1871'de Bir Adaya Bırakılan 5 İnek, Yıllarca Bilinen Bir Teoriyi Çürüttü
1871 yılında Fransız bir çiftçi, La Réunion adasından getirdiği 5 ineği ıssız bir adaya bırakıp gitti. Adada başıboş kalan sığırlar üreyip çoğaldı, sayıları zaman zaman binleri buldu. Yıllar sonra yapılan bir DNA analizi, bu sürü hakkında sanılanın tam tersini ortaya çıkardı.
İşte detaylar.
1871'de bırakılan 5 inekten üreyen sürü, 1952 ve 1988'de yaklaşık 2 bin başa ulaştı.
Amsterdam Adası, Madagaskar'ın 4.440 kilometre güneydoğusunda, neredeyse hiç insan yaşamayan bir yer. 1871'de bir Fransız çiftçi, La Réunion'dan getirdiği 5 ineği bu adaya bırakıp gitti. Sürü zamanla üreyip çoğaldı, 1952 ve 1988'de nüfusu yaklaşık 2 bin başa ulaştı. Yerli türlere tehdit oluşturmaya başlayınca 1988'den itibaren kontrol altına alındı, 2010'da adadan tamamen kaldırıldı.
2010'da sürü tamamen kaldırılmadan önce alınan DNA örnekleri, sürünün kökenini ortaya çıkardı.
Neyse ki 1992 ve 2006'da alınan 18 bireye ait DNA örnekleri saklanmıştı. Genetikçi Mathieu Gautier liderliğindeki INRAE ve Liège Üniversitesi ekibi, bu örnekleri inceleyerek sürünün kökenini çözdü. Genlerin yaklaşık dörtte üçü Avrupa kökenli (en yakın ırk Jersey), kalan dörtte biri ise Hint Okyanusu'ndaki zebu sığırlarına ait çıktı.
2017'de bilim insanlarının öne sürdüğü 'ada cüceleşmesi' teorisi, yeni genetik bulgularla çürütüldü.
2017'de yapılan bir araştırma, bu sığırların bir asırda hızla küçüldüğünü, yani bir 'ada cüceleşmesi' yaşadıklarını öne sürmüştü. Gautier'in ekibi ise sürünün atalarının zaten doğal olarak ufak ırklara (Jersey ve Madagaskar zebusu) yakın olduğunu buldu, küçük boyut cüceleşmeden değil kalıtımdan geliyordu. Sığırlar sadece Holstein gibi iri ırklarla karşılaştırıldığında küçük görünüyordu.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın