Dünyada Tek O da Amasya'da: 600 Yıllık Osmanlı Hazinesi Türkiye'de Bulundu!
Yıllarca kaderine terk edildi, üzerine yazılar yazıldı, kirletildi. Ama o taş aslında 600 yıllık bir Osmanlı hazinesiydi. Restorasyon sonrası ortaya çıkan gerçek herkesi şaşırttı. Uzmanlara göre bu eser dünyada eşi benzeri olmayan bir örnek. Amasya’da bulunan kaya kitabe, adeta tarihin içinden yeniden doğdu.
İşte detaylar…
Amasya’da yıllarca sıradan bir kaya zannedilen ve üzerine gelişigüzel yazılar yazılarak zarar verilen bir yüzeyin aslında 15. yüzyıla uzanan önemli bir tarih taşıdığı ortaya çıktı.

Yeşilırmak kıyısında, Leğenkaya Şelalesi’nin yanında bulunan bu alan, yapılan çalışmalarla birlikte yeniden dikkat çekmeye başladı. 1418 yılına tarihlenen kitabenin, Osmanlı’nın erken dönem vakıf geleneğini yansıtan bir belge olduğu belirtiliyor. Eserin, dönemin önde gelen devlet adamlarından Bayezid Paşa tarafından yaptırılan camiye ait vakfiye metni olduğu ifade ediliyor. Bu yönüyle sadece bir taş yazıt değil, aynı zamanda dönemin sosyal ve ekonomik düzenine ışık tutan bir kayıt niteliği taşıyor.
Bu eseri benzerlerinden ayıran en önemli özellik ise işleniş biçimi. Kitabe, sonradan yerleştirilmiş bir taş üzerine değil, doğrudan ana kayanın yüzeyi düzeltilerek oluşturulmuş bir zemin üzerine kabartma olarak işlenmiş. Bu teknik, uzmanlara göre dünya üzerinde bilinen başka bir örnekte bulunmuyor.
Yaklaşık 3 metre genişliğinde ve 110 santimetre yüksekliğinde olan yazıt, 8 satırdan oluşuyor.

Arapça harflerle yazılan metinde edatlar dışında toplam 125 kelime yer alıyor. Bu detaylar, eserin hem sanatsal hem de epigrafik açıdan değerini artırıyor.
Ancak eser uzun süre korunamadı. Yüzeyine sprey boyalarla yazılar yazılması, çevresel etkiler ve bilinçsiz müdahaleler nedeniyle ciddi zarar gördü. Bu durum, 2024 yılında yapılan incelemelerle resmi olarak tespit edildi ve ardından restorasyon süreci başlatıldı.
Çalışmalar kapsamında yüzeydeki kir ve boya kalıntıları, hassas kumlama tekniği kullanılarak temizlendi. Kaya yüzeyinde oluşan zayıflamalar özel kimyasal uygulamalarla güçlendirildi. Yazıların daha belirgin hale gelmesi için de doğal tonlarda gölgelendirme yapıldı.
Koruma önlemleri de bununla sınırlı kalmadı.

Eserin bulunduğu alan yeniden düzenlenerek çevresine destek sistemleri yerleştirildi. Şeffaf koruyucu bir yapı oluşturulurken, gece görünürlüğünü artırmak amacıyla aydınlatma sistemi de kuruldu.
Yetkililer, bu kitabenin ana kayaya doğrudan işlenmiş tek vakfiye örneği olması nedeniyle yalnızca Türkiye için değil, dünya kültürel mirası açısından da önemli bir değer taşıdığını belirtiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın