'Bu Cumhuriyet Nefreti Nedir?'
CHP'nin eski genel başkanı Deniz Baykal, AKP milletvekili Babuşçu'nun '90 yıllık reklam arası bitti' sözlerini eleştirerek 'Bu Cumhuriyet nefreti nedir?' dedi. CHP'nin eski genel başkanı, Antalya milletvekili Deniz Baykal, AKP Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşçu'nun adını vermeden Cumhuriyet dönemi için kullandığı '90 yıllık reklam arası' benzetmesiyle ilgili eleştirilerde bulundu. Baykal, şöyle konuştu:'Bu nedir? Bu Cumhuriyet nefreti nedir Allah aşkına? Tarihimize geçmişe saygımız var. İftihar edeceğimiz üzüleceğimiz dönemler var. Ama bizim geçmişimiz; Şanlı bir tarihimiz var. 90 yıl bu coğrafyada ayakta kalmayı başarmışız. Heryer yangın yerine dönüşmüşken, çevremiz yakılıp- yıkılırken, yangın Avrupa'ya sıçramaya başlamışken biz barış uyum istikrar ülkesi gibi varlığımızı sürdürüyoruz. Çünkü sağlam temelimiz var. Böyle bir ortamda Cumhuriyet dönemini bir parantez, reklam arası sayma anlayışı! Cumhuriyet'e karşı derin saygısızlık sevgisizlik nerden kaynaklanıyor? Allah akıl- izan versin.'İzmir'de basın toplantısı düzenleyen Deniz Baykal, gelecek hafta Meclis'te 4 eski bakan hakkında yapılacak Yüce Divan oylaması için de 'Meclis'in bir sınavdan geçtiğini söyledi.'TBMM'nin büyüklüğü metrekare büyüklüğünden gelmez. Onuru büyük olduğu için, manen büyük olduğu için temsil ettiği ruh, iddiası, asaleti büyük olduğu için Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Günü geldiği zaman büyüklüğün hissettireceğine dair güvenimiz yok mu? Bu Meclis günü geldiğinde emperyalist güçlere karşı milli haklarını korumak için Kıbrıs'a çıkartma kararı almadı mı? 1 Mart'ta 'yabancı asker sokma' diyen bu Meclis'tir. Şimdi de böyle bir karara ihtiyaç yok mu? Büyüklük bunu gerektirmiyor mu? Herkesin gördüğü gerçeği bir meclis kararıyla yok saymak mümkün mü? Yok olan yaşanan olaylar değil senin haysiyetin olur. Hukuku çiğnersen, bunu sandık lafları ile kapatamazsın. Sandığa ihtiyaç var ama 'sandıktan geçtim hukuka ihtiyaç yok' diye bir şey yok. Oldurtulursa çok yanlış olur, çok acı olur. Böyle kararlarla huzur, barış, istikrar, devlet ve cumhuriyetimizin saygınlığını kaybediyoruz. Kaybetmeyelim. Bu oylama bir sınavdır.'DHA
Karşınızda Dünyanın İkinci Kuzey Kore'si: 18 Maddede Türkmenistan Diktatörlüğü
Kuzey Kore bir süredir dünyanın en ilginç yönetim sistemini oluşturmak için yoğun çabalar harcıyor fakat artık bir rakipleri var: Türkmenistan. Dünyanın en saçma yönetim biçimini yaratmak konusunda sürdürülen bu mücadele ilerleyen yıllarda daha da kızışacak gibi görünüyor. İşte 18 madde ile mücadelenin Türkmenistan tarafı;
PlayStation ve Xbox'a Siber Saldırı Düzenlendi
İngiliz polisi, Microsoft'un Xbox Live ve Sony'nin PlayStation ağlarına düzenlenen siber saldırılarla bağlantısı olduğundan şüphenilen İngiliz vatandaşı 18 yaşındaki bir erkeğin gözaltına alındığını duyurdu.Playstation ve Xbox'a yapılan saldırı sonrası gözaltına alınan kişi hakkında, İngiliz polisi tarafından yapılan açıklamada, siber suç timleri tarafından bu sabah İngiltere'nin Liverpool kentindeki bir adrese düzenlenen baskında gözaltına alınan İngiliz vatandaşının, bilgisayar korsanlığı ve bilgisayar materyallerine izinsiz erişim suçundan gözaltına alındığı kaydedildi.Liverpool polisi, gözaltının gerçekleştiği operasyonunun, İngiltere'deki siber suç birimleri ve ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından ortak olarak düzenlendiği bilgisini verdi.Microsoft'un Xbox Live ve Sony'nin PlayStation ağlarına geçen Noel Bayramında düzenlenen siber saldırıdan yaklaşık 160 milyon kullanıcının etkilendiği bildirilmişti. Saldırıyı hacker grubu Lizard Squad üstlenmişti.Microsoft'un Xbox ağının 48 milyon, PlayStation sisteminin ise 110 milyon abonesi bulunuyor.İnci Gündağ, AA
66 Günde Kötü Alışkanlıklardan Kurtulmak İsteyenlere Bilimsel Öneriler
Kabul edelim ki, tüm insanlar gibi bizim de bazı alışkanlıklarımız var. Zihnimiz ve bedenimiz, bizi biz yapan bazı uyarıcılara ve hareketlere bağımlı. Bu bakımdan, alışkanlıklarımız bizi içlerine hapseden koruma duvarları gibi.Tırnak yemek gibi artık istemsizce gerçekleşen alışkanlıklar gibi, sigara içmek de giderek duyarsızlaşarak yaptığımız alışkanlıklarından biri.The Powert of Habit (Alışkanlığın Gücü) kitabının yazarı Charles Duhigg'e göre,doğuştan alışkanlık diye bir şey yoktur, onları biz oluştururuz. İyi, kötü yada önemsiz olarak nitelendirdiğimiz alışkanlıklar, 'alışkanlık döngüsü' diye adlandırılan psikolojik bir yapıyla başlar.Bu döngü, üç ana bölümü kapsayan bir süreçtir. İlk adım, bu davranışı beyninize ileterek, müsaade eden tetikleyici süreçtir. İkinci adım davranışın kendisi, üçüncü adım ise ödüllendirme yani beynin bir davranışı yaptığında ters bir durumla karşılaşmamasıdır.Alışkanlıklarımıza bir kez bağlandığımızda, bu bağı koparmak oldukça güçtür. Çünkü çoğu sefer onları yaptığımızı unuturuz. Tekrarlama döngüsü yüzünden, artık alışkanlık dediğimiz davranışlar, istemsizce yapılan aksiyonlara dönüşür. Mesela ben, bu galeriyi hazırlarken, istemsiz bir şekilde elimi ağzımı götürüp, ara ara tırnaklarımı yedim. Görünen o ki, bu alışkanlığın kölesi olmaya başlamışım. Ama tüm alışkanlıklar bu kadarla kalmıyor, bazı alışkanlıklar, hayatımızı kontrol edip şekillendirmeye yetecek kadar güce sahip olabiliyor.Kullandığımız, tükettiğimiz bazı maddeler -sigara,alkol vb.- bağımlılık yapan özelliklere sahip olup, alışkanlığı kırmayı imkansız hale getirseler de, bu kötü alışkanlıkları, iyi olanlarla değiştirebilmemiz bazı yöntemler mevcut. Bu bahsedilen süreç ise, sadece 66 gün alıyor.Hayatınızdan bir alışkanlığı çıkardığınızda, aynı şekilde yerine yeni bir tane eklersiniz ve bunu istemsiz olarak yaparsınız. Önemli olan, kötü alışkanlıkları çıkartıp, yerlerine iyi olanları koyabilmemiz. Örneğin, yatmadan önce birkaç bölüm dizi izliyorsanız, onun yerine okuyabildiğiniz kadar kitap okuyabilirsiniz. Yemeğin yanında kola gibi gazlı içecekler tüketiyorsanız, onun yerine su tüketmeye başlayabilirsiniz.Aşağıda size bu yolda yardımcı olabilecek 4 aşamalı bilimsel önerileri göreceksiniz. Uygulayıp, uygulamaması size kalmış.
İstanbul'da Gezilecek Yerlere Götürecek 7 Uygulama
İstanbul’da gezilecek yerleri bulmak herkesin zorluk çektiği bir çaba. Haftasonunda İstanbul’da ne yapılır diyenler veya birkaç gün için İstanbul’a kaçamak yapanlar için birçok alternatif var. Ancak bunun en teknolojik yolu ise akıllı telefon uygulamaları . Mekan öneri uygulamalarını kullanarak İstanbul’daki gezilecek yerleri iki dokunuşla bulabilirsiniz. İşte İstanbul’da gezilecek yerleri bulduracak 7 uygulama…
Türkiye'deki 10 Kadından 4'ü Şiddet Mağduru
Altı yıldan bu yana kadına şiddetle ilgili verileri paylaşmayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın gizlice yaptırdığı rapora göre kadınların yüzde 89’u şiddete uğrasa da hiçbir yere başvurmuyor, şiddete uğrayan kadınların oranı ise yüzde 38.Bakanlık bu raporun sonuçlarını kamuyla paylaşmadı, sebebiyse‘soru almak istememesi.’Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Türkiye’deki kadın cinayetlerini ‘sağır sultanın bile duymasından’ rahatsızlığını saklamamıştı.Hürriyet’ten Emel Armutçu’nun haberine göre bakanlık,‘Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması’nın ikincisini altı yıl aradan sonra Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü’yle ortak bir çalışmayla yeniden yaptı. Araştırma sonuçları 30 Aralık’ta Ankara’da açıklandı, ancak toplantı basına kapalı gerçekleşti.
Dünyanın Dört Bir Köşesinden Birbirinden Güzel En İyi 20 Düğün Fotoğrafı
Uluslararası Profesyonel Düğün Fotoğrafçıları kuruluşu, her yıl dört kez bir araya geliyor ve yılın en iyi düğün fotoğraflarını seçiyor. Bu kuruluş işinde gerçekten çok iyi olan profesyonel fotoğrafçılar tarafından kurulmuş ve bu nedenle, dünyanın dört bir tarafından yarışmaya katılan düğün fotoğrafları sanatsal kompozisyon dikkate alınarak değerlendiriliyor.Yarışma 20 farklı kategoride yapılıyor ve her kategori için yılda dört kez birinci seçiliyor. Bu içeriğimizde, geçtiğimiz yıl birincilik kazanan 80 fotoğraftan en iyi 20 tanesini sizlerle buluşturuyoruz. İşte birbirinden hoş o 20 düğün fotoğrafı, ülkeleri ve fotoğraf sanatçıları;
Dünyadan ve Türkiye'den 24 Mülteci İsyanı
İktidarlar kendilerine tehdit olduğunu düşündüğü insan ve grupları yıldırmaya çalışır. Bu gruplardan birisi de mültecilerdir ve mültecileri toplama kamplarına tıkar, bu kamplarda belirsiz sürelerle tutar, fiziksel ve psikolojik işkenceler yapar, aşırı kalabalık ve pislik içinde yaşatır, göçmenlerin hastalık kapmasına kayıtsız kalır. Mülteci, uyruğu ve sınıfına göre muamele görür. Aşağı ırk, kültür ve sınıflardan insanlar yasadışıdır ve ceza verilmelidir. Şehrin merkezinden-steril vatandaşlardan uzak tutulmalı, kamplar için fazla masraf da yapılmamalıdır. Mülteciler yılarak ülkelerine kendi istekleriyle geri dönmelidir. Potansiyel mültecilerin gözü korkutulmalıdır. Geri dönmüyorlarsa en azından yasaları benimsemeli, ülkedeki hakim kültürle-sistemle çatışan alışkanlıklarını törpülemelidirler. Toplama kampı süreci ' hızlandırılmış eğitim' olarak görülebilir. İktidarlar çocukları öğretmenler ve kitaplarla, mültecileri de işkence ve hapisle eğitmeye çalışır. Ama ne bütün çocuklar ne de bütün mülteciler onlara dayatılan şartları kabul eder.
