Çalındıktan Bir Gün Sonra İnternette Satışa Çıkarılan Bisikletin Geri Alınmasının Hikayesi

-

Bir eşyanız çalındığında, hırsızla yüz yüze gelmeye üstelik bunu kendi planlarınızla yapmaya cesaretiniz var mı? İşte adım adım, bir hırsıza dersinin verilişinin hikayesi...

Kaynak: https://www.technopat.net/sosyal/blog-ic...

Her şey bir cumartesi günü Btwin Rockrider 560 bisikletimi apartman içinde park ettiğim yerde bulamamam ile başladı.

Yeller esen bisikletin yerinde kesilmiş bir kilit vardı sadece... İlk iş olarak polise gittim. Fakat polis, fatura olmadan herhangi bir işlem yapamayacağını belirtti. Önce faturayı bulmam gerekiyordu.

Bir gün sonra yani Pazar günü faturamı bulup polise gerekli başvuruyu yaptım. Artık çalınan bisikletimin bir dosyası vardı en azından...

Aynı gün bina içerisinde yer alan kamera kayıtlarına ulaşmak için apartman yöneticisi ile iletişime geçtim. Lakin güvenlik kamera sisteminden bihaberdi kendisi. Neyse ki konu hakkında hızla bilgi edinmek benim için zor olmadı.

7 senelik güvenlik kamerası sorunu ve saatlerce kayıt izleme çilesi...

Kutunun başına vardığımda cihazın üretimden kalkmış, 7 yıllık, 2010 üretimi bir model olduğunu gördüm. Kayıtlara bakmak istediğimde cihazın şifrelenmiş olduğunu fark ettim. Lakin kimse şifreyi bilmiyordu. Modern cihazlar için verilen günlük şifreler de 7 yıllık bu cihazda işe yaramıyordu...

(Burayı kısaca özetleyelim. Gerçekten çok büyük uğraşlar sonucu kayıtlara ancak ulaşabilmiş bisikletin sahibi.)

İşin şüphesiz en sıkıcı kısmı saatler süren kamera kayıtlarına bakmak. Sabahtan akşama kadar apartmana kim girmiş, kim çıkmış, kim çıkarken kapıyı açık bırakmış, her şeyi görüyorsunuz. Uzun süre çamur gibi görüntüleri izledikten sonra en sonunda kamera saati ile 18:04'te, gerçek saatte ise 17:15'te hırsızımız ortaya çıkıyor. Bu arada saat dilimi değişiminden sonra güvenlik kameralarının çoğunun saat damgasının hatalı olduğunu fark ettim. Sokaktaki bir başka esnafın kamera kayıtları da benzer şekilde yanlış bir saat gösteriyordu.

Farklı açılardan kayda giren hırsızımız, apartmanda değerli bir şeyler bulabileceğini düşünüyor. Önce kapıya geliyor ve biraz inceledikten sonra dış kapıyı bir metal parça ile açıyor. Tahminim bunun kredi kartı inceliğinde düz bir metal plaka olduğu yönünde. Malum, birçok kapı kredi kartı ile açılabiliyor.

İçeriye giren hırsız burada 14 dakika vakit geçirdikten sonra bisikletim ile ayrılıyor. Hatta bisikleti o kadar sahiplenmiş ki, apartmandan çıkar çıkmaz bisiklete binmeye başlıyor. Ne güzel değil mi?
Sonuç olarak görüntüleri derleyip polise götürüyorum...

Bisiklet ikinci el ürünlerın satıldığı platformda satışta!

İkinci el ürünlerin satıldığı platformdaki ilk ilan: Yanlış Alarm!

Bisikletim çalınır çalınmaz ilk yaptığım işlerden biri de telefonuma bisikletimin satılabileceği platformların uygulamalarını kurmak oldu. Baktığım bütün ikinci el sitelerine ek olarak buraya da bir bakayım dedim. Hırsızlığın ertesi günü benim bisikletim ile aynı marka ve model bir bisikletin, yakınlardaki bir semtten satışa çıkartıldığını gördüm. Lakin fotoğraflardaki bisiklet çok temizdi ve hiç aksesuarı yoktu. Ya yanlış alarmdı, ya da hırsız her şeyi söküp bisikleti de temizleyip öyle satışa sunmuştu.

Şahıs ile iletişime geçip faturasını sordum lakin fatura yoktu. Bu arada bisikletin sıfırı 2500 TL iken bu bisiklet 1200 TL’den satışa sunulmuştu. Bu da beni işkillendiren bir başka durumdu.

İkinci İlan: Bisikletim Satışta!

Geçen süre zarfında ikinci el sitelerini takip etmeye devam ediyordum. Derken Pazar günü bisikletim 2. el eşyaların satıldığı platformda satışa çıktı! İlanda bisikletim bütün aksesuarları ile duruyordu. “Hiçbir sıkıntısı yoktur” diye de not düşülmüş. Aksesuarlar da bir güzel listelenmiş. Hayat ne güzel değil mi? Havadan para!

Pazartesi günü kamera kayıtları ile polise gittiğimde durumu bildirdim. Kendilerinin bisikletimin satışa çıkarıldığı platforma mail atıp bilgi alabileceğini belirttim, fakat polis bununla uğraşmayacağını söyledi. Satıcı ile randevulaşıp 155’i aramamı tavsiye ettiler…

Gün içerisinde hemen ikinci el satış platformuna konuyla ilgili mail attım. Mailde polise verdiğim ifade, bisikletimin faturası, bisikletimin son fotoğrafı, çalınma anına ait video kaydı ve satış ilanı vardı. Mail attığım platform önce bir otomatik mesaj gönderdi.

İş başa düştü!

Bu noktada artık satıcı ile iletişime geçmem gerekiyordu. Hemen iki arkadaşımdan satıcıya mesaj atmalarını rica ettim. Böylece birine satmazsa diğeri ile işi garantileyecektim. İlk gün herhangi bir gelişme olmadı. İlan halen daha satışta idi. İkinci gün, yani salı günü ilk dönüş oldu. 1200 TL’ye anlaşma yapıldı ve teslimat için de Beyazıt Meydanı seçildi.

Hemen görüşmeye gitmek için dövüş sporları ile uğraşan avukat arkadaşımı aradım. İsviçre çakısı gibi adamdır. O da sağ olsun kick boks ile uğraşan bir başka arkadaşını çağırdı. Yetmez tabii ki! Hırsıza suçüstü yapacağız. Üstüne Amerikan futbolu ile ilgilenen diğer avukat arkadaşımı da aradım. Sonra iş arkadaşımı da yanıma alıp buluşmaya gittik.

Böyle bir durumda kalırsanız hem avukatınıza, hem polise danışın..

Tabii burada her şeyi yasalara uygun yapmak gerekiyordu. Mesela belirli koşullar oluşmadan hırsızı dövmemiz yasalara aykırı, doğal olarak! Yine hırsızın kaçmasını engellemek bile belirli şartlara uygun yapılmalı. Bu işi ancak polis yapabilir ya da ne yapacağınızı anlatabilir. Böyle bir durumda kalırsanız hem avukatınıza, hem polise danışın. Biz de denildiği gibi yapıp, buluşmaya gelmesi için 155’i aradık.

Buluşma yerine dikkat edin, polise derdinizi iyi anlatın, onların dediklerini iyi anlayın. İşleri kolay değil, ne kadar kolaylaştırırsanız o kadar iyi. Ama bunu yaparken yaşadığınız sorun, sizin polisle aynı hukuki haklara sahip olmamanız. Zor bir denge, burada dediğim gibi avukat ve polise danışarak hareket etmek sizi haklıyken haksız duruma düşmekten kurtaracaktır.

Ceza alacağını fark eden satıcı polise 15 Temmuz palavraları sıkmaya başladı...

Şüpheli. Malum, suçu henüz kanıtlanmamış. Ama bu adam benim bisikletime biniyor! Neyse, “satıcı” en sonunda gözüktü. Bisikletimle Beyazıt Meydanı’nda süzülüyor. Beni tanıma ihtimaline karşın buluşmaya ben gitmedim. Kick Boks yapan ve tanınmayan arkadaşı bu iş için seçtik.

Buluşma yeri de tam bir muamma. Polis otopark olsun dedi, biz meydanın ortası derken kafalar allak bullak. Ben bisikletin derdindeyim. Ayağımıza kadar gelmiş, aman kaçmasın. Yüzü tanınmayan herkes ayrı bir giriş çıkış çevresinde ilgisi yokmuş gibi duruyor, ama aslında etrafı kolaçan ediyor.

Buluşacak arkadaş satıcı ile sürekli iletişimde. Etrafta dolaşıyor, bir orada buluşalım, bir buradayım diyor. Tam bir Amerikan Reality Show. Bizim gözler sürekli bilinmeyen noktalara ani zoom yapıyor gibi. Bakıyorsun, bir şey yok. Derken polis aracı hareketlendi. Biz de araçla birlikte gittik. Kick Boks’çu arkadaş satıcıyı polise teslim etti ve işlemler başladı.

Suçluluk psikolojisi bambaşka bir şey. Çalıntı bir malı satarken yakalanan şüphelimiz, polise karşı gelmeye başladı. “Neden cüzdanımı alıyorsunuz?” ile başlayıp “İçindeki parayı çalmayın!” demeye başlayınca, polisler karşılarındaki kişinin muhtemelen sabıkalı olduğunu anladı ve önlem aldı. Şüpheliyi direndiği için kelepçeleyip ekip aracına koydular. Elbette bizden de şahsı ve bisikleti doğrulamamızı ve faturayı göstermemizi istediler. Faturayı tekrar ibraz ettik ve bisikletin bize ait olduğunu kanıtladık. Zaten durum ortadaydı. Bu esnada ceza alacağını fark eden satıcı polise 15 Temmuz palavraları sıkmaya başladı. 15 Temmuz’da meydanlarda imiş, “demokrasi” mücadelesi vermiş bilmem ne… Bütün bunlar polisin şüphelerinin tescillenmesine yardımcı oldu. Zira suçluluk psikolojisi içerisindeki satıcımız bu noktada artık sadece saçmalıyordu.

Sonuç olarak; henüz bürokratik işlemler devam etse de bisiklet asıl sahibinde:)

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
tilbe-gunduz

"Beni tanıma ihtimaline karşı ben buluşmaya gitmedim" cümlesi biraz saçmalaştırdı hikayeyi. Sonuçta hırsız bisikleti senin altından çalmadı, ya da senin bindiğini hiç görmedi. Apartmanda ne çalsam diye 14 dakika oyalanması da bunun kanıtı, bisikleti çalması rastgele bir eylem. Milyon tane dövüşçü, hem de avukat arkadaş çevresinin olması da ne bileyim, ilginç.

emin-safa

Bu gerçek bir hikaye ve letgo nun reklamı değil!

kreelira

Ben olsam ne olursa olsun bir güzel döverdim. -.-

damla-altunbas1

anlamdım

damla-altunbas1

ne bu şimdi

jord

"fakat polis bununla uğraşmayacağını söyledi" bu cumle bircok seyi ozetler gibi, canimi ve malimi korumayan polis ne is yapar, neden vergi veririz diye soruyor insan..

Başlıklar

15 TemmuzİsviçreKredi KartıPolisShow tvboks
Görüş Bildir