onedio
Orion Uzay Kapsülü Dünyaya Döndü
NASA, Apollo görevlerinden bu yana hazırladığı ilk derin uzay kapsülü Orion ilk denemesinde başarılı oldu. TSİ 14.05'te ateşlenen Orion, yaklaşık 4,5 saat süren görevin ardından Pasifik Okyanusu'na indi.Şiddetli rüzgar nedeniye ateşlenmesi dün ertelenen Orion uzay kapsülü, bugün TSİ 14.05'te herhangi bir erteleme olmadan ateşlendi. NASA'nın Ay, asteroidler ve Mars gibi derin uzaydaki hedeflere ulaşmak için geliştirdiği Orion'ın ilk denemesi olan EFT-1 (Keşif Görevi-1), Florida'daki Cape Canaveral Uzay Üssü'nden Delta 4 Heavy roketiyle uzaya gönderildi.4 saat 24 dakika süren görevin ardından, Orion'un mürettebat modülü üç paraşütünü açarak California'nın 440 km açığına, Pasifik Okyanusu'na indi. Dünya'nın etrafında iki tur atan ve Van Allen radyasyon kuşağından iki defa geçen Orion'un tüm sistemlerinin sorunsuz çalıştığı ve ısı ile radyasyon kalkanının zarar görmediği belirtildi. Uzay kapsülünün inişinin ardından ABD Donanmasına ait gemiler mürettebat modülü ve paraşütlerini çekmek için harekete geçti.NASA'nın Mars'a uzanacak insanlı derin uzay görevleri için ilk basamak olarak kabul ediliyor. Üzerinde 1200'den fazla kamera ve alıcı bulunan Orion, NASA TV'den yapılan canlı yayın esnasında ses hızını aşarak atmosfer dışına çıktı. Dünya'nın etrafındaki ikinci turunda yerden 5800 km uzaklığa erişen Orion'ın elde ettiği veriler, NASA ve Lockheed Martin tarafından analiz edilecek.Orion, yörüngedeki hareketini tamamladıktan sonra saatte 32 bin kilometre hızla Dünya'nın atmosferine girdi. Atmosfere girerken 2800 dereceye erişecek ısıya ısı kalkanıyla karşı koyan Orion, ateşlemeden inişe kadar hiçbir sisteminde sorun yaşamadı.
'Bir Kadın Çalışmayı Tercih Ederek Fuhuşa Hazırlık Yapmış Olur'
Sosyal Doku Vakfı kurucusu ve başkanı Nureddin Yıldız, çalışan kadınları hedef aldı.Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız, 'çalışan bir kadının çalışmayı tecih ederek fuhuşa hazırlık yapmış oldığunu' iddia etti.Daha önce de 'Duyarlı Müslüman bir hanım, internet gibi insandan cine kadar herkese açık ve bir daha kapatılamayan bir ortama fotoğraflarını nasıl koyabilir' açıklaması ile tartışmaya yol açan Yıldız, Yeni Akit'in internet sitesinde yayınlanan vaaz videosunda çalışan kadınlar için hakaretamiz suçlamalarda bulundu. Yıldız, 'çalışan kadınların erkekleri doyumsuz hale getirdiğini ve ümmete zarar verdiğini' söyledi. Çalışan kadınlar için 'erkeği ile ilişkisinde kadınlığı arızalıdır' diyen Yıldız, şunları söyledi:'Her çalışan kadın, gözü doymamış erkek demektir. Çalışan kadın ya evlenmeyi erteleyerek erkeklerin evlilik sürecini baltalıyor ya da evli olduğu halde çalıştığı için yorgunluğu ve vakit darlığı nedeniyle erkeği ile ilişkisinde kadınlığı arızalıdır. Kadınlığı arızalı olduğu için erkeğin gözü açtır. O evinde erkeğini eksik bırakıyor erkeği de iş yerinde bir başka kadına tasallut oluyor. Böyle fuhuş değil ama fuhuşa hazırlık yapan sürece destek oluyor. Ayrıca çalışan kadın doğurmayan ya da az doğuran kadın demektir. Yani benim ümmetim zarar gördü.​'T24
Bu Hafta 5 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 4'ü yerli 5 film vizyona girdi.'Uzun Yol'Nihat Seven’in yönettiği ve Hakan Yufkacıgil, Nil Günal, Ahmet Özarslan ile Murat Muslu'nun oynadığı 'Uzun Yol' dram meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.Seven'in senaryosunu Melek Seven ile kaleme aldığı film, küçük mutlulukları yakalama çabası içindeki insanların içine düştükleri büyük çıkmazlar üzerine yaşadıkları hesaplaşmaları konu alıyor.İngiltere Sinema ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) tarafından 'İngiltere'nin Yabancı Dildeki En İyi Film' dalında Oscar adayı gösterilen yapım, geçen yıl Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden 'En İyi Erkek Oyuncu' ve 'Yardımcı Erkek Oyuncu' ödülleriyle dönmüştü.'Kesik''Duvara Karşı' filmiyle başlattığı, “Aşk, Ölüm ve Şeytan” üçlemesini 'Yaşamın Kıyısında' filmiyle devam ettiren Fatih Akın, sekiz yıllık aranın ardından 'Kesik' adlı filmle üçlemeyi tamamladı.Oyuncu kadrosunda Tahar Rahim, Simon Abkarian, Makram J. Khoury, Hindi Zahra, Kevork Malikyan, Bartu Küçükçağlayan, Trine Dyrholm, Moritz Bleibtreu, Arsinee Khanjian, Akin Gazi ve Arevik Martirossian'ın yer aldığı filmin Venedik prömiyeri, Ağustos ayında gerçekleştirildi.Çekimleri Almanya, Küba, Kanada, Ürdün ve Malta'da yapılan dram türündeki film, 1915 olayları sırasında bir gece evinden alınan demirci Nazarat Manukyan'ın yıllar sonra geri döndüğünde, yaşadıklarını öğrendiği iki kızını arama serüvenini anlatıyor.'Sesime Gel'Hüseyin Karabey’in yönettiği filmde Feride Gezer, Melek Ülger, Tuncay Akdemir ve Muhsin Tokçu rol alıyor.Dram türündeki filmin konusu şöyle:'60 yaşındaki Berfe ve 8 yaşındaki torunu Jiyan'ın yaşadığı köyün bütün erkekleri silah sakladıkları iddiasıyla bir jandarma baskını sonucu tutuklanır. Berfe'nin oğlu, Jiyan'ın babası Temo da tutuklananlar arasındadır. Fakat önemli bir sorun vardır; ortada silah yoktur, en azından onların bildiği bir yerde yoktur. Büyüyen bir çaresizlik içerisinde Berfe ve Jiyan bir silah bulmak ve karşılığında Temo'yu kurtarmak için yollara düşmeye karar verirler.''Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı'Murat Şeker'in yönettiği, Şevket Çoruh, Murat Akkoyunlu, Timur Acar, Ceyhun Yılmaz, İlker Ayrık ve Gürkan Uygun'un oynadığı 'Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı' komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.'Çakallarla Dans' serisinin 3. yapımı olan filmde, arkadaşlarının mutluluğu için her türlü yola başvuran 'çakallar'ın; aksiyon ve komedi dolu maceraları izlenebilecek.'Patrondan Kurtulma Sanatı 2'2011'in hit komedisi 'Patrondan Kurtulma Sanatı'nın devam filmi, herkesin çok sevdiği zavallı çalışanlar Nick, Dale ve Kurt'u canlandıran Jason Bateman, Charlie Day ve Jason Sudeikis'i yeniden bir araya getirdi. Bu üç oyuncuya ilk filmden Jennifer Aniston ve Jamie Foxx eşlik ederken; Christoph Waltz da kadroya katıldı.İkinci serinin yönetmenliğini Sean Anders'ın üstlendiği filmin konusu şöyle:'Üstlerinin taleplerini yerine getirmekten bunalan Nick (Bateman), Dale (Day) ve Kurt (Sudeikis) kendi işlerinin patronu olmaya karar verirler. Ama kısa sürede güvenilmez bir yatırımcı altlarındaki halıyı çekiverir. Çaresiz kalan ve ellerinde yasal hiçbir fırsat kalmayan üçlü, yatırımcının yetişkin oğlunu kaçırıp ondan fidye istemek üzere bir plan yaparlar'AA
İbrahim Tatlıses'ten Cumhurbaşkanlığı Sarayı İsyanı
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, Cumhurbaşkanlığı Sarayı hakkında sürekli olumsuz eleştirilerin çıkmasına adeta isyan etti.Ak-Saray'ı ziyaret eden Hülya Avşar'ın sözlerinin ardından İbrahim Tatlıses'te tartışmaya dahil oldu.Türkiye İş Kadınları Derneği heyetiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret eden Hülya Avşar, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili, 'Hiç tahmin ettiğimiz kadar ihtişamlı değil, ben çok ihtişamlı görmedim. Abartıldığı kadar yok' demişti.İbrahim Tatlıses Instagram hesabından şu mesajı paylaştı:'Sanki Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmadı gibi bir algı oluşturdunuz. Bu ne Allah aşkına! Şunu söyleyebilirsiniz; 'bugüne kadar kimsenin aklına gelmedi, neden bu hükümetin aklına geldi' deyin anlarım. Ama 'kendilerine saray yaptırdılar' cümlesini anlayamam. Efendiler, ben kendimi bildim bileli Amerika'nın BEYAZ SARAY'I vardı. Ne yani, onların Beyaz Saray'ı varsa bizim de AK SARAY'ımız olmasın. Yoksa yakıştırmıyor musunuz? Unutmayalım ki burası da Türkiye Cumhuriyeti. Bence yakışır. Hem de çok yakışır...'
Reklam
Dünyayı Kökten Değiştiren 10 İcat!
Ateş, su, toprak, hava! Bir zamanlar yaşamın kaynağı olduğuna inanılan 4 elementten biri; Ateş. Ne yazık ki tarihin en önemli icatlarından birini bulan o yüce, şanslı ve muhtemelen eli yanık insanın kim olduğu bilinmiyor, çünkü ateşin kullanımına dair izler 790.000 yıl öncesine kadar uzanıyor.
Erdoğan'ın Dünürünün Villarına İmar İzni Çıktı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünürü Osman Ketenci'ye ait görünen ve üstünde 10 villa bulunan Çatalca’daki arazi, konut alanına çevrildi.Türkiye, Erdoğan’ın dünürü Ketenci’nin üzerine kayıtlı İstanbul Çatalca’daki 55 dönümlük çiftlikten 17-25 Aralık tapeleriyle haberdar olmuştu. Kayıtlara göre Erdoğan, çiftlikteki 10 villanın dekorasyonuyla bizzat ilgileniyordu.Sözcü­ ’nün haberine göre Ka­bak­ça köyün­de­ki Ketenci'ye ait çiftlik, imar plan­la­rın­da ta­rım ara­zi­si ola­rak ge­çi­yor­du. İs­tan­bul Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si­’nin Ka­bak­ça köyü için ha­zır­la­dı­ğı ye­ni 1/5000’lik re­viz­yon imar pla­nın­da, Ke­ten­ci­’nin üze­rin­de 10 vil­la bu­lu­nan çift­li­ği­nin imarı ses­siz se­da­sız ko­nut ala­nı­na çev­ril­di.Yak­la­şık yüz­de 90’ı İS­Kİ ko­ru­ma hav­za­sın­da bu­lu­nan Ka­bak­ça köyünde Er­do­ğa­n’­ın ar­ma­tör olan oğ­lu Bu­rak Er­do­ğa­n’­ın ka­yın­pe­de­ri Os­man Ke­ten­ci, 54 bin 489 met­re­ka­re ar­sa sa­tın al­mış­tı. Bir­bi­riy­le bağ­lan­tı­lı 7 par­sel­de bu­lu­nan bu ara­zi­de­ki 509 ve 527. par­sel­ler­de 10 vil­la var. Çift­lik ola­rak kul­la­nı­lan ara­zi­de ay­rı­ca yüz­me ha­vu­zu, te­nis kor­tu ve at ge­zin­ti ala­nı da bu­lu­nu­yor. Os­man Ke­ten­ci, Er­do­ğan ve ai­le­si­nin kul­lan­dı­ğı id­di­a edi­len çift­lik ara­zi­si­nin bir kıs­mı­nı Baş­ba­ka­n’­ın İET­T’­de fut­bol oy­na­dı­ğı yıl­lar­da ta­kım ar­ka­da­şı olan Bü­lent Azak­lı­’dan al­mış­tı. Ara­zi ta­pu ka­yıt­la­rın­da tar­la, imar plan­la­rın­da ise ta­rım ala­nıy­dı. Yıl­lar ön­ce ara­zi­ye ya­pı­lan 10 vil­la ile 30 yıl­dır ta­rım ala­nı olan par­sel­ler el de­ğiş­ti­rin­ce ko­nut ala­nı­na çev­ril­di.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünürü, bir zamanlar Kasımpaşa’da taksi durağı işletiyordu. Nasıl olduysa oldu, şimdi üstüne kayıtlı her biri milyon dolarlık 10 villası var. Çiftliğin değeri ise emlakçılara göre 55 milyon lira.Ke­ten­ci­’nin üze­rin­de ko­nut ol­ma­yan ve sa­hip ol­du­ğu tüm par­sel­le­rin or­ta­sın­da ka­lan 529 ve 530 no’­lu par­sel­le­r ise ta­rım ala­nı ola­rak kal­dı. Bir ta­rım ala­nı­nı ta­rım vas­fın­dan çı­kar­mak için İl Ta­rım Mü­dür­lü­ğü ona­yı ge­re­ki­yor. İl Ta­rım Mü­dür­lü­ğü, Ke­ten­ci­’nin 529 ve 530 no’­lu par­se­li için İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı­’n­dan “ka­mu ya­ra­rı­” ya­zı­sı alın­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni be­lirt­ti. Önü­müz­de­ki gün­ler­de bu ta­rım ala­nı için de İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı gö­rü­şü alı­na­rak imar iz­ni çı­kar­tı­la­bi­lir.Osman Ketenci’nin 7 parselinin bulunduğu dev arazi tapuda tarla olarak gözüküyor. Son yıllarda imarla ilgili en büyük usulsüzlükler bölge planlarında yapılıyor. 1/5 binlik planlarda birçok parsel bulunduğu için İBB Meclisi’nin her parseli ayrı ayrı değerlendirme şansı olmuyor. Muhalefetin meclis üyeleri, ranta yönelik değişikliklerin bölge planları içinde halledildiğini öne sürüyor. Bölge planları tüm bölgeyi etkiliyor, bütün olarak değerlendirilerek meclisten çoğunlukla geçiriliyor.Zaman
Reklam
Sosyal Medya Kazaları Öldürmeye Başladı!
İspanya'da direksiyon başında haberleşmeden ölenlerin sayısı alkollü araç kullananların sayısını geçmeye başladı.Whatsapp, Facebook ve Twitter mesajlarının yarattığı ölümcül kazaların sayısı İspanyol halkında büyük endişe yaratıyor.İspanya İçişleri Bakanlıği tarafından yapılan bir araştırmada, ülkede geçen yıl meydana gelen 85 bin 519 trafik kazasının 34 bininin çoğunluğunun direksiyonda sosyal medyada haberleşme nedeniyle olmak üzere aşırı dikkatsizlik sonucu gerçekleştiği belirtildi.Bakanlık bu tür kazaların yüzde 52'sinin ölümle sonuçlandığına dikkat çekerek gençlerin araç kullanırken Whatsapp,Twitter ve Facebook gibi sosyal iletişim araçlarından uzak durmasını istedi.Sosyal medyada haberleşme sonucu trafikte hayatını kaybeden İspanyolların yaş ortalamasının 34 altı olduğuna da işaret edilen araştırmada ani bir kazanın meydana gelmesi için 5 saniyelik dikkatsizliğin yeterli olduğu hatırlatıldı.Bakanlık tarihinde ilk defa sosyal medya kazaları için, 'Bazen yüzde 99 dikkat bile yetmeyebilir' başlıklı özel spot reklamlar hazırlayarak bunları görsel ve yazılı medyada yayınlamaya başladı.Sosyal medyayı yoğun şekilde kullanan gençler ise '#stopchatear' başlığı altında örgütlenerek 'Direksiyon başında telefonunu kapatarak mesajlaşmaya hayır' dediler.DHA
Twitter'da 'Hashtag'in Yaratıcısı: "Kazara Buldum"