Samuray Olgusuna Dair Yapılmış 25 Kaliteli Film
17. yüzyıl japonya'sında savaş yılları geride kalınca samuraylar da işsiz kalmıştır. Monarşik düzenin öğüttüğü ronin'ler, barış zamanında birer posa olarak görülmekte ve birer birer harakiri yapmaktadırlar. Hatta açlık yüzünden onurlarından bile vazgeçip, otorite sahiplerinden para istemekte ve aksi taktirde kapılarının önünde harakiri yapmakla tehdit etmektedirler. Böyle bir ortamda yine eski bir samuray olan Hanshiro, yerel bir lordun huzuruna çıkar ve seppuku töreni için izin ister.http://www.imdb.com/title/tt0056058/
Duayen Gazeteci Birand Ölümünün 2. Yılında Anıldı
Duayen gazeteci Mehmet Ali Birand, ölümünün 2. yılında mezarı başında anıldı. Anmaya Birand'ın çalışma arkadaşları, dostları ve öğrencileri katıldı. Birand'ın öğrencileri ve Kanal D haber anchormanleri Cüneyt Özdemir ve Serdar Cebe ölümünün 2. yılında Birand'ı anlattılar... 9 Aralık 1941 yılında İstabul'da dünyaya gelen Mehmet Ali Birand, 1964'te Abdi İpekçi vasıtasıyla gazeteciliğe başladı. 2013 yılına kadar etkin bir şekilde sürdürdüğü gazetecilik mesleğinin yanı sıra Birand, yazarlık ve sunuculuk da yaparak haberciliğin adeta sembol yüzü haline geldi.1985 yılında TRT 1'de başlayan 32. Gün programına daha sonrasında özel televizyonlarda devam eden Mehmet Ali Birand, son yıllarını CNN Türk ve Kanal D çatısı altında geçirdi. Posta gazetesinde yazarlık, CNN Türk'te talk show sunuculuğu geçmişi olan Birand, en çok da Kanal D'nin ana haber bülteni sucusu olarak gündeme geldi. 2009 yılında hem CNN Türk hem de Kanal D'nin Genel Yayın Yönetmeni olan Mehmet Ali Birand, yıllarca süren 32. Gün programı çatısı altında sayısız gazetecinin önünü açan bir isim oldu.Reha Muhtar, Ali Kırca, Mithat Bereket, Rıdvan Akar, Cüneyt Özdemir, Can Dündar ve Deniz Arman gibi pek çok ünlü gazeteciyi hayatımıza kazandıran 32. Gün programının takım kaptanlığınıu yapan Mehmet Ali Birand, pankreas kanserine yakalandığında uzun bir tedavi süreciyle karşı karşıyaydı. Çeşitli ameliyatlar ve kemoterapi tedavilerinden olumlu sonuç alamayan Birand, 17 Ocak 2013 tarihinde yoğun bakıma alınmış ve tüm müdehalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Bugün Anadolu Hisarı'ndaki aile kabristanında yatmakta olan Birand, gazetecilik mesleğindeki başarılarının yanı sıra, sunuculuğunda yaptığı gaflar ve dil sürçmeleriyle yıllarca akıllarda kalacak bir isim.Medyaloji
Melih Gökçek: 'MOSSAD Beni Öldürecek'
İsrail'e yönelik eleştirileri nedeniyle tehdit aldığını söyleyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek: 'Başıma geleceklerden MOSSAD sorumlu'Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek İsrail’e yönelik eleştirileri nedeniyle tehdit aldığını söyledi. Bir televizyonun canlı yayınına katılan Gökçek, “Başıma bir şey gelirse bu MOSSAD’dan gelmiştir, milletim böyle bilsin” dedi.'TÜRK MİLLETİNE MİRASIM'Gökçek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hangi olayın olması, kimin saldırması önemli değil. Önemli olan bunu yaptırandır. Ben böyle kabul ediyorum. Şayet maşaları kullanıp da bana bir şey yaptırırlarsa Melih, MOSSAD tarafından öldürülmüştür, ona göre gardlarını alsınlar. Bu benim onlara mirasımdır, Türk milletine mirasımdır. Hakkım varsa böyle bilsinler.”Habertürk