Beyninizi Her Zaman Genç ve Aktif Tutmak İçin Mutlaka Uymanız Gereken 10 Altın Kural

-

Bilim gelişmeye devam ettikçe, insanoğlunun da ömrü uzuyor. Peki ya beynimizin ömrü?

Dünya Ekonomi Forumu'nun araştırmasına göre, zihnin bilişsel faaliyetlerinin genç yaşta zayıflaması ya da tümden yitirilmesi olan erken bunama hastalığı, (belki de hiç düşünmediniz ama) hepimizin sandığından çok daha yaygın bir hastalık. 

Peki zihinlerimizi her yaşta dinç tutabilmek için nelere dikkat edebiliriz? Çok basit günlük alışkanlıklarımızı gözden geçirerek bunu sağlayabilmek mümkün. Bazılarını sizler için derledik.

1. Araştırmalar beyin sağlığını korumanın en iyi yollarından birinin bedeni aktif tutmak olduğunu gösteriyor.

Basitçe anlatmak gerekirse, egzersiz yaptığımızda kalp ritmimiz artar, beyne oksijen akışı daha hızlı olur, ve yeni beyin hücreleri daha çabuk gelişir. Ne kadar çok beyin hücresi üretirsek, hücrelerin yeni bağlantılar geliştirerek birbiriyle iletişim kurması o kadar kolay olur. 

Sonuç olarak beynimiz daha verimli bir hale gelir ve algılama performansı yükselir.

2. Başarının da yenilginin de duygu durumu ve zihin sağlığı üzerinde büyük etkileri var.

Örneğin, sabahını üretken geçirdiğimiz bir günün geri kalanında kendimizi çok daha iyi motive ederiz. Enerji seviyemiz yükseldikçe kendimizi daha mutlu ve cesur hissederken, enerjimiz düştükçe de kaygılı ve depresif hissederiz.

Başarının sıklığı, büyüklüğünden önemli. Kendimizi ödüllendirmek için illa büyük başarılar kazanmayı beklememeliyiz.

3. Düzenli meditasyon yapma alışkanlığı olan kişilerde dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon eksikliği dikkate değer ölçüde azalıyor.

Aynı zamanda bilişsel görevler arasında geçiş yapabilme becerileri de artmakta.

Yani beyni formda tutmak için çok ter dökmeye de gerek yok. 20 dakikalık bir meditasyon egzersizi beynimizin bilgi işleme ve hafıza işlevlerini iyileştirmek için yeterli.

4. Vücudun diğer kasları gibi, beyin kasları da kullanılmadığında kaybedilebilir.

Bunu engellemek için beyni de düzenli olarak uyarıp egzersiz yaptırmak gerekmekte. Beynimizin daha az kullandığınız alanlarına odaklanmak önemli. Örneğin yabancı dil öğrenmek, yeni bir enstrüman çalmayı öğrenmek ya da hokkabazlık yapmayı öğrenmek, beyin kaslarınızı esnetmek için birebir.

5. Algılama gücünüzü arttırmak için her gün yeni fikirler üretmeye çalışabilirsiniz.

Mesela mahallenizdeki kafeye gidin. Garsondan bir adisyon fişi alın. 10-20 dakika ilham verici bir şeyler okuduktan sonra aklınıza gelen fikirleri adisyon fişine yazmaya başlayın. Önemli olan ürettiğiniz fikirleri değerlendirmek ya da çöpe atmak değil, beyninizin rutin çalışma biçimini çeşitlendirmek. Birbiriyle alakasız şeyleri ortaya koymak da bilişsel kabiliyeti geliştirmemize yardımcı oluyor.

6. Bilişsel açıdan bakıldığında, içe kapanık ve çökkün bir duruş, depresif anıları ve düşünceleri çağırarak beyni umutsuzluğa yöneltiyor.

"Duruş" olgusunun evrimsel kökenimize, hayvanlar aleminde dominant olmak için geliştirilen beden diline kadar uzandığı söylenmekte.

Kendinizi bedensel ve zihinsel olarak güçlü hissetmek için, her saat başı duruşunuzu kontrol edin. Omuzlarınız öne doğru oturmayın. Küçük aletleri, kendinizi öne eğilmeye zorlamak yerine yüzünüze yaklaştırarak kullanın.

7. Elektronik cihazların boylarının davranışlara olan etkisini ölçmek için yapılan bir araştırmanın sonuçlarına bakalım şimdi de.

Bu araştırmada, tablet ya da akıllı telefon gibi küçük aletleri kullanan katılımcıların çökkün ve kapalı pozisyonlarda oturdukları, ve kendilerini savunma konusunda daha başarısız oldukları gözleniyor. Bu katılımcılar, deney bittiğinde gidip gidemeyeceklerini sormak konusunda da çok daha çekingen davranmışlar.

Diz üstü ve masa üstü bilgisayar gibi daha büyük cihazlarla çalışan kişiler ise daha dik oturmaya eğilimi göstermiş ve deney bitiminde ayrılırken kendinden daha emin tavırlar sergilemişler.

(Yani annelerimizin bizlere sürekli kambur durmamamızı, dik oturmamızı söylemelerinin bir sebebi varmış.) Dik oturmak enerji seviyesini yükseltip ruh halini iyileştirmenin yanı sıra, öz güveni de arttırıyor.

8. Beyni doğru gıdalarla beslemek belki de en kolay dikkat edebileceğimiz noktalardan bir tanesi.

Bilim, beynin çalışma prensipleri hakkında bizden bir önceki jenerasyona göre çok daha fazla bilgi sahibi. Örneğin artık biliyoruz ki, beynimiz yüksek antioksidan sağlayan besinler altında çok daha iyi performans gösteriyor. Bol sebze, tahıl, balık ve meyve ağırlıklı bir beslenme düzeni beynin çok daha uzun ömürlü ve aktif kalabilmesinde gerçekten de önemli.

9. Cep telefonlarının ekranlarından yayılan mavi ışınlar, uyku düzenini bozup nörolojik hastalıklara sebep olabiliyor.

Kendimizi ekranlardan uzak tutmak çok mümkün olamasa da, en azından başımızın yanında bir ekranla uyumamaya çalışabiliriz.

Cep telefonlarının beyne zararları ile ilgili pek çok hurafe ve yarı gerçek bilgi var. Kablosuz cihazların etkileri ile ilgili alınması gereken daha çok yol olsa da, akıllı telefonların ekranlarından yayılan mavi ışınlarla uykunun arasında bir ilişki olduğu, bu ışınların uyku düzenini değiştirdiği ya da bozduğu bilinen bir gerçek.

10. Beynimizin temizlenme mekanizmasının çalışması için altı ile sekiz saat arası uykuya ihtiyacı var.

Az uyuyan kişilerin beyin hücrelerinde, bunama ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklara sebep olan zararlı beta-amiloid toksinin biriktiği gözleniyor. Yetersiz uyku, beynin bu zararlı maddeyi dışarı atmasını engelliyor.

BONUS: 2015 Dünya Alzheimer ve Erken Bunama Raporu

Harita gerçekten de düşündürücü... 

Sonuç olarak ister 20, ister 60 yaşında olalım; zihni daima dinç tutabilmeye yönelik bu galeride yazılan ne kadar çok günlük alışkanlığı hayatımızın bir parçası haline getirirsek beynimizin fonksiyonelliği için o kadar iyi. 

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
erdem-a.

demek o yüzden serbest gezen köy insanları daha uzun yaşıyor.

napiyim

1. için asansör yerine merdivenleri kullanmak bile faydalı

Gizli Kullanıcı

attim fava

kafasi_guzel

beyini dinlendirmek için de müzikle dertleşin...

Görüş Bildir