Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

25 Yıllık Bir Fotoğrafla Savaş, Çocuklar ve İnanılmaz Bir Başarı Hikayesi

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Bu fotoğrafa iyi bakın..

Bu fotoğraf geçen günlerde New York Times gazetesinde yayınlandı. Fotoğrafın çekildiği yıl 1990. Bir tenis kortu. Normal bir tenis kortu değil elbette. Fark etmişsinizdir duvardaki mermi izlerini.

Dönem ise Bosna Savaşı'nın en kanlı olduğu, herkesin birbirini öldürmeye ant içtiği zamanlar..

Savaşın yaşandığı yer, dönemin adıyla, Yugoslavya. Müslümanlar ile Hristiyanlar birbirlerine girmiş. Her yerde savaş, her yerde ölüm, her yerde katliam.. Gece gündüz bombardıman, gece gündüz kan..

Yıl: 1993. Savaş her yere yayılmış. Tenis kortlarına bile..

O da ne? Tüm bu hengamenin içinde ufak bir çocuk. Tenis kortunda. Sanki savaş onun için yok. Almamış dünyasına bu kötülüğü. Kendi işine bakıyor, bırakmıyor sevdiği şeyi. Yalnız değil elbette. Ailesi de yanında, hocaları da. 

Tenis kortuna geceleri bomba, mermi yağıyor; sabahsa bu çocuk topları salıyor bu korta..

‘‘İnsanlar burada canının derdinde, bunlar kalkmış tenis oynuyorlar, hiç mi umrunuzda değil ülkenin hali..’’

ya da ‘’Ne kadar vurdumduymaz insanlarsınız siz be. Ülke savaşta, sizin derdiniz tenis olmuş..’’ 

Tanıdık geldi mi bunlar? Geldi, geldi. Kabul edin. Son dönemlerin favori cümlelerinden ülkemizde. Ve yine en kolaylarından, en basitlerinden. Çünkü vazgeçmek kolaydır, mücadele etmek ise zordur. Dik durabilmek, yılmamak, pes etmemek. 

İşte o gün, o çocuk vazgeçmedi. Hocaları bırakıp, gitmedi. Direndi.

Savaş devam ediyor, her gün onlarca insan öyle ya da böyle ölüyor; teröre ve insafsızlığına kurban gidiyordu.

Çocuk ise her geceyi ailesiyle birlikte sığınaklarda geçiriyor, sabah olduğunda ise kafasını sığınaktan çıkarıp, tenis kortuna koşuyordu. Barut kokusuna aldanmıyor, ölümün kasvetinde yitip gitmiyordu.

Savaş yıllarında 6 yaşında olan bu çocuk, 8 sene sonra profesyonel tenise adım attı. Artık çektiği cefanın yerini yıllar boyu yaşayacağı başarılarla dolu yıllar alacaktı.

Peki, kim bu çocuk?

Bu çocuk, şu an dünyanın 1 numaralı tenisçisi. Novak Djokovic. Şu an 28 yaşında olmasına rağmen tam 52 kupanın sahibi. 

En bilinen özelliği ise en stresli anlarda bile eğlenebilmesini bilmesi, gülmesi, her şeyi aşabileceğine en içten şekilde inanması. Ve elbette tüm rakiplerini dize getirebilmesi.

Tıpkı 6 yaşında bir çocuk gibi.

Tıpkı mermilere, bombalara aldırmadan sevdiği işi en zor şartlarda bile yapabilen bir çocuk gibi..

Terör bitiyor, savaşlar da bitiyor. Geriye ise tek şey kalıyor, insan. Hayatın içerisinde yetişen bir tutam sevgi, mutluluk, huzur, aşk..

Peki, hayat devam etmezse; bizler, birbirimizi sevmeye devam etmezsek, her şeye rağmen dimdik ayakta kalmaya devam etmezsek, ne kalır geriye? Ülke mi, bizler mi, barış dolu günler mi?

Silkinelim artık! Bir şeyler yapalım!

Hatta şu ana kadar yapamadığımız kadar iyi yapalım! Daha önce birbirimize sarılmadığımız kadar sıkı sarılalım! Barış ve huzur dolu günlerimizi beraber inşa edelim, beraber çıkalım sevgi merdivenini. El ele.

Bilgiyle, eğitimle, sevgiyle..

6 yaşındaki bir çocuk gibi..

Tertemiz.

Aldırmadan.

Vazgeçmeden.

Not: Kesinlikle Bosna Savaşının taraflarına ya da haklılık paylarına girmiyorum. Bu çok ayrı bir başlığın konusudur.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
re-entry

ya bu bosnalılar da sırplar a yapmadıklarını bırakmadı..binlerce sırpı katlettı bu bosnalı zalimler..bu cocukta üzerine atılan kursunlara ve bombalara aldırmadan,bosnalı keskın nısancıların mermılerıne hedef oldugu halde aldırmadan çalıştı bırakmadı...bosnalı cocuklar ve aılelerı zevk i sefa içinde yaşayıp,tüm spor dalları ile ilgileniyor,gününü gün ediyor bir yandan da sırplara işkence tecavüz vs ediyor,hergün katlettikleri binlerce sırp ı toplu mezarlara gömüyorlardı.. syn. editör kılıklısı (!) yukarıda tamamen yanlı ve nereden icap ettiyse ,bosnalıları zalim sırpları mazlum göstermeye çalışmıssın ya eksik kalmışsın bazı noktalarda bende kendimce ekleme yapayım dedim.iyi saçmalamalar...

red-nation

Yazıda verilen mesaj çok yanlış.Djokovic'in savaş! diye addettiğiniz Srebrenitsa ve Jepa katliyamları sırasında; binlerce insan hayata acımasız bi' şekilde gözlerini yumarken, tenis oynaması ne kadar etik bir şey... Ayrıca not! kısmında yazdığınız üzere Bosna Katliyamının haklı ve haksız tarafları yoktur.Soykırım soykırımdır!

ummuhan.k.unsal

Bosna'da yıllarca adeta soykırım uygulayan Sırplar değil miydi? Srebrenitza, Saraybosna, Miloseviç isimleri özellikle benim yaşlarımdakilere oldukça tanıdık gelecektir. Sırp denince, Sırbistan denince hala irkilirim. Bir sırp çocuğun, Bosna'da çocuklar bombalanırken, vahşice öldürülürken, toplu mezarlarda üst üste gömülürken tenis oynuyor olması takdire şayan mı olmalı? Irkçı bir düşünce mi bu? Irkçıyım öyleyse.

cirilla-fiona-elen-riannon

Vay anasını sayın seyirciler.

palermolu

UlaN Djokovic mi çıkacak diye yavaş yavaş aşağı indirdim sayfayi ve gerçekten de o çıktı. Vay be

Başlıklar

SavaşTeröraşk
Görüş Bildir