Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

11 Maddede Türk Havacılık Tarihinin Unutulan Kahramanı "Vecihi Hürkuş"

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Vecihi Hürkuş (6 Ocak 1896, İstanbul - 16 Temmuz 1969)

Türk pilot ve mühendis. Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden biridir. 6 Ocak 1896 tarihinde İstanbul'da doğdu. I. Dünya Savaşı'na katıldı. Yaralanınca İstanbul'a dönerek Yeşilköy'deki Tayyare Mektebi'ne girerek pilot olarak mezun oldu.

1- Vecihi Hürkuş, düşman uçağı düşüren ilk Türk tayyarecidir.

Birinci Dünya Savaşı sırasında pilot brövesi alarak 7. Tayyare Bölüğü'nde Ruslara karşı harekata katılan Vecihi Bey, başarılı keşif ve bombardıman uçuşları yapmış ve bu arada girdiği bir hava muharebesinde bir Rus uçağını indirmiştir.

Kafkas Cephesi’nde Rus tayyaresi düşüren ilk pilot olarak tarihe geçti. Aynı cephede bir başka çatışmada isabet aldı ve uçağı indirmeyi başardı. Esir düşmeden önce düşman eline geçmesin diye de uçağını yaktı.

Ruslar esir aldıkları Vecihi Bey’i Hazar Denizi’ndeki Nargin Adası’na hapsetti. (Sarıkamış Savaşı’nda da Ruslara esir düşüp, binlercesi öldürülen Türklerin tutulduğu suyu az, yılanı bol ada) Ancak Vecihi Bey, Azerbaycan Türkleri’nin de yardımıyla, adadan Bakü’ye yüzmeyi başararak kaçtı ve yürüyerek Erzurum’a ulaşmayı başardı.

2- Av Uçağı tasarımını yapan ilk Türk Pilot.

1918 yılı yaz başında Yeşilköy'de konuşlanmış bulunan 9. Harp Tayyare Bölüğü'nde görev almıştır.

Bu bölükte görevli iken bir av uçağı tasarımı yapan Vecihi Bey'in bu projesi Mondros Ateşkes Antlaşmasın'ınimzalanması ile yarım kalmıştır.

3- Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve son uçuşunu yapan pilottur.

Kurtuluş Savaşı'na katılan Vecihi Bey, özellikle İnönü ve Sakarya savaşı sırasında çok başarılı keşif ve destek uçuşları yaptığı gibi bir Yunan uçağını da indirmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve son uçuşunu yapan pilottur.

İzmir (Gaziemir - Seydiköy) hava meydanına ilk giren ve işgal eden kişi olur.

4- TBMM tarafından üç kez Takdirname verilen tek kişidir.

Ayrıca hizmetlerinden dolayı Vecihi Bey'e kırmızı şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir.

5- İlk Türk uçağını imal etti.

Savaştan sonra İzmir'de yeni tayyarecileri eğitmeye başlar. Edirne'ye yanlışlıkla inen bir yolcu uçağını almakla görevlendirilir. Hizmeti karşılığı uçağa "VECİHİ" adı verilince, uçak inşa etmek düşünceleri canlanır. 

İzmir Seydiköy Hava Mektebi'nde -bugünkü Gaziemir Hava Teknik Okullar Komutanlığı- uçak yapımı projesine devam eder. 1923'te ganimet olarak Yunanlılardan ele geçen motorlardan yararlanarak ilk Türk uçağını imal eder.

6- İlk uçuşunun ardından ödülü uçağının elinden alınması oldu.

28 Ocak 1925'de "VECİHİ K-VI"adını verdiği uçağını uçurur. Ancak ödül yerine onu ceza beklemektedir. Vecihi Hürkuş'un ödül beklerken ceza almasının nedeni, havacılıktan anlayan kimsenin bulunmamasıydı. İzin verecek merci olmadığı için, izinsiz havalanmış, bu yüzden de cezalandırılmıştır.

7- 1930'da Kadıköy'de ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı VECİHİ XIV'ü inşa etti.

Askeri havacılıktan ayrılarak uçak tasarımı ve yapımı çalışmalarına devam etmiştir. 1930'da Kadıköy'de bir keresteci dükkânını kiralayarak, 3 ay içinde ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı VECİHİ XIV'ü inşa etti.

8- Uçabilirlik Sertifikası için Çekoslovakya’ya...

İlk uçuşunu 27 Eylül 1930'da Kadıköy Fikirtepe'de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapmıştır. Bu uçuştan sonra VECİHİ XIV ile önce Yeşilköy'e, sonra Ankara'ya uçmuştur. Uçabilirlik Sertifikası için İktisat Bakanlığına başvurmuş, 14 Ekim 1930'da “Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir” cevabını almış. Hürkuş, bunun üzerine bakanlık nezdinde yapılan girişimler sonucu uçağa istenen belgenin alınması amacıyla uçağı sökerek demir yollarından kiraladığı vagonla Çekoslovakya’ya gönderilmesi için müsaade almıştır.

Hürkuş 23 Nisan 1931’de Çekoslovakyalı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda düzenlenen bir törenle, başköşesinde “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini almıştır. 25 Nisan 1931’de Çekoslovakya’dan uçarak Türkiye’ye gelmek için yola çıkıp 5 Mayıs 1931’de Türkiye’ye gelmiştir.

9- Türk Tayyare Cemiyeti yararına Türkiye turu yaptı.

Vecihi Hürkuş, 1931 yılında, TTaC (Türk Tayyare Cemiyeti) yararına Türkiye turu yaptı. 

Birinci Tur (02.09.1931): 

Ankara, Kızılcahamam, Gerede, Bolu, Ereğli, Zonguldak, Cide, Sinop, Samsun,
Trabzon, Of, Rize, Gümüşhane, Bayburt, Suşehri, Zara, Hafik, Sivas, Şarkışla,
Akdağmadeni, Sorgun, Yozgat, Sungurlu, Kalecik, Ankara.

İkinci Tur (09.11.1931) : 

Ankara, Gölbaşı, Bağla, Şereflikoçhisar, Aksaray, Konya, Beyşehir, Seydişehir, Alanya, Manavgat, Antalya, Fethiye, Köyceğiz, Muğla, Göktepe, Kale, Tavas, Karacasu,Babadağ, Denizli, Çal, Çivril, Karahallı, Ulubey, Uşak, Kütahya, Eskişehir,Çukurhisar, İnönü, Bozüyük, Karaköy, Söğüt, Geyve, Adapazarı, İzmit, İstanbul.

10- 1932'de "Vecihi Sivil Tayyare Mektebi" isimli ilk Türk Sivil Havacılık Okulu'nu açmıştır.

Okulda ilk Türk kadın pilotumuz Bedriye Gökmen ile birlikte 12 pilot yetiştirmiştir. İstanbul Kalamış-Kadıköy'de ilk sivil uçağımız VECİHİ XIV, ilk eğitim ve spor uçağımız VECİHİ XV, 160 beygirlik Mercedes uçak motorlu deniz kızağı VECİHİ SK-X üretilmiştir. Nuri Demirağ, bir tayyare yapımı için 5000 TL vermiş, böylece 1933’te Vecihi Hürkuş tarafından NURİ BEY adı verilen VECİHİ XVI kabin uçağı yapılmıştır. 

Vecihi Bey zor koşullarda eğitim yaparken bazı kurumların,örneğin TEKEL İdaresi’nin ve İŞ BANKASI’nın reklamlarını yapmış, bazı vatansever yetkili kuruluşların da yardımları olmuştur.

11- İlk sivil havayolu şirketimiz Hürkuş Havayolları'nı kurmuştur.

Türk Hava Yolları'ndan aldığı 8 adet uçakla THY'nin uçmadığı noktalara uçarak havayolu kargoculuğunu başlatmak istemiştir. Fakat aldığı uçaklar sabote edilince uçuşlarını gerçekleştirememiştir. 

Bugün onun anısına Freebird Havayolu şirketi faaliyetlerini devam ettirmektedir.

Bütün bunlara rağmen yılmayan Hürkuş, Maden Tetkik Arama Şirketi için Güneydoğu Anadolu'da zor koşullarda toryum, fosfat ve uranyum arama faaliyetlerini sürdürmüştür.

Hürkuş, hayatının son dönemlerinde oldukça sıkıntı çekti. Borçlandırılan ve uçamayacak duruma getirilen uçaklarının üzerine vatana hizmet ettiği için kendisine verilen maaşa bile haciz konmuştur.

“Bu dünyada yapılan hiçbir iyilik cezasız kalmaz.”

Türk havacılık tarihinin en üretken ve girişimci kişilerinden olan Vecihi Hürkuş, Ankara'da anılarını yazdığı esnada, beyin kanaması geçirmiş veApollo 11'in aya basmak için yola çıktığı gün  16 Temmuz 1969 tarihinde Gülhane Askerî Tıp Akademisi Hastanesi'nde vefat etmiştir.

Ertem Eğilmez’in yönettiği Gülen Gözler filminde, Vecihi Hürkuş’tan esinlenilerek, Şener Şen tarafındancanlandırılan Vecihi karakteri yaratılmıştır.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bahadir-gurer

Herkese iyi günler, Vecihi Hürkuş hakkında biraz bilgi sahibi olmak kişileri çok heyecanlandırıyor. Kızıyorlar, üzülüyorlar, lanet ediyorlar. Ancak bilgiyi paylaşmak için onu önce sağlam ve gerçek yerine oturtmak gerekir. Yukarıda çok hoşunuza giden ya da çok sinirlendiğiniz bazı ifadelerin doğru olmadığını öğrendiğiniz zaman tekrar şaşıracaksınız. Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği olarak 2007 yılından bu yana çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizden haberdar olmamanız da bizim hatamız sayılabilir. Üniversitelerde konferanslar, Havacılık Fuarları, AVM sergileri radyo ve tv söyleşileri, haberler, Vecihi Bey'le ilgili anma ve kutlamalar yapıyoruz. Sayın dostumuz çalışmasında kaynak belirtmemiş. İnternette az bir yorgunlukla bize ulaşabilirdi. Biz Vecihi Bey için emek veren herkese minnettarız ve yardımcı olmak için varız. Bu çalışmayı yapan arkadaşımız önce heyecanını ve sevgisini koymuş ortaya ancak yeterli ve doğru kaynaklara ulaşamadığı için yanlış, konu ve Vecihi Bey'le ilgisi olmayan fotoğraflar koymuş. Freebird Havayolları ile nasıl bağdaştırırsınız? Nuri Demirağ'ın yaptırdığı uçak fotoğrafları ile VECİHİ XVI nasıl bağdaştırılır. Lütfen bu çalışmayı yapan arkadaşımız irtibat kurabilirse, yanlışları kopyalanarak çoğalmadan düzeltebiliriz. Saygılarımla, Bahadır Gürer Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı 0532 432 1426 gurerbahadir@gmail.com

douchebek

kardeş payı olmasaydı kaçımız bilecekti acaba böyle bir değerimizi

baki-sahbaz

hani hayatı filmlerden öğrendiğini söyleyen vardır da ee bi zahmet diziden öğrendim diyenleri de çıkarmayın başımıza... reklamlarda bari okusak

ali-saygin-azimetli

29 Ekim 1936’da, Cumhuriyet’in 13. yıl kutlamalarında yapılan havacılık gösterilerinde büyük bir uğursuzluk yaşanılır: O gün, Türkkuşu Başöğretmeni Vecihi Hürkuş’un eğittiği paraşütçülerin atlayışı merakla beklenmektedir… Vecihi Bey’in aklı, paraşütçüler arasındaki 17 yaşındaki bir genç kızdadır. Deneme atlayışını bir kez yapan genç kız, hastalanınca sonraki günlerdeki çalışmalara katılamaz. Yeterli sayıda atlayış yapmamış olsa da, Vecihi Hürkuş’a böylesine anlamlı bir günde atlayış yapmayı çok istediğini söylemiş, adeta yalvararak izin koparmıştır. Uçak, kutlamaların yapıldığı Ankara Hipodromu’nun üstüne geldiğinde kapıda genç kız belirir. Vecihi Hurkuş, yüreğinde bir şüpheyle ve sanki biraz da pişmanlıkla uçağa bakarken, genç kız kendini boşluğa bırakır… Ciğerleri parçalanırcasına bağırır Vecihi Bey: “Açççç… Paraşütünü açççç… Aç artııııkkk…” 800 metreden atlayan genç kız hızla yere düşmekte, paraşütü açılmamaktadır… Düz bir şekilde başlayan düşüş esnasında paraşüt devreye girmediği için, havada dengesini kaybeden genç kız taklalar atmaya başlar… Paraşüt yere 100 metre kala açılsa da, sert bir şekilde çamur zemine düşmesine engel olamaz. Vecihi Hürkuş, yanına koştuğu genç kıza sıkıca sarılır. Ağzından kan gelirken, “Babacığım, kabzayı çektim, çektim, çok uğraştım ama paraşüt açılmadı,’’ diyerek kendisini teselli etmeye çalışan ve kaldırıldığı hastanede son sözleri, “Babacığım, üzülme iyiyim,” olan genç kız, kız kardeşi Remziye Hanım’ın çocuğu Edibe’den başkası değildir. KAYNAK: SUNAY AKIN AY HIRSIZI

gungor-gonen

tüylerim diken diken oldu :(

hakan-bozkurt

Vecihi Hürkuş kadar bu memlekete yararı olan ve büyük işler yapmasına rağmen hep önlerine engel koyulan vatanseverlerden biride Nuri Demirağ dır. Şuanki Atatürk havalimanı onun sayesinde kuruldu.

hakan-bozkurt

Fabrikasında geliştirdiği uçakları THK'ya satacaktı fakat ufak bir kazadan dolayı siparişleri THK iptal etti. Mahkemede THK lehine sonuçlandı ayrıca mahkeme nuri demirağın ürettiği uçakları yurtdışına ihracat etmesinede izin vermedi bu yüzden de uçak fabrikası kapatılmış oldu. Yaptığı çoğu işten evet ekmek yedi hatta zengin olmuştur fakat hepsinide çalışarak birşeyler üreterek hakederek kazandı. Bu memlekete bir çok sektörde hizmet verdi. Soyadınıda verilen demiryolu ihalesini çok hızlı sürede ve güzel bir şekilde bitirdiği için Atatürk tarafından Demirağ Soyadı verilmiştir.

ilgincbirbilgi.com

Muhteşem bir paylaşım. Teşekkürler.

Başlıklar

AnkaraAntalyaAzerbaycanErzurumEskişehirGirişimciİstanbulİzmirKütahyaMuğlaSakaryaSamsunTürk Hava YollarıTürkiye Büyük Millet MeclisiYozgatYunanistan
Görüş Bildir