11 Eylül Sözleriyle Tartışılan Aber Kawas Senatör Oldu: Oyların Yaklaşık Yüzde 75'ini Aldı
New York Eyalet Senatosu'nun 12. bölgesi için 3 Kasım ara seçimlerinde sandığa giden Demokrat aday Aber Kawas, oyların yaklaşık yüzde 75'ini alarak koltuğu kazandı. Filistin asıllı siyasetçi, 2017'de 11 Eylül saldırılarına dair söyledikleri nedeniyle kampanya boyunca hedef alınmıştı.
Kawas, New York'ta eyalet yasama organına seçilen ilk Filistin asıllı kadın oldu.
Queens'teki 12. bölgede sayımın yaklaşık yüzde 90'ı tamamlandığında Kawas, oyların yaklaşık yüzde 75'ini almıştı. Demokrat aday, haziranda yapılan ön seçimi de yaklaşık yüzde 60 oyla kazanarak adaylığı almıştı. Zaferin ardından X hesabından 'We made history' (Tarih yazdık) mesajını paylaştı.
Brooklyn doğumlu Kawas, 1990'larda ABD'ye göç eden Filistinli bir ailenin çocuğu. Eyalet yasama organına seçilen ilk Filistin asıllı kadın olmasının yanı sıra, bazı yayın organları onu bu meclisteki ilk başörtülü üye olarak da tanımlıyor. Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) üyesi olan siyasetçi, kampanyasını 'Fund dignity, fight destruction' (Onuru finanse et, yıkımla mücadele et) sloganıyla yürüttü.
2017'de bir programda söylediği 11 Eylül sözleri, seçim sürecinde yeniden gündeme taşındı.
Tartışmanın kaynağı, Kawas'ın 2017'de katıldığı bir programda 11 Eylül saldırılarına ilişkin yaptığı konuşmaydı. Kısa bir bölümü seçim yarışı sırasında dolaşıma giren kayıtta, ABD'nin Orta Doğu politikalarına ve ülkedeki ırkçılık ile beyaz üstünlükçülük gibi yapısal sorunlara atıfta bulunduğu aktarıldı. Muhafazakâr medya organları sözleri 'Amerika'yı suçladı' çerçevesiyle yaydı.
Kawas ise bu bölümlerin bağlamından koparıldığını söyledi. Kasım 2025'te verdiği bir röportajda yapılan eleştirileri 'cherry-picked' (seçilerek öne çıkarılmış) olarak niteledi. Amacının, saldırıların ardından Müslümanların topluca sorumlu tutulmasına karşı çıkmak olduğunu ifade etti.
Kawas'ın o dönemi kişisel olarak da yaşadığı anlatılıyor. 11 Eylül'ün ardından dördüncü sınıftaydı ve New York'taki Müslüman toplulukta gözetim, sınır dışı edilme ve asılsız terör suçlamaları korkusunun yaygınlaştığını, sınıf arkadaşlarının kendisinden uzaklaşmaya başladığını aktarıyor.
Siyasete girmeden önce 15 yılı aşkın süre işçi, göçmen ve Filistin hakları için örgütlenme yaptı.
Kendisini 'I'm an organizer first and foremost' (Her şeyden önce bir örgütleyiciyim) sözleriyle tanıtan Kawas, siyasete girmeden önce 15 yılı aşkın süre işçi hakları, göçmen toplulukları ve Filistin hakları için çalıştı. Liseyken babasının Ürdün'e sınır dışı edilmesi, göçmen meselesini kendi hikâyesinin de parçası yapıyor.
Temsil edeceği bölge Queens'in Astoria, Long Island City ve Sunnyside mahalleleriyle Woodside, Maspeth, Ridgewood ve Woodhaven'ın bazı kısımlarını kapsıyor. Kampanyada sağlık hizmetleri, hızlı toplu taşıma, uygun fiyatlı konut, iklim ve göçmen koruması öne çıktı. Kawas, 'Change comes from below' (Değişim aşağıdan gelir) diyerek bu çizgiyi özetledi.
Bir diğer başlığı 'Not On Our Dime' kampanyası. Girişim, New York'taki kâr amacı gütmeyen kuruluşların İsrail'in işgalini destekleyen örgütlere bağış aktarmasını yasaklamayı hedefliyor. Kawas ayrıca NYPD'nin İsrailli gözetim şirketi Cognyte ile yaptığı 750 bin dolarlık sözleşmeye karşı çıktı; NYPD bu anlaşmadan geri adım attı.
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani de Kawas'ı destekleyen isimler arasındaydı.
Kawas'ın arkasında yalnızca Mamdani yoktu. ABD Senatörü Bernie Sanders ve Kongre Üyesi Rashida Tlaib de adayı destekleyen isimler arasında yer aldı.
Kampanyasının milyarder PAC'lerden, emlak çıkarlarından ve kurumsal lobicilerden para almadığını söyleyen Kawas, programında New York For All Act ile ICE iş birliğinin sona erdirilmesine de yer verdi. Seçim kampanyasında İsrail'e yönelik boykot girişimlerine verdiği destek de öne çıkan başlıklardan biriydi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın