Yargıtay'dan Apartmanda Yaşayan Herkesi İlgilendiren Emsal Karar: Balkonunu İzinsiz Boyayan Cebinden Ödeyecek
Balkonunu komşularına sormadan istediği renge boyayan kat malikleri için işler sanıldığı kadar basit değil. Kat Mülkiyeti Kanunu, balkonların dışarıdan görünen yüzeyini binanın ortak alanı sayıyor; Yargıtay'ın bu yöndeki değerlendirmelerinde ise mimari bütünlüğü bozan uygulamaların eski haline döndürülmesine karar verilebiliyor. Üstelik boyanın sökülme masrafı da, davanın yargılama giderleri de değişikliği yapan kat malikinin cebinden çıkıyor. Apartmanda oturan milyonları ilgilendiren kural, tek bir istisna dışında oldukça net.
Kaynak: Mynet
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 4. maddesi, balkonun dışarıdan görünen yüzeyini de binanın ortak alanı sayıyor.
Kanunun bu maddesine göre binanın dış duvarları, çatısı, kapıları ve yapının mimari dış görünümünü meydana getiren bütün bölümleri ortak alan kapsamında değerlendiriliyor. Daireye ait balkonların dışarıdan görülebilen yüzeyleri de bu tanımın içine giriyor.
Sonuç olarak balkonu binanın mevcut renklerinden tamamen farklı bir tona boyamak, yalnızca daire içinde gerçekleştirilen kişisel bir dekorasyon tercihi olarak görülmüyor. Tapuda balkon sizin adınıza kayıtlı olsa bile, o yüzeyin sokaktan görünen kısmı binanın tümüne ait bir unsur kabul ediliyor.
Mimari ve estetik bütünlüğü bozan renk değişiklikleri de tam bu noktada hukuki uyuşmazlığa dönüşüyor.
Yönetim planında aksi yönde özel bir hüküm yoksa, diğer kat malikleri doğrudan mahkemeye başvurabiliyor.

Binanın mevcut ve orijinal rengine uymayan uygulamalara karşı dava açma hakkı, apartmanın yönetim planında aksi yönde bir düzenleme bulunmaması halinde diğer kat maliklerine tanınıyor. Bu tür anlaşmazlıklar Sulh Hukuk Mahkemelerine taşınıyor.
Yargıtay'ın dış cephedeki mimari ve estetik bütünlüğü bozan uygulamalara ilişkin değerlendirmelerinde, yapılan değişikliğin eski hale getirilmesi yönünde kararlar verilebiliyor. Balkonunu tek taraflı olarak farklı renge boyatan kat maliki de uygulamayı kaldırarak balkonu binanın orijinal rengine döndürmek zorunda kalıyor.
Mynet'te yer alan bilgilere göre; yük bununla da sınırlı kalmıyor: eski hale getirme işleminin masrafının yanı sıra dava sonucunda ortaya çıkan yargılama giderleri de ilgili kat malikine yükleniyor. Pratikte bu, bir kez boyama, bir kez de eski rengine döndürme masrafı demek oluyor; mahkeme ve avukatlık giderleri de üstüne biniyor.
Rengi gerçekten değiştirmek isteyenler için tek yol var: kat maliklerinin beşte dördünün yazılı onayı.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesi, bina genelindeki kat maliklerinin beşte dördünün yazılı onayının alınmasını şart koşuyor. Kararın yalnızca sözlü olarak alınması yeterli sayılmıyor; Kat Malikleri Kurulu toplantısında alınan kararın karar defterine işlenerek resmiyet kazanması gerekiyor. Tapu müdürlüğünde bulunan yönetim planının incelenmesi ve dış cephe renklerinin değiştirilmesini kesin biçimde yasaklayan özel bir hükmün bulunmadığından emin olunması da önem taşıyor.
Bütün bunlar, balkonunu boyatmak isteyen herkesin komşu kapılarını tek tek çalması gerektiği anlamına gelmiyor. Zamanla kirlenen, boyası dökülen veya yıpranan balkonların yenilenmesi rutin bakım ve onarım kapsamında değerlendiriliyor.
Buradaki tek şart, yeni boyanın binanın mevcut ve orijinal renk koduyla uyumlu olması. Orijinal renk korunarak gerçekleştirilen boyama işlemleri ana gayrimenkulün korunmasına yönelik bakım ve onarım sayıldığı için ayrıca izin prosedürüne tabi tutulmuyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın