onedio
Sınavları, Finalleri, Raporları Salla! İşte Sınavların Ölçemeyeceği 7 Zeka Tipi
Final haftalarından oldum olası nefret etmişimdir. Yani, nasıl bir insanın değerini ölçmek için bir saatlik bir sınavla nasıl bir deneme yaratabilirsiniz ki? Zekanızın ve başarınızın ölçüsünü nasıl bir yanıtla,  ya da yarısı doldurulmuş boşluklarla kanıtlayabilirsiniz ki?Büyürken girdiğimiz tüm sınavlarda olduğu gibi –YDS, ÖSS vb- ait olduğumuz yeri belirleyen her zaman sadece bir deneme, bir not vardı. Zekamızın sadece bir ölçümü vardı ve bunu orada kanıtlayamıyorsanız, e işte, aptalın biriydiniz.Şimdi final haftası geldi çattı ve değerinizi kanıtlayacak tek seferlik sınavla yüz yüzesiniz. Peki neden böyle olsun ki? Neden başarılı olup olmamanızı bu bir sınav belirlesin? Neden bir not başarılılar listesine girip giremeyeceğinize karar versin?Ne yazık ki birçok okul, öğrencilerinin kabiliyetlerini tek bir tip zekaya göre ölçmeyi tercih ediyor. Yeteneklerimizin ve niteliklerimizin büyüklüğü ve farklılığını basmakalıp bir yaklaşıma çeviriyor.Öğrencilere söylememekte ısrar ettikleri şey ise yeteneğin altı farklı ölçümü daha olduğu ve onların sınıfında olmasa da bir dahi olabileceğiniz.1983’te, bir gelişimsel psikolog ve Harvard’da profesör olan Howard Gardner çoklu zeka teorisini ortaya attı. “Aklın Çerçeveleri: Çoklu Zeka Teorisi” kitabında, insanların sahip olabileceği yedi farklı zeka türünü belirtir.Yanıtlamaya çalıştığı asıl soru şuydu: Zeka tekil bir şey midir yoksa --birbirinden bağımsız çeşitli entelektüel duyular mıdır?Gardner, yüksek bir IQ’nun zekayı ölçmede doğru bir yöntem olduğuna inanmadı. Zeka tanımı şuydu;Zeka, kültürel bir ortamda sorunları çözmek ya da kültürel bir değeri olan ürünler yaratmak amacıyla etkinleştirilebilecek bilgiyi işleme sokan biyopsikolojik bir potansiyeldir.Yüksek bir IQ’ya sahip olmak insanın toplumda üretken olacağı anlamına gelmez. Sırf bir takım bilgileri aklında tutmak insanın o bilgiyi gerçek hayatta uygulamaya sokabileceği anlamına gelmez.Zeka genel bir kabiliyet değil, toplumun birçok farklı alanında ifade edilen türlü yaklaşımlardır.Gardner’ın teorisi gelişimsel psikolojide bir gelişme değil, insanoğlu için bir özgürlüktü. Sonuç olarak, düşük sınav notlarından dolayı kapana kısılan, puanlar yüzünden baskı gören ve kendi dahiliklerini inkar eden insanlara karşı olan bakış açısı değişti.Kalkülüs sınavlarında yeterli notları alamamaları ya da makalelerinden tam not alamamaları yetenekli olmadıkları anlamına gelmiyordu. Sadece zekalarının bu alanlarda olmadığı anlamına geliyordu. Zekaları başka bir yerden, başkalarının kıskanabileceği bir yerden geliyordu.Yani finalleriniz bitiyorsa, başlamak üzereyse ya da hali hazırda başarısız geçtiyse çok ciddiye almayın. Çünkü sizin zekanız bu optik kağıtlardan çok ötede bir yerde olabilir.Aşağıdakiler Gardner’ın yedi çeşit zeka teorileri. Kendinizinkini bulun ve başarıya giden yolunuzu izleyin.
Yıllar Geçse de Unutulmayacak 8 Kaleci-Oyuncu Hatırası
Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan unutulmaz, hafızalardan silinmeyen bir derbi... Bitime 10 dakika kala sebep olduğu penaltı sebebiyle Oscar Cordoba'nın oyundan atılması ve oyuncu değişiklik haklarının da dolmuş olmasıyla birlikte kaleye geçen Daniel Pancu, Alex de Souza'nın durumu 3-3'e getiren penaltı golüne engel olamasa da, Anelka ve Alex'in ilerleyen dakikalarda yakaladığı fırsatlarda gol izni vermemiş, son anlarda ise siyah-beyazlı takım Koray Avcı'nın golüyle sahadan 4-3'lük galibiyetle ayrılmıştı. Pancu, bu maçtan sonra 'Kadıköy Panteri' olarak anılacaktı...
Fenerbahçe Ülker, Bayern'e Şans Tanımadı
Euroleague C Grubu son maçında sahasında Bayern Münih'i konuk eden Fenerbahçe Ülker, sahadan 87-81'lik galibiyetle ayrıldı.Sarı lacivertli takımda Bogdan Bogdanovic 16 sayıyla galibiyetin mimarı olurken, konuk Bayern Münih'te Nihad Djedovic'in 19 sayısı yenilgiyi önlemeye yetmedi.Fenerbahçe Ülker'in de yer alacağı TOP 16 F Grubu'ndaki takımlar şu şekilde;Fenerbahçe ÜlkerAnadolu EfesCSKA MoskovaOlympiakosLaboral KutxaUnicaja MalagaEA Milano NizhnyEurosport
Mehmet Şimşek: 'İlave Vergiler Gündeme Gelecek'
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, lüks tüketime yönelik ilave vergilerin gündeme gelebileceğini söyledi.TBMM Genel Kurulunda, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı görüşmelerinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bakan Mehmet Şimşek, 'Biz vergiyi tabana yayarak, birtakım istisnaları ve imtiyazları kaldırarak vergilendirilmemiş bazı alanları mesela şehir rantları gibi vergilendirerek bu reformun uygulanmasıyla birlikte kamu gelirlerini artıracağız' dedi.Lüks tüketime yönelik belki ilave vergiler gündeme geleceğini belirten Bakan Şimşek şunları söyledi: 'Son yıllarda motor hacmi büyük olan, örneğin taşıtlara biz getirdik. Şimdi bunun benzeri diğer alanlarda da birtakım çalışmalar yapılacak yakın dönemde. Biliyorsunuz, değerli taşlar üzerinde daha önce ÖTV vardı ve çok sınırlı bir gelir elde ediliyordu. Ama şimdi KDV'yi getirdik. Dolayısıyla bu türden düzenlemeler diye bakmak lazım, o çerçevede görmek gerekiyor.'IMF ile ilgili sorulara Bakan Şimşek, 'Geçen sene mayıs itibarıyla bizim IMF'e herhangi bir borcumuz kalmamıştır. Bildiğim kadarıyla, 2003 başı itibarıyla IMF'ye borç stokumuz yaklaşık 23,5 milyar dolar civarıydı, onu da ödedik. IMF'ye henüz biz borç vermedik. G-20 toplantılarından ben de vardım. IMF'nin bu yönde genel anlamda bir talebi oldu, biz de kendilerine olumlu yaklaşacağımızı bunun için 5 milyar dolarlık ayıracağımızı da söyledik, ama henüz bizden o borcu almadılar ama verebiliriz' diye konuştu.DHA
Reklam
10 Maddede Türk Sporunun Dibe Vuruşu
Türk sporu hiçbir zaman dünya çapında olmadı, ama hiçbir zaman da bu kadar dibe vurmadı. Spor, özellikle de futbol, zor koşullarda, boğaz tokluğuna çalışan halkın büyük çoğunluğunun tek eğlencesiydi. Milli maçlar her görüşten, her sınıftan insanı tek yürek haline getirir, sporcularımız Milli maçları en önemli maçlar olarak görür ve sahada varını yoğunu ortaya koyardı. Bugün ise öyle bir noktaya gelindi ki, İstanbul'da oynanan Milli maçlarda tribünlerin yarısı boş kalır oldu. Gidişattan hoşnutsuz olan bir kesim ise, yönetenler değişir umuduyla Milli takımın kaybetmesini ister hâle geldi. Sporcular da Milli maçları sadece prim kapısı olarak görmeye başladılar. 'Eski Türkiye' zamanında, 2000-2002 arası elde edilen başarılarla FIFA sıralamasında 5. sıraya kadar yükselen Türk futbolu, bugün aynı sıralamada 48. sırada yer alıyor... Bu çalışmada Türk sporunun içinde bulunduğu vahim tablonun göstergelerini ve nedenlerini irdeleyeceğiz.
Reklam
Meteoroloji'den Kar Uyarısı
Kar yağışı uyarısında bulunan Meteoroloji, pazar günü öğle saatlerinden sonra Balkanlar üzerinden geleceği belirtilen soğuk ve yağışlı havanın Trakya, Marmara, Kuzey ve Kıyı Ege, Batı Karadeniz ile İç Anadolu’nun kuzeybatı kesimlerinde genellikle yağmur şeklinde ve akşam saatlerinden sonra Batı Karadeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Bilecik ve Kütahya ile Bursa’nın dağlık kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde beklendiği kaydedildi. Meteoroloji’den yapılan açıklamada ayrıca yağışların yurdu salı günü terk edeceği belirtilerek, “Yağışlı sistemin 22.12.2014 Pazartesi günü Marmara’nın doğusu, Karadeniz, İç Ege, İç Anadolu, Akdeniz’in iç kesimleri ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde etkili olduktan sonra 23.12.2014 Salı günü yurdumuzu terk edeceği tahmin ediliyor. Pazartesi günü meydana gelecek yağışların kıyı kesimler ile Güneydoğu Anadolu bölgesinde yağmur, iç ve doğu bölgelerimizde ise karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı bekleniyorö denildi.KAR YAĞIŞI ANKARA-İSTANBUL OTOYOLUNDA AKSAMALARA YOL AÇABİLİRPazar günü etkili olması beklenen kar yağışından ötürü buzlanma ve ulaşımda aksamalar gibi oluşması muhtemel riskler için uyarı yapan Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün açıklamasında şu ifadeler yer aldı:“Pazar günü akşam saatlerinde başlayacak kar yağışının Pazartesi günü akşam saatlerine kadar Ankara- İstanbul otoyolunun özellikle Kızılcahamam ile Düzce arasında kalan bölümünde ulaşımda aksamalara yol açabileceği, ayrıca pazartesi günü iç ve doğu bölgelerimizde görülecek kar yağışına ve ardından meydana gelecek buzlanma ve don olayına karşı sürücülerimiz başta olmak üzere vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir. Hava sıcaklığında hafta sonunda önemli bir değişiklik beklenmiyor. Pazartesi günü kuzey, iç ve batı bölgelerimizde 3 ila 8 derece azalacağı, ancak Salı gününden itibaren tekrar artacağı tahmin ediliyor.'DHA
14 Aralık Soruşturmasında Mahkeme Kararı Belli Oldu
İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği kararından: 'Genel itibarıyla emniyet müdürlüğü ve özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde, İstihbarat ve TEM müdürlüklerinde görev yapan şüphelilerin, devletin hiyerarşik yapısı dışında ayrı bir hiyerarşik yapı oluşturarak yasa dışı örgütlenme oluşturdukları, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal, ekonomik, askeri ve idari mekanizmasına yön veren kadroların ele geçirilerek etkisiz hale getirilmesinin amaçlandığı görülmüştür. Şüpheli Fethullah Gülen'in Samanyolu TV grubu ve Zaman gazetesinin genel olarak yayın ve yayım politikalarını belirlediği, bu şekilde kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığı anlaşılmıştır.'İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararında, 'Genel itibarıyla emniyet müdürlüğü ve özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde, İstihbarat ve TEM müdürlüklerinde görev yapan şüphelilerin, devletin hiyerarşik yapısı dışında ayrı bir hiyerarşik yapı oluşturarak yasa dışı örgütlenme oluşturdukları, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal, ekonomik, askeri ve idari mekanizmasına yön veren kadroların ele geçirilerek etkisiz hale getirilmesinin amaçlandığının görüldüğü' ifade edildi.Hakimlik tarafından verilen kararda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca yürütülen 'paralel yapı' soruşturmasına değinildi. Soruşturmanın nasıl başladığı ve şüphelilerin hangi isnatlarla suçlandığına ilişkin bilgilerin sunulduğu kararda, soruşturmanın başlamasına neden olan olaylar kronolojik olarak yer aldı.Dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce yürütülen bir soruşturma dosyasının şüphelilerinden olan ve halen Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaları devam eden sanıklar Mehmet Nuri Turan, Bünyamin Ateş, Burhan Bozgeyik ve Mustafa Kaplan'ın, sahip oldukları BMB Yayın Grubu'na bağlı Tahşiye, Rahle ve Cihangir adlı yayınevleri ile dini görüş ve yorumlar içeren kitaplar bastıkları belirtilen kararda, bu kitaplarda şüpheli Fethullah Gülen'in temel paradigması olan dinler arası diyalog ve kurumlara zekat verilebileceğine ilişkin görüşleri ile tesettür konusunda eleştirilerde bulunulduğu ifade edildi.TAHŞİYE SORUŞTURMASIFethullah Gülen'in başında bulunduğu, 'hizmet hareketi' adıyla bilinen yapının eleştirildiği 3 Aralık 2008 tarihli yazının, bu dosyanın şüphelilerinden olan eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in imzasıyla dağıtım yerlerine gönderildiği ve 'Tahşiye grubu faaliyetleri' konulu yazı ile bu grup hakkında istihbari bilgilendirme yapıldığı aktarılan kararda, şüpheli Gülen'in 6 Nisan 2009'da 'www.herkul.org' isimli internet sitesinde, 'irtica paranoyası' adı altında video kaydının yayınlandığı ve burada açıkça 'tahşiye diye bir şey icat edebilirler, adlarına da tahşiyeci derler, sonra kalaşnikof verirler, çuvaldızı bile olmayan insanlara terörist damgası vuracaklar.. belli kişilerce karanlık karar kurullarında alınan kararlar..' şeklinde diyaloglar geçtiği dile getirildi.Gülen'in beyanatının şüphelilerden Hüseyin Gülerce'nin 10 Nisan 2009 ve Ahmet Şahin'in de 15 Nisan 2009 tarihlerinde Zaman gazetesindeki köşelerinde yazıldığı, yine 23 Nisan 2009'da 'Tek Türkiye' dizisinin bölümündeki 'karanlık kurul' sahnesinde, 'tahşiye miydi taşidat mıydı neydi..rahle mahle bir şey deyin işte, dini sembol olacak bir şey..' şeklinde diyaloglar kurulduğu anlatılan kararda, şüphelilerden Nuh Gönültaş'ın da Bugün gazetesinde 26 Nisan 2009'da, 'Tahşiyeciler deşifre oldu, yeni bir isim bulmalıyız' başlığıyla, dizideki diyaloglarla ilgili bir köşe yazısı yazdığının anlaşıldığı ifade edildi. 'İSTİHBARİ BİLGİ TEYİT EDİLMEDİ'Başka suçtan tutuklu şüpheli Ali Fuat Yılmazer'in 3 Aralık 2008 tarihli yazısının ardından, gazetede beyanlarının yer aldığı yayınlar ile televizyonda da yayım yapıldığı belirtilen kararda, kısa bir süre sonra, 29 Nisan 2009'da 20 kişi hakkında şüpheli Erol Demirhan imzasıyla, şüpheli İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) şube müdür vekili Ertan Erçıktı adına, İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden İstanbul TEM'e yazı yazıldığı ve 'Radikal tahşiye grubu' hakkında ihbarda bulunulduğu, ancak istihbari bilgilerin adli soruşturmada teyit edilmeden kullanılamayacağı kuralı ihlal edilerek 4 Mayıs 2009'da şüpheli Ertan Erçıktı'nın imzasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturma talep edildiği aktarıldı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebe uygun bir şekilde, 5 Mayıs 2009'da izin vererek soruşturma yürüttüğü, teknik ve gizli takip kararları alınarak TEM Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından uygulama yapıldığı kaydedilen kararda, 4 Kasım 2009'a kadar 'Radikal tahşiye grubu' adıyla soruşturma yürütülürken, bu tarihten sonra bilgi notu ile örgütün adının 'El Kaide yanlısı radikal Mehmet Doğan örgütü' olarak değiştiği, 10 Aralık 2009'da tarihsiz, isimsiz ve imzasız bir ihbar mektubu ile CD'nin gönderildiği, 22 Ocak 2010'da 16 ilde eş zamanlı olarak 122 kişiye yönelik operasyon yapıldığı ve bir kısım şüphelilerin tutuklanarak 17 aya kadar tutuklu kaldıkları dile getirildi.'SİS KUTULARI AYNI SERİDEN'Kararda, şüphelilerden Turgut Yıldırım'ın bulunduğu Bahçelievler'deki yerde yapılan aramada suç konulu olduğu değerlendirilen el bombaları ve mermiler ile krokilerin ele geçirildiği ve el bombaları üzerinde yalnızca arama yapan polis memurlarının parmak izinin tespit edildiği belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:'Şüpheli Ali Fuat Yılmazer'in 3 Aralık 2008 tarihli yazısında, Ali Tok'un da bu yapılanmanın içerisinde olduğunu bildirmesine ve şüpheli Turgut Yıldırım'ın arama tutanağında elde edilen taslak ve krokilerin eve Ali Tok isimli kişi tarafından getirildiğinin beyan edilmesine karşın, Ali Tok isimli kişinin yazı ve imza örneklerinin alınmadığı gibi şüpheli olarak da işlem görmediği, arama yapılan evde 38 adet parmak izi tespit edildiği halde bu hususun da araştırılmadığı, diğer taraftan elde edilen suça konu olduğu belirtilen bir adet MKE yapımı sarı renkli sis kutusunun, Ergenekon terör örgütü kapsamında, 21 Nisan 2009'da Beykoz Poyrazköy Keçilik mevkisinde yapılan kazılarda ele geçen bir adet şeffaf poşete sarılmış vaziyette bulunan MKE yapımı sarı renkli sis kutusu ile aynı seriden olduğu, ele geçen el bombalarının, seri numarası tespit edilen Kartal Emniyet Müdürlüğü'nde bulunan 6 adet el bombası ile benzeştiğinin tespit edildiği görülmüştür.''FETHULLAH GÜLEN...'Soruşturma dosyasında, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı olan şüpheli Hidayet Karaca'nın, şüpheli Fethullah Gülen ile arasında 20 Eylül 2010, 28 Eylül 2013 ve 10 Ekim 2013'te geçen telefon görüşmelerinde, 'Şefkat Tepe' dizisindeki 'karanlık kurul' bölümlerinin dizide yer alıp almayacağını sorarak, bu bölümlere ilişkin senaryoyu Gülen'e okuduğu ve bizzat onayını aldığı kaydedilen kararda, 'Soruşturmanın şüphelilerinden olan ve Tek Türkiye, Şefkat Tepe dizilerinin senaryo, hikaye yazarları ve yapımcı, yönetmenlerinin beyanlarına göre, 'bu dizilerde yer alan karanlık kurul veya karar kurulu bölümlerinin kendi taraflarından yazılmadığı, senaryolaştırılmadığı ve dizilerinde bulunmadığını' beyan etmeleri karşısında, 'karanlık karar kurulu' adıyla yayınlanan bölümlerin diziden farklı kişiler tarafından senaryolaştırılarak diziye eklendiğinin anlaşıldığı görülmüştür' denildi.'Bu haliyle şüpheli Fethullah Gülen'in Samanyolu TV grubu ve Zaman gazetesinin genel olarak yayın ve yayım politikalarını belirlediği, bu şekilde kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığı' ifadesi kullanılan kararda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 3 soruşturma dosyasındaki bir kısım şüphelilerin bu dosyanın da şüphelileri olduğu ve bu soruşturma dosyaları sonucunda yapılan işlemler nedeniyle şüpheli Fethullah Gülen'in kontrolünde bulunan basın ve yayın organlarında şüphelilerin sahiplenilerek yayınlar yapıldığı aktarıldı.'KARACA-GÜLEN GÖRÜŞMELERİ...'Dershaneler konusunda, şüpheli Fethullah Gülen'in beyanının gazete ve televizyonlarda, belirtilen şekillerde, kamuoyu oluşturmak amacıyla kullanılarak haberler yapıldığı da belirtilen kararda, aynı zamanda dizilerin 'karar kurulu' bölümlerinde de bu olaylara yer verildiği ve şüpheli Hidayet Karaca ile şüpheli Fethullah Gülen arasındaki görüşmelerin inkar da edilmediğinin görüldüğü dile getirildi.Kararda, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK), 'terör tanımı' başlığını taşıyan 1. maddesi ile 'terör örgütleri' başlığını taşıyan 7. maddesine vurgu yapılarak, şu ifadelere yer verildi:'Örgüt niteliği değerlendirildiğinde, genel itibarıyla emniyet müdürlüğü ve özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde, İstihbarat ve TEM müdürlüklerinde görev yapan şüphelilerin, devletin hiyerarşik yapısı dışında ayrı bir hiyerarşik yapı oluşturarak yasa dışı örgütlenme oluşturdukları, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal, ekonomik, askeri ve idari mekanizmasına yön veren kadroların ele geçirilerek etkisiz hale getirilmesinin amaçlandığı, bugüne kadar cebir ve şiddet içeren eylem ile işlemleri tespit edilmemiş olsa da mahiyeti gereği silahlı olarak emniyet müdürlüğü bünyesinde oluşan bu birimin, 'terör örgütleriyle mücadele' adı altında yetkilerini, görevlerinin gereklerine aykırı kullanmak suretiyle amaca ulaşmak için toplum üzerinde baskı, korkutma, yıldırma ve sindirme yöntemi kullanarak işlem yaptıkları, nitekim Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 9 Ekim 2013 tarihli kararında belirtildiği gibi, 'anayasal düzene karşı işlenen suçlarda manevi cebirin de yeterli olacağının öngörüldüğü' dikkate alındığında, TMK 1. ve 7. maddeleri anlamında bir örgütün varlığı yönünde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu görülmüştür.'
Reklam
'Duck Hunt' Yeniden Sahnede
1980'li yılların unutulmaz NES oyunu Duck Hunt , bugün Nintendo tarafından yapılan duyuruya göre yıl başında Wii U konsolu için çıkışını gerçekleştirecek.Yapılan duyuruda oyunun fiyatı veya ne gibi ek özellikler barındıracağı hakkında bilgi verilmez iken, ilerleyen günlerde daha çok detayın geleceğinin müjdesi verildi.
Gülen'e 'İtirafçı Olunuz' Çağrısı
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Fethullah Gülen’e çağrıda bulunduklarını belirterek, 'En iyisi Pensilvanya’dan Türkiye’ye geliniz ve etkin pişmanlıktan yararlanınız ve itirafçı olunuz ve ortaklarınızla neler yaşadınız anlatınız ki Türkiye gerçekleri görsün' dedi.TBMM Genel Kurulunda, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı görüşmelerinde söz alan HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 'Bugün iki haber iyi geldi. Şengal’de IŞİD çeteleri temizlendi ve Ezidi halkı burukta olsa en büyük bayramlarını kutluyorlar. Bayramlarını kutluyoruz. İyi haber bu kadar kötü haberin içinde Pınar Selek 16 yıl süren davada bugün beraat etti. Yani böyle bir yargılamadan geçiyoruz. Vahim haber, son dakika İstanbul 1’nci Sulh Ceza Mahkemesi Fethullah Gülen hakkında yakalama kararı çıkarttı. Kırmızı bültenle çağıracaklar. Hakikaten fotoğrafları yan yana koyduğumuz zaman Türkiye’nin vahim geleceği açısından bu nokta çok önemli. Çünkü hükümet ile cemaatin tam 12 yıl beraber yol arkadaşlığının geldiği noktada, gelinen noktada Fethullah Gülen silahlı suç örgütü lideri olarak suçlanıyor. Tehdit, cebir yakalama kararında sayılıyor. Buradan hocaya çağrıda bulunuyoruz, en iyisi Pensilvanya’dan Türkiye’ye geliniz ve etkin pişmanlıktan yararlanınız, itirafçı olunuz ortaklarınızla neler yaşadınız anlatınız ki Türkiye gerçekleri görsün' dedi.Fırat KESKİNKILIÇ/ ANKARA, (DHA)
Reklam
Tatsız Maçta Fenerbahçe Güldü
Spor Toto Süper Lig'in 14. haftasında Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ve Fenerbahçe karşı karşıya geldi.Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı'nda oynanan maç oldukça düşük tempoda geçti ancak Fenerbahçe 1-0 kazanmayı bildi.Sarı-lacivertli takımın golü 85. dakikada Emre Belözoğlu'nun penaltısından geldi.Bu sonuçla Fenerbahçe puanını 30 yaptı. K. Erciyesspor ise 14 puanda kaldı. Ligin 15. haftasında K. Erciyesspor deplasmanda Başakşehir ile karşılaşacak. Fenerbahçe ise sahasında Mersin İdmanyurdu'nu konuk edecek.EGEMEN UZUN SÜRE SONRAFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında kart cezalısı Bekir İrtegün'ün yerine Egemen Korkmaz'a ilk 11'de yer verdi.Kartal, ligin 13. haftasında Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda Sivasspor'u 4-1 yenen kadroda 1 zorunlu değişikliğe gitti.Sarı-lacivertli ekibin teknik direktörü Sivasspor galibiyetini getiren takımı bozmazken, kart cezalısı Bekir İrtegün'ün yerine savunmanın göbeğinde Egemen Korkmaz'ı tercih etti.TÜTÜNEKER İLK KEZSuat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor Teknik Direktörü Uğur Tütüneker, Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı'nda ilk kez takımı başında sahaya çıktı.Kısa bir süre önce Bülent Korkmaz'ın yerine teknik direktörlüğe getirilen Tütüneker, üst üste Sivasspor ve Mersin İdmanyurdu deplasmanlarında takımını yönetmişti.Tütüneker, Fenerbahçe karşısında üçüncü kez yeni takımı başında sahaya çıkarken, mavi-siyahlı ekip, Tütüneker yönetiminde Sivas ve Mersin deplasmanlarından '1-1''lik skorlarla ayrılmıştı.TRİBÜNLER BOŞ KALDISuat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ile Fenerbahçe arasındaki maçta tribünlerde büyük boşluklar göze çarptı.Fenerbahçeli taraftarlar kendilerine ayrılan misafir tribünü büyük oranda doldururken, Erciyesspor tribünlerinde boşluklar görüldü.Soğuk havanın da etkisiyle taraftarlar maça fazla ilgi göstermedi.Karşılaşmanın biletleri 12 ile 52 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunulmuştu.TADI TUZU YOKMaçın ilk yarısında iki takım da adeta yokları oynadı. Futbol zevki açısından oldukça düşük bir tempoda geçen maçta Fenerbahçeli oyuncuların isteksiz görüntülerine Kayseri Erciyessporlular da eşlik edince skora dair bir katkı iki taraftan da gelmedi.16'da Kuyt 23'te ise Bruno Alves'in vuruşları kaleci Gökhan'ı geçmedi. Kayseri Erciyesspor ise Cenk Ahmet ile sağ çizgiden Fenerbahçe savunmasını zorlasa da taraftarlarını 'goool' diye bağırtamadı.İLK YARININ KOPYASITakımlar soyunma odasına 0-0 beraberlikle giderken ikinci yarıda futbol severler farklı bir oyun bekledi. Ancak beklentileri suya düştü. Sarı-lacivertli takım 70. dakikada Mehmet Topal'ın kafasını Gökhan'ın çizgi üzerinden çıkarmasına kadar hiçbir etki gösteremedi. Kayseri Erciyesspor ise atak dahi geliştirmedi denebilir.Alper'in oyuna girmesi ile birlikte hareketlenen Fenerbahçe, 74'te Mehmet Topal'ın 78'de ise Raul Meireles'in şutuyla golü yoklasa da başarılı olamadı....VE PENALTI!Herkes maçın 0-0 biteceğini düşünürken 84. dakikada kazanılan penaltı Fenerbahçe'nin imdadına yetişti. Ceza alanına doğru soldan yapılan ortada Mehmet Topal'ın kafa vuruşu Mehmet Akgün'ün açık olan koluna çarptı. Hakem Hüseyin Göçek kale arkası hakemi Koray Gençerler'in de uyarısı ise penaltı kararını verdi.Erciyesli oyuncular büyük itirazda bulunurken karar değişmedi ve topun başına geçen Emre Belözoğlu dakikalar 86'yı gösterirken skoru 1-0 yaptı.Kalan dakikalarda başka gol olmayınca maç 1-0 Fenerbahçe üstünlüğü ile sona erdi.Sporx
Obama: 'Kuzey Kore'ye Orantılı Bir Yanıt Vereceğiz'
FBI'ın Sony'ye düzenlenen siber saldırının Kuzey Kore hükümetinin sorumlu olduğu açıklamasının ardından konuşan ABD Başkanı Barack Obama , The Interview filmini yayınlama kararı alan Sony'nin kendisiyle konuşması durumunda, böyle bir yola girmemeleri gerektiğini söyleyeceğini ifade etti.Sony’nin yapımcılığını üstlendiği ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a yönelik saldırıyı konu alan The Interview filminin vizyona girmesi durumunda 11 Eylül benzeri saldırılar düzenleneceğine yönelik tehditler üzerine vizyondan çekilen film üzerine konuşan Obama, 'Sony keşke önce benimle konuşsaydı, bu yola girmemeleri gerektiğini söylerdim' diyerek, başkalarının, diktatörlerin ABD'ye sansür uygulayabilmesine izin vermemek gerektiğini kaydetti.Obama ayrıca, Sony'ye siber saldırı nedeniyle Kuzey Kore'ye karşı 'orantılı ve zamanını kendilerinin belirleyeceği' bir yanıt vereceklerini de sözlerine ekledi.ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Sony firmasına yapılan siber saldırının arkasında Kuzey Kore’nin olduğunun belirlendiğini bildirdi.FBI tarafından yapılan açıklamada, 'Soruşturmanın sonucu olarak ve ABD yönetiminin ilgili birimleriyle yakın işbirliğinin neticesinde şimdi FBI, bu eylemlerden Kuzey Kore hükümetinin sorumlu olduğu sonucuna varacak yeterli bilgiye sahip' ifadesi kullanıldı.T24
Reklam
Öğrenci Kavgasına Polis Müdahalesi: 3 Yaralı, 30 Gözaltı
Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan olaylarda 3 kişi yaralandı, 30 kişi gözaltına alındıAlınan bilgiye göre, Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksekokulu otoparkında karşılaşan iki öğrenci grubu arasında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, öğrencileri dağıtmaya çalıştı. Bunun üzerine bir grup, polise ve diğer gruba taş ve sopalarla saldırdı.Bölgeye çok sayıda çevik kuvvet polisi sevk edilerek, güvenlik önlemi alındı. Üniversite yerleşkesinden uzaklaşan grup, Çat yolu Teknokent Kavşağı'ndaki ormanlık alana kaçtı.Kovalamaca sonucu 30 kişi gözaltına alındı. Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, polis merkezine götürüldü.Olaylarda yaralanan 3 kişi de Atatürk Üniversitesi Yakutiye Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Bu arada, Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen bir grup da gözaltına alınan şüphelilere, polise saldırdıkları için tepki gösterdi.AA
Küba Ankara Büyükelçisi: 'Küba'da Cami Yapılacak'
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Küba’ya cami yapılması önerisine yanıt veren Büyükelçi Alberto Gonzales Casalas, ülkede yaşayan Müslümanların da camiye sahip olma hakkı bulunduğunu belirterek, “Uzun süredir bunu düşünüyoruz. Bu cami inşaa edilecektir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Küba’ya cami yapılması önerisine Küba’nın Ankara Büyükelçisi Alberto Gonzales Casalas’tan yanıt geldi. NTV’nin canlı yayınında Can Ertuna’nın sorularını yanıtlayan Alberto Gonzales Casalas, 11 milyonluk Küba’da 5 bin Müslüman’ın bulunduğunu söyledi.Tarihi tartışmaya girmek istemediklerini dile getiren Küba Büyükelçisi, cami konusunun daha önce gündeme geldiğini ifade etti.Casalas, şöyle konuştu:“İki yıl önce Küba’daki toplumdan böyle bir talep gelmişti. Biz laik bir ülkeyiz. Bütün farklı dinlerin taleplerini değerlendiriyoruz. Müslümanların camiye sahip olma hakkı var. Türkiye hükümeti, Diyanet aracılığıyla cami inşaatında yardımcı olacak.2-3 yıldır gündemde olan bir konu. Bir cami inşaatı söz konusu. Önemli olan Havana’da yaşayan halkın talebi. Uzun süredir bunu düşünüyoruz. Bu cami inşaa edilecektir.”Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1. Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada Amerika kıtasının 1492'den önce keşfedildiğini savunmuştu.Erdoğan, yaptığı konuşmada 'Oysa Kolomb'tan 314 sene önce 1178'de Müslüman denizciler Amerika kıtasına ulaşmışlardır. Kristof Kolomb'un hatıralarında Küba kıyılarında dağın tepesinde bir caminin varlığından bahsedilmektedir. Kübalı kardeşimle bunu konuşuruz. O dağın tepesine bir cami bugün de yakışır' demişti...T24
Gülen Hakkında Yakalama Kararı
Gülen, kendisi hakkında kırmızı bülten çıkarılacağı iddialarına ilişkin olarak, “Tuttururlarsa ne güzel ve hoş, baş göz üstüne” demişti.
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: 'Dünya 5 Ülkenin İnsafına Bırakılamaz'
BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ortadoğu ve dünyada barışın sağlanması için, başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere küresel kuruluşların yeniden yapılanması gerektiğini söyledi.Mevcut BM yapısının krizleri çözmeye ve savaşları sonlandırmaya müsait olmadığını savunan Kurtulmuş, 'Tam tersine kim güçlüyse BM Güvenlik Konseyi'nde kim güçlü ülkelere sırtını dayadıysa borusunu öttürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. 5 büyük ülkenin insafına tüm dünya bırakılamaz' dedi. NATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ise Ortadoğu'da şu anda en ciddi tehdit unsuru olan IŞİD'in durdurulması için bu örgüte karşı savaşanlara havadan olduğu gibi karadan da destek verilmesi gerektiğini ifade etti.Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde düzenlenen 'Ortadoğu'da Barış: Aktörler, Sorunlar ve Çözüm Arayışları' sempozyumu düzenlendi. Ortadoğu'da yaşananlara dikkat çekmek, çözüm üretmek ve barış önerileri bulmak adına düzenlenen sempozyuma; Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş; NATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Gaziantep Valisi Erdal Ata, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Cemal Kalyoncu, bürokratlar, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.TÜRK VATANDAŞLIĞINA GEÇEN SURİYELİ PİYANİST SAHNE ALDISempozyumun başlangıcında ilk olarak sahneye kısa süre önce çatışmalardan kaçarak Türkiye'ye gelen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı kararnameyle Türk vatandaşlığına geçen Suriye asıllı piyanist Tambi Asaad sahneye çağırıldı. Sahneye çıkan ve 'müzik dehası' olarak gösterilen Tambi Asaad, piyano başına geçerek okunan İstiklal Marşı'na eşlik etti, ardından sergilediği piyano resitaliyle salondan alkış aldı.Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, amaçlarının Ortadoğu'da yaşananlara dikkat çekmek ve çözüm önerileri ile barışa katkı sunmak olduğunu söyledi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise Ortadoğu'nun önemli bir sınavdan geçtiğini ifade ederken, Türkiye'nin yardım elini uzatarak insanlık sınavından başarıyla geçtiğini ifade etti.RASMUSSEN: IŞİD MUTLAKA DURDURULMALINATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Ortadoğu'da isyan, iç savaş ve terörizmle mücadele edilirken Türkiye'nin bölgede istikrar ve fener umudu gibi parladığını söyledi. Türkiye'nin siyasi ve ekonomik başarı elde ettiği bölgedeki ülkelerin kaos ve çatışmaların adresi olduğunu belirten Rasmussen, iç savaşın sürdüğü Suriye ile mezhep çatışmalarının devam ettiği Irak'ta IŞİD adıyla bir grubun ortaya çıktığını belirterek, 'Kendilerine İslam Devleti diyorlar ancak bunlar ne İslam ne de devlettir. Sadece terör, işkence, cinayetle hareket etmektedir. Yüz binlerce insan çatışmalardan kaçıyor ve 1,5 milyondan fazla mülteciye Türkiye ev sahipliği yapıyor. Yükselmekte olan şiddet dalgası sınırların ötesine taşınıyor ve bütün uluslararası camianın çabası bu oluşumları geri çevirmeye yoğunlaşıyor. Ama bu sorunu çözmek için önce anlamamız lazım' dedi.Arap baharının son 40 yılda nüfusu iki katına çıkan Arap gençliği tarafından başlatılan bir hareket olduğuna değinen Rasmussen, 'Bu sarsıcı artışa pek çok ülke siyasi ve ekonomik gelişme yönüyle ayak uyduramadı. Yeni istihdam alanları yaratmak, nüfusun büyüme hızına yetişmedi. Yüksek işsizlik ve yaşam kalitesi düştü. Bazı ülkelerde nüfusun yarısından fazlası 30 yaşın altındadır ve aynı rejimin altında doğmuş büyümüş yaşıyor. Yolsuzluğa bulaşmış beceriksizlikle performans gösteren rejimler ahlak ve ideolojik olarak sorunlu. Eldeki iktidarı tutma kararlılığı umutsuzluk ve öfke yaratıyor. Arap ülkelerindeki gençler özgür ülkelerdeki daha iyi standardı görüyor ve kendileri için aynı değişimi istiyor. Bu anlaşılabilir ve meşru bir durum. Ama nüfusla ilgili durum saatli bomba konmuş gibi oldu ve nihayet patladı. İşsizliğe, yolsuzluğa onlarca yıl süren diktatörlüğe karşı Ortadoğu'da bu kitle hareketleri tüm kesimleri bir araya getirdi. Herkesin tek isteği rejimleri devirmekti. Ancak rejimler, mesela Suriye'de Esad askerleriyle, tanklarıyla, füzeleriyle karşılık verdi. Böyle olunca özgürlük savaşı olarak başlayan konu sağ kalma mücadelesine dönüştü' diye konuştu.IŞİD'E KARŞI SAVAŞANLARA KARADAN DA DESTEK VERİLMELİOrtadoğu ülkelerinde yaşanan çatışma ve kaos ortamının aşırı ideolojilere sahip gruplara fırsatlar yarattığını ve IŞİD'in ortaya çıktığını anlatan Rasmussen şöyle devam etti:'IŞİD gibi oluşumlar Irak'ta başladı, Suriye'deki kaostan yararlanarak oraya bulaştı. IŞİD geniş alanlarda hüküm sürüyor, fonları petrol yataklarını kontrol etmekten ve bireysel bağışlardan geliyor. Barbarca diktatörlük oluşturmayı amaçlıyorlar ve tüm Ortadoğu'da bölgedeki en ciddi tehdit. Dünyanın her tarafındaki kültürler, daha iyi bir yönetim ve hayat isteyen herkes için tehdittir. IŞİD mutlaka durdurulmalı bu en büyük tehlike. Aciliyetle üzerine gidilmeli, hava saldırıları devam etmeli. ABD liderliğindeki askeri katkılar sağlayan ülkelere bu noktada teşekkür edilmeli. Hava desteğinin yanı sıra karada da IŞİD'i karşı topraklarını savunan insanlara destek vermeliyiz. Yaşadıkları yeri cesaretle savunurken aslında bizi de savunuyorlar, bundan dolayı onlara yardım kendimize yardım olur. Biran önce IŞİD'in ikmal hatlarını ve fonlarının geldiği yolları kesmemiz lazım. IŞİD'in nasıl operasyon yaptığını, nasıl terörü başka yerlere ihraç ettiğini, başkalarına ve bize saldırttığını düşünerek bunu durdurmamız lazım.'SURİYE'DE BOSNA MODELİ UYGULANMALIİç savaşın sürdüğü Suriye'de biran önce Bosna Hersek modeli uygulanarak çatışmaların sonlandırılması gerektiğini vurgulayan Rasmussen şöyle konuştu:'Suriye'de rejim o kadar inatçı ve muhalefet o kadar parçalanmış durumda ki Esad'ın ortadan kalkması halinde bunların birbiriyle savaşacağı ihtimalini gözardı edemeyiz. Bunun için seçilecek yol Bosna Hersek'teki model uygulanmalı, iktidar erkini devlet çerçevesi içerisinde yerel halkla paylaşılmasıdır. Bu mükemmel bir çözüm değil ama Bosna'da uygulandığında savaş durdu. Burada da uygulanmalı ve uluslararası camia Suriye'de de Bosna çözümü gibi çözüm bulmak zorundadır. İktidarı terk etmeye Esad'ı razı ederek ülkenin etnik, dinsel çizgiler çerçevesinde paylaşılmasını sağlamak lazım. Esad'ı nasıl razı etmek mümkün olabilir? Muhalefetin ve ordunun ılımlı kesimlerine destek vererek. Bu iç savaşı akşamdan sabaha bitirmez ama ılımlı muhalefetin yeni kazanımlar elde etmesini ve Esad hükümeti ile masaya oturması sağlarız. Çünkü politika, dövüşme yerine konuşma sanatıdır. Arabuluculuk için elimizden geleni yapalım. İhtiyacımız olan budur ve bunu tüm bölgede teşvik etmemiz gerekiyor. Özgür toplumlar Ortadoğu için demokratikleşme süreci başlatmalı. Demokrasi anlayışı hem bir fırsat, hem de yükümlülük olarak ortaya konulmalı. Türkiye bu noktada güçlü rol oynayabilir, çünkü reformların şampiyonu olmuş bir ülkedir. Çünkü Türkiye; Avrupa ile Ortadoğu ve Asya arasında önemli rol oynayan aktördür.'MEZHEPÇİ POLİTİKALAR DURDURULMALIRasmussen, NATO'nun Suriye'de müdahale etmemesinin sebebinin bölge ülkelerinin ve Suriye muhalefetinin bölünmüş fikirlerinden kaynaklandığını ifade ederken, Ortadoğu'nun sorunlarını çözmek için mezhepçi politikaları durdurmak gerektiğini belirterek, 'Alevi azınlığın Sünni çoğunluğa veya Sünni çoğunluğun farklı bir etnik yapıya hükmü kabul edilemez. Suriye'de barış ve çözüm için uluslararası barış gücüne ihtiyaç var. Bosna'ya 20 bin kişi gitti, Suriye için daha büyük olacaktır bu rakam ama bunun için bölge ülkelerinin rol oynaması gerekiyor' dedi.PKK'YA ÇAĞRISınırda tampon bölge oluşumunun Suriye bazı bölgede topraklarını işgal etmeye denk olacağını kaydeden Rasmussen, bunun için asker gerekeceğini ve uluslararası kamuoyunun bu gerekçeden dolayı isteksiz kaldığını savundu. Rasmussen, çözüm süreci ile olumlu Türkiye'de önemli adımlar atıldığını dile getirerek PKK'ya çağrıda bulunarak, 'Suriye ve Irak için ileriye doğru adım atmak için gücü bölmek gerekiyor. Bu ülkelerde; tüm etnik gruplar ve ana kimlikler bir arada yaşamalıdır. Ben bağımsız Kürdistan yanlısı değilim ama Türkiye burada önemli rol oynayabilir. Sizin de PKK ile sorunlarınız var. Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çözüm yolu bulmak için yaptıklarından dolayı kutlarım. Umarım bu çözüm sonucuna varır ve hükümet ile PKK tarafı arasında olumlu sonuç doğar. PKK'ya da; silahları bırakmaları ve Türk devleti içerisinde yaşamayı kabul etmelerini ve olumlu katkıcı bir politik siyasi sürece katılmaları çağrısı yapıyorum' dedi.Rasmussen, İran'ın nükleer silah çalışmalarından kaygılı olduğunu söylerken İsrail'in elinde nükleer silah programı olup olmadığını ise bilmediğini ifade etti. Rasmussen bu arada Filistin sorununun çözülmesinin birçok sorunu çözeceğine inandığını da kaydetti.KURTULMUŞ: BM YENİDEN YAPILANMALIBaşbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise dünya barışının ve dengesinin sağlandığı coğrafyanın Ortadoğu olduğunu savunarak, bölgede barışın sağlanmadan dünyada sağlanamayacağını söyledi. Birinci dünya savaşı ile birlikte kaos ve krizlerin başladığını ve sürecin halen tüm canlılığı ile devam ettiğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:'2014 sonunda bu dönemde dünyada halen düzensizlik hakim. Bunu karamsar olmak için değil durum tespiti için söylüyorum. Soğuk savaş dönemindeki çift kutuplu denge durumu ortadan kalkmış, gücü elinde bulunduranların dünyaya hakim olduğu bir dönem yaşanıyor. Suriye'deki krizi çözemiyoruz, yıllardır devam ediyor ve devam edecek gözüküyor. Suriye'yi çözemezsiniz Ukrayna'yı da çözemezsiniz. Mevcut BM yapısı krizleri çözmek, savaşları sonlandırmaya müsait değil, tersine kim güçlü ise BM Güvenlik Konseyi'nde kim güçlü ülkeleri sırtını dayadıysa borusunu öttürdüğü bir dünyadayız. Biz dünya sisteminin çözüm üretecek noktaya gelmesini nasıl sağlayacağız buna yoğunlaşmamız lazım. Türkiye olarak dünyanın var olan ve yönetemeyen uluslararası kurum ve kuruluşları fonksiyonlarını yitirmiş olanların yeniden yapılanmasının dünya barışı için zaruri olduğunu söylüyoruz. 5 büyük ülkenin insafına tüm dünya bırakılamaz. Bunun için BM ve diğer küresel kuruluşların yeniden yapılanması önemli bir husustur.'TÜRKİYE İLHAM KAYNAĞI ÜLKETürkiye'nin bölgedeki kavganın sebebini anlayarak barış aranması gerektiği kanaatinde olduklarını ve büyük güçlerin bölge üzerinde bir asırdır böl, parçala, yönet stratejisini yürüttüğünü savunan Kurtulmuş, şunları söyledi:'Bu stratejinin bugün aklı karışık şekilde uygulandığını hepimiz görüyoruz. Ama biz daha fazla bölünme değil, bütünleşme, birlik ve dirliği sağlamak istiyoruz. Etnik farklılıklarla ülkelerin dağılmasını değil, bu farklılıkları zenginlik olarak kabul eden yeni anlayışla yapılanmasını hayal ediyoruz. Türkiye siyasi ve iktisadi istikrarıyla ilham kaynağı bir ülkedir. Son 20 yıl içinde Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Afrika şimdi Doğu Avrupa kaoslar içinde kavrulurken, çok şükür Türkiye bu süre içerisinde siyasi, iktisadi istikrarını korumuştur. Bu da demokratik süreçleri işletmiş olmamızdan kaynaklanıyor. Darbelere maruz kalmasına rağmen sitemimiz ortaya sandığı getirmeyi başarmış millet irade ve kararını yönetime getirmiştir. Son yıllarda bunu artırıyoruz ve demokratik sürece katkısını artırdıkça bu demokratik örneklilik artacaktır. Bölge halkları yeni ayrılık dağılmış parçalanmasına karşın Türkiye çözüm süreci ile en büyük sorunu ortadan kaldırıyor. Tüm olası iç ve dış provokasyondan haberdarız ama millet desteği oldukça ve silah bırakma iradesi devam ettiği sürece çözüm süreci başarıyla sonuçlanacaktır.'Rasmussen'in ifade ettiği gibi Bosna Hersek modelinin başarılı olacağına inanmadığını anlatan Kurtulmuş, kantonal yönetim anlayışının ülkelerin iyi yönetilememesinin gerekçelerinden olduğunu ifade ederek, 'Bu bölgedeki insanlar asırlardır birlikte yaşama kültürüne sahiptir. Uluslararası camia olarak verilecek destek ülkelerin demokratik süreçlerini hızlandırmak, tüm etnik grupların Suriye'nin parçası olarak görmektir. Esad rejimini kenara çekilmeye sağlar, demokratik unsurlar ile birlikte yeni bir demokrasiyi Suriye'de inşa etmeyi başarmak en doğru yönetim olur, aksi durumlar ise parçalanmayı büyütür' diye konuştu.