article/comments
article/share
Haberler
Bir Ürünün Üretildiği Yerde Pahalı Olup İhraç Edildiği Ülkede Ucuz Olmasını Sağlayan Nedenler

etiket Bir Ürünün Üretildiği Yerde Pahalı Olup İhraç Edildiği Ülkede Ucuz Olmasını Sağlayan Nedenler

Kendi üretildiği ülkede ateş pahası olup, yurt dışında çok ucuza satılan ihraç ürünlerinde neden böyle bir fiyatlama olduğunu biliyor musunuz? Aslında küresel ticaretteki bir dizi farklı faktör, bazı ürünlerin, evine kilometrelerce mesafe ötede daha ucuza satılmasını sağlıyor. Bu değişken faktörler ise ülkelerde geçerli olan vergilendirme sisteminden müşteri hareketlerine kadar bir dizi etmenden oluşuyor.

İşte ihraç ürünlerindeki fiyat farkının en belirgin nedenleri!

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. Vergi Sistemi

İhraç ürünlerinin, üretildikleri ülkede pahalı olmasının en büyük nedeni, ülkeden ülkeye farklılaşan vergi sistemleri. Genellikle ihraç ürünlerinin üretildiği ülkelerde, teşvik ve döviz gelirini artırmak amacıyla KDV ve ÖTV gibi vergiler alınmaz. Ancak bu ürünlerin dışarıdan satın alınıp vatandaşa sunulmasına durumunda, bu vergiler fiyatlamaya dahil edilir. Yabancı alıcılar genellikle sadece üretim maliyetini öderken, yerli alıcılar devlete de ödeme yapar.

2. Devlet Teşvikleri

Global pazarlarda tutunmaya çalışan ülkeler, bu pazarlara giren firmalara nakliye, fuar, kredi ve nakit gibi çeşitli teşvikler yapar. Böylece ihraç ürünlerin global pazarlara düşük fiyatlardan çıkabilir. Oysa söz konusu yerel pazarlar olduğunda, bu teşviklerin birçoğu devreden kalkar. Üretici ise arada yaşadığı kaybı azaltmak için yerel pazarlara özel bir fiyatlama sistemi uygular.

3. Zararına Satış

Yabancı pazarlara giriş yapan firmalar, rakipler arasında sıyrılmak için bazen zararına satış stratejisini takip eder. Böylece, henüz ürünlerini tanımayan bir kitleye uygun fiyatlı reklam yapmış olur. Ardından fiyatları yavaş yavaş artırır. Ancak iç piyasada sadık müşteri kitlesine sahip olduğundan, fiyatları indirme gibi bir stratejiye ihtiyaç duymaz. Aksine dış pazarlardaki açığı kapamak için içerideki fiyatı artırabilir.

4. Stok Eritme

Bazı firmalar, yerel pazardaki alım kapasitesinin üzerinde üretim yapar ve bu ihraç fazlası ürünleri yurt dışı pazarlara yönlendirir. Çünkü yerel pazarda yüksek miktarda ürün olması fiyatların düşmesi anlamına gelir. Marka değerinde ve kâr marjında kayıp yaşamak istemeyen firmalar, bu üretim fazlası ürünleri dış pazarlarda ucuz fiyatlarla eritirler.

5. Alım Gücü

Firmaların ürettikleri ürün karşısında talep ettikleri fiyat, pazar hareketlerine ve müşteri psikolojisine bağlı olarak değişir. Bir ülkedeki alım gücünün yüksek olması, bazen ürün fiyatındaki artışın temel nedenidir. Bu nedenle, belirli ürünler kendi ülkelerinde lüks gruba girerken, yurt dışı pazarında ekonomik sınıftan alıcı bulabilir.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

6. Fiyat Rekabeti

Kendi pazarlarında belirli bir paya sahip olan markalar, fiyatları istedikleri gibi artırma avantajına sahiptir. Belirli bir kitleye ve marka değerine ulaştıklarında, iç piyasa fiyatlarını market hareketlerinden bağımsız olarak yükseltme şansı kazanırlar. Ancak dev yurt dışı pazarları söz konusu olduğunda bu hakimiyet devre dışı kalır ve markaların pazardaki kalıcılığı, genel fiyat ortalamalarına bağlı olur. Bu aşamada ucuz fiyatlama, etkili bir stratejiye dönüşebilir.

7. Marka Sadakati

Bir markanın kendi ülkesinde piyasaya sürdüğü ürünler, genellikle belirli bir kitlenin bağlılığına sahiptir. İç pazardaki marka sadakati sebebiyle, üretici firmalar fiyatları kolaylıkla artırabilir. Ancak dış pazarlarda böyle bir kitleye henüz sahip olmadıkları için fiyatları düşük tutma eğiliminde olurlar. Bu da yurt dışında satılan ürünlerin daha düşük fiyatlarla sunulmasını sağlar.

8. Lojistik Verimi

Yerel üretim bir ürünün, fabrikadan çıkıp satış kanalına ulaşana kadar geçtiği birçok aracı vardır. Distribütörler, bölge bayileri, toptancılar ve ardından yerel marketlere ulaşan ürün, her aşamada fiyat artışıyla karşılaşır. Çünkü her aracı birimin kendi giderlerini çıkarması ve kâr marjını koruması gerekir. Yurt dışına ihraç edilen ürünler ise hem çeşitli teşviklerle fabrikadan çıkar hem de genellikle doğrudan dev bir zincir markete satılır. Böylece aradaki komisyoncuların fiyata eklediği masraflar otomatikman devre dışı kalır.

9. Toptan Alım

Yurt dışında büyük mağazalarda veya zincir marketlerde satışa çıkan ürünler, genellikle üreticiden doğrudan satın alınır. Üstelik bu marketler, siparişlerini oldukça ciddi miktarlarda yapar ve tek seferde birkaç yıla yetecek ürün talep ederler. Bu durumda kârını çoktan elde eden üretici firma, döviz kurunun da sağladığı avantajla fiyatları düşük seviyelerde tutar. İç piyasadaki mağazalar ise bu kadar yüksek hacimlerde alım yapmaya gereksinim duymaz.

10. Gramaj Farkı

Bazen dış pazarlara sunulan ürünler, iç piyasadakinin biraz değiştirilmiş versiyonudur. Gramaj, içerik ve kalite ülkeye bağlı olarak değişebilir. Bu da dışarıdan aynı gibi görünen fakat nitelik ve içerik olarak düşük kapasitedeki ürünlerde, gerçekçi olmayan bir düşük fiyat algısı yaratır.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

11. Döviz Kıtlığı

Üretici ülkedeki ekonominin dalgalı, enflasyonun yüksek olması nedeniyle sıcak para ve döviz ihtiyacı artabilir. Bu durumda firmalar acil nakit ihtiyacını karşılamak için fiyatları düşük tutma yoluna giderler. Sıcak döviz açığını kapamaya çalışan ihracat şirketlerin, yerel pazarlardaki mevcut fiyatları düşürme zorunluluğu yoktur. Bu nedenle içeride fiyat artışları, dışarıda ise fiyat indirimleri yaşanabilir.

12. Kur Farkı

Bazı durumlarda, iki ülke arasındaki kur farkı nedeniyle fiyat karşılaştırmaları yanılsamalı görünür. Alım gücü yüksek ve para birimi güçlü ülkelerde satılan ürünler, kendi ülkelerinde olduğundan daha erişilebilir hale gelir. Yerli vatandaşın kendi üretimi olan ürünü alamaması, aslında asgari ücretler arası dengesizliğin ve ülke ekonomileri arasındaki farklılığın göstergesi olabilir.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunuyum. Dijital içerik üretimine üniversite yıllarında kültür-sanat, mimarlık ve şehir hafızası gibi konular başta gelmek üzere çeşitli mecralara içerik üreterek başladım. Ardından estetik bakış açımı grafik tasarım dilimle birleştirerek kendi bireysel projeme başladım. Şu an bir yandan sosyal medya yöneticisi ve içerik üretici olarak çalışıyor, bir yandan da Onedio için çeşitli markalara uygun liste, test ve bilgilendirici içerikler hazırlıyorum. 2021 yılından beri dahil olduğum Onedio’nun dinamik yapısı, gündeme uyum sağlama hızı ve farklı alanlarda araştırmaya dayalı bilgi aktarım stratejisi beni bu alanda daha çok gelişmeye teşvik ediyor.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın