Bilimin Kadınların Regl Sorunlarına Çözüm Bulamamasının Altında Yatan Tuhaf Neden

5.9bPAYLAŞIM

Bu sorunun sebebi neden hala bulunamıyor? Bu sorunun arka planında dev bir çelişki yatıyor. Bilim insanları bu konuda çözüm üretemiyor değil, üretmiyorlar. Gelin bu konuya biraz derinden bakalım.

Her 10 kadından 9'u hayatının bir döneminde mutlaka PMS ve dismenore (regl sancısı) yaşıyor.

Bu sorun bu kadar yaygınken bir çözüm bulunmaması çok ilginç değil mi?

Bu dönemde ilaca, yatağa, eve bağımlı olan kadınların toplumda psikolojik ve ekonomik olarak da zarara sebep olduğu ortada.

Çok büyük bir işgücü kaybından bahsediyoruz.

Peki bu kadar büyük ve önemli bir sorun hakkında neden bilgi sahibi değiliz? Neden bir kistiniz, fiziksel anormaliniz yoksa her ay bayılıp kussanız bile doktorunuz sizi her şeyin normal olduğunu söyleyerek gönderiyor?

Hiç düşündünüz mü? Sonuçta bu karmaşık, tuhaf bir hastalık değil. Düşününce bilimin bu konu hakkında çaresiz olması tuhaf değil mi?

Regl sorunlarının çözümsüz ve bilinmez olmasının sebebini açıklıyoruz; bilim insanları bu konuyu araştırmak için çok meşgul!

Bu konunun arkasında seksist bir sebep olduğunu şimdiden anlamışsınızdır. Evet, bilim insanları erkeklerle ilgili "meselelerle" uğraştığından sıra buna gelmiyor.

Biraz istatistik ile başlayalım.

Erkeklerin sertleşme bozukluğu ile ilgili çalışmaların sayısı PMS ile ilgili çalışmalardan tam 5 kat daha fazla. Hem de erkeklerin sadece %14'ü sertleşme sorunu yaşıyor. Peki oran bu kadar azken niye bununla bu kadar uğraşılıyor? Cevap tabii ki erkeklerin büyüttükleri sorunları.

Sayılarla devam...

Bu büyük uçurum tedavi noktasında da eşitsizliği ortaya koyuyor. PMS'den dert yanan kadınların %40'ı tedaviye cevap vermiyor. Daha kötüsü de var. Kadınların %5 ila 8'i arasındaki bir topluluk PMS'in daha beter bir versiyonu olan PMDD (Premenstrual Dysphoric Disorder) ile hayatından beziyor.

PMDD'nin daha ağır sonuçları da mevcut.

PMDD'den mustarip kadınların %15'i intihara teşebbüs ediyor. Elbette sertleşme sorunu nedeniyle intihar eden erkekler de olmuştur, ancak bu kadar yüksek bir oranda değil.

Bu neredeyse ölümlerle sonuçlanan sorunun karşısında çözüm geliştirilememesi çok ilginç değil mi?

Bilindiği üzere dünya üzerindeki bilimsel araştırmalar bu konudan çıkar sağlayacak ya da bir sebepten bu konuyu destekleyen bağışçılar tarafından destekleniyor.

Ancak bağışçılar PMS'in var olduğuna inanmıyor!

Washington Üniversitesi'nden Psikiyatrist Kathleen Lustyk, bağışçıların bu düşüncesini açıklamak üzere; "Bu sorunun kadınların sadece aklından geçen bir şey olduğunu söylemenin süslü bir şekli olduğundan şüpheleniyorum" diyerek, konunun aslen ne kadar yüzeysel algılandığını vurguluyor. Amaaan, kadınların sorun büyütmesi işte!

Ne yazık ki tüm dünya erkekler tarafından domine ediliyor. Bu da kadın sorunlarının "daha sonra da araştırılabilir" olması demek.

Dünyanın önde gelen üniversitelerinden Yale'deki biyolog ve kimyagerlerin araştırmasına göre, ne yazık ki aynı yeteneklere sahip kadın ve erkek bilim insanlarının işe alımında erkekler ezici bir üstünlüğe sahip. Kadınların işe alınması durumunda da maaşları yıllık 4 bin dolar daha düşük düzeyde. 

Bilim dünyasındaki kadınların işleri cidden çok zor. 

İşlerini elde tutmaya çalışan kadınların aileleri ve işleri arasında seçim yapmaya zorlandığı net bir şekilde görülüyor. Bu şekilde kadınlar bilimin tamamen dışına atılıyorlar. Kadın sorunlarını araştırmak için ne yazık ki kadın araştırmacılara ihtiyaç var. Erkekler anlamadıkları bir problemi araştırmak istemiyor. Olan da kadınlara oluyor.

Peki ne yapacağız? Ağrılarımızla yatağımızda mı kalacağız?

Kız çocuklarının bilime yönlendirilmesi yetmiyor, onları kabul edecek ve işlerini zorlaştırmayacak bir anlayışa ihtiyacımız var. Umuyoruz ki her geçen gün kadınların eşitliği daha fazla kabul edilecek ve yakın gelecekte bu acılar son bulacak.

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
leceren

Biz kadınlar aramızda konuşurken ‘hastayım ya’ diye bahsederiz bu konudan fakat hiçbir dilde bu şekilde bir deyim yoktur. O yüzden regl olduğunuz dönemde mertçe reglim demekten kaçınmayınız. Sizde buradaki hastalık söylemlerinizi bence düzeltiniz. Hastalık diye bahsetmeniz pek hoş olmamış.

leceren

Biz kadınlar aramızda konuşurken ‘hastayım ya’ diye bahsederiz bu konudan fakat hiçbir dilde bu şekilde bir deyim yoktur. O yüzden regl olduğunuz dönemde mertçe reglim demekten kaçınmayınız. Sizde buradaki hastalık söylemlerinizi bence düzeltiniz

yigit-sagir

kadınların regl dönemi için honey box gibi projeler var bi bilim adamı değiller tabi :d

ersan-guney

Yine ağır saçmalamış salağın biri, belliki art niyetli ya da dikkat çekmeye uğraşan bi aptal. Önce sertleşme sorununu çözmek çok daha kolay çünkü regl ve sertleşme arasında dehşet farklar var. En basit haliyle biri sistemin kendisi ,diğeri sistemin parçasıdır ve aptal editör henüz sistemi değiştirecek durumda değil insanoğlu ama sistemin parçalarını düzeltebilir. Ama bunu oturup gerizekalı bi bakış açısıyla; bilim adamları iki gruba ayrılmış kadın erkek die ve hadi diğerine düşman olup sorunlarını görmezden gelelim demişler ve yine kadınlar ezilmişşşşş imajı yaratma çabası ağır cehallet, sığırlık ve ahmaklık içerir sadece. Bırak kadını erkeği ne zaman insan olcak senin gibiler onu merak ediyorum.

marblingg

Yıllaaarr yıllar boyu bu ağrıların en fecilerini çekmiş ve hala çekmekte olan biri olarak, ''Allahım al canımı artık'' dediğimi bilirim ağrıdan.. Acıdan bayılıp hastaneye yatırıldığım çok olmuştur.. Yediğim serumların ağrı kesicilerin haddi hesabı yok.. Neyse bir kaç sene önce yine böyle komalık olmuşum, tabi sadece regl sancısı değil aynı anda hem kan seviyem düşmüş, üstüne faranjitim şaha kalkmış boğaz iltihap içinde, üstüne bir de regl sürpriz yapmış!! Baygın hastaneye kaldırılıyorum filan.. Kan ve iltihap tedavisine başlandı, tabi benim korkunç karın ağrılarım da var, sonunda beni jinekoloğa yönlendirdiler, genç bir jinekoloğun bana söylediklerini aktarayım.

marblingg

Bazı kadınların kanalları dar bazılarının geniş olur, geniş olan doğuştan şanslılar regl dönemlerini tamamen ağrısız sızısız atlatırken dar olanlar korkunç ağrı çekerler.. Bir çoğunuzun duyduğu ''çocuk yapınca geçer'' lafı düşündüğünüz gibi şehir efsanesi değil, çocuk doğuran kadınların kanalları genişler ve ağrısız bir regl dönemi geçirir... Annem ve ablamın çocuk doğurmadan önce çok ağrılı geçen regl dönemi şimdi sıfır ağrı ile geçiyor.. Hasıl-ı kelam evlenip çocuk doğurun diyor doktorlar :P

Görüş Bildir