İSRAİL TÜP BEBEK OLARAK DOĞDUArap baharını çıkaran temel sebebinin haksızlık, rüşvet ve zulüm içerisine girmiş rejimlere yönelik nefret olduğunu savunan Kurtulmuş, İsrail'in ikinci dünya savaşının ardından tüp bebek olarak doğduğunu ve saldırgan bir tutum sergilediğini belirterek, 'Arap baharı ile bölge ülkelerinde başlayan karışıklıkların önemli nedeni rejimlerin tutumudur. Bir başka neden ise İsrail politikalarıdır. İsrail birinci dünya savaşı sonrası oluşmaya başladı, ikinci dünya savaşı sonrası tüp bebek olarak doğdu. Sonuçta İsrail hükümetleri saldırgan tavırlarını sürdürdü. Kuruluşunda kendisine bırakılan toprakları değil daha geniş toprakları hedef aldı. Zulümlerin Ortadoğu'da barışı önleyen nedenlerin başında İsrail geliyor. Buna karşı hür, gelişmiş, demokratik dünya yeterli desteği verdi mi? Hayır' dedi.POLİTİK ŞARTLAR DEĞİŞMEZSE IŞİD GİDER MIŞİD GELİRSuriye'nin Irak gibi petrole sahip olmadığını ve bunun işgali önlediğini savunan Kurtulmuş, Suriye'de biran önce hayata geçirilmesini istediği uçuşa yasak bölge uygulamasının rejimi köşeye sıkıştıracağına inandığını ifade etti. Bölgede biran önce politik şartların düzeltilmesini aksi halde terör örgütlerinin sonlandırılamayacağını dile getiren Kurtulmuş şöyle dedi:'Buradaki planların perspektifine bakınca mesele Esad rejimini yok etmek değil, IŞİD'in Suriye'den uzaklaştırılmasıdır. Burada ciddi perspektif farklılığımız var. Terörist organizasyonların sonuç olduğu düşüncesindeyiz. IŞİD'e bugün dünyanın her yerinden batıdan da katılanlar var. Bu siyasi istikrarsızlıkların sonucudur, neden değildir. Mücadele ederek IŞİD'i bitirdik farz edelim ama politik şartlar devam ederse IŞİD gider MIŞİD çıkar. Bunda kesin çözümü sağlamanın yolu Suriye halkının farklı unsurlarının siyasal süreçlere katılımının sağlanmasıdır. 300 bin insanı öldürmekten çekinmemiş, en güzel tarihi şehirlerinden Halep'i havadan bombalayarak tüm zenginlikleriyle yok etmiş bir rejimden bahsediyoruz. 'Çekil kenara' desek Esad 'baş üstüne' mi diyecek? Bunu demeyeceğine göre Suriye rejiminin hareket edemez hale gelmesini sağlamak lazım. Bu kapsamda uçuşa yasak bölge önemli ve gecikirse anlamını kaybedebilir. Yakın dönemde barış umudu gözükmüyor. Bu ortamda Suriye'deki sıradan vatandaş IŞİD gibi karanlık yapının peşine takılıyor. Bu halka uluslararası camianın umut vermesi gerekiyor, insanlar 3-5 ay sonra barış olacağını bilmeli. Bunun için biran önce yapılacak uygulamalar ve atılacak adımlar ile Esad rejiminin elini kolunu bağlamak lazım.'Kurtulmuş, 6 bina yakın insanın IŞİD'e katılmak için geldikleri sınırda yakalanarak ülkelerine gönderildiğini, katılımın önlenmesi için gençlerin kendi ülkelerinden çıkmalarının engellenmesi gerektiğini kaydetti.SURİYELİ SIĞINMACILARI ZİYARET ETTİLERBaşbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, beraberinde aralarında eski NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in de bulunduğu heyetle birlikte Nizip'te bulunan Suriyeli sığınmacıların barındığı konteyner kenti ziyaret etti.Nizip Kaymakamı Harun Sarıfakıoğulları ve Nizip Belediye Başkanı Hacı Fevzi Akdoğan'ın karşıladığı heyete ilk olarak konteyner kente ilişkin brifing verildi. Brifingi dinleyen Bas¸bakan Yardımcısı Numan Kurtulmus¸, Türkiye ile BM Mülteciler Yüksek Komiserliği arasında güzel bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti. Suriyeli sığınmacılara yönelik yürütülen çalışmalar BM standartlarına uygun olduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, '2011 yılı Nisan ayından buyana Türkiye’ye gelen Suriyeli sığınmacı sayısı 1,7 milyonu bulmuş ve bu sığınmacılara Türkiye’nin hem AFAD vasıtasıyla hem diğer kamu kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla yapmış olduğu yardımlar 5 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu kadar büyük maliyete rağmen halen BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, diğer uluslar arası kurum ve kuruluşları, diğer ülkeler dolayısıyla da diğer ülkeler vasıtasıyla gelen bütün yardımların toplamı yaklaşık 265 milyon dolardır. Dolayısıyla BM ve diğer uluslararası camia bizim kamplarımıza psikolojik destek verilmiştir ama maddi olarak Türkiye bu mücadele yalnız bırakılmıştır' dedi.Kurtulmuş ve beraberindekiler yapılan konuşmaların ardından kamptaki sosyal tesisleri inceledi. Suriyeli öğrencilerin yaptığı resmi inceleyen heyette bulunan Numan Kurtulmuş NATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’e resimlerinin olduğu tablo hediye edildi.Kadınların katıldığı kursları da ziyaret eden Kurtulmuş ve beraberindekiler, okullarda eğitim gören Suriyeli öğrenciler ile de yakından ilgilendi.Yaklaşık 2 saat kampta kalan heyette Kurtulmuş ve Rasmussen'in yanı sıra; Gaziantep Valisi Erdal Ata, Koordinatör Vali Veysel Dalmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdulhamit Gül, ile diğer yetkililer de yer aldı.Hasan KIRMIZITAŞ- Metin Faruk TAMER/GAZİANTEP, (DHA)
Reklam