article/comments
article/share
Haberler
2050 Yılına Kadar Vaktimiz Var: Yılda 50 Milyar Ton Yok Oluyor, Hızla Tüketiyoruz!

2050 Yılına Kadar Vaktimiz Var: Yılda 50 Milyar Ton Yok Oluyor, Hızla Tüketiyoruz!

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Dünyanın dört bir yanındaki plajlar, nehir yatakları ve deniz tabanları, modern uygarlığın büyüme hırsı yüzünden sessizce yok oluyor. Beton, cam, asfalt ve hatta akıllı telefonlarımızın içindeki çiplerde kullanılan kum, küresel ölçekte en çok tüketilen ve üzerinde en büyük jeopolitik-çevresel savaşların döndüğü stratejik bir kaynak haline geldi.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) Mayıs 2026 tarihli yeni raporuna göre, dünya yılda yaklaşık 50 milyar ton kum ve çakıl tüketiyor. Bu devasa miktar, her yıl tam 19.000 adet Giza Piramidi ağırlığında malzemenin doğadan sökülüp alınması anlamına geliyor.

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Dünyanın devasa çöllerle kaplı olduğu düşünüldüğünde kum kıtlığı kulağa tuhaf gelebilir.

Dünyanın devasa çöllerle kaplı olduğu düşünüldüğünde kum kıtlığı kulağa tuhaf gelebilir.

Ancak işin sırrı kum tanesinin şeklinde saklı.

Bergen Üniversitesi'nden yer bilimci Eline Rentier bu durumu şöyle açıklıyor:

'İnşaat sektörü, beton karışımlarına yüksek mukavemet kazandırabilecek köşeli tanelere ihtiyaç duyar. Nehir ve kıyı kumları bu yapıya sahipken, çöllerde rüzgarla taşınan kum taneleri çok yuvarlak ve incedir. Çöl kumuyla üretilen betonun yapısal performansı çok düşüktür.'

Rentier ve LH Cammeraat tarafından Science of the Total Environment dergisinde yayınlanan çalışma, tüketim modelleri değişmezse dünyanın 2050 yılına kadar inşaat kumu kıtlığı ile karşı karşıya kalacağını ve şehirlerin betonarme yapılarının tehdit altına gireceğini ortaya koyuyor.

Kum, nehir ve denizlerden çekildiğinde kıyıları koruma, suyu filtreleme ve erozyonu azaltma işlevini kaybediyor.

Kum, nehir ve denizlerden çekildiğinde kıyıları koruma, suyu filtreleme ve erozyonu azaltma işlevini kaybediyor.

Bu durum ekosistemleri çökertirken, yüksek kar marjı yasadışı bir piyasayı da beraberinde getiriyor.

Hindistan gibi ülkelerde 'kum mafyası' olarak bilinen yasadışı suç örgütleri, nehir ve kıyılardan gizlice kum çalıyor. Bu gizli projeleri ihbar eden yerel halk, aktivistler ve gazeteciler ise şiddet ve yıldırma politikalarıyla karşı karşıya kalıyor.

Dahası, karadaki rezervler azaldıkça gözler deniz tabanına çevrildi. UNEP raporuna göre, deniz dibi tarama şirketlerinin yarısı şu an koruma altındaki deniz alanlarında faaliyet gösteriyor. Bu durum su altındaki canlı yaşam alanlarını yok ederken, ciddi bir deniz kirliliğine yol açıyor.

Kum madenciliği ile doğa koruma arasındaki en büyük çatışmalardan biri Yeni Zelanda'daki Pākiri Plajı'nda yaşandı.

Kum madenciliği ile doğa koruma arasındaki en büyük çatışmalardan biri Yeni Zelanda'daki Pākiri Plajı'nda yaşandı.

Bölgedeki nesli tükenmekte olan yerli 'tara iti' kuşlarının yuvalama alanlarını ve kıyı ekosistemini korumak isteyen Maori halkının yerel kabilesi (Ngāti Manuhiri), yıllardır bölgeden kum çıkaran şirkete karşı büyük bir hukuki mücadele verdi.

2 Eylül 2025'te imzalanan tarihi anlaşmayla Pākiri'deki tarama çalışmalarına son verildi. Vakıf başkanı Terrence “Mook” Hohneck, 'Kum beton üretimi için kritik olabilir ancak doğal çevrenin sağlığı her şeyden önce gelmelidir' diyerek küresel bir mesaj verdi. Ancak kum krizi öyle bir boyutta ki, aynı şirket 26 Ocak 2026'da bu kez Bream Körfezi'nden yıllık 250 bin metreküpe kadar kum çıkarmak için yeni bir başvuru yapmak zorunda kaldı.

Dünyanın en büyük kum tüketicisi olan Çin, doğal nehir yataklarını korumak için kaya kırma işleminden elde edilen yapay kum kullanımını hızla artırdı.

Dünyanın en büyük kum tüketicisi olan Çin, doğal nehir yataklarını korumak için kaya kırma işleminden elde edilen yapay kum kullanımını hızla artırdı.

Küresel Peyzaj Forumu'na göre Çin'in yıllık tüketiminin büyük kısmını artık bu yapay kumlar oluşturuyor.

Diğer yandan, Tokyo Üniversitesi ve Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (NTNU) araştırmacıları, çöl kumunu odun parçacıkları ve ısıyla birleştirerek deneysel bir inşaat malzemesi üretmeyi başardı. NTNU’dan araştırmacı Ren Wei, sürecin basit olduğunu ancak yaygın kullanımdan önce özellikle soğuk iklimlerde daha fazla test edilmesi gerektiğini belirtiyor.

UNEP ise hükümetleri acilen acı reçeteyi uygulamaya çağırıyor: Ulusal kum stokları oluşturulmalı, lisanslamada şeffaflık sağlanmalı ve inşaat atıklarının geri dönüşümü zorunlu hale getirilmeli. Aksi takdirde, ayaklarımızın altından kayıp giden kumlar, gelecekte şehirlerimizin de çöküşü olacak.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Erciyes Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunuyum. Mezuniyetimin ardından medya ve içerik üretimi alanında çeşitli eğitimler alarak kendimi geliştirdim. 2020 yılından itibaren editörlük ve muhabirlik gibi farklı pozisyonlarda çalışarak medya sektöründe aktif rol aldım. 2024 yılı itibariyle de Onedio'da görev alıyor, gündemin en çok konuşulan konularını en hızlı ve en doğru şekilde okuyucularla buluşturmayı hedefliyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın