat etti.

Edirne'de yapılan bir av partisi sırasında yaban domuzunu kovalayan Mehmet Çelebi attan düşmüş ve oracıkta bel kemiğini zedelemiş.

14. II. Murad tahtını kendi isteğiyle oğluna erkenden bırakan tek padişahtır.

Ondan öncesinde Osman Gazi oğluna tahtını bırakmıştır fakat bu hastalıktan dolayı olduğu için genellikle sayılmamaktadır.

15. Fatih Sultan Mehmet toplamda 8 dil biliyordu.

Bunlar Farsça, Arapça, Latince, Sırpça, Yunanca, İbranice, Slavca ve Kaldenice'ydi. Gerçekten şok olduk!

16. Fatih Sultan Mehmet yemeklerini hep tek başına yerdi, bu adeti de saraya getiren ilk padişah olarak biliniyor.

Tek başına yemek biraz sıkıcı olabilir gibi...

17. Fatih Sultan Mehmet Ağaç, sebze ve çiçek yetiştirmeye meraklı biriydi.

Hatta zaman zaman sarayın bahçesinde bahçıvanlık bile yapıyordu. Gerçekten bu çiçek sevgisine düştük!

18. II. Bayezid beste yapan ilk padişahtı ve gerçekten iyi bir bestekardı.

Zaten II. Bayezid'in sanat alanında oldukça iyi olduğu neredeyse her kaynakta geçiyor.

19. Aynı zamanda II. Bayezid Osmanlı Devleti'ndeki en dindar padişah olarak da biliniyor.

Gerçekten her anlamda dolu dolu bir padişahmış!

20. Gözleri çok okumaktan bozulduğu için ilk mercek takan padişah Yavuz Sultan Selim'dir.

Kayıtlara göre gerçekten deliler gibi okuyan Yavuz Sultan Selim sadece 3-4 saat uyur ve geri kalan zamanlarında hep okuyup yazarmış.

21. En uzun dönem padişahlık yapan Kanuni Sultan Süleyman tam 46 yıl padişahlık yaptı.

Gerçekten çok uzun!

22. Aynı zamanda Kanuni Sultan Süleyman en fazla gazel yazan şair unvanına sahiptir.

Yazdığı tüm şiirlerde Muhibbî mahlasını kullanmış.

23. Sultan Süleyman giyimine ve mücevherlere de en düşkün padişahlardan biriydi oldukça özen gösterirdi.

Döneminin en şık isimlerinden biri olduğu kayıtlarda geçmekte. Vay be!

Bu içerikler de ilginizi çekebilir;

Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık'tan Osmanlı Devleti Hakkında Duyunca Çok Şaşıracağınız 11 Bilgi - onedio.com
Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık'tan Osmanlı Devleti Hakkında Duyunca Çok Şaşıracağınız 11 Bilgi - onedio.com
Unutma, Unutturma: Osmanlı'da Feminist Büyükannelerimiz ve Mücadele Dolu Hayatları - onedio.com
Unutma, Unutturma: Osmanlı'da Feminist Büyükannelerimiz ve Mücadele Dolu Hayatları - onedio.com
Osmanlı Mutfağındaki Hangi Yemek Senin Ruh Eşin? - onedio.com
Osmanlı Mutfağındaki Hangi Yemek Senin Ruh Eşin? - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hakan-yucel

buradaki en kritik madde bence 16. madde, Fatih Sultan Mehmet yemeğini istanbulun fetihinden sonra tek başına yemeye başlamıştır, bu aslında içeriye verilen bir mesajdır, fatih artık divanına ve adamlarına ben imparatorum demektedir,

singing-in-the-rain

Fatih öncesi padişahlar hakkında söylenen her şeye şüpheyle bakmak lâzım. Sonrası için de şüphe tarihçiliğin olmazsa olmazıdır ama en azından şüpheyle inceleyebileceğiniz çağdaş yazılı kaynaklar var. Oysa Fatih öncesi için günümüzde ulaşmış Osmanlı'nın herhangi bir ana kaynağı yok. Yok Osman Gazi'nin teni karaymış, yok kolları uzunmuş... Bunları ölümünden 150-200 yıl sonra yazılmış şeyler. Adının Osman olup olmadığı bile tartışılırken daha ötesindeki fiziksel özellik bilgileri pek inanılası gelmiyor.

