2000'lerde Türkiye'ye 'İtalyan Erkeği' Efsanesini Getiren, Ergenliğimizin Biriciği: Tiziano Ferro!

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Milenyumun ilk yıllarında genç ya da çocuk olanlar çok net hatırlayacaklar, dilimize tekerleme gibi dolanan inanılmaz keyifli bir şarkı patlamıştı: Perdono. İtalyanca'nın muhteşem ahenkli yapısıyla hepimizi mest eden o şarkının bir de başka bir güzelliği vardı. 

Ülkemiz sınırları içerisine adeta "İtalyan erkeği" efsanesini getiren Tiziano Ferro, özellikle o dönem yakışıklılığı, karizması ve cazibesiyle herkesi kendine hayran bırakmış; nice gencin İtalyanca öğrenmesine vesile olmuştu. :'))

İtalya'nın bağrından bu afet-i devrana biraz yakından bakalım o halde...

1. 1980 doğumlu Tiziano Ferro, 2001 yılında çıkardığı ilk albümü Rosso Relativo ile müzik camiasına dev bir giriş yaparak kısa sürede ismini tüm dünyaya duyurdu.

Onlarca yapım şirketinden ret almasına rağmen sahne aldığı bir festivalde kendisini izleyen iki yapımcıdan albüm teklifi aldı ve en nihayetinde 2001 yılında albümü dünyanın en prestijli şirketinin etiketiyle piyasaya sürüldü ve kısa süre içerisinde de herkesin gönlünü fethetti.

2. Aslında albümün hit parçası Perdono ile büyük bir çıkış yakaladı, ülkemiz de dahil tüm dünyaya ismini bu şarkısı ile tanıtarak tüm müzik listelerini kırıp geçti.

Aynı zamanda pek çok prestijli ödüllere aday gösterildi, özellikle Latin ülkelerinde büyük başarı edindi.

3. O zamanlar 21 yaşında olan Ferro, ilk albümünü İspanyolca olarak İspanya ve Latin Amerika ülkeleri için yeniden kaydetti. Ardında İngilizce, Portekizce ve Fransızca single da çıkardı.

4. O şarkı yarışması benim, bu şarkı yarışması senin dönüp dolaşırken eğitimini de ihmal etmedi ve Roma'da Mühendislik eğitimi almaya başladı.

Fakat kısa bir süre sonra bölümünü değiştirerek eğitimine İletişim Bilimleri bölümüyle devam etti.

5. İkinci albümü çıktıktan sonra da onca yoğunluğuna rağmen Tiziano Ferro Meksika'ya taşınmaya karar verdi ve burada bir üniversitede Mütercim Tercümanlık eğitimi almaya başladı.

Millet bir üniversite zor bitirirken Tiziano'cuğumuz onca işin gücün arasında adeta akademilere doymuyooor! :)))

6. Bu yakışıklı İtalyan'ın müzikle ilk tanışıklığı ise beş yaşındayken kendisine hediye edilen klavye sayesinde olmuş.

Müziğe olan tutkusunu ve yeteneğini o klavye sayesinde keşfetmiş. Bu tanışıklığın hemen arkasından da söz yazmaya, beste yapmaya ve kendi yöntemleriyle şarkılarını kaydetmeye başlamış.

7. Ergenlik döneminde yeme bozukluğuyla baş etmek zorunda kalmış ama o süreçte boş durmamış ve vokal, piyano ve bateri dersleri alarak yeteneğini genişletmeye karar vermiş.

Çalışmayı, yeni şeyler öğrenmeyi ve her daim üretmeyi çok sevdiğini bunun iyileştirici bir gücü olduğunu her daim dile getiriyor Ferro. Yeteneğini başarısıyla harmanlaması da bunun en büyük kanıtı olsa gerek.

8. Albümleri bir milyonun üzerinde satan Tiziano Ferro'nun yeteneklerinin alanı çok geniş. Sadece besteler değil aynı zamanda sinema filmlerine İtalyanca dublaj da yapıyor.

Ülkemizde de Köpekbalığı Hikâyesi adıyla izlediğimiz 2005 yapımı Shark Tale filmi için kendi dilinde dublaj bile yapmış!

9. Tam bir 'yine dene yine yenil' insanı olan Ferro, ilk albümünden önce birkaç şarkı yarışmasına katılarak defalarca elenmiş olmasına rağmen tutkusundan asla vazgeçmemiş.

1996 yılında çıktığı bir televizyon programında bir şarkıdan sonra eleniyor, sonraki yıl Sanremo Müzik Festivali akademisine kayıt yaptırıyor ama daha ilk aşamalarında ret alıyor, yine yılmıyor ve tekrar katılmayı deneyerek bu kez 12 finalistten biri olmayı başarsa da yeterli sonucu elde edemiyor. Fakat başarılı şarkıcı hevesini, hırsını, tutkusunu asla yitirmiyor.

10. Müzik dünyasındaki başarısının yanı sıra Ferro bir de 2010 yılında yıllar içerisindeki sanatsal gelişimine odaklandığı ve yaşamını kaleme aldığı bir kitap yayınladı.

"Trent'anni e una chiacchierata con papà" isimli bu kitapta yaşamının özel noktalarına değindi ve kimsenin tanımadığı küçük bir koroda şarkı söyleyen genç bir çocuktan dünya çapında tanınan ve sevilen bir şarkıcıya evrilen hikâyesini tüm samimiyetiyle kaleme aldı.

11. Uzunca bir dönem kendini izole ederek ailesi ve arkadaşlarından uzakta İngiltere'de yaşadı ve müzik kariyerini tamamen bitirmek istiyordu ama onun yerine...

Homoseksüel olduğunu açıklayarak müzik dünyasına yine tüm enerjisi ve güçlü duruşuyla geri döndü. Yine adından söz ettirecek başarılara imza attı ve yuvası İtalya'ya tekrar yerleşti.

12. Yıllarca inkar ettiği kimliğini açığa çıkardığı için yaşama tekrar döndüğünü ve olduğu gibi davranmanın önemini her fırsatta dile getirerek pek çok insana adeta ilham oluyor.

Önceleri kendini fiziksel ve zihinsel olarak adeta bir bataklığa gömülmüş gibi hissettiğini söyleyen yakışıklı efsanemiz iyileşme sürecinin eşcinselliğini önce kendi kafasında kabul ederek başladığını dile getiriyor. Ardından babasına açılan Ferro, özgüvenini ve cesaretini babasının desteğiyle bulduğunu, yeniden sahnelere dönmesinin onunla yaptığı konuşmada saklı olduğunu vurguluyor.

13. Geçtiğimiz yıl çıkardığı Il Mestiere Della Vita adlı albümüyle Tiziano Ferro, şimdilerde ise yine turlarda, yine sahnelerin tozunu yutuyor.

Yeni hayatından mutlu ve mutluluğu işine de açıkça yansıyor genç yeteneğin!

Başarıların daim, sevenin bol olsun ergenliğimizin beyaz atlı prensi... <3

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzm-ynklr

Perdono şakısını halen daha dinlerim.

dusunen_odun

mesela Danny DeVito da İtalyan

norveclitalyan

İtalyan erkeklerinin dünyanın en iyisi olduğunu biliyoruz bu adama da ayrı bir aşığım <3

yeldas

editörcüm alınma ama, bu adamı yakışıklı diye şeyetme, caaaanım italyada neler neler var :)

carrie

Butun yakisiklilar da escinsel:((

Başlıklar

Kitapmüzik
Görüş Bildir