Dokunan Yandı: 40 Yıldır Çürüyorlar Ama Hala Tehlikeliler
Çernobil denince akla ilk olarak patlayan reaktör ve boşaltılan Pripyat geliyor. Ancak felaketin geride bıraktığı başka bir iz daha var. Yangına, tahliyeye ve temizlik çalışmalarına katılan araçların büyük kısmı bir daha bölgeden çıkamadı. Kamyonlar, itfaiye araçları, zırhlılar ve helikopterler yıllarca açık alanlarda çürümeye bırakıldı. Çünkü birçoğu radyasyonu içine çekmişti.
Felaketten sonra kullanılan araçlar bir daha geri dönemedi
26 Nisan 1986’da Çernobil Nükleer Santrali’nin 4 numaralı reaktörü patladığında, Sovyetler Birliği bölgede dev bir temizlik ve tahliye çalışması başlattı. Yangını söndürmek, radyoaktif parçaları temizlemek, insanları bölgeden çıkarmak ve reaktör çevresini kontrol altına almak için yüz binlerce kişi görevlendirildi. Bu kişilere “likvidatör” deniyordu. Kullandıkları araçlar ise felaketin en sessiz tanıklarından biri haline geldi.
Kamyonlar, zırhlı personel taşıyıcılar, itfaiye araçları, bulldozerler ve helikopterler yüksek radyasyonlu alanlara girdi. Bazıları reaktöre çok yakın bölgelerde çalıştı. Bazıları enkaz taşıdı, bazıları yangına müdahale etti, bazıları da tahliye sürecinde kullanıldı. Görev tamamlandığında araçların temizlenip yeniden kullanılması planlandı. Fakat sezyum-137 ve stronsiyum-90 gibi radyoaktif izotoplar metale ve yüzeylere işlediği için bu fikir kısa sürede rafa kalktı.
Araç mezarlıkları zamanla yasak bölgenin en ürkütücü yerlerine dönüştü
Çernobil çevresindeki en bilinen araç mezarlıklarından biri Rassoha’ydı. Pripyat’ın güneyinde yer alan bu alanda bir dönem yüzlerce araç yan yana duruyordu. Sovyet kamyonları, zırhlı araçlar, itfaiye araçları ve mühendislik makineleri açık havada çürümeye bırakılmıştı. Dışarıdan bakıldığında paslanmış metal yığınları gibi görünseler de birçoğu hâlâ radyasyon riski taşıyordu.
Helikopterlerin bırakıldığı alanlar ise ayrı bir hikayeye sahipti. Reaktörün üzerine kum, borik asit ve kurşun boşaltan Mi-6 ve Mi-8 helikopterleri, felaketin en tehlikeli görevlerinde kullanıldı. Pilotlar reaktör çekirdeğinin üzerinden uçmak zorunda kaldı. Bazı araçların ve helikopter parçalarının yıllar sonra bile yüksek radyasyon verdiği ölçüldü. Yani yasak bölgedeki bu metal yığınları yalnızca terk edilmiş araçlar değil, felaketin sıcak anlarından kalmış tehlikeli izlerdi.
Hırsızlar, turizm ve savaş bölgedeki riski daha karmaşık hale getirdi
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra yasak bölgedeki araçlar başka bir sorunla karşı karşıya kaldı. 1990’larda hurda metal hırsızları, bazı araçların parçalarını söküp bölgeden çıkarmaya başladı. Motor blokları, kablolar, metal paneller ve farklı parçalar kaçak yollarla taşındı. En büyük tehlike de tam olarak buydu. Çünkü radyasyon taşıyan metal parçaların normal hayata karışması, riskin yasak bölgenin dışına taşınması anlamına geliyordu.
Sonraki yıllarda araç mezarlıklarının bir kısmı temizlendi, bazı yüksek riskli parçalar radyoaktif atık alanlarına taşındı. Ancak tüm araçların ve parçaların hesabını tutmak kolay olmadı. 2011’den sonra denetimli Çernobil turları başladığında bu alanlar turistlerin en çok merak ettiği yerler arasına girdi. 2022’de başlayan savaşla birlikte bölgeye erişim yeniden kısıtlandı. Bugün Çernobil’in yasak bölgesinde kalan araçlar, felaketin yalnızca geçmişte kalmadığını gösteriyor. Çünkü metal çürüse de içindeki radyoaktif izler çok daha uzun süre varlığını sürdürebiliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın