onedio
Ümit Özat'tan Taraftara El Hareketi
Elazığspor Teknik Direktörü Ümit Özat, Antalyaspor maçı sonrası futbolcu tüneline girerken, taraftarlara el hareketi yaptı.PTT 1. Lig'in 17. haftasında Antalyaspor ile Elazığspor, Akdeniz Üniversitesi Stadyumu'nda karşı karşıya geldi. 1-1 devam eden mücadelenin 45. dakikasında kırmızı-beyazlı futbolcu Osman'ın yerde kalmasına rağmen hakem oyunu devam ettirdi ve Elazığspor tehlikeli atak oluşturdu.Antalyaspor Teknik Direktörü Hami Mandıralı hakemden oyunu durdurmasını isterken, Ümit Özat ise devam etmesini istedi. Atağın tamamlanmasının ardından iki teknik direktör birbirlerine el hareketleriyle tepki gösterdi.Ümit Özat saha içine girerek, maçın hakemine de tepki gösterdi. Maç sırasında kendisine ayrılan çizgiyi ihlal eden ve sık sık maçın dördüncü hakemi tarafından uyarılan Özat, maçın bitimine bir dakika kala tribüne gönderildi.Özat, karşılaşmanın ikinci yarısını Elazığspor taraftarları arasından ayaktan takip etti. Maç sonunda soyunma odasına giden Ümit Özat, bu kez de futbolcu tüneline girerken taraftara el hareketi yaptı. Hareketi gören taraftarlar Özat'a büyük tepki gösterdi.Şampiy10
Mısır’da Kanlı Yıldönümü: 21 Ölü
Mısır'da eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in halk ayaklanmasıyla devrildiği 25 Ocak 2011'in dördüncü yıl dönümünde birçok kentte Abdülfettah el Sisi hükümetine karşı gösteriler düzenlendi.AA'nın verdiği bilgiye göre Mısır Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülkenin çeşitli kentlerinde geçtiğimiz cuma gününden bu yana devam eden olaylarda 3'ü asker, 1'i polis 21 kişinin yaşamını yitirdiği, 82 kişinin de yaralandığı bildirildi.Polis yaklaşık 400 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Steve Jobs Filminin Çekimlerine Başlandı
Apple'ın efsane kurucusu Steve Jobs'un hayatını anlatan ve hazırlık aşaması yılan hikayesine dönen yeni filminin çekimlerine California'da başlandı.Teknoloji firması Apple'ın 2011 yılında hayatını kaybeden kurucusu ve CEO'su Steve Jobs'un Aaron Sorkin'in senaryosunu yazdığı filmin çekimlerine başlandı. California Berkeley'de başlayan filmin birkaç sahnesi aynı anda çekiliyor. Michael Fassbender, Seth Rogen, Kate Winslet ve Katherine Waterston'un başrollerinde olduğu film, ilk başlarda Sony Pictures tarafından yapılacaktı. Ancak Sony filmi yapmaktan vazgeçince yerine Universal Studios geçti.Aynı anda 3 sahnesinin çekimlerinin yapıldığı filmde geriye dönüşlerle Steve Jobs'un hayatı konu ediliyor. Filmin senaryosu Steve Jobs'un kendi tarafından onaylanan ve Walter Isaacson tarafından yazılan resmi biyografisini temel alarak hazırlandı.Daha önce de bir Steve Jobs filmi yapılmıştı. 2013 yılında gösterime giren 'Jobs' isimli filmde Steve Jobs'u Asthon Kutcher canlandırmıştı. Yeni filmin ne zaman gösterime gireceği ise şimdilik belli değil.Al Jazeera Turk
Yerli Cep Telefonu Üretiminde Yüzde 208 Artış
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan, 2013'te Türkiye'de 347 bin 649 cep telefonu üretilirken, bu rakamın geçen yıl 1 milyon 71 bine yükseldiğini bildirdi.Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan cep telefonu ithalat ve üretim istatistiklerine göre, 2013'te 14 milyon 779 bin 353 cep telefonu ithal edilmesine karşılık geçen yıl bu rakamın 14 milyon 695 bin 332'ye gerilediğini bildirdi.Yurt dışından yolcu beraberinde getirilen cep telefonu sayısında da büyük oranda azalma olduğuna dikkati çeken Elvan, 2013'te 1 milyon 88 bin cihaz getirilirken, 2014'te bu sayının 612 bin 913'e düştüğünü kaydetti.Yerli cep üretimi yüzde 208 arttıGeçen yıl, yerli üretim cep telefonu sayısında büyük artış olduğunu belirten Elvan, '2013 yılında Türkiye'de 347 bin 649 adet cep telefonu cihazı üretilmişti. 2014 yılında ise yerli üretim cep telefonu sayısı 1 milyon 71 bin 888'e yükseldi. Bu sayı, yerli cep telefonu üretiminde yüzde 208 artışın meydana geldiğini gösteriyor' diye konuştu.Türkiye'nin GSM teknolojilerini en yoğun kullanan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Elvan, cep telefonu cihazlarında yerli üretimin artmasının önemli ve sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etti.Türkiye'nin genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğunu anlatan Elvan, şöyle konuştu:'Vatandaşlarımız teknolojik yenilikleri yakından takip ediyor. Akıllı telefon olarak adlandırılan yeni nesil telefon cihazlarının telefon özelliği dışında bilgisayar fonksiyonlarına sahip olması ve internete bağlanılabilmesi nedeniyle giderek daha fazla insan bu tür cihazları tercih etmeye başladı. Vatandaşlarımızın ilgi ve talebinin bu kadar yüksek olduğu bir teknolojik cihazın burada üretilmesi, teknolojiye dayalı üretim kapasitemizin artırılması ve ekonomimizin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor.'Cep telefonunda yerli üretimin artmasının güzel bir gelişme olduğunu ancak ithal edilen telefon sayısıyla kıyaslama yapıldığında bu rakamların yeterli olmadığını bildiren Elvan, 'Bu alanda önde gelen firmaların ürünleriyle rekabet edebilecek cihazlar geliştirilerek iç talebin karşılanmasının yanı sıra ihracata da ağırlık verilmesi gerektiğini düşünüyorum' dedi.Bu arada, Vestel, Turkcell ve Vodafone'un 2015'te 4G özelliği de bulunan 3 milyon yerli cep telefonunu piyasaya sürmesi bekleniyor.Arife Yıldız Ünal, AA
Hacıosmanoğlu Transfer'den Neden Vazgeçtiklerini Açıkladı
Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Tolgay Arslan transferinin perde arkasında yaşanan olayları anlattı.Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Tolgay Arslan transferinde saat saat yaşanan tüm gelişmeleri Beyaz TV'deki Beyaz Futbol'a anlattı.İşte İbrahim Hacıosmanoğlu açısından yaşanan tüm gelişmeler;'Beşiktaş'la ilişkimiz bozulmasın diye masadan kalkmamız doğru değil. Birileriyle yarışa girmiyorsunuz. YArışa girmek de doğru değil. Biz yaklaşık 4-5 aydan beri takip ediyoruz. Ara ara görüşmelerimiz oldu. Gerek babasıyla, gerek oyuncuyla. Bu 5-10 günlük bir mevzu değil. Sadece Tolgay Arslan değil, Tolga Ciğerci de vardı. Ancak, o sakat diye listemizden çıkardık.''JEST OLSUN DİYE KALKTIK GİTTİK''Babası, İngiltere'den ve İtalya'dan teklifler var dedi, Tolgay'ın Bundesliga'da devam etmesini istiyorum dedi. Görüşmeler devam etti. Hocamız, CEO'muz defalarca konuştu. Eşininin ikna edilmesi lazımdı, 2-3 gün ailece yemek yendi. Eşi de ikna oldu. Yanından da beni aradılar, Metin ile konuşurken Tolgay espri yaptı.Tolgay; 'Metin'i gönderiyorsun, niye gelmiyorsun' dedi. Ben de 'Sen yeter ki gelmek iste, ben akşam gelirim' dedim. Hocamızla, jest olsun diye akşam kalktık gittik. Oturduk yemeğimizi yedik. Hanımı da oradaydı. Onunla da konuştuk. Çocuklarına hediyeler verdik. 12-1'den sonra menajerimle de konuşursunuz şartları dedi.''EL SIKIŞTIK, TAMAM DENİLDİ''Saat 4'e kadar sürdü görüşmeler, pürüz vardı birkaç, ben gidip müdahale ettim. Menajerin rakamlarına, kendim belli rakamlar yazdım. Bu da dedim benim başkanlık opsiyonum, bunu kabul edin dedim. Tamam dediler.Normalde menajerler %10 alır, fark istiyordu, onları da kaldırdık. 5 milyon euro satış opsiyonu istedi, 8'e çıkardım onu. Sadece 2016'nın ilk 2 ayında 8 milyon euro satma hakkı verin dedi. Satamazsa bu opsiyon kalkacaktı. Eğer, 2016'da satarsan, menajerlik karlarını da vermem sana. El sıkıştık, tamam dedi.''VALİZLERİ TOPLAYIP GELECEKLER'Teklifler olduğunu biliyorduk. Aston Villa, Inter'in teklifleri vardı. Ancak, onların rakamları bizim rakama yakın değildi. Vergi nedeniyle onların teklifleri yüksek olamıyor. El sıkıştık, bu anlaşma bitti mi dedim. O da el sıkıştık, bitti dedi.Sabah 10'da kalkıyorum, sarılıyoruz ve avukatlarıyla birlikte 15.30'da döneceğiz. Sabah aynı şekilde problem yok. Valizleri toplayıp gelecekler. Otelden hep beraber gideceğiz. Biz başka görüşme olmasın başka takımla, etik olarak doğru olmaz dedim. Menajeri de onayladı. 4'e kadar sürdü gelmeleri, ben arkadaşlara dedim ki, 15 dakika 15 dakika diyorlar. 4'e kadar gelmezlerse gidiyoruz dedim. 4'ü 10 geçe geldiler.''DEMEK Kİ BEŞİKTAŞ O PARAYI VERMEMİŞ''Arkadaşlar oturdu konuştu. Avukatlar geldi İtalya'dan. Gidiyoruz biz netice itibariyle. Beşiktaş yönetiminden bir arkadaş arıyor, biz yüzyüze görüştük diyor. Biz akşam el sıkışmadık mı, adam gibi bunun bir daha görüşmesinin olmayacağını belirtmedik mi dedim. Bitmiş bir iş, menajerlik detayları bile bitmiş.Bizle böyle konuştuktan sonra, transfer bittikten sonra başkalarıyla konuşuyorsanız, Aston Villa bastırıyor diyorsunuz. Buraya geldiğinize göre, demek ki Beşiktaş bizim verdiğimiz parayı vermedi dedim. Olay bitmiş gitmiş.''KALKIN GİDİYORUZ DEDİM''Senaryo yazmıyoruz, olanları söylüyoruz. 15-20 gün önce kulüpte oturuyorum, hoca oyuncuyla, babasıyla konuşuyor. Hamburg'la da konuştuk. 300 bin euro veriyorduk, onu da 500 bine çıkardık hatta. Hamburg, teklifinizi kabul ediyoruz diye yazılı sözü var. Kulüple ilgili bir sorunumuz yok. Şimdi bütün bunların yanında, böyle bir ortamda kalktım çıktım. Arkadaşlara, kalkın gidiyoruz dedim. Hukuki bir sözleşme yoktu. Sözleşmeyi hazırladık, avukatı geldikten, sağlık kontrolünden sonra imza atılacak.''AHMET NUR ÇEBİ ENGEL OLACAĞIM DEDİ''Sıkıntı şu, Tolga'yı Beşiktaş'a verdiğimiz zaman çok eleştiri aldık. O dönem Yaşar Kaptan, oğlumun Beşiktaş'ta güçlü olmasını istiyorum dedi. Yaşar Kaptan, Trabzonsporludur ve çok emeği geçmiştir.Olcan konusunda da bir detay vereyim. Ahmet Nur Çebi, Olcan konusunda bana haber ver, Galatasaray ne veriyorsa iki katını vereceğim dedi. Biz Ünal Aysal ile oturduk konuştuk, anlaştık. Ancak, dedim ki ben Ahmet Nur Çebi'ye söz verdim, bana 1 gün süre ver. Ünal Aysal da, başkan bitirelim burada demesine rağmen ben Ahmet Nur Çebi'ye anlattım. O da fiyat yüksek dedi. Geçen hafta ben Ahmet Bey'i aradım, böyle böyle ilişkilerimiz var. 5-6 aydır biz ilgileniyoruz Tolgay ile, sizin de adınız karışıyor, bize yardımcı olursanız mutlu olurum dedim.Bana ifadesi, 'Başkanım dış transferlere bakan arkadaş bu konuyla ilgileniyor, ben size şunu diyeyim, bu transferin gerçekleşmemesi için elimden ne geliyorsa yapacağım, aramızda kalsın' dedi. Ben bu şeyi duyduktan sonra, otelde Beşiktaş'la görüştüğünü duyunca Ahmet Bey'i ve babası Yaşar Bey'i aradım. İrtibat kuramadık. Bizle böyle şeyler konuştuktan sonra etik davranmak lazım. Sonuçta kapattık, döndük geldik. Trabzonspor başkanı gidip bir oyuncuyu alamadı falan diyorlar.''2-3 TRANSFER DAHA OLACAK''Çok enteresan. Çocuğun hakkını yemeyelim. Aile içi sorunlara girmek istemiyorum. Yüzündeki mahcubiyeti gördüm, her ne kadar menajerin farklı oyunları da olsa da. Söz verip de, farklı aksiyonlara girmenin mahcubiyeti suratında vardı.Hamburg dönüşünde ben mutluydum. 4 senelik maliyeti bize 15 milyon euroya gelecekti. Hayırlısı oldu. 2-3 transferimiz daha olacak. Bundan sonra isim de, fotoğraf da görmeyeceksiniz.'Sporx
Reklam
Gelişimini Sürdüren DayZ Şimdiden 3 Milyon Satışa Ulaştı
Uzun zamandır gelişimini sürdüren açık dünya hayatta kalma oyunu DayZ ‘nin henüz tam sürümü yayınlanmış değil. Ancak satış rakamları şimdiden birçok oyunu geride bırakmayı başardı.1 yıldan fazla süredir alpha sürecinden çıkamayan DayZ’nin henüz ilk ayda 1 milyon satışı geride bıraktığı belirtiliyor. 4 ayda 2 milyon satışa ulaşan yapımın daha sonra ise 3 milyon rakamını aştığı dile getiriliyor . Bu yılın dördüncü çeyreğinde beta’ya geçiş yapması beklenen oyunun erken erişimde 30 dolar gibi yüksek bir rakamla bu kadar fazla satıyor olması dikkat çekiyor.Bohemia Interactive tarafından geliştirilen yapım, birçok oyuncunun yer aldığı haritada hayatta kalmak için verilen mücadeleyi konu ediniyor. Oyuncular yiyecek ve su bulmak için birbirleriyle mücadele içerisindeyken, neredeyse haritanın her yerinde bulunan zombilerden de kurtulmaya çalışıyor. Bunun için de silahlar bulmak, bir ekip oluşturmak ve birlikte hareket etmek gerekiyor.LOG
Facebook'ta Hz. Muhammed'e Hakarete Engelleme
Gölbaşı Sulh Ceza Nöbetçi Hakimliği, Facebook’ta Hazreti Muhammed’e hakaret içerikli sayfalara erişimin engellenmesine karar verdi.Gölbaşı Sulh Ceza Nöbetçi Hakimliği, Cumhuriyet Savcısı Harun Ceylan’ın açtığı soruşturma kapsamında, Facebook'taki, Hazreti Muhammed'e hakaret içeren sayfalara erişimin engellemesine hükmetti.Mahkeme, sayfalara erişimin engellenmesi kararının uygulanmaması halinde, Facebook'a erişimin engellenmesini kararlaştırdı. Karar, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına ve Erişim Sağlayıcıları Birliğine iletildi.AA
Reklam
Emre Kınay: 'Korkumuzdan Fikrimizi Beyan Edemiyoruz'
Duru Tiyatrosu'nun sahibi Emre Kınay, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.'Sayın Cumhurbaşkanımızdan korkumuzdan fikrimizi beyan edemiyoruz, korkuyoruz. Halk bile bu korku silsilesi için hikayeler uyduruyor' diyen Emre Kınay, Millet Gazetesi'nden Başak Çokan’a yaptığı açıklamalarda Türkiye'de 'kraldan çok kralcılık' sisteminin sona ermesi gerektiğini söyledi.1980 dönemi dahil böyle bir baskı yaşanmadı*Türkiye’de sanat baskı altında. Bu kadar bir sessizlik, ‘Biz karışmıyoruz bir şey yapmıyoruz’ diyerek baskı altında olunan bir dönem daha yaşanmadı. Buna 1980 dönemi de dahildir.Yavuz Bingöl özgür mü?*Mesela Yavuz Bingöl özgür mü? Yavuz’un beni arayıp neler söylediğini hatırlıyorum. Bir ülkede oto sansür gelişmişse orada demokrasiden bahsedemeyiz. Madem Yavuz Bingöl özgür, o zaman çıkıp neden şimdi Ermeni türküleri söylemiyor. Anadolu’da 19 aksanın bir arada olduğu bir konser yapsın. Yapamaz çünkü baskı altında.Erdoğan’ın en büyük düşmanı etrafındakiler*Türkiye’de artık ‘kraldan çok kralcılık’ sisteminin sona ermesi gerek. Benim bu açıklamalarımdan sonra insanlar şimdi belki bana sahnelerini kiraya vermeyecekler. İnsanlar cumhurbaşkanı ve başbakana yaranmak için hamlelerde bulunuyor. Erdoğan’nın en büyük düşmanı etrafındakiler. Onun arkadaşları dostları ve yönlendiren akıl verenleri.Tıpkı 1938-1940’lardaki Hitler Almanya’sı gibi*Sayın Cumhurbaşkanımızdan korkumuzdan fikrimizi beyan edemiyoruz, korkuyoruz. Halk bile bu korku silsilesi için hikayeler uyduruyor. Yaşlı bir amca kahvede Cumhurbaşkanı konvoyuna elle işaret yaptığı için bir adamın apar topar götürüldüğünü anlatıyor. Herkes evinden alınmaktan korkuyor. Tıpkı 1938-1940’lardaki Hitler Almanya’sındaki gibi…‘Köşk’ün sevmediği biri olmak benim için bir gurur vesilesi*Bir kere, Abdullah Gül’ün döneminde resepsiyona davet  edilmiştim. Sonra pişman oldu sanırım edenler, geri aldılar daveti. Çok heyecanlanmıştım. Fakat sonra düşündüm Köşk’ün sevmediği biri olmak benim için bir gurur vesilesidir. Özal, Demirel ve Ecevit zamanında da çağırılmadığım için sorun yok yani.Cumhurbaşkanı ve hükümetin gözünde değersiziz*Ben ve bir çok tiyatrocu arkadaşım cumhurbaşkanı ve hükümetin gözünde son derece kıymetsiz ve değersiz olduğumuzu düşünüyoruz. Benim için cumhurbaşkanlığı makamı önemlidir, saygıda kusur etmedim, etmem de. Ayrıcalık istemiyorum ama değersiz olduğumu biliyorum. Bu da insana kendisini kötü hissettiriyor.Büyük Türkiye’yi  bertaraf ederek mi kuracaksınız?*Büyük Türkiye nasıl kurulacak? Fikirleri sizinle uyuşmayanları bertaraf ederek mi kuracaksınız? Büyük Türkiye demokrat haklarla kurulacak. İftira atmakla veya sosyal paylaşım sitesinde iktidara yakın vatandaşların ölmüş anneme küfür etmesiyle mi kuracaklar. Bu nasıl Müslümanlık?Yasama ile yargı tepişiyor, benim davam eziliyor*Hakim gibidir sanatçı. Ancak yargı da tarafsız olmalıdır. Bir örnek vereyim; Kültür Bakanlığı’nın yardım yönetmenliğine itiraz etmek için Genco Erkal ve ben aynı şikayet maddeleriyle dava açtık. Ancak, ben kaybettim. Genco Erkal kazandı. Bana fikir beyan etme diyenler var ya ben beyan ettim. Yani, hakkımı aradım. Ve sonuçta o kazandı ben kaybettim. Yahu aynı durum üzerine aynı maddelerle şikayet ettik. Bu nasıl çelişki. Ürktükleri için bu kararı verdiklerini düşünüyorum. Yasama ile yargı tepişiyor, arada benim davam eziliyor. Filler tepişirken altta çimenler yani bizler eziliyoruz.Kaynak: Millet Gazetesi
Reklam
Kızılay, 'Bahattin' Karikatürü Paylaşan Çalışanını Kovdu
Kızılay, internetteki paylaşımları nedeniyle bir kişiyi daha işten attı. İnternet fenomeni ‘Bahattin’ karikatürleri ile kefenli AKP’lilerin fotoğrafını ‘Aktroller’ diyerek paylaşan Kartal Kan Bağış Merkezi’nde görevli doktor İlker Can Topçu da kapının önüne konuldu.Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre; Isparta Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Şerafettin Kılınç’ı 17 Aralık şüphelisi İranlı Rıza Sarraf’ı eleştirdiği için işten atan Kızılay Başkanlığı, internet fenomeni “Bahattin” karikatürleri ile kefenli AKP’lilerin fotoğrafını “Aktroller” diyerek paylaşan Kartal Kan Bağış Merkezi’nde görevli doktor İlker Can Topçu’yu da kapının önüne koydu.Üç yıldır Kızılay’da çalışan Dr. Can Topçu, sosyal medyadaki hesaplarından internet fenomeni “Bahattin”in karikatürleri, kefenli AKP’lilerin fotoğrafı ile yüzü ABD bayrağı boyalı kara çarşaflı kadın fotoğraflarını paylaştı.Muhalif paylaşımlarından rahatsız olan Kızılay Yönetim Kurulu, 21 Kasım 2014 tarihinde Topçu’nun savunmasını istedi. Bu paylaşımları suç kabul eden Kızılay Yönetim Kurulu, Dr. Topçu’nun işten atılmasına karar verdi ve sosyal haklarını ödemedi.Dava açacakİşten çıkarılması karşısında dava açacağını belirten Topçu, “Paylaşımlarımı tek tek inceleyin, ne bir küfür ne bir hakaret hiçbir şey yok. Zaten internet ortamında dolaşan bazı karikatür ve komik şeyleri suç unsuru diye önüme koydular. Siz de inceleyebilirsiniz, hangisinde bir hakaret var?” dedi.Kızılay Genel Müdürlüğü Basın Bürosu ise konuya ilişkin, “Toplumun geneli için kan bağışı toplama hizmeti yürüten bir kişinin toplumun bir kesimine yönelik paylaşımlarda bulunması Kızılay ilkeleri ile bağdaşmamaktadır” açıklamasını yaptı.
Maden Mühendislerine İş Müjdesi
TBMM Sanayi Komisyonu Başkanı Mazıcıoğlu, 'Komisyonda kabul edilen Maden Kanunu Tasarısı'ndaki düzenleme ile Türkiye'deki tüm maden mühendisleri iş bulmuş olacak' dedi.TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Halil Mazıcıoğlu, komisyonlarında kabul edilen Maden Kanunu Tasarısı'nda, 'teknik nezaretçi' ile ilgili düzenleme ile Türkiye'deki tüm maden mühendislerinin iş bulmuş olacağını belirterek, 'Maden mühendislerine o kadar ihtiyaç olacak ki inşallah maden mühendisi ithal etmeyi düşünmeyiz' dedi.Mazıcıoğlu, AA muhabirinin, komisyonda kabul edilen Maden Kanunu Tasarısı'na ilişkin sorularını yanıtladı. Tasarının madencilik sektöründe önemli düzenlemeleri içerdiğini vurgulayan Mazıcıoğlu, bunlardan birinin, maden arama ruhsat grubu ile ilgili olduğunu kaydetti. Mazıcıoğlu, aynı jeolojik ortamda birlikte bulunan farklı maden kaynakları gözetilerek ruhsat grubunun 5 kategoride toplandığını ifade etti. Sektörle ilgili tanımların, dünya standartları göz önünde bulundurularak yeniden yapıldığını anlatan Mazıcıoğlu, 'fizibilite dönemi', 'fizibilite raporu' ve 'yetkilendirilmiş tüzel' kişi gibi yeni tanımlar da oluşturulduğunu söyledi.Mazıcıoğlu, söz konusu tanımların sektöre ciddi yenilikler getireceğini, maden işletme uygulama projelerinin tam anlamıyla gerçekçi olacağını, sıradan bir teknik doküman olmaktan çıkarılacağını dile getirdi. Madenciliğin ince bir iş olduğuna, bu işi her önüne gelenin yapmaması gerektiğine dikkati çeken Mazıcıoğlu, 'Bu işi yapacak kişi ekonomik yönden de güçlü olmalı. Bu konuda yeterli güç yoksa şirket evlilikleri olmalı. Çünkü güçlü ekonomiyle madencilik yapılabilir. Yoksa, 'sigortasını yapmayayım, baretini almayayım' ile olmaz. Madencilikte ilkellikten kurtulmamız lazım' diye konuştu.'Mühendis oturduğu yerden proje çizemeyecek'Yetkilendirilmiş tüzel kişilik kavramının, madencilik sektörüne getirilen yeni bir uygulama olduğuna işaret eden Mazıcıoğlu, bu uygulama ile mühendislik, müşavirlik hizmeti verilen yapıların nitelik ve niceliklerinin belirlenmesinin, sundukları hizmetler ile uyumlu kurumsal yapılar haline gelmelerinin sağlanacağını belirtti. Yetkilendirilmiş tüzel kişi ile hedeflenen amacın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na sunulan rapor, proje ve diğer teknik belgelerin gerçeğe ve bilime uyumunun sağlanması olduğunu anlatan Mazıcıoğlu, 'Örneğin Ermenek'te yukarıdaki madenden alttaki madencinin haberi yokmuş. Bu gibi durumlar artık önlenecek. Bu yeni yapı ile aramadan işletmeye kadar olan süreç, bir bütünlük içinde düzenli olarak raporlanacak. Saha uygulamaları rapor ve projelere uyumlu olacak. Yani işin Türkçesi, mühendis oturduğu yerden proje çizmeyecek. Sahada olacak, bakacak, görecek' ifadelerini kullandı.Mazıcıoğlu, mevcut kanunda 805 lira olan arama ruhsat harçlarının, tasarıyla ruhsat büyüklüğüne paralel olarak 1000 ila 5 bin lira arasında, 4 bin 840 lira olan yıllık işletme ruhsat harçlarının da 15 bin lira ila 30 bin ve üzeri bedellere yükseltildiğini belirtti. Bu artışlarının nedenlerinden birinin sektörde çantacılığı bitirmek olduğunu kaydeden Mazıcıoğlu, '805 lira verince arama ruhsat belgesini alabiliyorsunuz. Bu belge sizi madenci yapıyor. Çantacılık da böyle başlıyor. Çantacılık bir meslek değil. Çantacı ruhsatı 1 liraya alıyor 10 liraya satıyor. Ben çantacılık olayını doğru bulmuyorum. Böyle bir şey dünyada da yok. Bu işi gerçek yatırımcı yapmalı ve ekonomik durumu bunu kaldırmalı' dedi.Halil Mazıcıoğlu, tasarıdaki başka bir düzenlemenin de diğer kamu kurumlarından alınması gereken, ancak çeşitli nedenlerle alınamayan izinler nedeniyle iptal konumuna gelen yaklaşık 3 bin civarında ruhsatın iptal edilmemesine yönelik olduğunu kaydetti. Mazıcıoğlu, ruhsat iptalinin zorlaştırılacağını, 20 bin lira 50 bin lira arasında değişen idari para cezası uygulaması getirileceğini ifade etti.'İnşallah maden mühendisi ithal etmeyi düşünmeyiz'Yeni düzenlemelerden birinin de 'teknik nezaretçi' uygulamasının kaldırılması olduğunu belirten Mazıcıoğlu, bu düzenlemenin, komisyonda en fazla üzerinde durulan maddelerden biri olduğunu söyledi. Mazıcıoğlu, şöyle konuştu:'Türkiye'de 60 yıl önce yeterli sayıda maden mühendisi olmaması nedeniyle 'fenni nezaretçi' diye bir sistem kuruldu. Ama şimdi yılda ortalama 800 tane maden mühendisi yetişiyor bu ülkede. 2004 yılında adı 'teknik nezaretçi' olarak değiştirilen bu uygulama kaldırılacak. Teknik nezaretçi 15 günde bir inceleme yapıyordu. Ama yeni uygulama ile maden mühendisi bunu 24 sat aralıklarla yapacak. Örneğin ben maden mühendisiyim, Ankara'da oturuyorum. Ermenek'teki, Soma'daki yeri 15 günde bir kontrol ediyorum. Bu etkili olur mu? Ama mühendisi 24 saat orada bu işi yaşayarak çalışıyorsa bu daha etkili olur. Yeni yetişen ve tecrübeli maden mühendislerimizin istihdamında kolaylık sağlanmış olacak. Bu düzenleme ile Türkiye'deki tüm maden mühendisleri iş bulmuş olacak. Maden mühendislerine o kadar ihtiyaç olacak ki inşallah maden mühendisi ithal etmeyi düşünmeyiz.'Halil Mazıcıoğlu, mevcut teknik nezaretçilerin işsiz kalması gibi bir sorunun söz konusu olmayacağını çünkü Türkiye'de işletme izni alan 9 bin maden işletmesi bulunduğunu, mevcut teknik nezaretçi olarak görev yapan kişi sayısının ise şu anda 2 bin 750 olduğunu söyledi. Mazıcıoğlu, tasarıdaki bütün düzenlemelerin asıl amacının sektörde iş kazalarının önüne geçmek olduğunu belirterek, 'Madenciliğin merdiven altısı olmaz. 'Nasıl olsa devlet görmüyor' zihniyeti olamaz' dedi.AA
G.Saray'dan Aziz Yıldırım'a Destek
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Hamdi Yasaman, Spor Toto Süper Lig'de Çaykur Rizespor'u 2-0 yendikleri karşılaşmada iyi futbol oynanmadığını ancak sonuçtan memnun olduklarını söyledi.Maçtan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yasaman, ligin ikinci bölümüne iyi başladıklarını dile getirerek, 'Önemli olan 3 puan. Çok iyi futbol yoktu ama netice iyi. Fenerbahçe dün 3-0 yendi, bugün biz 2-0 yendik. Müthiş bir mücadele başladı. Seyirci de havaya girdi. Çok memnunuz' dedi.Burak Yılmaz'ın sakatlığının nüksetmesine üzüldüklerini anlatan Yasaman, 'Burak'ın sakatlanması üzücü bir şey. Koymaya gerek yoktu ama antrenör ne düşünür bilemem. 10 dakika kalmış, riske etmeye gerek yoktu. Zaten oyun bitiyordu. 2-0'dan sonra rölantiye aldık ama çok zevkli bir maç olmadı. Çok gol kaçırdık. Bu maçın daha farklı bitmesi lazımdı' diye konuştu.'Bence transfere gerek yok'İyi bir kadroya sahip olduklarını belirten Yasaman, 'Bizim takımımız yeterli. Bugün de iyi oynadılar. Bu takımla götüreceğiz. Bence transfere gerek yok' ifadelerini kullandı.Şampiyonluk yarışında Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın havaya girdiğini kaydeden Yasaman, 'Seyircili ve bizlerin zevk alacağı bir mücadele olsun. Futbol çok iyi değil görüyorsunuz ama rekabet çok güzel. İnşallah futbol da güzelleşir, hepimiz zevk alırız' değerlendirmesinde bulundu.'Aziz Yıldırım'ın sözlerine ben de katılıyorum'Hamdi Yasaman, marka değeri ve seyircisi fazla olan kulüplerin yayın geliri havuzundan daha fazla pay alması gerektiğini dile getirerek, bu konuda Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın görüşlerine katıldığını söyledi.Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın marka değeri ve en fazla taraftara sahip olan üç kulüp olduğuna işaret eden Yasaman, şunları kaydetti:'Bir kere bu havuzu yaparken, marka değerini ve seyirci potansiyelini değerlendirmek lazım. Burada eşitsizlik var. Marka değeri ve seyircisi en fazla olan kulüplerin daha fazla gelir elde etmesi lazım. Aziz Yıldırım'ın sözlerine ben de katılıyorum. Bakın, seyirci azaldı, gelirlerimiz azaldı, masraflarımız çok. Zaten başkanımız da 'Ben hukukçuyum hesaptan anlamam ama o tüccardır, onun dediği doğrudur' dedi. Ben de Aziz Yıldırım'a katılıyorum. Bence Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın bir araya gelip meseleyi konuşması lazım. Ben bu teması yapmak isterim.''Fenerbahçe şampiyon olursa alkışlarım'Bir gazetecinin 'Başkanınız Duygun Yarsuvat, Fenerbahçe şampiyon olursa alkışlayacağını söyledi. Teknik direktörünüz Hamza Hamzaoğlu da küçüklüğünde Fenerbahçeli olduğunu ifade etti. Fenerbahçe şampiyon olursa siz de alkışlar mısınız?' şeklindeki sorusuna esprili yanıt vermek istediğini söyleyen Yasaman, 'Hamza hoca Fenerbahçeliyse sonra doğru yolu bulmuş, Galatasaraylı olmuş. Fair-play içinde mücadele edeceksin ve rakibin şampiyon olursa onu alkışlayacaksın. Ben de alkışlarım. Üzülürüm ama onun da hakkını vermek lazım. Sportmenlik bu' ifadelerini kullandı.Fotomaç
Reklam
Reklam
Hamza Hamzaoğlu Özür Diledi
Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, 2-0 kazandıkları Çaykur Rizespor galibiyetinin ardından Lig TV’ye açıklamalarda bulundu.Hamzaoğlu, takımını kutlarken, Burak Yılmaz’ın sakatlığı için de ‘bile bile lades’ yorumunu yaptıktan sonra taraftarlardan ve futbolcusundan özür diledi.Galatasaray Teknik Direktörü Hamzaoğlu’nun sözleri şöyle;“Maça iyi başladık. Golü de bulduk. 90 boyunca sahada galibiyeti isteyen, arzulayan, coşkulu bir takım vardı. Oyuncularımı tebrik ediyorum.İkinci yarıdaki Burak’ın sakatlığı bizi üzdü. Bile bile lades olduk. Dünkü antrenmanın tamamında yer aldı. Oynamak istiyordu. İstekli olduğu için kadroya aldık. Mecbur kalmazsak oyuna almayız dedik. Son 15 dakika vardı. Saatime baktıktan sonra Burak ile göz göze geldik. Çağırdım, ‘Dikkatli ol’ dedim. Ama Burak bu… Çok ciddi bir şey yok Allah’tan. Aynı yerinde sertlik olmuş. Öncelikle Burak Yılmaz’dan ve taraftarlardan özür dilerim. Maçın coşkusunu yaşatamadım onlara. Oyuncu oynamak ister ama ben bile bile hataya düştüm.”Açık Mert Korkusuz
Yeni Dünyanın Yeni Sporu
Dünyada büyük kitlelerce oynanan eSpor, Türkiye'de de kendini göstermeye başladı. 3 milyondan fazla genç, bu sporun bir parçası. Bakanlık onaylı 3 bine yakın da lisanslı sporcu var.Espor, dünyanın bir ucundaki kişinin diğer ucundaki kişilerle internet üzerinden oyun oynayabileceği ya da büyük organizasyonlar aracılığıyla fiziksel olarak da bir araya gelebileceği bir spor dalı.Dünya üzerinde elektronik spor ile uğraşan, büyük çoğunluğu genç, 70 milyonun üzerinde insan var. Bu sporun en popüler olduğu yerler teknoloji merkezi ülkeler: Güney Kore, Japonya, Çin ve ABD. Espor Avrupa'da da çok popüler. Teknoloji lideri ülkeler arasında yer almamasına karşın Türkiye, genç nüfus oranının çok yüksek olması sayesinde eSpor alanında ön sıralarda. Avrupa pazarında Almanya'dan sonra ikinci.Türkiye'de 7 bin 757 kayıtlı eSpor takımı, 42 bin 664 kayıtlı oyuncu var. Son altı ayda da 2 bin 560 kişi Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından verilen lisansları aldı. Espor, ilk zamanlarında Dijital Oyunlar Federasyonu adı altında yer alırken daha sonra Gelişmekte Olan Sporlar Federasyonu bünyesine girdi. Fakat hızlı gelişimin ardından eSpor, birkaç ay içerisinde özerkleşme ihtimali olan Dijital Oyunlar Federasyonu'na geri dönebilir.  Bakanlık, bu spor dalına ayrı bir ilgi gösteriyor. Bakanlık, Dünya Şampiyonası'na gitmeye hak kazanan eSpor oyuncularına sporcu vizesi verdi ve gri pasaportla turnuvaya gönderdi.Espor geçtiğimiz günlerde Beşiktaş'ın da takım kurmasıyla gündeme geldi. Bu alanın lider kuruluşlarından biri Riot Games'in Türkiye yöneticisi Bora Koçyiğit'e göre Beşiktaş, dünyada bir ilki gerçekleştirdi: 'Dünyada çok ileri eSpor liglerinde çok büyük kurumlar var. Ama böylesine 10'dan fazla branşta mücadele eden bir spor kulübü, daha önce olmamıştı. Beşiktaş, bu alanda bir ilk. Uzak Doğu'da telekom, iletişim ve medya şirketlerinin takımları var. Avrupa'da ise takımlar genelde bağımsız'Galatasaray ve Fenerbahçe'nin de eSpor takımı kurma düşünceleri olduğu bilgisini veren Koçyiğit'e göre bu kadar büyük şirket ve kulüplerin eSpora ilgi göstermesinin en büyük nedeni gençler. Genç kitleye ulaşmak isteyen herkes bu sektöre girecek.Zaman: Beşiktaş'ın takım kurması son yıllarda oyun dünyasının başına gelen en iyi şeyOyun dergisi Level'ın yazarlarından Ayça Zaman, Beşiktaş'ın e-sporda takım kurmasını 'son yıllarda oyun dünyasının başına gelen en iyi şey' olarak değerlendiriyor: 'Kulüpler destek verdikçe çok daha iyi olacak. Beşiktaş'ın eSpor girmesi çok büyük bir adım. Son senelerde oyun sektörünün başına gelen en iyi şeylerinden biri. Bu çok şeyi değiştirecek'Zaman, eSporun iki yıl önce Gençlik Spor Bakanlığı ile yaşanan sıkıntılarla sekteye uğramasına karşın Türkiye'de çok büyük yükselişte olduğunu söylüyor. Ona göre bu durumun en büyük nedenlerinden biri de 'League of Legends' gibi dünyanın en çok kazanan ve kazandıran oyunun Türkiye pazarına girmesi. Türkiye bu alanda hızlı ilerliyor. Oyuncu ve takım sayısına oranla sponsorluklar da artış halinde. Bu sektörden iyi para kazanan yönetici ve oyuncular var. Yayın yapıyor, ciddi reklam da alıyorlar.Espor yöneticilerinin gözü üniversitelerde. Önümüzdeki yıllarda Kolej Ligi düzenlemek istiyorlar:Riot Games Türkiye yöneticisi Bora Koçyiğit, 'Özellikle ABD'de üniversiteler başarılı eSporcuları arayıp bulup burs veriyorlar. Basketbolda nasıl NCAA varsa eSporda da inanılmaz boyutlarda Kolej Ligi var. Aynısını Türkiye'de oluşturmaya çalışıyoruz. Türkiye'de 180'den fazla üniversitede gönüllü temsilcimiz bulunuyor. Üniversitelerarası turnuvalar yapıyorlar. Bunu önümüzdeki yıllarda Kolej Ligi haline getirmek istiyoruz. Üniversitedeki Spor Yönetimi derslerinde Espor Yönetimi, Espor Yöneticiliği dersleri koydurmak istiyoruz. Çünkü bu alanda çok ciddi organizasyonlar var ve bu nedenle yönetici açığı bulunuyor'Koçyiğit, 10 yıla yakın bir süre LİG TV'de üst düzey görevlerde bulundu. Türkiye'de eSpor gelişimini görünce LİG TV'deki işinden ayrılarak oyun dünyasına adım attı. Bu alanda futbol, basketbol gibi sporların izlenme oranlarını eSporla sağlıklı bir şekilde kıyaslayabiliyor. Verdiği bilgiler şaşırtıcı: 'İnternet üzerinden yaptığımız sadece bir kura çekimini 10 bin kişi izliyor. Ülker Sports Arena'daki maçı 10 bin kişi bilet alarak, 260 bin kişi de o anda web yayınından izledi. Bu rakamlara derbiler ve büyük kulüplerin maçları dışında ulaşmak çok zor. Kore'deki 2014 Dünya Şampiyonası'nın finali internet üzerinden 27 milyon tekil kişi tarafından izlendi'
Arena'da Gövde Gösterisi
Spor Toto Süper Lig'in 17. haftasında Galatasaray sahasında Çaykur Rizespor ile karşılaştı. Türk Telekom Arena'da oynanan mücadeleyi sarı-kırmızılılar 2-0'lık skorla kazandı.Mücadeleye çok hızlı başlayan Galatasaray, 7. dakikada Sneijder'in golü ile öne geçti. İlk yarı boyunca baskısını hissettiren Hamzaoğlu'nun öğrencileri, 44. dakikada Sneijder'in asistinde Bruma'nın sayısı ile farkı 2'ye çıkarttı ve mücadele de bu skorla sonuçlandı.Galibiyetin ardından Galatasaray puanını 38 yaptı. Çaykur Rizespor ise 14 puanla, 16. basamakta kaldı. Süper Lig'in 18. haftasında Galatasaray, evinde Bursaspor'u konuk edecekken, Ç.Rizespor ise deplasmanda Gençlerbirliği'ne konuk olacak.SNEIJDER AFFETMEDİKarşılaşmaya çok hızlı başlayan Galatasaray, ilk dakikalarda gol bulmak için çaba içerisine girerken sahneye Wesley Sneijder girdi.Henüz 7. dakikada ceza alanında topla buluşan Selçuk İnan, rakibi yerde kalında solda bulunan Wesley Sneijder'i gördü. Hollandalı düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi.BRUMA GOLÜNÜ ATTIHamza Hamzaoğlu'nun gelmesiyle birlikte daha sık sahada görmeye başladığımız Bruma, Galatasaray'da skoru 2-0'a getiren golü kaydetti.44. dakikada, Muslera'nın aut atışında savunmadan dönen top Sneijder'in önünde kaldı. Hollandalı müthiş bir pasla arkaya sarkan Bruma'yı gördü. Portekizli yıldız Serkan'ın üzerinden aşırtarak golü buldu. Bruma, Galatasaray forması altında ilk lig golünü atmış olduMUSLERA 'BURADAYIM' DEDİ!Mücadelenin ikinci yarısına Çaykur Rizespor istekli başladı ve henüz 47. dakikada çok tehlikeli bir pozisyon yakaladı.Bu dakikada ani gelişen Çaykur Rizespor atağında topla birlikte hızla ilerleyen Ümit Korkmaz pasını sol tarafa doğru Ludovic Obraniak'a çıkarttı. Ludovic Obraniak, ceza sahası içine girmeden sol çaprazdan çok sert vurdu ancak kaleci Fernando Muslera soluna giden topu çok iyi uzanarak kornere çeldi.RİZE YİNE TEHLİKELİ GELDİ AMA...İlk yarıda elde ettiği skorun ardından daha rahat bir oyun ortaya koyan Galatasaray'a karşın, Rizespor 2. yarının en tehlikeli pozisyonunu da 54. dakikada yakaladı.Galatasaray savunmasının az adamla yakalandığı bir pozisyonda sol kanatta topla buluşan Filip Holosko bekletmeden sağ taraftan bindiren Sercan Kaya'yı gördü. Sercan, kaleci Fernando Muslera ile karşı karşıya kaldığı anda yerden vuruşunu yapıtı, ancak Muslera yatarak gole izin vermedi.UMUT, YÜZDE YÜZLÜK KAÇIRDI!Topu ayağında tutmaya uğraşan ve bol paslar ile birlikte rakibinin oyunu tutmasına izin vermeyeb bir anlayışta bulunan Galatasaray, ikinci yarıdaki tek tehlikeli pozisyonunu ise 75. dakikada yakaladı.Sağ çaprazdan Sabri Sarıoğlu'nun güzel ortasında Umut Bulut altı pas gerisinde boş pozisyonda kafa vuruşunu yaptı, ancak topu yandan auta gitti. Sarı-kırmızılılar mutlak bir gol pozisyonundan oldu.BURAK YILMAZ DRAMASI!Galatasaray'da mücadele öncesinde sürpriz bir şekilde uzun sürmesi beklenen sakatlığından dönen ve yedek kulübesinde mücadeleye başlayan Burak Yılmaz, 78. dakikada Umut Bulut'un yerine oyuna dahil oldu ve sonrasında hem büyük bir şok yaşadı, hem de taraftarlarına şok yaşattı.Taraftarların büyük alkışı ve tezahüratı ile oyuna dahil olan golcü oyuncu, 3 dakikanın ardından bir anda kendini yere bıraktı. Tedavinin ardından oyuna devam edemeyen futbolcu, gözyaşları ile kenara gelirken, Hamit Altıntop 83. dakikada oyuna dahil olan isim oldu.Kalan dakikalarda başka tehlike yaşanmadı ve mücadeleyi 2-0 kazanan Galatasaray, devre arasının ardından iyi bir geri dönüş yapmış oldu.Sporx
15 Tarihi Siyah Beyaz Fotoğrafın Nasıl Renklendirildiğine Bir de Bu Açıdan Bakın
Teknolojideki gelişmeler sayesinde geçmişten günüme ulaşmış siyah beyaz tarihi fotoğraflar artık kolayca renklendirilebiliyor. Hatta günümüzde bunun da ötesinde Şahane Hayat / It's a Wonderful Life (1946) gibi sonradan renklendirilmiş filmlere bile rastlamak mümkün. Bu galerinin tek önemli farkı aslında küçük bir hileden yola çıkılarak büyüleyen bir çalışmaya imza atmış olmaları. Dijital bir ortamda üst üste koyulmuş orjinal ve renklendirilmiş fotoğraf basit bir silme aracıyla silinirken yapılan eylem bir gif olarak kaydedilmiş. Bu görüntüler de silme işlemi yapılırken sanki o an renklendiriliyormuş hissi bırakmış.
Reklam