Başarılı İçerik Üreticisi Ezgi Emel'in "Patates" Tweeti X'i İkiye Böldü: DEHB Tartışmasında Kim Ne Dedi?
Kötü Emeller YouTube kanalıve 'Mecbur Muyum?' podcastiyle tanınan Ezgi Emel, 5 Kasım'da X'te bir 'o yıllarda psikiyatriste gitseydim' senaryosu paylaştı. Senaryo 'patates gibi yaşıyor olurdum' diye bitince alıntılar, alıntıların alıntıları derken tartışma ertesi güne taştı. Kimi damgalama dedi, kimi aşırı tanı. Psikiyatrist de konuştu, ilaç kullananlar da, Ezgi Emel'i savunanlar da.
Tweetlerde İngilizce kısaltmasıyla ADHD diye geçen rahatsızlığın Türkçe adı dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yani DEHB. Tartışmanın öne çıkan duraklarını sırayla derledik.
Her şey Ezgi Emel'in bu tweetiyle başladı.
Ezgi Emel, okul yıllarındaki akademik zorluklarını bugün bir psikiyatriste anlatsa büyük ihtimalle DEHB tanısı alacağını, metilfenidat içeren bir uyarıcıya başlatılacağını yazdı. Tweet 236 bin kez görüntülendi.
Psikolog Gizem Sürenkök aşırı tanı kaygısını haklı buldu ama genellemeye itiraz etti.
Gizem Sürenkök'e göre iyi bir değerlendirme 'odaklanamıyorum' cümlesiyle bitmiyor, çocukluğa uzanan öykü, ölçekler ve görüşmeler gerekiyor. Ezgi Emel'in cevabı kısa oldu: 'Let's agree to disagree', yani anlaşamadığımızda anlaşalım.
Eleştirilerde en sık dönen kelimelerden biri "damgalama" oldu.
Bu tweetin sahibine göre paylaşım sistemi eleştirmiyor, profesyonel desteğe ihtiyacı olanlara zarar veriyor. Benzer alıntılarda 'ragebait', yani tepki çekmek için yazılmış paylaşım suçlaması da öne çıktı.
Esra K. tartışmayı sınıf meselesine taşıdı.
Profilinde kendini psikiyatrist ve psikoterapist olarak tanıtan Esra K.'ye göre ilaç birini patatese çeviriyorsa tanı sorgulanır ve ilaç kesilir. Asıl vurgusu ise şu: Yoksul ailelerin çocuğu için akademik başarıdaki bir aksama bütün hayatı değiştirebiliyor. Özeti de tweetin sonunda: Aşırı tanının geri dönüşü var, tanısız kalmak çoğu kişi için daha büyük sorun.
Esra K.'nin tweetini alıntılayanlar kendi hikâyelerini anlatmaya başladı.
Bu alıntı 233 beğeni aldı. Sahibi 22 yaşında tanı aldığını, ilaçla akademik başarısının arttığını ve ilişkilerinin düzeldiğini yazıyor.
"25 yıldır o ilaçları kullanıp patates olmayan ben..."
Bu kullanıcı ilaçla yaşamayı sağlıklı bulmadığını da saklamıyor, mecbur kaldığı için kullandığını yazıyor.
İlaçtan memnun kalmayan da vardı.
Bu kullanıcı lisede kendisine yazılan ilacı, gün içinde 'meyve suyuna dönüştüğü' için bıraktığını anlatıyor.
Tanı almanın o kadar kolay olmadığını söyleyenler de çıktı.
Ezgi Emel'in '%99 ihtimalle tanı alırdım' cümlesine gelen itiraz buydu: 14 yaşından beri uzmana gittiğini yazan bu kullanıcı, tanısını ancak 18 yaşında aldığını söylüyor.
Nehir ise iki tarafa birden dokundu.
Tanının ölçüleri zamanla genişlerse buna 'diagnostic creep' deniyor. Nehir'e göre çocuklukta görülen bir tanının yetişkinlikte akademik başarısı düşenlere sık konması bunun örneği. Ama 'patates' benzetmesini de kabul etmiyor.
İzzet C. Kalender, Nehir'in tweetine Ezgi Emel'in üslubunu savunarak cevap verdi.
İzzet C. Kalender'e göre her cümlesini on filtreden geçiren biri kamusal tartışma başlatamaz. Tweetin sonundaki ayrıma dikkat: Onun hedef aldığı şey 'gereksiz ilaç kullanımı'.
Ezgi Emel'e açıkça hak verenler de vardı.
En çok etkileşim alan alıntıların çoğu eleştiri olsa da bu görüşte yazanlar da oldu. Bu kullanıcıya göre ihtiyacı olan kimse bu tweet yüzünden ilacını bırakmaz.
Ezgi Emel savunmasını "20 milyar dolarlık sektör" üzerinden yaptı.
Ezgi Emel, hakim söylemi küresel bir ADHD sektörünün şekillendirdiğini yazdı. Görüşlerinin ayrıntısı için de podcastinin 'adhd tanısı almaya mecbur muyum?' bölümünü işaret etti. Piyasa raporlarında DEHB ilaç ve tedavi pazarı için son tahminler kabaca 13 ile 20 milyar dolar arasında, kapsam değişince rakam da değişiyor.
Yazışma Foucault'dan PISA skorlarına kadar uzandı.
Umut Karlıklı, Ezgi Emel'in sözlerini salgında Zülfü Livaneli'ye atfettiği Plaquenil örneğiyle karşılaştırdı. Ezgi Emel, akıl sağlığının böbrek sağlığı gibi bir alan olmadığını, filozofların ve sıradan vatandaşların da tartışması gerektiğini yazdı. Umut Karlıklı'nın cevabı üzerine son sözü PISA skorlarıyla ilgili oldu.
Ezgi Emel'in senaryosunu alaya alanlar da eksik olmadı.
Alıntılarda en çok beğeni alan mizah örneklerinden biri buydu.
Bu kullanıcı ise deneyimi ve genellemeyi birbirinden ayırdı.
Tweetin sahibine göre insanın kendi geçmişine bakıp 'iyi ki' demesi anlaşılır bir şey. İtirazı, bunun başkalarının tanısına ve tedavisine yöneltilmesine.
Peki araştırmalar ne diyor?
DSM-5 ölçütlerine göre DEHB tanısı için belirtilerin 12 yaşından önce başlamış olması gerekiyor. Erişkinlikte ilk kez konan tanıların artması uzmanların da tartıştığı bir konu. Current Psychiatry'de yayımlanan bir derleme, ABD'de erişkin tanılarının 2007-2016 arasında iki katına çıktığını aktarıyor ve geriye dönük tanının kişinin bugünkü durumundan etkilenebileceğini yazıyor.
DEHB'li erişkinlerin yaşadığı zorlukları gösteren veriler de var. British Journal of Psychiatry'de 2025'te yayımlanan bir İngiltere çalışmasına göre tanılı erişkinlerin yaşam beklentisi, eşleştirilen gruba kıyasla erkeklerde yaklaşık 6,8, kadınlarda 8,6 yıl kısa. Yazarlar, tanı alanlar arasında sağlık sorunları daha fazla olanların ağırlıkta olabileceğini, bu yüzden farkın olduğundan büyük çıkmış olabileceğini de belirtiyor.
İlaca başlamak da ilacı bırakmak da hekimle konuşulması gereken bir karar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın