Annene Hediye Almıyorsun, Onu Yeniden İşe Alıyorsun
Anneler Günü yaklaşıyor. Reklamlar başladı bile.
Televizyonu açıyorsun: “Annenize en iyisi yakışır!”
Altında ne var? Çamaşır makinesi.
Bir başka marka: “Onun emeğini hafifletin.”
Altında? Süpürge.
Bir diğeri: “O her şeyi düşünür.”
Altında? Bulaşık makinesi.
Bir durup düşünmek gerekmiyor mu gerçekten?
Bu bir kutlama mı… yoksa bir rol hatırlatması mı?
“Anne” mi kutlanıyor, yoksa “hizmet” mi?
Toplum olarak çok tehlikeli bir şeyi normalleştirdik:
Anneliği bir insanlık hali olmaktan çıkarıp bir görev listesine dönüştürdük.
Anne = yemek yapan
Anne = evi temizleyen
Anne = herkesi düşünen
Anne = yorulmayan
Anne = şikâyet etmeyen
Ve Anneler Günü geldiğinde…
Biz bu listeyi ödüllendiriyoruz.
Ama dikkat et:
Kadını değil,
Sevgiyi değil,
Varlığını değil…
Yaptığı işleri ödüllendiriyoruz.
Bu çok ince ama çok sert bir ayrım.
Hediye mi veriyoruz, mesaj mı?
Bir anneye süpürge almak ne demek biliyor musun?
Şu demek:
“Senin yerin burası.”
“Senin değerin buradan geliyor.”
“Sen ne kadar temizlersen, o kadar kıymetlisin.”
Bu bir hediye değil.
Bu, toplumun yıllardır yazdığı senaryonun yeniden sahnelenmesi.
Ve en acısı ne biliyor musun?
Bu durum o kadar içselleştirildi ki…
Birçok anne artık bunu sorgulamıyor bile.
“Ama pratik, işe yarıyor” diyorsan…
Evet, işe yarıyor.
Ama mesele zaten bu değil.
Anneler Günü bir “ihtiyaç giderme günü” değil.
Bir “duygu hatırlatma günü.”
Eğer annenin hayatını kolaylaştırmak istiyorsan
bunu yılın 365 günü yaparsın.
Ama yılın bir günü gelip
“Senin hayatın temizlik zaten, al sana daha iyisi” demek…
Bu sevgi değil.
Bu sistemin devamı.
Anneler yoruluyor. Ama kim yoruyor?
Toplum yıllardır şöyle diyor:
“Anne kutsaldır.”
Ama aynı toplum şunu da yapıyor:
Onu yalnız bırakıyor.
Onu görünmez kılıyor.
Onu sadece “veren” pozisyonuna sıkıştırıyor.
Sonra yılda bir gün…
Bir blender alıp vicdan rahatlatıyoruz.
Kusura bakma ama bu kutsallık değil.
Bu rahatlatılmış suçluluk.
Belki de ilk kez şunu yapmalıyız
Bu Anneler Günü’nde şunu deneyelim:
Annenin yaptığı işleri değil, kim olduğunu konuş
Ona bir şey almak yerine, onunla vakit geçir
“Sen olmasan ne yapardım?” yerine,
“Sen kimsin, ne istiyorsun?” diye sor
Çünkü çoğu anneye hayatı boyunca bu soru hiç sorulmadı.
Ve en sert gerçek:
Anneler Günü’nde alınan birçok hediye,
annenin değerini yükseltmiyor.
Sadece onun yükünü daha verimli hale getiriyor.
Son söz
Anne olmak bir görev değil.
Bir kimlik, bir duygu, bir varoluş hali.
Ve hiçbir varoluş…
bir elektrikli süpürgeyle kutlanmamalı.
Bu yıl belki de ilk kez şunu yapalım:
Annelerimizi değil,
anneliğe yüklediğimiz yanlış anlamları sorgulayalım.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

