Dertleri Bitmiyor! Modern Dünyada İnsan Yerine Konmayan Japon Kadınların Çektiği Akılalmaz Çileler

-

Japon kültüründe yer alan bazı ataerkil geleneklerden dolayı kadınların çektiği çileleri tahmin bile edemezsiniz!

1. Genç yaştan itibaren kadınlara diğer aile bireyleriyle tamamen eşit olmadıkları aşılanıyor.

Budizm inancında, kadınlar her problemin kaynağı hatta şeytan olarak görülüyor. Hatta Nirvana'ya ulaşabilmek için bir kadın önce bir erkeğe dönüşmeli. Bunu başarmanın tek yolu acı çekmekten geçer çünkü ilk günahın sebebi kadındır. 

Bu nedenle de kadınlar küçük yaştan itibaren erkeklere göre değersiz hissettirilir. Erkeklerden daha farklı muamele görürler. Bu nedenle de değerli hissedebilmek için tek yolu evlenmektir, sonraki tek işi ise bir erkek çocuk sahibi olup onu yetiştirmektir. 

1947'de kabul edilen Japon anayasası, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olduğunu belirtir. Ancak birçok ailenin hala ataerkil gelenekleri vardır. Bunlar babaların kız çocukları üzerindeki despotik davranışları, kadınların kocalarına körü körüne boyun eğmeleri ve erkeklerin kadınların üstünde kurduğu üstünlük hissi şeklinde örneklendirilebilir.

2. Erkekler saygı görürken kadınlar değersizdir.

Japon dilinde “erkeklere saygı duyulur, kadınlar hor görülür” diye çevrilebilecek bir ifade bile vardır. 

Japon bir adam karısına para ve yaşayacak bir yer sağlarsa hayattaki görevini tamamlandığına ikna olur. Buna karşılık, kadınlardan beklenen şey “uygun olmak”tır.

Ayrıca, Japon kız çocukları ne olursa olsun erkek çocuklara karşı kazanamazlar. Sırf judo'da bir adamı dövdü diye Japon bir kadından nefret edilebilir.

3. Kadınlar için bir düzine kurallarla dolu birçok yasak vardır.

Japonya'daki bazı kültürel gelenekler nedeniyle, kızların yapamayacakları şeyler vardır. Bunlar utanç verici olarak görülür ve bir Japon kadın bunları yapmayı çok istese bile yapamaz. 

Örneğin sakız çiğnemeleri ya da dişlerini göstermeleri utanç verici bulunur. Yemek yerken ağızlarını elleriyle kapatırlar. Geleneksel olarak bir erkekle ya da bir grup arkadaşlarıyla buluştuklarında yemek yemekleri yasak olduğu için midelerinin guruldamasını gizlemek zorunda kalırlar. Sadece içecek içmelerine izin verilir.

4. Japon Kadınların günlük işleri ve zorunlulukları Kül Kedisi'ne bile fazla gelebilir.

Japon kadınlar kocalarından önce kalkmak ve kahvaltı hazırlamak zorundadır. Erkek işe gittikten sonra kadın çamaşır yıkamak ve ütülemek zorundadır. 

Japon erkekler küçük miktarlarda çeşitli yemek yemeyi tercih ederler. Bu nedenle masa çeşit çeşit yemekle dolu olmalıdır. Kadının görevi çeşitli yemekler yapmak daha sonrasında da masayı temizlemektir. 

Çocuklarına bakmak da kadının görevidir. Baba çoğunlukla çalışır, yorgun olur ve ailesine sadece hafta sonu vakit ayırır. Japonya'da çocuklar anasınıfına gönderilmez bu nedenle çocuk 5 yaşından itibaren annesine bağımlı hale gelir.

5. Kadınlar için en popüler iş ev hanımı olmaktır.

Japonya'da evlendikten sonra  hiçbir kadın işinden edilemez, işlerine devam etmek ya da etmemek onların kararına bağlıdır. Ancak devam etmek istediklerine önce hala ailelerine bakıp bakamadıklarını, ev işlerini aksatıp aksatmadıklarına bakılır.

Günümüzde ise gün geçtikçe daha çok Japon kadın evlilik yerine kariyeri tercih edip, genç yaşta evlenmemeye çalışıyor. 

Bütün ev işlerini kadınlar yapar. Erkekler işten gelip dinlenir ve hiçbir işe karışmaz.

6. Evlendikten sonra kadın artık kadın değil bir 'annedir'.

Japonlara göre çocukları olduğu sürece evliliklerinin mutlu olup olmadığının bir önemi yoktur. 

Bir çift çocukları olmadan önce mutlu bir evliliğe sahip olsa bile kocası karısını sevdiği kadın olarak değil, çocuklarına annesi olarak görür.  

Kadınlar akşamları zamanlarını evde oturarak geçirirken, erkekler gezmele ve arkadaşlarıyla vakit geçirmekle meşguldür. Hatta evli erkeklerin genel evlere gitmesi de oldukça normaldir.

7. İlişkiler hiç filmlerdeki görüldüğü gibi romantik değil.

Düşüncelerinizi halka açık olarak ifade etmek Japonlar arasında yaygın değildir. Buluşmalar çoğunlukla oturup konuşmak, sinemaya gitmek ve parkta yürümekten ibarettir. Çoğu durumda erkekler kızların elini tutamaz bile. Japon kadınlar genellikle evlilik tekliflerini kabul etmekte oldukça hızlıdır.

Buna göre büyütülen kadınlar en kısa zamanda evlenmekten mutluluk duyarlar çünkü bu sayede toplumun gözünde kendilerini eksiksiz hissedeceklerini düşünürler.

8. Japon kadınların çok azı boşanabilir.

Evli kadınların çoğu evde şiddete maruz kalır. Sokaklarda yüzünde morlukla dolaşan kadınlar kimseyi şaşırtmaz. Kadınlar polise gidip kocasından şikayetçi olamaz...

Japon kadınların %50'sinden fazlası boşanma hayali kurar ancak çok azı bunu başarabilir. Boşanmak demek malların bölüşümü demektir bu nedenle erkekler de kadınlardan boşanmak istemezler. 

Bunun yanında, çok az sayıda kadın aynı anda hem ev hanımı ve hem de kariyer sahibi olabiliyor, bu da boşandıktan sonra yeterli para kazanmanın zor olacağı anlamına geliyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
akbulut41

türkiye gibi

emirhan-akinci

he mk evet hatta kocalar akşam eve gelince kılıcını ve zırhını yıkayıp parlatıyor japon kadınları. abartmayın yahu bu söylenenler 18-19.yy gelenekleri.

ulas-c.-cakmak

Bizim mandadan hallice pasif agresif şımarık sivilceli Feministlerimizi azıcık terbiye almaları için Japonya'ya gönderelim bence. En azından azıcık telleri iş tutar.

gizlikullanici.

bence japon efsanesi yine bunlar

himura-battousai

Bi japon ile birlikteyim. Yok oyle bir dünya. 300 sene önce vardiysa bilemem

Görüş Bildir