Dağları Oyup Gökyüzünü Yere İndirdiler: 1.300 Yıllık Sistem
1.300 yıldır yaşattığı olağanüstü bir su ve tarım sistemi hâlâ çalışıyor. Çin’in Yunnan eyaletindeki Honghe Hani Pirinç Terasları, uzaktan bakıldığında ise dağlara serpiştirilmiş dev aynaları andırıyor. Çünkü dağların yamaçları suyla dolduğunda gökyüzü bir anda toprağın üzerine iniyor.
İşte detaylar.
Dağları Basamak Basamak Şekillendirdiler
Hani halkı, tarıma elverişli olmayan dik dağ yamaçlarını yüzyıllar boyunca işleyerek basamaklı teraslara dönüştürdü. UNESCO verilerine göre bazı bölgelerde ormanların alt sınırı ile vadi tabanı arasında 3.000'e kadar teras bulunuyor. Bu teraslar, çevredeki köyler ve ormanlarla birlikte birbirine bağlı büyük bir yaşam alanı oluşturuyor.
Suyun Kaynağı Tarlalar Değil, Ormanlar
Sistemin devamlılığındaki en önemli rolü ise dağın yüksek kesimlerindeki ormanlar üstleniyor. Yağmur suları burada tutuluyor, ardından kaynaklar ve kanallar aracılığıyla yamaçlardan aşağı taşınıyor. Üstelik bunun için modern pompalara ihtiyaç duyulmuyor; suyun aşağı doğru hareketini yer çekimi sağlıyor.
Dağın İçinden 445 Kilometrelik Su Ağı Geçiyor
Bu göz alıcı sistemin ölçeği de gerçekten dikkat çekici. UNESCO'ya göre bölgede 4 ana ve 392 yan kanal bulunuyor. Toplam uzunluğu yaklaşık 445,83 kilometreye ulaşan bu ağ, suyu köylere ve teraslara dağıtıyor.
Böylece dağın zirvesindeki ormanlardan başlayan su yolculuğu, yüzlerce teras boyunca devam ediyor.
Pirincin Yanında Balıklar ve Mandalar da Var
Hani halkının geleneksel tarımı yalnızca pirinç üretimine dayanmıyor. Teraslarda balık ve ördekler de yetiştirilirken mandalar tarlaların işlenmesinde kullanılıyor. Hayvanlardan elde edilen gübre ise yeniden toprağa kazandırılıyor.
Yani burada su, tarım ve hayvancılık birbirinden ayrı değil; aynı döngünün parçaları olarak çalışıyor.
1.300 Yıllık Sistem Neden Hâlâ Ayakta?
Honghe Hani Terasları'nın asıl hikayesi, etkileyici görüntüsünün çok daha ötesinde. Hani halkı dağın yapısını değiştirmek yerine onun eğiminden, ormanların su tutma özelliğinden ve yer çekiminden yararlanması ise sistemin en etkileyici yanı. Doğaya karşı değil, ekosistemin bir parçası olmayı başararak yürütülen sistem haliyle 1.300 yıl geçtiği halde hâlâ ayakta.
UNESCO'nun 2013'te Dünya Mirası Listesi'ne aldığı bölge bugün hâlâ bu geleneksel sistemin izlerini taşıyor. Dağlara kazılan teraslar, aslında yüzlerce yıldır aktarılan bir yaşam bilgisinin de görünen en güzel yüzü.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın