Dağların Altında 7 Bin 300 Yıllık Tüneller Buldular: Binlerce Yıl Önce Kazmışlar
Avusturya’nın Salzkammergut bölgesindeki Hallstatt kasabası yakınlarında yürütülen arkeolojik kazılar, Doğu Avrupa’nın en eski sanayi merkezlerinden birine dair heyecan verici veriler sunuyor. Viyana Doğa Tarihi Müzesi uzmanlarınca sürdürülen araştırmalar, dağların derinliklerinde yaklaşık 7 bin 300 yıllık bir geçmişe sahip devasa bir yeraltı maden kompleksini ortaya çıkarıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu kadim yerleşim, 'beyaz altın' olarak nitelendirilen tuzun tarih boyunca ne derece stratejik bir hammadde olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Detaylar 👇
Viyana Doğa Tarihi Müzesi araştırmacıları, bölgedeki dağlık alanda 300 metrelik karmaşık bir yeraltı ağını haritalandırdı.
Gelişmiş jeofizik yöntemler ve sondaj teknikleriyle yürütülen incelemelerde, tek hatlı sıradan mağaraların aksine birbirine paralel uzanan koridorlar ve üst üste binen katmanlar tespit edildi. Arkeologlar, yüzeyin metrelerce altında konumlanan ve henüz haritalandırılmamış ek galerilerin varlığını da doğruluyor. Neolitik dönemde, yani yaklaşık MÖ 5300 civarında bölgeye yerleşen ilk toplulukların başlattığı bu ilkel üretim, zamanla kıtanın en büyük madencilik organizasyonlarından birine dönüştü. Elde edilen sayısal veriler, MÖ 1200'lü yıllara gelindiğinde tesisten günde ortalama 1,5 ton işlenmiş tuz çıkarıldığını belgeliyor. Kayaçlar arasındaki zengin kayatuzu tabakalarını kesintisiz izleme gayesiyle kazılan dev odalar, zaman zaman 24 metre genişliğe ve 20 metre yüksekliğe kadar ulaşıyor.
Şiddetli çökme ve heyelan olayları madencilik faaliyetlerini defalarca durma noktasına getirdi.
Odaların taban tabakasında yapılan derinlemesine analizler, bölgede zaman zaman yaşanan yıkıcı toprak kaymalarının izlerini gözler önüne seriyor. Odalarda biriken moloz katmanlarının kalınlığının yer yer 9 metreyi bulması, afetlerin boyutunu açıkça gösteriyor. Buna rağmen antik madencilerin pes etmediği, molozları temizleyerek aynı koridorlarda üretimi ısrarla sürdürdüğü anlaşılıyor.
Yüksek tuz konsantrasyonu, binlerce yıllık organik buluntuların çürümeden günümüze ulaşmasını sağladı.
Tünellerdeki kazı çalışmalarında taş kazmaların yanı sıra Demir Çağı’na ait gelişmiş madenci aletleri bulundu. Maden içerisindeki mikrobiyolojik ortamı steril kılan tuz kristalleri çam ağacından yapılmış meşaleleri, dokuma kumaş artıklarını ve içinde yemek kalıntıları bulunan ahşap kapları mükemmel biçimde korudu. Uzmanlar, elde edilen bu beslenme ve giyim kalıntıları üzerindeki laboratuvar analizlerini sürdürüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın