Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

10 maddede Taşeron Yasasının İç Yüzü

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Taşeron yasasıyla işçinin gözünü boyuyorlar

Soma’da yaşanan katliamın ardından __taşeron yasası çalışmalarını hızlandıran AKP, hazırladığı yasa tasarısını
meclise sundu. Yasa tasarında değişiklik öngören maddeler taşeron işçilerin çalışma koşullarında “iyileştirmelere” gidiliyor, fakat taşeron çalışanlar için ne kadrodan bahsediyor ne de ücret artışlarından.

Soma’daki katliam sonrasında hazırlanılmasına hız verilen taşeron yasası tamamlanıp, Meclis’e sunuldu. Tasarı taşeron çalışan işçilerin yanı sıra maden ocaklarında çalışan işçilerin çalışma koşullarına dair de yenilikler getiriyor. AKP hükümetinin tasarıyla taşerona karşı herhangi bir şey değiştirdiği ise söylenemiyor. Söylemlerinde taşeronu kötüleyen AKP, tasarısında ise sadece çalışma koşullarını “iyileştirip” taşeron sisteme devam ediyor.

Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında, kanun tasarısı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek. Peki görüşülecek bu tasarıyla işçinin hayatında neler değişecek? Değişikliklerle işçiye yine kadro yolunun açılmadığı, mevcut uygulamanın işçi lehine “iyileştirilip” göz boyamaca olacağı belli gibi.

1. Taşeron yasasıyla işçinin gözünü boyuyorlar

Kıdem tazminatları bir yandan güvence altına
alınıyormuş gibi gösterilerek, Resmi Gazete’de yayımlanan Ulusal İstihdam
Stratejisi’nde ise kıdem tazminatlarına yönelik saldırılar devam etti. İşçiler,
15 yıl boyunca kıdem tazminatlarına dokunamayacaklarını söylemiyorlar. Kamu,
işçilere kadro vermek yerine takip sistemini kullanması ise geçmiş
deneyimlerden ne kadar yararlı(!) olacağını gösteriyor.

2. Kamuda hangi işlerin taşerona verileceğini Bakanlar Kurulu belirleyecek. Buna uymayanlara ciddi yaptırım gelecek.

Bakanlar Kurulu, kamuya alınacak taşeron işçileri
belirlemede yetkili merci olarak tek başına düzenleyecek olması akıllarda soru
işareti yarattı. Bakanlar Kurulu, istediği yere taşeron işçi alacak olmasını
kim denetleyecek. Bu şekilde Bakanlar Kurulu’na
taşeronu genişletme konusunda tam yetki verilmiş olacak. Yine kadrolu
çalışan almak yerine taşeron belirlenecek olması da yasanın taşeronu yayacağını
gözler önüne seriyor. Söz konusu ciddi yaptırımların, katlanılabilir para
cezası olacağı ise tahmin ediliyor.

3. Hem kamu, hem özel sektörde taşeron işçilerin iş sağlığı ve güvenliği önlemleri işe başlamadan alınacak, bunun gözetim ve denetiminden asıl işveren de sorumlu olacak.

Kamu ve özel sektör tarafından alınan iş sağlığı ve
güvenliği önlemlerinin denetlenmesi etkin olmadığı sürece işçi ölümleri
yaşanmaya devam edecektir. Asıl işverenin taşeron
şirketle birlikte zaten gözetim ve denetimden sorumlu olması
tekrarlanarak, uygulanmayan kanunu uygulatmak yönünde bir adım atılmamış
durumda. Kamu ve özel sektörün yanı sıra bu denetimleri gerçekleştiren kişi de
sorumlu olmalı ve işçi ölümlerinin yaşanmaması için denetimi eksik yapanlara
caydırıcı cezalar getirilmeli. Caydırıcı cezalar
sayesinde işçi ölümlerinin önüne geçilebilir yoksa patronlardaki para hırsı
azalmaz.

4. Kamu ve özelde asıl işveren taşeron işçinin ücretlerinin ödenmesinden de sorumlu olacak. Ücretler bankaya yatacak.

Asıl işverenin de ücret bakımından sorumlu olması
iyi bir gelişme gibi görünse de ücretlerde artış olmadıktan sonra pek fayda
etmeyecek. Ücretlerin bankaya yatacak olması devletin kontrolü açısından
kolaylık sağlayacak olsa da primi az ödemek için işveren tarafından bankalara
az para yatırılarak kalan elden verilemeye devam edilecek. Bunun denetimi
sağlanmalı ve işçinin bunu kanıtlayacağı yollar hukuki olarak belirtilerek
güvence altına alınması gerekliydi.

5. Taşeron işçinin sürekliliğini sağlamak üzere sözleşmeler en az üç yıllık olacak.

Taşeron sistemden memnun görünen AKP, taşeronu
kaldırmak yerine işçinin üç yıl boyunca kölelik koşullarında çalışmasının önünü
açmış olacak. Üç yıl boyunca işçinin aynı yerde
çalışacak olması, işçinin işsiz kalma korkusunu götürecek gibi dursa da
patronların tazminat ödememek için yılsonunda işten çıkarıp, tekrar işe
başlatmayacağı hala muamma. İş bulma derdini ortadan kaldıracak gibi
görünse de üç yıl içinde işten atılan işçinin başvuracağı yolların
gösterilmemesi, haksız durumlarda patronlara cezai para yaptırımın
getirilmemesi bunun da keyfi olarak uygulanacağının habercisi.

6. Taşeron işçiler sendikalı olurlarsa, aradaki ücret farkı kamu kuruluşu tarafından üstlenilecek.

Kamu kuruluşunun fark miktarını
bulabilecek durumdaysa, mevcut koşullarda işçiyi neden kadrolu çalıştırmadığı
merak konusu. Taşeron çalışmada sendikanın önünü açıyor gibi algılansa
da, işverenler sendikalı işçi çalıştırmamak istediklerinden taşeronda da
sendikalı olan işçinin iş bulması zorlaşacak. İşçinin iş bulabilmesi için
sendikasından ayrılacağı bir geleceği dayatan karar, sendikasızlaşmanın önünü
açacak. Sendikanın olmadığı yerde ise patronlar daha rahat işçinin emeğini
sömürebilecek.

7. Yeraltı işçileri için, altı aylık kıdeme sahip olma şartı kaldırılacak.

İlk altı ay çalışan yeraltı işçisi, tasarı öncesi kıdem kazanamazken getirilmesi planlanan
tasarı ile bundan kurtulmuş olacak. Böylece, çalışmaya
başlamasından itibaren kıdem kazanacak. Peki, kıdem tazminatına 15 yıl
dokunamayacak olması, kıdem tazminatına yönelik hükümet
ve patronlar tarafından gerçekleştirilen saldırıların devam etmesi bu
artıyı kullanmasını sağlayabilecek mi merak ediliyor.

8. Yeraltı işçilerinin yıllık izin süreleri, diğer işçilere göre dört gün fazla olacak.

Yeraltında çalışan işçilerin, çalıştıkları ortamı
düzenlemek; iş güvenliği tedbirlerini daha sıkı kontrol etmek, ücretlerinde
artışa gitmek yerine yıllık izinlerin arttırılması tasarıda göz boyama için
getirildiği aşikar. Soma’dan da bildiğimiz üzere
işçilerin esas sorunu daha fazla tatil yapmak değil, canlarından olmamak.

9. Yeraltı işçilerinin haftalık çalışma saatleri azami 36 saat olacak. Bu süre mevcut sistemde 45 saat olarak uygulanıyor.

Yeraltı işçilerinin çalışma sürelerinin azalması
olumlu bir gelişme olsa da, madenlerin denetiminin doğru yapılmaması işçilerin
can güvenliğini hiçe sayacaktır. Çalışma saatlerinin azalmasının denetlenmesi
de ayrı bir problem oluşturmaktadır. İşçinin ne kadar içeride çalıştığını yine
patron denetleyeceğinden buna da bir düzenleme getirilmesi gerekmektedir. İşçinin madende geçirdiği süreyi patrondan başka kimin
denetleyeceği belirtilerek, süre aşımında patronla birlikte bu kişiye de
yaptırım uygulanması daha sağlıklı olacaktır.

10. Yeraltı işçilerinin azami çalışma süresi 6 saati geçmeyecek. Yeraltı işçilerine olağanüstü haller dışında fazla çalışma yaptırılmayacak.

Haftalık çalışma saatlerinde olduğu gibi, günlük
çalışma saatlerini de yine patronun denetleyecek olması ne kadar doğru
denetleneceğinden şüphe duyulur hale getirilmiştir. Yanlış beyanda herhangi bir
yaptırımın öngörülmemesi, patronların çalışma saatlerinde tasarıya uymamalarını
kolaylaştıracaktır. Olağanüstü haller sayılmayarak tasarıdaki maddenin ucu açık
bırakılarak, olağanüstü hallere kimin nasıl karar
vereceği ise merak konusu oldu.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiBakanlar KuruluBaşbakanSomaTürkiye Büyük Millet Meclisitatil
Görüş Bildir