2000'lerin Başında Her Yerde Karşımıza Çıkan Xzibit'e Yakından Bakıyoruz!
Yirmili yaşlarının başında olanlar belki onu sadece arabaları baştan yaratan neşeli bir televizyon sunucusu olarak tanıyor olabilir ancak 2000'lerin başında televizyonu her açtığımızda karşımıza çıkan Xzibit, aslında Amerikan rap sahnesinin en sert, en karakteristik ve en yetenekli isimlerinden biri. Haydi gel detaylara birlikte bakalım!
X
Gerçek adı Alvin Nathaniel Joiner olan Xzibit, 18 Eylül 1974 tarihinde Michigan'ın Detroit kentinde dünyaya geldi. Çocukluğu birçok rapçinin hikayesine benzer şekilde zorluklarla geçti. Henüz küçük yaşlarda annesini kaybetti ve ailesi ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadı. Babasının işi nedeniyle farklı şehirlerde yaşamak zorunda kaldı. Gençlik yıllarında ise Los Angeles'a taşınması hayatının yönünü tamamen değiştirdi. Batı Yakası hip-hop kültürüyle tanışması, gelecekteki kariyerinin temelini oluşturdu.
Paparazzi
Xzibit'in müziğe olan ilgisi oldukça erken başladı. Henüz 10 yaşındayken şiirler ve sözler yazıyordu. Yazmak onun için yaşadığı kayıpları ve öfkeyi dışa vurmanın bir yoluydu. Sokak hayatının içinde büyürken kalemi onun en önemli silahı haline geldi. Yıllar sonra yaptığı röportajlarda, rap sayesinde hayatta kaldığını ve birçok kötü alışkanlıktan uzak durabildiğini anlatacaktı.
Front 2 Back
1996 yılında yayımlanan At the Speed of Life albümü, Xzibit'in profesyonel kariyerindeki ilk büyük adımdı. Albüm ticari anlamda devasa bir başarı yakalamasa da hip-hop çevrelerinde büyük ilgi gördü. Özellikle Paparazzi adlı parça dönemin en dikkat çekici rap şarkılarından biri olarak kabul edildi. Şarkı, rap dünyasındaki sahte imajları ve ticari kaygıları eleştiriyordu. Bu da Xzibit'i sıradan bir rapçi olmaktan çıkarıp sözleriyle dikkat çeken bir sanatçı haline getirdi.
What U See Is What U Get
90'ların sonunda Batı Yakası rap sahnesinde yükselen isimlerden biri olan Xzibit, kısa süre içinde sektörün en önemli isimlerinden biri olan Dr. Dre'nin dikkatini çekti. Bu iş birliği onun kariyerinde büyük bir çıkış yarattı. Dr. Dre'nin prodüksiyonlarında yer almaya başlayan Xzibit, kısa süre içinde sektörün en güvenilir MC'lerinden biri olarak görülmeye başladı. Özellikle Dre'nin çevresine girebilmek o dönemde büyük bir prestij anlamına geliyordu.
Multiply
Xzibit'in kariyerindeki en ilginç dönemlerden biri, Eminem'in dünya çapında patlama yaptığı yıllardı. Dr. Dre ekibinin bir parçası olarak Eminem ile yakın çalıştı. Up in Smoke Tour kapsamında aynı sahneyi paylaştılar. Bu turne yalnızca konserlerden oluşmuyordu, aslında hip-hop tarihinin en güçlü kadrolarından birini bir araya getiriyordu. Eminem, Dr. Dre, Snoop Dogg, Ice Cube ve Xzibit aynı sahnede performans sergiliyordu.
Alkaholik
2000 yılında çıkan Restless albümü, Xzibit'in kariyerindeki dönüm noktası oldu. Albümün yapımcı koltuğunda Dr. Dre vardı ve ortaya çıkan iş büyük ses getirdi. X, Alkaholik ve Front 2 Back gibi parçalar kısa sürede hit haline geldi. Albüm Batı Yakası rapinin yeniden yükselişe geçtiği dönemin sembollerinden biri oldu. Birçok eleştirmen bu albümü Xzibit'in kariyer zirvesi olarak değerlendiriyor.
Hey Now (Mean Muggin)
2004 yılında MTV'de yayınlanmaya başlayan Pimp My Ride, Xzibit'i müzik dünyasının dışına taşıdı. Programın konsepti oldukça basitti. Eski ve bakımsız araçlar inanılmaz şekilde yenileniyordu. Ancak programı özel kılan şey Xzibit'in enerjisi ve sunum tarzıydı. Bir anda milyonlarca insan onu rapçi kimliğinden çok televizyon yıldızı olarak tanımaya başladı. Hatta bazı gençler uzun süre onun rap kariyerinden habersiz yaşadı.
Get Your Walk On
Pimp My Ride yıllar boyunca büyük ilgi görse de sonradan program hakkında birçok ilginç detay ortaya çıktı. Programa katılan bazı kişiler, araçlara eklenen sıra dışı sistemlerin çoğunun uzun vadede çalışmadığını iddia etti. Akvaryumlu araçlar, oyun salonuna dönüşen bagajlar veya dev ekran sistemleri günlük kullanım açısından pek pratik değildi. Yine de program televizyon tarihinin en eğlenceli otomobil yapımlarından biri olarak hafızalara kazındı.
Symphony in X Major
Xzibit yalnızca müzik ve televizyonla yetinmedi. Hollywood'da da çeşitli projelerde boy gösterdi. 8 Mile, Derailed, XXX: State of the Union ve Gridiron Gang gibi filmlerde rol aldı. Sert görünümü ve karizmatik ekran duruşu sayesinde özellikle aksiyon filmlerinde tercih edilen isimlerden biri haline geldi. Böylece birçok rapçi gibi müziğin dışına çıkmayı başardı.
Losin' Your Mind
Xzibit'in hayatındaki en sarsıcı olaylardan biri oğlunu kaybetmesi oldu. Henüz bebek yaşta hayatını kaybeden oğlu Xavier'in ölümü sanatçıyı derinden etkiledi. Bu olay sonrasında uzun süre zor günler geçirdiğini ve müziğe odaklanmakta güçlük çektiğini açıkladı. Hayatındaki bu trajedi, şarkılarındaki duygusal tonun da daha belirgin hale gelmesine neden oldu.
Concentrate
Dışarıdan bakıldığında büyük bir servetin sahibi gibi görünse de Xzibit kariyerinin ilerleyen yıllarında ciddi mali problemler yaşadı. Özellikle televizyon kariyerinin sona ermesi ve müzik piyasasının değişmesi gelirlerinde önemli düşüşlere yol açtı. Hatta bazı dönemlerde vergi sorunları ve borçlarla ilgili haberlerle gündeme geldi.
My Name
Bugün Xzibit, rap dünyasında temsil ettiği kültürle de saygı görüyor. O, gangsta rap döneminin son büyük yıldızlarından biri olarak kabul ediliyor. Pek çok genç rapçi onu bir ilham kaynağı olarak gösteriyor. Özellikle güçlü sesi, sert flow'u ve sahne hakimiyeti hip-hop tarihindeki yerini korumasını sağlıyor.
Foundation
Xzibit'in kariyeri, 90'ların sert Batı Yakası rap sahnesi ile 2000'lerin popüler kültür odaklı müzik dünyası arasında kurulan önemli bir köprü olarak görülebilir. Hem sokak kültürünün içinden gelen saygın bir MC olmayı başardı hem de milyonlarca kişinin tanıdığı bir televizyon yüzüne dönüştü. Bu dengeyi kurabilen rapçi sayısı oldukça az. Belki de onu özel yapan şey tam olarak bu. Seni seviyoruz Xzibit!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın