Acı Kaybımız! Dizi Sektörünün Son Kurbanı #HiLeon ve Vatanım Sensin Fiyaskosu

-

Vatanım Sensin'in son bölümü öyle bir fiyasko oldu ki; izleyiciler sosyal medyada adeta kazan kaldırdı. Haftalar öncesinden senaryonun gidişatındaki aksaklıkları belirttiğim için eleştirilmiştim fakat bu gece maalesef ki haklı çıktım, sevgili Onedioperverler... 

Vatanım Sensin adeta kendi kendisinin ipini çekti... 

Son dönem dizi sektörümüzün en sağlam kadrolu, en güzel hikayeli dizisine veda etmeden önce şöyle bir dönüp bakalım...

Her hafta bir sosyal medya etiketiyle kendisine yer bulan ve ağır ses getiren dizi, bu hafta #BirVatansever etiketiyle bahsedildi. Fakat bu sefer bir farkla...

Her hafta diziye övgülerle sosyal medya platformlarını dolup taşıran izleyiciler, bu hafta fazlasıyla tepkiliydi.

Bu bölümün tepkiyle karşılanmasının ilk sebebi olarak fragman ve bölümün içeriği arasındaki uçurumu gösterebiliriz.

Zira seyirci kendini iyice aptal yerine konmuş gibi hissetti.

Hele hele Azize'nin yine gerçeklerden haberdar olamama sahnesi öyle zorlamaydı ki...

Mevzu artık iyice sakıza çevrilmiş oldu! 

Yahu zaten muhteşem bir hikayeniz var, potansiyeli ise muazzam; daha ilerleyecek, savaş iyice kızışacak, genç çocuklar var, Mustafa Kemal var... İlham alınacak onlarca şey varken seyirciyi böylesine aptal yerine koymak, işi laçkalaştırmak ve seyircinin sabrını sınamak neden?! 

Artık dizinin mutfağında neler dönüyor, neden hikayeyi mahvetmek pahasına da olsa bölümleri böyle uzatıyorlar bilemiyoruz fakat kesinlikle bu sefer işin tadı kaçtı.

Lakin tüm bunlar bir kenara... Asıl ayıp, Hilal ve Leon çiftine yapılan oldu.

#HiLeon, çok çok büyük bir hayran bir kitlesine sahipti. Boran Kuzum da, Miray Daner de öyle kimyaları uyuşan ve umut vaat eden gençlerdi ki bunu da sonuna kadar hak ediyorlardı.

Türk dizilerinde görmeye alışık olduğumuz yüzeysel aşklara inat; Hilal ve Leon'un iletişimi öylesine derindi ki...

Birbirini besleyen, bazen çatışan fakat paylaşacak çok şeyi olan zihinlerin birlikteliğiydi resmen... 

"Saçın başın kara gözün" arabeskliğinden ve görsel çekimden uzak, iki ruhun birbirini tanımasını ve tüm engellere rağmen birbirlerine çekilmelerini hayranlıkla izliyorduk.

Savaşın yıprattığı iki çocuktu Hilal ve Leon... Birbirlerini anlamaya çalışmaları ve sevmeye başlamaları, savaşın bitimini ve barışı simgeliyordu.

Yeni, barış dolu bir dünyanın umudunun sembolleriydiler anlayacağınız.

Toplumun onları sıkıştırdığı rollere sığamayacak kadar da karakterli gençlerdi.

Türk dizilerinde gördüğümüz eften püften konulardan dertleri olan, boş isyancı ergenler gibi değillerdi. Onların öfkesi de, acısı da çok gerçekti.

Leon, eline silah almak istemeyen ve sadece barışı özleyen askerdi. Hilal, asla insanların ondan beklediği "hanım hanımcık" kalıplarına girmeyecek bir savaşçıydı.

Aynı yerden yaralanmışlardı.

Sevmeyen bir baba ve acılar içinde bir anne... Ortak noktaları dahi buydu!

Ortak zevkleri vardı; ikisi de gerçek birer entelektüeldi. Edebiyat eserleri paylaşıyor, felsefe tartışıyorlardı.

"Yawru aliim mi seni?!" tarzı ilişkileri önümüzde aşk diye sunan dizilerden bu şekilde de ayrılıyordu işte.

Günümüz dizileri zorbaca hareketleri ve adeta istismara varan kaba davranışları "aşk" diye sunarken; Leon'un Hilal'e nasıl da zarif davrandığını görüyorduk.

Bir kadın olarak onun karakterine, mücadelesine ve fikirlerine saygı duyuyordu. "Elbette duyacak!" diyeceksiniz, haklısınız da! Fakat günümüz dizilerinde kaç çift bu şekilde davrandırılıyor?

Her şeyin hızlıca yaşanıp tüketilmediği bir dönemde geçtiği için, bu hikayemizde ağızdan çıkan bir kelimenin dahi yarattığı heyecan büyüktü!

Gençliğin ateşi işte böyle...

Lakin bu gece itibariyle, dizinin senaristi Leon ve Yıldız'ın evlenmesinin yolunu yaparak bu güzel çifti yok etmek adına ilk adımı attı.

"Sonradan değişir" falan diyecekseniz, yaşananlar o kadar kolay unutulmaz arkadaşlar. Hele hele işin içinde Yıldız varsa...

Kısacası koskoca Hilal ve Leon'un mücadele, arayış, masumiyet ve aşk dolu hikayesi resmen Aşk-ı Memnu'ya çevrildi.

Dizinin hayranları  #HiLeonuKirletmeyin diye etiket dahi açtı.

Bu savaşın gerçekten de mağlubu siz oldunuz çocuklar...

Ciddi anlamda yazık oldu mis gibi hikayeye!

Ünlüler dahi sessiz kalamadı.

Büyük risk alan dizinin akıbeti şu noktadan sonra ne olur bilemiyoruz; zira Ekşi Sözlük dahi pek çok platform öfkeli izleyicilerle doldu!

Pek çok kişi diziyi bırakacağını söylüyor!

Bu izleyici sizi unutmayacak #HiLeon!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
haydari-kerrar

Ekşi sözlük bile tepkili ne demektir yahu?

karacambaz

bilmiyorsun galiba editör emir büyük yerden dizide baş kaldırı ve uyanış olduğu için baş muhtar tarafından sakıncalı bulunmuş. ben öyle duydum...

hipergrafi

Bizim dizileriniz bu. Çiftin kavuşamayışını, kavuşur gibi oldukça bir yanlış anlaşılma ile ayrı düşmelerini, ortaya çıkmayan gerçekleri, bir şekilde çıkacak zannettirilip hiç bir haltın olmayışı üzerine sakız gibi uzadıkça uzatılıyor. Yeni yeni başladı bir kaç bölümde tüm gerçeklerin küt küt ortaya çıktığı diziler. Vatanım Sensin bu yoldan yürümemeyi eski taktiği uygulamayı tercih etti. Yapılacak bir şey yok.

miralay-ra

istanbul üniversitesi arşivleri halka açık , lütfen gidip fotoğraflara ve metinlere bi bakın..Yunan askerinin İzmir de halka nasıl davrandığına nasıl canlı canlı yakıldığına , kundaktaki bebeklerin nasıl süngüye çekildiğine , ihtiyarların nasıl atlarla sürüklenerek işkenceyle ödürüldüğüne bir bakın..Bir de şu skimsonik dizide ki elma şekeri yunan askerine ...

derin-a-clk

çok saçma mantık hataları da cabası. Elinde muazzam bir kadro ve çok verimli konu bir konu var. ekşi sözlükte o kadar isyan ettim artık daha da yazacak enerjim kalmadı...

Başlıklar

Aşk-ı MemnuSavaşSosyal Medyaanneaşkdizifragman
Görüş Bildir