Daha Mutlu ve Sağlıklı Bir İlişki Yaşamak İsteyen Her Çiftin Mutlaka Dikkat Etmesi Gereken 11 Davranış

-

6. madde kesinlikle günümüz çiftlerinin en büyük problemi. 🙄

1. Birlikte çok fazla zaman geçirmeyin, kişisel alanlara saygı gösterin.

Çiftlerin birlikte zaman geçirmesi; birini hayatınızın merkezine koymak ve kendi ihtiyaçlarınızı unutmakla aynı şey değildir. Ancak gün içerisinde sürekli mesajlaşmak ve yalnız olma korkusuyla her şeyi birlikte yapmaya başlamak, ilişkide aşırı gerginlik yaratmayı kolaylaştıran faktörlerden sayılıyor. 

Kısacası partnerinize hiçbir sebep olmadan sinirlendiğinizi veya birbirinizden sıkılmaya başladığınızı sezdiğinizde, kişisel alanınızda daha fazla vakit geçirmek ya da sevgilinizin bunu yapmasına izin vermek ilişkiniz için daha iyi olacaktır.

2. Yanlış anlaşılabilecek mesajlaşmalardan kaçının, yüz yüze görüşmeye çalışın.

Karşımızdaki insana dair en önemli bilgiyi sözsüz iletişim (tonlamalar, mimikler ve jestler) aracılığıyla alırız. Ancak günümüzde akıllı telefonlar aracılığıyla insanlar birbirlerinin niyetlerini tek bir emoji veya tek kelimelik bir mesajla anlamaya çalışmak için çok fazla zaman harcıyorlar.

Partnerinizle önemli bir mesele hakkında konuşmaya ihtiyaç duyduğunuzda, mesajlaşmak sadece işleri karşı taraf için daha da karmaşıklaştırıyor. Eğer konuşmak istediğiniz konu önemliyse, yüz yüze ya da görüntülü aramayla görüşülmesi daha sağlıklı sonuçlar doğuracaktır.

3. Doğru insanı bulamama endişesi yaşamayın, doğru insan olmak için çabalayın.

Online tanışma platformlarının, sizi orada bekleyen yüzlerce potansiyel ilişki hakkında düşündürdüğü bir gerçek. Bu, mevcut ilişkiniz hakkında şüphelenmenize ve size doğru seçimi yapıp yapmadığınızı sorgulamanıza sebep olabilir. 

Psikologlar hissettiğiniz bu negatif enerjiyi şu şekilde yönlendirmenizi öneriyor: Sahip olmak istediğin türde bir sevgili olmak için çabala.

4. Sorumluluk almak ilişkinizi güçlendirecektir, seçim yapmaktan korkmayın.

Neredeyse her zaman sert bir sohbetten uzak durmanın cazibesine kapılırız. Seçim yapmak veya sorumluluk almak yerine, genellikle sadece yanıt vermekten kaçma fırsatını yaratıyoruz kendimize.

Ancak bunun sonucunda, günümüz çiftleri kendilerini ciddi sorunlar karşısında çaresiz hissedebiliyor. Karar vermekten veya seçim yapmaktan kaçınmamak, ilişkiniz için kritik bir öneme sahip.

5. Akrabalarınızı veya arkadaşlarınızı bu işe karıştırmayın, sorunlarınızı birlikte halledin.

Karar vermekte sıkıntı yaşayan insanlar, genellikle çözümü akrabalarından tavsiyeler almakta buluyor. Bu şekilde üçüncü kişiler, çiftlerin hayatının büyük bir parçası haline geliyor ve ilişkiye dahil edilerek otorite sahibi de oluyorlar.

Ebeveynlerinizin ve arkadaşlarınızın, sevgilinizi sizin tanıdığınızdan daha iyi tanıyamayacağınızı kendinize hatırlatın. Yani, başkalarının düşüncelerini bir kenara bırakın ve hata yapacaksanız da en azından ne yapacağınıza kendiniz karar verin.

