Birlikte Olduğu Tüm Kadınları Felakete Sürükleyen, Kural Tanımaz Bir Kral: VIII. Henry

-

VIII. Henry, İngiltere tarihinin en kural tanımaz krallarından biriydi. İlk eşi Aragonlu Katherine’den boşanmak ve Anne Boleyn’le evlenebilmek için yeni bir mezhep kurmuşluğu var, varın başına buyrukluğunu siz düşünün. 

Birlikte olduğu kadınlar ise Henry’nin elinden çok çekti, hatta bazılarının hayatı bir celladın elinde son buldu. Ama kendisi ile ilgili yadsınamaz bir gerçek var ki, o da öyle ya da böyle VIII. Henry’nin adını tarihe kazımış olduğu… Gelin, sıradan tarihi gerçekleri bir kenara bırakıp kendisiyle ilgili enteresan bilgilere bir göz atalım.

1. Güç elde etmek için Henry'nin altını temizleme mecburiyeti...

Henry’nin en önemli hizmetkarları, tuvalet görevlileriydi. Sarayda Henry’nin yakınında olmak elbette ki büyük bir ayrıcalıktı ama en büyük ayrıcalığa sahip olanlar, sürekli yanında olan tuvalet işlerinden sorumlu şövalyeleriydi. Henry’nin para pul işlerine bakmaları bir yana, kralın mührü üzerinde bile söz hakları vardı. Bir kralı soyup giydirmenin ve altını temizlemenin size böylesi bir güç vereceğini tahmin edebilir miydiniz?

2. Ata binemeyen kral olur mu?

Bir zamanlar güçlü ve atletik bir adam olan Henry, 40’lı yaşlarında öyle çok kilo almıştı ki atına bile yardım olmaksızın binemiyordu. Hatta atına binebilmesi için bir düzenek hazırlanması gerekmişti. Bazı tarihçiler onun etrafta dolaşabilmek için tekerlekli sandalye benzeri bir alet kullandığını da söylüyorlar.

3. Dine adanmış bir ömür... mü acaba?

Henry, Anglikanizm’in kurucusu olarak bilinse de gençlik yıllarında sağlam bir Katolik idi. Kendisinin Martin Luther’in tam zıttı olduğunu söyleyebiliriz. Kiliseye verdiği destek sebebiyle Papa X. Leo’nun büyük takdirini kazanmış ve “İnanç Savunucusu” unvanını kazanmıştı. İlginçtir ki, bu unvanı şimdilerde Kraliçe II. Elizabeth kullanıyor. Henry'nin bu tutkulu Katolik yanı, sonradan işin içine aşk ve güç savaşı girince birazcık değişti tabii…

4. Henry ve köpek aşkı...

Henry tam bir köpek sevdalısıydı. Böyle bir insanın çılgın bir köpek dostu olması biraz şaşırtıcı ama köpekleri için kadife tasmalar ve ipek ceketler yaptırdığını söylersek duruma bir nebze olsun açıklık getirebiliriz herhalde. Henry, insanlara saldırmamaları için köpeklerini etle değil ekmekle besliyordu. Eğer içlerinden biri kaybolursa da bulana büyük ödüller veriyordu. Savaş zamanı, ilk eşinin yeğeni olan Kutsal Roma İmparatoru V. Charles’a dostluğunun bir göstergesi olarak düşmanlara saldıracak şekilde eğitilmiş 400 köpek hediye etmişti.

5. Erkek varis sorunu...

Henry, bir dönem iki çocuğunu birbiriyle evlendirmeyi ve gayrimeşru oğlunu tahta geçirmeyi düşünmüştü. Aragonlu Catherine’den bir erkek evlat sahibi olmayan ve uzun bir süre bununla ilgili sıkıntı çeken Henry, bir dönem çareyi metresi Bessie Blount’tan olma oğlunu kızı Mary ile evlendirmekte bulmuştu. Richmont ve Somerset Dükü olan oğlu Henry FitzRoy ile prensesin evliliğine papalık tarafından da yeşil ışık yakılmıştı. Neyse ki, FitzRoy buna razı gelmedi ve başka biriyle evlendi. İçlerindeki en sağduyulu kişi kendisi olsa gerek...

6. Kalçalar yalan söylemez, baldırlar da...

Henry’nin rekabet etme konusundaki uzmanlığı zaman zaman şaşırtıcı boyutlara ulaşabiliyordu. Venedik elçisine biricik rakibi Fransa Kralı hakkında sorular soran Henry, en sonunda elçiye Francis’in bacaklarının nasıl olduğu sorusunu yöneltti. Elçi, Francis’in sıska bacaklı olduğunu söyleyince verilen cevaptan memnun olan Henry, bacaklarını açıp eliyle baldırlarını gösterdi. Sonra da Venedik elçisine kendi baldırlarını övdü. Diyoruz ya, rekabet konusunda tam bir üstattı kendisi…

7. Kardeş bu sonuçta, atsan atılmaz...

Henry’nin ablası Margaret ile enteresan bir ilişkisi vardı. Margaret, karakter olarak kardeşine çok benziyordu, bu yüzden çok iyi anlaştıklarını söyleyemeyiz. Henüz 13 yaşındayken İskoç Kralı IV. James ile evlendirilmek üzere İskoçya’ya gönderilen Maggie, çapkın kocasının ölümünden sonra lüks yaşamından ödün vermek istemeyince Henry’nin başına bela olmuştu. Pek hoşlanmadığı ablasının bitmek bilmeyen masraflarını karşılaması bir yana, üstüne bir de ablasının Angus Kontu’na aşık olup kendisine sormadan evlenmesi Henry’i çileden çıkarmıştı. Evlendikten sonra bile para istemesi de cabası...

8. Doğa, yeşillik dediğin ondan sorulur...

Kana susamışlığı, kalp kırma konusundaki uzmanlığı ve kendine duyduğu aşkı bir kenara bırakırsak, kendisinin en olumlu tarafının tam bir doğa aşığı olması olduğunu söyleyebiliriz. Ata binmeyi, piknik yapmayı ve avlanmayı çok sevdiği için yeşillik alanlar Henry’nin en çok hoşuna giden yerlerdi. Londra’nın meşhur parklarının çoğu VIII. Henry’nin eseri, sırf bunun için bile kendisi küçük bir takdiri hak ediyor...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
lucinda-yumi-kane

Bilmediğiniz tarihle ilgili içerik yapmayın. Hele İngiltere tarihini hiç bilmiyorsunuz.

senacanks

Bacagindaki ihtihapli yaradan ata binemiyor tombiklikten degil

toreador

Yarim yamalak bilgilerle dolu bir icerik daha umarim onedio yu da kaybetmeyiz

yalnizzadam

Mk beni de kral yapsanız yanlışlıkla doğru yaptığım 3-5 şey olur :D Ah ah eski dönemlerde yaşayıp kral olmak varmış :D

Başlıklar

FransaİngiltereSavaşanneaşkkadınlar
Görüş Bildir