Çölün Ortasında Toprağa Küçük Çukurlar Açtılar: Yağmur Yağınca Etkisi Ortaya Çıktı
Çölde yağmur yağdığında suyun toprağa işlemesi beklenir; oysa Ürdün'ün kurak bölgelerinde çoğu zaman tam tersi oluyor. Kabuk bağlamış toprak suyu emmiyor, yağmur da yamaçlardan hızla akıp gidiyor. Araştırmacılar bu suyu yakalamak için taşlardan ve yamaçlara açılan küçük çukurlardan yararlanıyor.
İşte detaylar...
Ürdün'ün yüzde 80'inden fazlası yılda 200 milimetreden az yağış alıyor.
Badia adı verilen kurak bölge, ülke topraklarının büyük kısmını kaplıyor ve bazı bölgelerine yılda 100 milimetreden bile az yağmur düşüyor. İklim analizleri, Batı Asya ve Orta Doğu'da genel olarak kuraklığın arttığına ve Badia'da yıllık ortalama yağışın azaldığına işaret ediyor.
Ancak bu, sağanakların da azaldığı anlamına gelmiyor. Seyrek bitki örtüsü ve kabuk bağlamış toprak yağmuru tutamıyor. Yüzeyden hızla akan su erozyona ve derin yarıntılara yol açıyor, hatta başkent Amman'da sellere neden olabiliyor.
Aşırı otlatma, bölgenin doğal bitki örtüsünü zayıflattı.
Nüfus artışı, göç ve iklimdeki değişimler Badia'yı çölleşmeye sürükledi. Belirli alanlarda yoğunlaşan hayvancılık, derin sürüm ve verimsiz arpa tarımı toprağın bozulmasının başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.
Bu süreçte besin değeri yüksek yerli bitkilerin yerini, hayvanların pek yemediği istilacı türler aldı. Böylece hem bitki örtüsünün miktarı hem de çeşitliliği azaldı.
Sel yataklarına dizilen taşlar suyun hızını kesiyor.
Uluslararası Kurak Bölgeler Tarımsal Araştırma Merkezi (ICARDA), yarıntılara aralıklarla taş setler yerleştiriyor. Bu taşlar yarıntı tabanını sağlamlaştırıyor, akan suyun gücünü kırıyor ve çevresindeki toprağın daha nemli kalmasını sağlıyor. Zamanla yarıntılar tortuyla doluyor ve buralarda yeniden yoğun bir bitki örtüsü oluşabiliyor.
Aslında bu yöntem yeni değil. Su toplama teknikleri Tunç Çağı'ndan beri biliniyor. Bizans döneminde Negev Çölü'nde sıkıştırılmış kil ve taştan, yamaca dönük yarım daire biçiminde setler yapılarak akan su yerinde tutuluyordu.
Yamaçlara açılan küçük çukurlara yerli çalılar dikiliyor.
Yamaçlarda ise Vallerani pulluğu adı verilen bir yöntem kullanılıyor. Traktör, yamacın eğimine paralel sıralar halinde küçük su toplama çukurları açıyor. Yağmur suyu bu çukurlarda birikiyor, toprağa sızıyor ve orada depolanıyor. Çukurlara tuzlu çalı gibi yerli bitkilerin fideleri dikiliyor; artan nem sayesinde fidelerin hayatta kalma oranı yükseliyor ve bu çalılar hayvanlar için yem oluyor.
Yöntem pahalı da değil. ICARDA'dan Dr. Theib Oweis'e göre tamamen makineli Vallerani tekniğinin hektar başına maliyeti yaklaşık 32 dolar. Kurum, 2020'de yerel halkla birlikte yürütülen ve bozulmuş meraları etkili biçimde iyileştiren bir yaklaşım geliştirdiğini açıkladı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın