Açlık, Dayak ve Yalnızlık: Babasının 13 Yıl Boyunca Bir Odaya Kapattığı Kız Çocuğu Genie Wiley'nin Dramı

-

ABD tarihinin en korkunç öykülerinden biridir... Genie Wiley'nin hayatı! İsmi olayların yaşandığı günlerde ve sonrasına asla açıklanmayan bu küçük kız, babası tarafından bir odaya kapatılıp ergenlik çağına kadar dünya ile hiç bağ kurmamıştır. Sonra bir gün tüm dehşet ortaya çıkar ve Genie'nin işkence dolu ilk yılları hayatı boyunca yaşayacağı bir drama döner... 

TLC'de detayları ile izleyebileceğiniz belgeselin yanında, 1997 yılında Walter Cronkite'ın hazırladığı belgeselden sizler için derledik.

Kaynak: https://firsttoknow.com/the-feral-child-...

Genie, 1957 yılında dünyaya geldi. Sadece 1 buçuk yaşındayken zihinsel engelli olduğunu düşünen babası onu evin bir yatak odasına kilitlemeye başladı.

Yatak odasın, evin arka kısmında kalıyordu.

Odada sadece tavuk telinden yapılmış kapaklı bir beşik ve lazımlıklı bir sandalye vardı.

Camlar güneş girmemesi ve komşuların bu vahşete tanık olmaması için alüminyum folyo ile kaplanmıştı. 

Babası sürekli olarak kucağında bir silah ile oturuyor, sık sık Genie'yi bir sandalyeye bağlıyor, küçük kız herhangi bir ses çıkardığında ona kalın bir tahta parçası ile vuruyordu. 

Genie tam 12 yıl boyunca bu odada kapalı kaldı. Dış dünya ile hiçbir iletişimi olmadı, konuşmayı, koşmayı ya da birçok basit beceriyi öğrenemedi. Sürekli işkence gördü ve aç bırakıldı....

4 Kasım 1970'te hemen hemen tamamen kör olan annesi, devlet yardımı almak için başvuru yapınca tüm karanlık ortaya çıktı. 

Sosyal işlerde çalışan bir görevli aile ile görüşmeye gitti ve Genie'nin durumunda dehşet verici şeylerden şüphelendi. 

13 yaşındaki genç kızın altında bez bağlıydı, herhangi bir dil konuşamıyordu ve vücut hareketleri bir bebeğinki ile aynıydı. Sosyal işler çalışanı Genie'yi 6 yaşında otizmli bir çocuk sanmıştı. 

Sosyal işler müdürlüğünün bu korkunç olayın farkına varması polisi de hareketlendirmişti. Eve giden şerif, tüm perdelerin sürekli kapalı tutulduğunu ve evin karanlık olduğunu gördü.

Genie'nin abisi evi 'Nazi kampı' olarak tanımlamıştı.

Doktor kontrolü altına alınan 13 yaşındaki Genie'nin, 8 yaşındaki bir çocuğun gelişimini gösterdiği ve sadece 26 kilo olduğu kayıtlara geçti.

ABD bilim dünyası için kaçırılmayacak bir fırsat haline gelen bu sıra dışı vaka, ünlendikçe daha çok doktor Genie'nin peşine düştü. 13 yaşına kadar vahşi bir hayvan gibi yetiştirilen bu kızı incelemek istiyorlardı.

Bu sırada Genie'nin hem annesi hem de babası çocuk istismarı yüzünden tutuklandı.

Fakat baba Clark Wiley mahkemeden bir gün önce kendini vurdu ve ardında şu intihar notunu bıraktı: "Dünya hiçbir zaman anlamayacak."

Böylece evin içinde yaşanan dehşet verici olaylar, baba Clark Wiley ile birlikte sonsuza dek yok olmuş oldu. 

Artık Genie'nin başına gelenleri tam olarak bilmenin hiçbir yolu kalmamıştı.

Görme engelli olduğu için annenin tutuklanma süreci ve cezası daha sonra geri çekildi. Genie'nin araştırılması için devlet tarafından bir grup bilim insanı görevlendirilmişti.

UCLA dil bilimleri bölümü mezunu Susan Curtiss de işte bu ekipten bir bilim insanı. Hatta Genie ismini bu genç kıza o vermişti. Yaşadıklarını ise şöyle anımsıyor;

"Ona 'lambadaki cin' adını verdim çünkü o da sanki çocukluğunu geçtikten sonra toplumun içine bir lambadan çıkan bir canlı gibiydi. Onunla daha çok ilgilenebilmek için elimizden geleni yaptık. Fakat onlarca bilim insanı sıraya girmiş, çocuk oradan oraya sürüklenmeye başlamıştı." 

Genie 1970'li yıllarda çocuk ve gençlerde gelişim uzmanı Dr. David Rigler'in gözetimi altında işaret dili öğrendi ve 14. yaş gününü Los Angeles Çocuk Hastanesi'nde kutladı.

Fakat hükumet, olayın popülerliği geçtikten sonra Genie için harcanan ödenekleri 1974 yılında kesecek ve doktorlar çaresiz kalacaktı.

Genie bu noktadan sonra onlarca koruyucu aile, kurum ve bakım evi gezmek zorunda kaldı. 

1977 yılında koruyucu ailesi, kustuğu için Genie'ye fiziksel şiddet gösterince genç kızın konuşma yeteneğinin ilerlemesi tamamen durdu.

Fakat en dramatik olay henüz yaşanmamıştı... 18 yaşına geldiğinde Genie annesinin yanına gönderildi, annesi ise tüm o işkencelerin geçtiği evde yaşamaya devam ediyordu.

Orada yaşadıklarını ise kimse bilmiyor... Travmalarının tekrar tetiklenmesi ile Genie muhtemelen daha da kötüleşti ve zihinsel engellilerin bulunduğu bir kuruma gönderilmesi gerekti.

Genie'nin en son olarak güney Kaliforniya'da bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde bulunduğu duyulmuştu. Fakat konu ile ilgili çalışan hükumet yetkilileri daha fazla detay vermiyor...

Hayatının ilk 11 yılını işkence, izolasyon ve korku içinde geçiren, hayatı ondan çalınan bir kadının akıbetini maalesef artık kimse bilmiyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hakki-cakanli1

Kesinlikle zihinsel engelli olan babasıymış, kızın kendisi değil. Orospu çocuğu! 1,5 yaşındaki çocuk zihinsel engelli olsa ne olacak, sopayla mı iyileştireceksin?! İntihar ettiği andan beri dilerim zebaniler de ona aynısını yapıyordur. Bu kızın onca durumdan sonra kaderine teslim edilmiş olması ise insanlık suçu resmen.

ahmet.burma.9

Pamuk yerine notu kıçına tıkayıp öyle gömseydiniz.

yesim-acun

onlar, pamuk tıkamıyorlar:)

ahmet.burma.9

O kısmı atlamışım. Ama ziyanı yok bence uygulanabilir. :)

enk-capital

Yazık gerçekten. Yapabilen herkesin dünyaya bi çocuk getirmesi acı bi durum. Keşke sadece anne babalığa yeteneği olanlar bunu yapabilse.

gzd1

Kimse kızı düşünmemiş.. çok üzüldüm ailelerimizi seçemiyoruz maalesef

arslanoglu

devlet nasıl et atmaz yahu

Görüş Bildir