Deniz Göktaş New York Times'a Konuştu: "Otosansür Uygulamaya Başlamıştım, Bu Beni Rahatsız Ediyordu"
Stand-up komedyeni Deniz Göktaş, cezaevinden çıktıktan sonraki ilk röportajını New York Times'a verdi. Gazeteci Jason Zinoman'ın yaptığı görüşmede Göktaş, tutuklanmadan önce otosansür uygulamaya başladığını ve bunun kendisini rahatsız ettiğini söyledi. Göktaş, cezaevindeki üç ay için pişmanlık duymadığını belirtti. Röportajda mahkemede neden Lenny Bruce'u örnek gösterdiğini de anlattı.
Tutuklanma, gösterinin yayınından bir hafta sonra geldi.
Stand-up gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili yaptığı şakaların ardından tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, üç ay cezaevinde kaldı. 32 yaşındaki Göktaş, özel gösterisini haziran ayında YouTube'da yayımlamasından yalnızca bir hafta sonra, aralarında Cumhurbaşkanı'na hakaretin de bulunduğu suçlamalarla tutuklandı. İkinci özel gösterisi Ölü Deniz YouTube'da 15 milyon izlenmeye ulaşan Göktaş, New York Komedi Festivali'nde de tamamen dolu salonlarda Türkçe stand-up gösterileri gerçekleştirdi.
Üç yıl boyunca gösteriyi Türkiye'nin dört bir yanında sorunsuz sahneleyen Göktaş'a hükümetin neden şimdi müdahale ettiği sorulduğunda komedyen şu yanıtı verdi:
'Canlı gösterileri izleyen seyirciyle internette videolarınızı izleyen seyirci arasında bir fark var. Bu, dünyanın her yerinde geçerli bir durum. Türkiye geçmişte de pek özgür bir ülke değildi ancak ana akım televizyon kanallarında benimkilerden çok daha sert şakalar yapan komedyenler vardı. Onlar da sorunlar yaşadı ama şaka yapmanın sonuçları bu kadar ağır değildi. Benim şakalarımı duysalardı oldukça hafif bulurlardı. Son yıllarda tahammül düzeyi ciddi biçimde azaldı. İşin tuhaf yanı, bunda cesaret verici bir taraf da var. Liderler şakalar karşısında bu kadar kırılgan olabiliyorsa bu, komedinin gücünü gösterir.'
Savunmasında Lenny Bruce'u örnek gösterdi.
Geçen ay hakim karşısına çıkan Göktaş, ifade özgürlüğünü ve stand-up komedisinin özgür bir toplumdaki rolünü savunan bir konuşma yaptı ve neden masum olduğunu ayrıntılı biçimde anlattı. Savunmasında Amerikalı komedyen Lenny Bruce'u örnek gösteren Göktaş, Bruce'un 1964 yılında bir komedi gösterisi nedeniyle yargılandığını, yaklaşık 40 yıl sonra ise New York Valisi'nin kendisinden ölümünün ardından özür dilediğini hatırlattı. Erdoğan hakkındaki şakasını oldukça hafif bulduğunu belirten Göktaş, şakada Erdoğan'ı utangaç bir diktatörden kendisiyle barışık, özgüvenli bir diktatöre dönüştüğü için övdü. Mahkeme Göktaş'ı suçlu bularak 19 ay hapis cezasına çarptırdı, komedyen ise karara itiraz etme hakkı tanınarak tahliye edildi.
Lenny Bruce'un komedisinden çıkardığı ders sorulduğunda Göktaş şu yanıtı verdi:
'Kendine karşı dürüst olmak. Onda yaramaz bir çocuğun ruhunu, kendini sınırlamayan o tavrı görüyorum. Bu da komedide en sevdiğim şeylerden biri.'
Cezaevinden sonraki ilk röportajını verdi.
Göktaş, cezaevinden çıktıktan sonraki ilk röportajını salı günü görüntülü görüşmeyle New York Times'a verdi ve menajeri Enes Uysal çevirmen olarak ona eşlik etti. Aralarında ünlü bir müzisyen ve tutuklanmasını destekleyen bir gazetecinin de bulunduğu mahkumlarla aynı cezaevinde üç ay geçiren komedyen, temyiz sürecine ilişkin iyimser olduğunu belirtti ve gelecek yıl sahnede sergilemeyi umduğu 20 dakikalık yeni bir gösteri metni yazdığını açıkladı. Mahkemedeki savunmasıyla vermek istediği mesajı anlatan Göktaş şunları söyledi:
'Özür dileyen bir tavır sergilemek istemedim. İfade özgürlüğü yalnızca burada yaşanan bir sorun değil. Dünyanın pek çok yerinde insanlar, konuştuklarında cezalandırılmaktan veya toplumun tepkisini çekmekten korkuyor. Komedi yapan diğer insanlara örnek olmak istedim. Özgürce konuşabilirsiniz. Korkmak zorunda değilsiniz. Üç ay cezaevinde geçirmek korkunç bir deneyim ancak bir sanatçının, savunduğu bir ilke uğruna bunun üstesinden gelebileceğini göstermek istedim.'
Otosansür onu ikiyüzlü hissettirdi.
Göktaş, tutuklanmasının yaptığı işe olan inancını artırdığını söyleyerek bunun nedenini anlattı. Tanındıkça kaybedecek daha çok şeyi olduğunu ve bu yüzden otosansür uygulamaya başladığını belirten komedyen, süreci şu sözlerle özetledi:
'Daha fazla tanındıkça ve kariyerimde kendime daha sağlam bir yer edindikçe kaybedecek daha fazla şeyim oldu. Yaptığım işte otosansür uygulamaya başladım. Bu da beni rahatsız ediyordu. Gösterilerime gelen insanlar, öğrenciler, emekliler, gündelik hayatlarında benden daha cesur davranırken ben giderek daha korkak hale geliyordum. Bu da kendimi ikiyüzlü gibi hissetmeme neden oluyordu. Kendimi daha iyi hissetmek için sonuçları ne olursa olsun, komik bulduğum her şeyi yeniden söylemeye başladım. Kulağa biraz romantik gelebilir ama cezaevindeki ilk gecemde hayatımın en güzel uykusunu uyudum.'
Hükümetlerin komedyenleri neden hedef aldığı sorulduğunda Göktaş, yalnızca komedyenlerin hedef alındığını düşünmediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
'Komedyenlerin sınırları zorlaması beklenir. Diğer sanatçılar bu konulara hiç dokunmadan da işlerini yapabilirler. Sonuçta yalnızca komedyenlerin hedef alındığını düşünmüyorum. Herkesi susturmak istiyorlar.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın