Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Aysu Melis Bağlan Yazio: Bir Finansal "Fair Play" Masalı

Anasayfa
 > Spor

“Futbol sadece futbol değildir!” durmadan söylenir, durmadan deneyimlenir. Gel zaman git zaman futbola öyle paralar harcanır olmuş, futbol öyle bir endüstri haline gelmiş ki... Bazı -e biraz da- kötü yönetimler, kulüplerin gelir-gider tablolarını yönetememeye başlamışlar. Kulüplerin mali disiplinleri zaman içinde yok olmaya başlamış.

İş, UEFA’nın başına düşmüş yine. 2009 yılında çalışmalarına başlanan finansal “fair play” kriterleri, 2014-2015 sezonunda uygulanabilmiş.

UEFA’nın derdi neymiş? Denk hesap! Gelirin, giderine denk olsun, diyor kulüplere.

Ne anlayacağız yani finansal “fair play” kriterleri denilince?

Ne anlayacağız yani finansal “fair play” kriterleri denilince?

Mesela, yöneticiler ve kulüp başkanları, transfer yapmak istiyorlar. 

Baktılar kaynakları kısıtlı, para çıkışmıyor. 

Yöneticiler bundan böyle; çok istiyoruz bu futbolcuyu “ben vereyim ağabey parasını” diyemeyecek, kulüp için cebinden harcama yapamayacak. Bunu anlıyoruz.

Kulüp başkanlarının yine cebinden çıkarıp kulübün açıklarını kapatmaya çalışması, kulüp geliri sayılmayacak.

Alın size altın kural: Gelirden daha fazla borçlanılmayacak.

Hiçbir futbolcu, kulüp ya da yasal otoriteye vadesi gelmiş borç bulunmayacak.

Böyle borçlar varsa, transfer cezası alınacak.

Biz tabi sabah bir uyanıyoruz... Tüm manşetler aynı! X kulübe transfer yasağı! Neden? 

Finansal “fair play” kriterlerini yerine getirememiş.

Hepimiz bilelim ki; bu kriterler bir sır, sürpriz değil kulüpler için. 

Bakın işte UEFA, 2009’dan beri hazırlamaya çalışıyor kulüpleri.

Yetmiyor, uyum süreçlerinde anlayış dahi gösteriyor kulüplere.

Bu sene camia olarak transfer yasağı almadık, UEFA bize pek bakmıyor; öde başkanım öde UEFA görmüyor, yok tabii.

Bu kriterlerle, sürekli bir mali yönetim becerisi ve tüm zamanlarda “denk hesap bilgilendirmesi” görmek istiyor UEFA.

Bu kriterlerle, sürekli bir mali yönetim becerisi ve tüm zamanlarda “denk hesap bilgilendirmesi” görmek istiyor UEFA.

Zamanı gelince, transfer bitti; arkamıza yaslanabiliriz de denilemiyor. Zira, futbolculara yapılacak maaş ve prim ödemeleri, toplam gelirin yüzde yetmişini de geçemeyecek, iyi mi?

Diyelim ki; kulüplerden biri stadyum yapmış o sene. Çok güzel ama mabet. Altyapı ve antrenman sahalarına yatırım harcamaları yapanlar var mesela. O zaman?

Gelir ve giderin baş başa noktası hesaplara dâhil edilmeyecek. Bu tip yatırımlar da oldukça anlayışla karşılanıyor gördüğünüz üzere.

Elbette, böyle söylendiği gibi kolay değil finansal “fair play” kriterlerini birden bire yerine getirmek. Bu sebeple UEFA, kulüplere aşamalı geçiş hakkı da tanımış.

Bunca iyi niyetin karşılığı olarak ise; yerine getirilmeyen kriterler için UEFA Avrupa kupalarına katılmaktan men edilmek de her daim gündemde!

Türkiye’de mali meseleler konuşulmaz. Adeta teamül olmuş.

Biz finansal “fair play” konuşmuyoruz diye, biz mali meseleleri halıların altında tepe yapıyoruz diye ne oluyor peki, biliyor musunuz?

Yıllar yılları kovalarken, ahir ömrümde, iki kez katılma imkânı bulduğum bir kongre var. 

Uluslararası Futbol Hukuku Kongresi.

Buraya dünyanın dört bir yanından gelen avukatlar, yaptıkları sunumlarda konu Türk kulüplerinin mali durumlarına gelince yine bir teamül olarak gülüşüyorlar. Biliyor musunuz?

Twitter

Instagram

Instagram

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
7
5
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?