Twitter'da arama yapmayı ve gruplaşmayı kolaylaştıran hashtag (# ya da etiket) kullanımının mucidi olan Chris Messina, buluşunu 'basit bir fikirden yola çıkarak, kazara yapılmış bir keşif' diye tanımladı.Messina, bu buluştan herhangi bir maddi kazancı olmadığını ama yaptığı kültürel katkı için kendisiyle gurur duyduğunu söyledi.işareti geçmişte bilgisayar programcılığı ve enformasyon teknolojisi alanında sık sık kullanılıyordu.Ancak Twitter'da ve diğer sosyal ağlarda bugün bilindiği şekliyle kullanılmasını Messina'ya borçluyuz.Messina hashtag fikrinin nasıl doğduğunu BBC'nin Newsnight programına şu sözlerle anlattı:'Twitter'da grupların oluşması için, beni çok düşündürmeyecek basit bir format arıyordum. Bu öneriyi yaptım. Başta şüpheyle bakan çok oldu. Fakat ben kullanmaya başlayınca ve arkadaşlarımı da teşvik edince olay kendiliğinden büyüdü. Şimdi de yedi yıl oldu.'Etiket fikri, haber yayma amaçlı olarak ilk defa California'nın San Diego kentindeki bir yangında kullanılmış.Messina, 'Yurttaş gazeteciliğinde Twitter kullanımının ilk örneklerinden biridir.' dediği olayda, bölgeden bildiren arkadaşını haberlerini hashtag kullanarak yaymaya ikna etmiş ve #Sandiegofire (#Sandiegoyangın) etiketini kullanmasını tavsiye etmiş. Böylece birçok faydalı bilgi de çok sayıda kişiye ulaşmış.Messina bunun üzerine benzer yöntemin farklı olaylarda da kullanılmaya başlandığını söylüyor.Etiketin yaratıcısı, bu yönetimin pazarlama aracı olarak kullanılmasıyla ilgili de şu yorumu yapıyor:'Sosyal medya ideal olarak en iyi içeriklerin değer kazandığı çok büyük, şahane bir serbest pazar. Şirketler ürünlerinin sosyal medya kullanıcılarına gösterilmesi için para ödeyebilir veya sponsor olabilir.'Sosyal medyanın, televizyon yayınlarına kıyasla daha açık bir serbest pazar olduğuna dikkat çeken Messina, şirketlerin de kullanıcılarla iletişim kurmak için bu yola başvurduklarını söylüyor.Peki en iyi, en başarılı etiketi oluşturmanın formülü ne?Messina bu soruya da şu yanıtı veriyor:'En iyi etiketin, en basit, en açık ve doğrudan olan etiket olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, en iyi yöntem, yeni bir muhabbet başlatmak yerine var olan bir muhabbete girmek. Çok uzun veya kullanışsız, hantal olmamalı.'BBC
Reklam
Davutoğlu: 'Nihai Karar Siyasi İradenin'
Başbakan Davutoğlu, TSK'nın bedelli askerlikle ilgili çekinceleri olduğu iddialarına, 'Kurumlar arası istişare yapılır, nihai karar siyasi iradeye aittir' dedi.Yunanistan'a gitmeden önce İstanbul Atatürk Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, bedelli askerlikle ilgili bazı gazetelerde çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) çekinceleri olduğu iddialarına tepki gösterdi. Davutoğlu, 'Gazetelerdeki iç ve dış kaynaklı haberlere mesafeli yaklaşırım. Genelkurmay Başkanlığımız, Başbakanlığa bağlıdır. Herhangi bir konuda kaygı iletmek için herhangi bir askeri kaynağın basına konuşmasına ihtiyaç yoktur' dedi. Başbakan şöyle devam etti:'Türkiye demokratikleşme yerleştikçe herkesin öğrenmesi gereken bir şey var: Bilinmeyen kaynaklara atıfla yapılan haberler bitmelidir. Türkiye'de işleyen sağlıklı süreçler var. Kurumlar arası istişare yapılır ve nihai karar siyasi iradeye aittir. TSK’nın da kendine ait tutumu var. Bu haberler dikkat çekici olabilir ama devlet geleneğinde yeri yok. YAŞ’ta (Yüksek Askeri Şûra) bu konu görüşüldü. Bana gerekli brifingler verildi. Cumhurbaşkanımız ile de istişareler yapıldı. Olumlu kanaatler ifade edildi. Nihai olarak bunun nasıl olacağı hususu, yaş ve ücret Bakanlar Kurulu'nun takdirine aittir. TSK dünyanın en saygın kurumlarından biridir. Caydırıcılığı takdire şayan olmuştur. Bedelli askerlik ve TSK’nın teknoloji yoğun gücünün artırılması ile sözleşmeli er-erbaşlarla ilgili düzenlemeler olmak üzere iki husus söz konusu. Vurucu gücü yüksek ve daha profesyonel bir orduya geçiş zaten hepimizin ortak hususu. Bedelli askerlik talepleri dışında, belli yaşın üstünde zaten sınırlı motivasyonla askerlik yapanlarla ilgili de düzenleme yapıldı.'Davutoğlu Yunanistan'da, Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas ve Başbakan Antonis Samaras ile görüşecek. Türk asıllı Yunan vatandaşlarla da Türkiye kökenli azınlık temsilcilerini kabul edecek. Davutoğlu ve Samaras, Türk-Yunan İş Forumu'nda da konuşacak.Görüşmelerde hem bölgedeki hem de Ege’deki gelişmeler gündeme gelecek. Davutoğlu, 'Ege’yi bir barış denizi haline getirmek için konular konuşulacak. Kıbrıs sorunu da gündemde' dedi.Al Jazeera Turk
Akit Ak Saray'ı Böyle Savundu...
Yeni Akit 'gazetesi' yeni bir rezalete daha imza attı. Akit dün internet sitesinden ''Seçimsiz gelen bir adam' Bırak Ak-Saray'ı Atatürk O.Ç.'ye bak' başlığıyla bir haber yayınladı. Haberde, Ankara Mimarlar Odası'nın, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) ile ilgili Atatürk'ün vasiyetinin açıklanmasını istemesi üzerine, Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü ve Osmanlı Araştırmaları Vakfı mütevelli heyeti başkanı Ahmet Akgündüz'ün görüşlerine yer verdi.Yeni Akit ''Seçimsiz gelen bir adam' Bırak Ak-Saray'ı Atatürk O.Ç.'ye bak' başlığıyla yayınladığı haber şöyle;'AYASOFYA BİR VAKIFTIR, ATATÜRK O.Ç. İSE DEVLET TOPRAĞI'Ayasofya'nın Fatih Sultan Mehmet tarafından vakfiye olarak düzenlendiğini ve hukuki bir bağlayıcılığı olduğunu belirten Akgündüz A.O.Ç hakkında böyle bir konumlandırmanın yapılamayacağını belirtti.'SEÇİMSİZ GELEN BİR ADAM...'Akgündüz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçimle makamına geldiğine dikkat çekerek A.O.Ç'nin 'tanzimi düzenleme' olarak tanımlanabilecek bir karar ile kullanıldığını ve bu kararın seçimiş cumhurbaşkanı tarafından kanunlar çerçecesinden istenildiği gibi değerlendirilebileceğini belirtti.'GÜLEN GRUBU İLE SOLCULARIN İŞİ'Meselenin çiftlikle veya vasiyetle doğrudan bir bağının olmadığını ve tamamen ideolojik duygular ile hareket edildiğini vurgulayan Akgündüz perdearkasından güçleri 'Gülen grubu ve solcular' olarak tanımladı.'ATATÜRK O.Ç. KİMİN TOPRAĞI?'Atatürk Orman Çiftliği'nin kimin malı olduğunun ve nereden nasıl kaldığının sorgulanması gerektiğini belirten Akgündüz önce Ayasofya'daki yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.İleri Haber
Greenpeace Sordu: 'Nükleer Santralin Atıkları İstanbul Boğazı'ndan mı Geçecek?'
Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Devin Bahçeci Bakanlığın Akkuyu'da şeffaf olma taahhüdü varsa bazı sorulara tüm kamuoyuna açık şekilde yanıt vermesi gerektiğini, bu soruların yanıtlarının ÇED raporunda bulunmadığını belirterek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'a sordu: Atıklar İstanbul Boğazı’ndan mı geçecek?“Sayın Bakan’ın bahsettiği Hükümetler Arası Anlaşma ile ÇED Raporu’nun detaylarından haberdarız. Ancak bu anlaşmada ve ÇED raporunda, atıkların nasıl yönetileceği konusu detaylı olarak açıklanmış değil. Eğer bizim bilmediğimiz başka bir Anlaşma varsa ilgili anlaşmayı sadece bizimle değil tüm Türkiye kamuoyu ile paylaşmasını talep ediyoruz.“Var olan anlaşmada, atık yönetimi konusu ile ilgili olarak da ÇED raporunda tüketilmiş atık takımlarını taşıyan konteynırların Rusya Federasyonu limanlarına ulaştırılacağı belirtiliyor.Atıklar İstanbul Boğazı’ndan mı geçecek?“Haritaya baktığımızda Akkuyu ve Rusya Federasyonu limanları arasındaki rotada, atıkların İstanbul Boğası’nda geçeceğini görüyoruz. Atıklar taşınacaksa bu çok tehlikeli bir güzergah ama taşınacağına dair Rusya’nın bağlayıcı bir taahhüdü yok. Bu durumda atıklar binlerce yıl Türkiye’de kalabilir. Ne Türkiye’de ne de dünyada atıkları bunca yıl bir sorun çıkarmadan depolayacak bir teknoloji yok.”“Bakanlığın şeffaf olma taahhüdü varsa, bazı sorulara tüm kamuoyuna açık şekilde yanıt vermesi gerekiyor. Çünkü bu soruların yanıtları ÇED raporunda bulunmuyor.Bu sorulardan bazıları şöyle:· Nükleer atıklar, Rusya Federasyonu’na taşınmadan önce konteynırlar içinde ne kadar tutulacak?· Atıklar boğazlardan mı geçerek taşınacak? Bu sürece dair, olası ulaştırma kazaları göz önünde bulundurularak yapılan kaza analizleri nelerdir?· Nükleer atıkların Akkuyu’dan Rusya limanlarına taşınmasında hangi ulaşım yolları düşünüldü? Civar şehirlerin karşılaşabileceği risklere ilişkin (iç tehlikeler, mavnanın batması, terör saldırıları) incelemeler yürütüldü mü?· Ulaşım rotası doğrudan İstanbul Boğazı’ndan geçtiği takdirde deniz kazalarını engellemek için özel tedbirler alındı mı? Boğaz, mavnanın geçişi sırasında özel olarak kapatılacak mı?· Rusya ne kadar süreyle hangi atıkları alacak? Kısa, orta ve uzun vadeli atıklara dair planlat nelerdir. Rusya’nın yasal bağlayıcılığı olan bir taahhüdü var mıdır?”Başka Haber
Reklam
Pınar Selek'e Bir Kez Daha Ağırlaştırılmış Müebbet İstemi
Yeniden yargılanmaya başladığı davasında Pınar Selek hakkında yine ağırlaştrılımış müebbet istendi. Dava 19 Aralık günü devam edecek.Mısır Çarşısı patlamasıyla ilgili Pınar Selek'in yeniden yargılanmaya başladığı davasında bugün savcılık mütalaası okundu. Savcı en son verdiği mütalaayı yeniledi ve Pınar Selek hakkında ağırlaştırılmış müebbet istedi.Pınar Selek'in avukatları ise savunma için ek süre talep etti ve delilleri tek tek mahkeme heyetiyle tartışacaklarını söyledi.İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava 19 Aralık 2014 Perşembe günü saat 10.00'da devam edecek.
Turizm Liselerindeki ‘Alkollü İçki Servisi’ Dersinin Kaldırılması Önerisi Kabul Edildi
Hükümetin milli eğitim politikalarına ‘yön vermesiyle‘ bilinen Eğitim Bir Sen’in otelcilik ve turizm meslek liselerinde ‘Alkollü İçki Servisi’ dersinin kaldırılması önerisi, Antalya’daki 19’uncu Milli Eğitim Şurası’nda tartışmalı bir oylama sürecinin ardından kabul edildi.Sabah oturumunda 34’e karşı 36 oyla reddedildiKarma öğretime son verilmesi başta olmak üzere eğitim sistemini kökten değiştirecek önerilere imza atan Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen’in ‘Alkollü İçecek ve Kokteyl Servisi’ dersinin kaldırılması teklifi, sabah toplanan Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri grubu komisyonunda 34 kabul oyuna karşın 36 ret oyuyla gündem dışı bırakıldı.Öğleden sonraki oturumda tartışmalarla kabul edildiBasın toplantısı sırasında kendisine gelen not üzerine önerilerinin reddedildiğini öğrenen Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Alkollü içeceklerle ilgili önerge oy çokluğuyla reddedilmiş. Ben çocuklarımızın geleceği açısından sağlıklı bulmuyorum. İçki servisi yaptırılan çocuklar bizim çocuklarımız. Bunu reddedenler kendi çocuklarına içki servisi yaptırmak isterler mi, istemezler” diye konuştu.Eğitim Bir Sen, komisyonun öğleden önceki oturumunda reddedilen öneriyi, öğleden sonraki toplantıda tekrar gündeme getirdi. Sert tartışmaların yaşandığı toplantıda bir kez daha oylanan öneri bu kez kabul edildi.Kaynak: Diken
Reklam
Kendi Ülkesinde Nefes Alamayanlar: ABD'nin Siyahları
İşini yarıda kesti ve konuşmaya başladı: 'Çocuklarıma tek tek anlattım. Polis görünce nasıl davranmaları gerektiğini artık biliyorlar. Bilmiyorsan sana da anlatayım.'Sonra durdu, yüzüme baktı, devam etti: 'Gerçi sana lazım olmaz. Yabancısın ama beyazsın. Polis nasılsa sana bir şey yapmaz.'Konuşan, New York'ta ağırlıklı siyahların yaşadığı Harlem'de bir cafenin çalışanlarından. Jamaika asıllı ama kendi deyimiyle 'tüm seçimlerde oy veren, vergisini ödeyen ve bu ülkenin bir parçası olmaktan gurur duyan' siyah bir ABD vatandaşı.Onun ülkesinde yabancı olan benim. Ancak ne kadar vatandaşlık yükümlülüklerini yerine getirse, pasaportu cebinde olsa da kendi yurdunda yabancı hissedense o.Aslında bu, şu aralar genel olarak ABD'deki siyahların hissiyatını yansıtıyor.Çok kısa aralıklarla yaşanan iki olay, ırkçılığın yasal olduğu günleri hatırlayanların torunlarının bu yabancılığını daha da artırıyor.
Ak Saray İçin İbrahim Tatlıses'in Manisine Alternatif 10 Mani
İbrahim Tatlıses'in bugün Twitter hesabından paylaştığı 'Ak Saray' manisini görünce kendimizi tutamadık. İbrahim Tatlıses;Sarayda saray dedinizBaşımın etini yedinizO saray milletin zatenBi bunu göremedinizmanisini yazıyorsa biz de yazabiliriz dedik ve ortaya bu içerik çıkıverdi.
Esasen Söylenmek İstenen Ama Sadece İsimsiz Mektupla Söylenebilen 16 Şey
Internette esasen.com diye bir siteye denk geldim.Zaten güzel şeylere bir şekilde denk geliyorsunuz, Internet'in ve sosyal medyanın belki de en güzel yanı bu. Her neyse, bu sitede herkes istediği kişiye 'esasen' kelimesi ile başlayan isimsiz mektuplar yazabiliyor.  En orjinal olanlarını derledim sizin için
Reklam