Çene Sıkmanın ve Diş Gıcırdatmanın Sebepleri: Anne ve Babayla İçsel Barış
Çeneyi sıkmanın ve dişleri gıcırdatmanın her birinin bir mekanizması, bir sebebi var. Elbette doğru tespitler ve teşhisler yapıldığında bunları iyileştirmek de mümkün.
Gelin bakalım, bunları nasıl bir yol ve formülle dönüştürebiliriz?
Bildiğiniz gibi çenemizin alt tarafı; dünyayı, hayatı, dişili ve maddeyi temsil eder.
Diğer taraftan, geçmiş ve anneyle de ilişkilidir. Üst tarafı ise babayı, geleceği, ruhsal ve manevi taraflarımızı temsil eder.
Yani alt çeneniz daha önde ve ilerideyse; anneyle, dişil taraflarınızla ya da maddi dünyayla ilgili yönlerinizin daha fazla öne çıkma eğilimi olabilir. Üst taraf daha öndeyse de babayla, eril taraflarınızla ya da maneviyatla ilgili yönlerinizin daha önde olduğu düşünülebilir.
Şimdi, eğer bu ikisi doğru bir kapanış yapmıyorsa anne ile babanın arasının iyi olmadığı, birbirleriyle iyi buluşamadıkları düşünülebilir. Eğer bunların birbirlerine sürtünmesi ve bir şekilde gıcırdatma hissiyatı varsa, seyrettiğiniz aile modelleri içerisinde anne ve babanızın kavgalarına ve çatışmalarına şahit olmuş olabilirsiniz.
İçinizdeki bu potansiyelle böyle bir anne ve babayla buluşmuş ve bunlara şahit olmuş olabilirsiniz.
Diyelim ki: “Bakın, ben dişlerimi sıkıyorum, çenemi gıcırdatıyorum. Ne yapalım? Gidip buraya botoks yaptıralım, iğne yaptıralım, uyuşturalım, şöyle bir diş yaptıralım ya da farklı yöntemler…”
Bir kısmınız, bu şekilde pek çok bypass etme yolunu ve yöntemini denediniz. Fakat orada bu durumu bypass ettiğinizde, başka bir yerde iki ya da üç katına çıktığını da gördünüz ve seyrettiniz.
Öyleyse gelin, bu konuyu bir idrakle iyileşmeye bırakalım ve dönüşmesine izin verelim.
Biliyoruz ki herhangi bir alan içerisinde başımıza gelen ve dert zannettiğimiz her bir şey, bir hâlin ve durumun dermanıdır.
Öyleyse o durumun sebebini doğru bir şekilde tespit edip, teşhisi doğru koyduğumuzda; idrakle iyileşebilmesi ve iyileştirilebilmesi daha kolay ve mümkün olacaktır.
Siz yine gidip istediğiniz fiziksel uygulamaları yaptırabilirsiniz. Fakat burada bizim için önemli olan; idraki ve idrakin ışığını o alana tutarak, karanlıkta kalan noktaları aydınlatmanız, bir aydınlanma sağlamanız ve iyileşmeyi idrakle gerçekleştirebilmenizdir.
Demek ki geçmişte, maddeyle ruhun birbiri üzerine doğru bir şekilde örtüşememesi ya da içinizde birbiriyle kavga eden, bazen dünyayla bazen de otorite ve maneviyatla barışamayan taraflarınızın kavgalarını bir idrakle, yani bu tarafları barıştırarak iyileştirebilirsiniz.
“Neden buradayım?”
“Neden dünyadayım?”
“Neden benim manevi bir tarafım var?”
“Neden bu anneyle ve neden bu babayla buluştum?”
“Bu anneye ve babaya olan ihtiyaçlarım neler?”
Bu ihtiyaçları kendinizde görüp anne ve babanızın çatışan taraflarını kucaklayabildiğinizde ve onları size hizmet eden bir hâle dönüştürebildiğinizde, o andan itibaren bu farkındalık ve idrak; çatışmaları ve gıcırdatmaları iyileştirmeye yönelik adımlar atmanızı sağlayacaktır.
Diğer taraftan bir şeyi alttan almak, herhangi bir konu karşısında hesap kitap yaparak kendi çıkarınıza olduğunu zannedip kendinizden ödün vermek, kendi değerinizi hiçe saymak, kendi varlığınızı ve özünüzü görmezden gelmek sizi birçok konuda diş sıkmaya, diş sıkarak uyumaya ve daha ileri aşamalarda çenelerinizi gıcırdatmaya götürdü.
Burada idrak edeceğimiz nokta ise öncelikle kendi değerinizi bilmeniz, korumanız ve fark etmenizdir. Sonraki durumda da içeride, yurtta ve cihanda; yani özünüzle, varlığınızla, bedeninizin içinde ve diğer insanlarla hayat içerisinde bir barış sağlamanızdır.
Siz ne kadar barışın içinde olursanız, seyrettiğiniz filmdeki aile modellerine, ilişki modellerine, iş hayatınıza, yeni ailenize, çekirdek ailenize, çocuklarınıza, yakın akrabalarınıza ve onların ilişkilerinin her bir tanesine bambaşka ve yeni bir gözle bakabilirsiniz. Böylece kendi alanını koruyan yeni bir model sergileyebilirsiniz.
Bu yeni modelde de şöyle dersiniz:
“Öncelikle burası benim alanım. Bunlar benim doğrularım ve ben bu doğrulara göre kendime bir hayat ve düzen kuruyorum.”
Elbette bunu dışarıyla kavga etmeyi bırakarak, dışarıyı dinleyerek yapabilirsiniz.
Otoriteye isyan etmeyi bırakarak; otoritenin kurallarını ve sistemlerini doğru bir şekilde hayatınızda uygulayarak ve bunlardan fayda elde ederek gerçekleştirebilirsiniz.
Bazılarınız geçmişte otoriteye isyan etmiş olabilir. Oysa otoritenin olmadığı yerde kaos olur. Otorite olacak; fakat bu, sizin içsel özünüzden akan gerçek otoriteniz olacak.
Kendi ruhunuzdan, varlığınızdan ve kalbinizden size gelen otoriteyi duyabilmek ve kalbinizden gelenin önünde eğilebilmek, sizi otoriteyle barıştıracaktır.
Öyleyse bir tarafta baba, eril, otorite, Rahman ve gelecek; diğer tarafta anne, rahim, dişil, madde ile olan temaslarınızın tamamlanması ve bu tarafların içinizde barışması; bugüne kadar pek çok çare aradığınız fakat bulamadığınız bu konunun çözümünde size büyük yardımlar oluşturacaktır.
Şifa Olsun.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