6. Sosyal medyada çok göz önünde olmaktan kaçının, anın tadını çıkarın.

Sosyal medya kullanıcılarının büyük bir kısmı, ilişkilerini takipçilerine mümkün olan en iyi şekilde sunma eğilimindedir. Ama bu şekilde, kendi yaşamlarımız için gerçekçi olmayan beklentilere giriyoruz ve en önemli anlarımızı yüzlerce insanla paylaşarak partnerimizle aramızdaki yakınlığı öldürüyoruz.

Diğer insanları ilişkinizle kıskandırmaya çalışmak ya da onların ilişkilerini kıskanmak yerine, her ilişkinin kendine özgü ve benzersiz olduğunu kendinize hatırlatın.

7. Karşınızdakini manipüle etmeye çalışmayın, istekleriniz konusunda net olun.

Birçoğumuz ikili ilişkilerde incinmekten korkarız. Dolayısıyla, gerçek duygularımızı ifade etmek yerine kartları açık oynamaktan kaçınarak partnerimize ne kadar önem verdiğimizi göstermemeyi tercih ederiz.

Fakat bu, sevgiliniz için can sıkıcı bir davranıştır ve işleri daha karmaşık hale getirir. Gerçek niyetlerimiz hakkında net olmak, ilişkiyi yürütmek adına daha iyi bir seçim olabilir.

8. Aranızdaki anlaşmazlıklarla yüzleşecek ve benimseyecek cesaretiniz olsun.

Çiftler arasında çok fazla şey konuşuluyor, ancak en önemli şeyler genellikle söylenmeden kalıyor -özellikle de çatışmalara yol açabilecek olanlar.

İnsanlar genellikle ilişkinin sonu anlamına gelse bile, riskli bir konuşmaya dahil olmak yerine kendilerini partnerlerinden uzak tutma eğilimindeler.

9. Sosyal medya yüzünden kıskançlık krizleri yaratmayın, stalk yapmayı bırakın.

Sosyal medya hesapları, aldatılma ve ihanete uğrama korkusu olan herkes için büyük bir risk olarak algılanıyor. Partnerimiz tarafından tanımadığımız birinin fotoğrafının beğenilmesi, zaman zaman içimizdeki kıskanç kişiyi serbest bırakıyor. 

Ancak sevgilinizin sizi aldatmadığından hemen hemen emin olmadıkça, sosyal medya hesaplarını derinlemesine incelemeyi bırakmak ilişkinizin dinamiğini korumanızda önemli bir adım olacaktır.

10. Eski sevgililerinizi sürekli gündeme getirmeyin.

Hiç kimse sevgilisinin eski sevgilileri hakkında bir şeyler duymaktan haz etmez, ama zamanında onların hayatlarımızda önemli yerleri olduğunu da inkar edemeyiz. Bu düşünceyle, çiftler kendilerini sürekli eski sevgilileri hakkında tartışırken bulabilirler.

Artık ona karşı hiçbir şey hissetmediğini biliyorsanız, başka biri ile daha önceden yaşanmış bir ilişkiyi sürekli gündeme getirmek yersizdir.

11. Sürekli heyecan ve coşku arayışında olmayın, sakinliği de kabullenin.

Filmler ve popüler kültür, bize aşkın sonsuz bir heyecan ve kesintisiz bir coşku gerektirdiğini öğretti. Bundan dolayı günümüz çiftleri, ilişkideki heyecan biraz bile azaldığında ilişkilerine olan sabrı ve inançlarını kaybetme eğilimindeler.

Ancak zamanla işlerin daha sakin bir hal alması olağan bir durum ve her iki taraftan da her an dinamik olmasını beklenmemeli. Asıl bu tarz inişler ve çıkışlar ilişkiyi daha rahat bir alan haline getirmek için var.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
coldhearted

Saygı duy, iyi bir dinleyici ol ve karşındakinin de 'senin gibi' bir insan olduğunu hatırla. Bunları yaptıktan sonra o ilişkiyi nükleer bile yıkamaz.

Görüş Bildir