Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

9 Maddede Zamanın Ötesinden Gelen Ölüm Mesajlarıyla Dolu Haberci Rüyalar ve Teknikleri

 > -

Bilinçaltı, günlük hayatta karşımıza çıkan en ufak detayları dahi kaydeder. Rüyamızda ise, bilinçaltımızın kaydettiği olay ve kişileri farklı şekillerde ve daha yoğun bir biçimde yeniden canlandırmasını izleriz. Bunun yanında beynin, uyku sırasında zaman ve mekânı aşarak birtakım mesajlar alabildiği söylenir.

Zamanın Ötesinden Gelen Haber

Tarihler 25 Haziran 1947 gösterdiğinde, döneminin en ünlü boksörlerinden olan Ray Robinson, kan ter içinde yataktan kalktı. Uyandığında, gördüğü rüyanın etkisiyle şok olmuştur. O günün akşamında Jimmy Doyle ile şampiyonluk maçına çıkacak olan Robinson’un gördüğü rüya, açık bir şekilde gaipten haber niteliği taşıyordu.

''Seyirciler Bağırıyorlardı: Öldü... Öldü..''

Robinson o gece gördüğü rüyadan şöyle bahsediyor:

‘’Doyle ile birlikte ringde bulunuyordum, hedefi bulan bir kaç yumrukla onu sarsmıştım, donuk bakışlarla bir süre sendeledikten sonra yere yığılıverdi. Bense ne yapmam gerektiğini kestiremedim. Şaşkın şaşkın bakıyordum. Hakem 10’a kadar saymak üzere rakibime yaklaşmıştı. Doyle ise hareketsiz yatıyordu. Seyirciler bağırıyorlardı: ‘ Öldü… Öldü…‘’ 

Robinson, gördüğü bu rüya yüzünden dehşete kapılmıştı. Rüyanın etkisi ile maçın iptali için çok uğraşsa da maç için her şey hazırdı ve iptali maalesef söz konusu değildi.

Ve Maç Başlıyor..

Aynı gün akşamı, şampiyon ile rakibi 7 raunt boyunca yumruklaştılar. 8. rauntta Robinson rakibinin bir açığını yakaladı: Doyle’un midesine ve yüzüne indirdiği iki yumrukla sersemlettikten sonra, çenesine indirdiği sol kroşe ile yere serdi. Doyle, devrilen bir ağaç benzeri yere yığılırken başını yere vurmuştu. Robinson ayakta duruyordu ve tıpkı rüyada olduğu gibi ona bakıyordu. Hakem 4’ e kadar saydığında Doyle sanki ulaşılması imkânsız bir şeyi aramak için kımıldadı ve tekrar yığıldı. Boksör, ertesi gün öğleden sonra ölmüştü. 

Not: Bu trajik olaydan fazlasıyla etkilenen Ray Robinson, sonraki 4 maçın gelirini Jimmy Doyle’un ailesine bağışlar.

Bu maça ait kesitlerden oluşan bir video.

Tarih, Haberci Rüyalardan Etkilenen Liderlerle Dolu

Tarih boyunca, birçok ünlü devlet adamı, haberci rüyalardan etkilendiler. Hitler, 1. Dünya Savaşı sırasında bir onbaşı iken, rüyasında yaralandığını görmüştü, gerçekten de ertesi gün yaralandı. Arşidük Ferdinand ve Abraham Lincoln, ölümlerinin birer suikastla olacağının rüyasını önceden görmüşlerdir. Jül Sezar’a ise, karısı Calpurnia, öldürüleceğini rüyasında gördüğünü ve senatoya gitmemesini söylemişti.

Ölüme Giden 40.000 Kişi

İngiliz havacılığının öncüsü J. W. Dunne kültürlü ve güvenilir bir insandı. Dunne, gelecekle ilgili birçok rüya gördüğünü iddia ediyordu. Bir savaş esnasında, sonradan büyük yankı uyandıracak olan kitabında öykülendireceği bir rüya görmüştür. 

Rüyasında patlamak üzere olan bir yanardağa bakıyordu. Sonrasında Dunne, yakınlarda bulunan bir adadaki Fransız yetkililerine, zorda olan 4.000 kişilik bir birliğe yardım için gemiler göndermeleri gerektiğini söyleyerek ümitsizce yakarıyordu. Uyandığı zaman hâlâ yalvarmaya devam etmekteydi. 

Sonradan kampa gelen İngiliz gazetelerinde, Dunne’nin gördüğü rüyayı andıran bir haber yer alıyordu. Daily Telegraph, haberi büyük başlıklarla ” Martinika’da korkunç bir yanardağ patlaması” şeklinde duyuruyordu. Haber küpüründe, Fransız Antil adalarının birinde bir yanardağ patlamasının 40.000 kişinin ölümüne yol açtığı yazmaktaydı; yani Dunne’nin rüyasındaki rakama bir sıfır daha ekleniyordu.

Bu Mesajların Kaynağında Ne Var?

Rüya, bilinçaltından derin etkiler alır. Ama, çok daha ötelerde anlamlar taşır. Olaylar, çoğu zaman gerçekdışı mekânlarda oluşmasına rağmen, geleceğe yönelik bilgiler ortaya koyarlar. İlginçtir, birçok rüya günlük realitelere uygun değillerdir ama aslında gerçekleri yansıtırlar. 

Peki bu mesaj nereden geliyor? Bizden mi? Başka zihinlerden mi? Tanrılardan mı? Ölülerden mi? Her şeyden önemlisi, kaynağı ne olursa olsun, bu mesajları en iyi şekilde nasıl yorumlayabiliriz? Tarih bu konuda örneklerle dolu: Rüyalarında mısra düşüren şairler, konu kuran yazarlar, melodi yakalayan müzisyenler... Sonuç olarak, görünürde bilinçsiz hayal gücü ile düşünce sentezi olan rüyalar, çoğu kez orijinal bir hamle oluşturmaktadır.

Rüya Kabilesi: Senoi Halkı

Senoi halkının yaşamları, rüyalar ve yorumları üzerinde kurulu bir felsefe içeriyor. Rüyalar, Senoi halkının yaşamlarındaki en önemli olayları ve anlık kararları yönlendiren bir unsur niteliği taşıyor. Rüyaların yorumlanması, kabile halkının en önemli faaliyeti olarak biliniyor. Birçok araştırmacının yaptığı incelemeler sonucu, bu halkın sosyal yaşamında şiddetin ve saldırganlığın yeri olmadığı ortaya çıktı. Yaşamlarının ilk yıllarından başlayarak çocuklar rüyalarını anlatmak için teşvik ediliyorlar. Senoi halkının psikolojik ve sosyal istikrarının kaynağı olduğu sanılan diğer bir olay da, rüyaları denetim altına alabilmek için gerekli tekniğin o yaştaki çocuklara aşılanmasıdır.

Rüyayı Denetlemenin 3 Tekniği

Araştırmacı Patricia Garfield’e göre, bu tekniklerin temelinde 3 ilke vardır: “Teknolojiye karşı koyup ona hâkim olmak, zevke doğru ilerlemek ve olumlu sonuca ulaşmak.” 

  • Tehlikeye karşı koyup ona hâkim olmak ilkesi, rüya gören kişinin korkularını yenmesine yardımcı olur. Örneğin, bir çocuk dehşet içinde rüyasında kaplandan kaçtığını hemen anlatırsa, o rüyayı tekrar yaratılması öğretilir, başarabildiği takdirde ise saldırı karşısında kaçmadan, kaplana karşı direkt saldırıya geçmesi söylenir. Gerektiği takdirde rüyasında arkadaşlarından yardım isteyebilir, ama asla kaçmaması gerekir. Bu yolla çocuk, kâbusu yapıcı bir kendine güven dersine dönüştürmeyi öğrenir.

  • İkinci ilke, rüya gören kişinin korkusunu coşkuya çevirebilmektedir. Rüyada boşluğa doğru düşmek hissi, bir Senoi için özgürce ve sarhoşça bir uçuş hissine dönüşebilmektedir. Bu kural özellikle cinsel doyumu cesaretlendirmektedir. Senoililer, bilinçaltının fantezilerini doğal olarak kabul etmeye başladıkları andan itibaren, rüyaları “ben”i oluşturan birimlerin çeşitli durumlarının yansıması olarak nitelendirmektedirler. Rüya sırasında kişi yalnız olmalıdır. Hiçbir hareket yasak değildir. Bu şekilde, bastırılmış olan tüm uyarılar tam anlamıyla özgürlüğe ulaşır. 

  • Üçüncü prensip, rüya gören kişinin, kötü durumları kendi adına avantaja dönüştürmesine yardımcı olur. Eğer rüyasında düşman tarafından yaralandıysa, ondan biraz daha güç eksilttiğini düşünerek rahatlayabilir.

Rüya Laboratuvarları

Günümüzün çağdaş insanının rüyaları Senoililer gibi manipüle ederek yaşam biçiminin değiştirebileceğini tartışıyorlar. Bu teorinin savunucularından Kaliforniyalı psikolog Eric Greenleaf, Senoililerin tekniğini kullanan bir rüya laboratuvarı kurmuştur. Rüya görenler burada birbirlerine yardım ederek en korkunç kâbuslar karşısında sakin bir tavır takınmayı öğrenmektedirler. Rüyalardaki ürkütücü görüntüler üzerinde fanteziler kurularak rüyalarında tekrar görüntülenmesine çalışılmakta ve bu rüyalarda onlara karşı yapıcı tavır takınılması kazandırılmaktadır. Eğer bu tekniklerin insanların korkularını yenmeye yardım edebildiği sonucu ortaya konulabilirse, rüyalar gerçekten çağdaş insanın can simitleri olabilirler.

Kaynak: Bilinmeyen Dergisi, Sayı 69

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

5 gün sonra babam öldü. Hastaydı zaten ama ben hiçbir zaman öleceğini düşünmemiştim. Daha 13 yaşındaydım ve onun ölmesi fikri bana çok imkansız geliyordu. Cenazesi çok kalabalıktı, birkaç kişi dışında herkes siyahlar içindeydi. Mayıs ayıydı ve hava çok güzel derken korkunç bir yağmur yağdı. Mezarlıkta ayaklarım çamurlara bata çıka babamın yanına gittim, gördüğüm son şey abimin onu kucaklayıp mezara koyuşu oldu. İçimdeki acının nedenini o zaman daha iyi anladım ama ağlayamadım. Donup kaldım, ağlayamadım....

Gizli Kullanıcı

Bundan 7 yıl önce bir rüya görmüştüm. Rüyamda siyahlar içindeki insanlardan oluşan büyük bir kalabalığın içindeydim. İçimde derin bir acı vardı ama nedenini bilmiyordum. Herkes üzgün görünüyordu ve ben bunu anlamaya çalışıyordum. Kalabalığı takip ettim. Biraz daha yürüdükten sonra bir mezarlığa geldiğimizi anladım, acım ikiye katlandı. Birisi ölmüştü ama kimdi bilmiyordum sadece çok korkunç bir acı hissediyordum içimde. Yüreğim yanıyor gibiydi. Sonra birden çok yağmur yağdı oysa hava az önce güneşliydi. Herkes durdu ben ilerlemeye devam ettim. Açık bir mezar gördüm. Başında tanıdık yüzler ellerinde kürekle bekliyordu. Yağmur yağmaya devam ederken mezarın yanında beyaz kefen içinde birini gördüm. Kim olduğunu bilmiyordum sadece ağlamak istiyordum. Sonra abimi gördüm, abim kefendeki kişiyi kucaklayıp mezara kendi elleriyle koydu. O an kim için bu kadar acı çektiğimi bilmememe rağmen büyük bir feryat ettim. Sonra uyandım.

skylinegtr

reenkarnasyon dinimize gore olmayan birsey ama tanri gibi dusundugunuz zaman reenkarnasyon diye birsey varsa sizde kullariniza soylemezdiniz cunku defalarca sansinizin oldugunu bilirdiniz hayat daha berbat olurdu,bana gore bedenin degilde ruhun reenkarnasyonu mevcut ruhun onceki tecrübelerini baska bedenlerde ruyalarimizda goruyoruz

zeymey

rüyamda eve hırsız girdi, bıçak bulamadım/ 3 gündür başucumda bıçakla uyuyorum :D

unbowedunbentunbroken

beyin gelecek ile bağlantı kurabilecek kadar zekidir belkide hepsi tesadüftür

Başlıklar

İngiltereSavaşolay
Görüş Bildir