singing-in-the-rain

#19 Osmanlı padişahları arasında insan olarak en çok ön plana çıkan 2. Bayezid ve 1. Abdülhamid'dir. Özellikle 1. Abdulhamid aşırı iyi niyetli, (İstanbul yangınında sokağa inip itfaiyecilerle yangın söndürmeye çalışacak kadar) alçak gönüllü ve Rusların Özi kalesinde yaptığı kanlı katliamı duyunca halkı adına kederinden ölebilecek kadar da naif biriydi. Heyhat; bu iki padişah da pek sevilmez bizim halkımız arasında.

singing-in-the-rain

#3 Derler ki eski Türklerde obanın beyi yılın bir günü çadırının/evinin önüne eşiyle beraber yanına hiçbir eşyasını almadan çıkar ve evinin/çadırının yağmalanmasını izlermiş. Tüm oba hep beraber beyin çadırına girip onun çadırını yağmalarmış. Bunun yapılmasının en büyük amacı beylerin mal/mülk/ziynet düşkünlüğünün ve yolsuzluk yapmasının önüne geçmekmiş. Okuduğum kurgusal bir tarihi romanda Osman Gazi de bu geleneği uyguluyordu (gerçekliğini bilemem). Ama Osmanlıların Bozkır kültürünü taşıdığı müddetçe beylerinin çok da zengin olmayan insanlar olduğuna eminim. Anadolu'da yavaş yavaş Selçuklu ve Doğu Roma bürokrasilerinin kültürünü harmanladıkça bu yapıdan uzaklaşmışlar tabi.

feyk

genel olarak turk tarihinde en buyuk sorun bu. yazili kaynagin az olusu, yazili kulturun gelismemis olmasi. bu yuzden turk tarihini hep bizans, pers ve cin kaynaklarindan ogreniyoruz. onlarda dusmanlarini asa kendilerini ustun gormenin on yargilariyla, carpitmalariyla ve en tarafiz olanlarinda bile yanlis anlamalarla dolu.

singing-in-the-rain

Aynen öyle maalesef. Bunlardan bir şeyler damıtıp da somut bilgiler çıkarmaya çalışıyoruz. Orhun yazıtları veya Kaşgarlı Mahmud'un sözlük adı altında yaptığı derlemeler olmasa Türklerin İslam öncesinde edebi kültürü ve ince ruhu olmayan barbar bir toplum olduğunu bile iddia edebilirdik ki kimi İslamcılar "Türkler İslam'la var oldu" gibi bir tezle böyle bir iddiayı ortaya atmaktan çekinmiyor zaten. Osmanlı'da genel okur-yazarlık düşük olduğu için yazılı kültür yine de bize geç gelmiş sayıyorum ben. İmparatorluk başkenti dışında kalan bölgelerde hâlâ sözlü edebiyat devam ediyordu. Aşık edebiyatını 16. yüzyıldan başlatıyoruz mesela. Daha öncesi olmadığından değil; daha öncesi bir şekilde yazıya geçirilmediğinden. Bazen düşünürüm hatta; bugün adını bile hatırlamadığımız kaç Karacaoğlan silinip gitti acaba toplumun hafızasından diye.

mustafa-zini

Sultan Süleyman süsüne çok düşkün bir padişahtı.. Kanuni Sultan Süleyman'ın babası Yavuz Sultan Selim bir gün seferden döner ve oğlunu süslü püslü giyindiğini yine görünce aynen şu kelimeyi kullanmıştır.. '' anan senin kadar süslenmiyor be oğul..'' asdffjhdasfjkfsfkjs

harun-sinanoglu

Sürekli olarak açıklamalarda şok olduk, düştük vb. terimlerle yazıyı okumaktan illallah ettirdin editör. İlla açıklama yazmak zorunda değilsin

kapcul

Bayezide Yıldırım unvanına babası vermedi savaş meydanında çok hızlı at sürdüğü için askerler tarafından verildi.

Görüş Bildir