Times: THY Kız Öğrencilerle İlgili İngiliz Yetkilileri Uyarmalıydı
İngiliz Times gazetesinde yer alan bir haberde Türk Hava Yolları (THY) uçağı ile Türkiye'ye gelerek, buradan Suriye'ye geçip Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) katılmak istediği sanılan 15 ve 16 yaşlarındaki üç kız öğrenci olayında, THY'nin sorumluluklarını yerine getirmediği iddia ediliyor.15 yaşındaki Shamima Begum ve Amira Abase ile 16 yaşındaki Kadiza Sultana, geçen hafta Salı akşamı Londra'dan Türk Hava Yolları uçağıyla Türkiye'ye uçmuş, aileleri ise kızların eve dönmeleri için çağrılarda bulunmuştu.Üçü de Londra'daki Bethnal Green Academy lisesinde okuyan kızların bulunması için İngiltere Emniyet Teşiklatı'ndan yetkililer Türkiye'ye gelerek arama çalışmalarına destek vermeye başladı.Times gazetesi, daha önce İngiliz havayolları British Airways uçağı ile Türkiye'ye giderek buradan Suriye'ye geçmek isteyen bir kızın, havayolları görevlilerinin şüphelenerek polisi uyarması sonucunda, aprondaki uçaktan alınmasını örnek gösterek THY'nin gereken özeni göstermediği eleştirisini yapıyor.Gazete, kızlarla aynı okulda okuyan dördüncü bir kız öğrencinin de, Aralık ayında yine THY uçağı ile Türkiye'ye, oradan da Suriye'ye geçtiğini hatırlatıyor.
Fethullah Gülen ve Emre Uslu'ya Yakalama Kararı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun da aralarında bulunduğu 101 kişinin telefon görüşmelerinin depolandığı iddiasıyla ilgili sürdürülen soruşturma kapsamında Fethullah Gülen ve Emre Uslu hakkında yakalama kararı verildi.Hürriyet'ten Toygun Atilla'nın haberine göre; İstanbul Başsavcı Vekili İrfan Fidan'ın dün Fethullah Gülen ve Emre Uslu hakkında istediği yakalama talebi kararını değerlendiren İstanbul 3.Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul etti. Gülen ve Uslu hakkında yakalama kararı çıktı. Bu kararla birlikte Fethullah Gülen hakkında 2.kez yakalama kararı verilmiş oldu. Emre Uslu hakkında ise ilk kez yakalama kararı çıktı.Gülen hakkında daha önce de Tahşiye operasyonu kapsamında 'Suç Örgütünün lderi' olduğu iddiasıyla yakalama kararı çıkartılmıştı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, Fethullah Gülen ve Emre Uslu ile ilgili istediği yakalama kararının talep yazısında 'Silahlı Terör Örgütü Kurma ve Yönetme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siaysal veya askeri casusluk amacıylka temin etme' suçlamaları yöneltti. İstanbul 3.Sulh Ceza Hakimliğ'de bu gerekçelerle şüphelilerin yakalanma kararına onay verdi.Selam Tevhid (Kudüs Ordusu) soruşturmasını yürüten İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli 76 polis, 22 Temmuz’da gözaltına alınmıştı. Aralarında dönemin İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürleri Yurt Atayün ve Ömer Köse’nin de bulunduğu 16 polis şefi tutuklanmış, 4 kişiye yurtdışına çıkış yasağı koyulmuş, 56 kişi ise ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Yapılan incelemede eski MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ‘Emin’ kod adıyla dinlendiği, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın telefon görüşmelerinin de tape haline getirildiği tespit edilmişti.Bu soruşturmanın devamında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Selam Tevhid soruşturmasının yürütüldüğü birimdeki bilgisayar, harddisk ve dosyaların incelenmesi talimatını verdi. Soruşturma kapsamında incelenen 1000 GB kapasiteli W1D2FHSF ve W1D2FJB4 seri numaralı harddisklerin içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da aralarında bulunduğu 101 kişinin ses kaydı bulundu. Ses kayıtlarının 2010-2013 yıllarına ait olduğu, bürokrat, büyükelçi, vb kişilerin telefon görüşmelerinin imha edilmeyerek depolandığı tespit edildi. Bunun üzerine başlatılan operasyonlarda 21 polis gözaltına alındı. Sorgulamalarının ardından mahkemeye çıkartılan 21 kişiden aralarında eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’u tutuklandığında Silivri Cezaevi’ne götüren Emniyet Müdürü Gafur Ataç’ın da bulunduğu 17 kişi tutuklandı.
Avrupa'da Altyapı Şampiyonu Ajax
Dünyanın ekol takımlarından birisi olan Ajax, altyapıya verdiği önemle futbola yön vermeye devam ediyor.Hollanda'nın Amsterdam şehrinin takımı olan Ajax, uzun zamandır Avrupa Kupaları'nda büyük bir başarı elde edememesine rağmen, Avrupa futbolunun yol haritasını çizmeye devam ediyor.Peki bunu nasıl yapıyor?Dünyanın en fazla tanınan takımlarından biri olan Ajax hiç kuşkusuz bu başarısını alt yapıya verdiği önemle yakalıyor. Hollanda Eredevise'de son dört yıldır şampiyonluk ipini göğüsleyen Ajax, bu sene PSV'nin gerisinde kalmış durumda. Kadrosunda bulunan 28 futbolcunun yaş ortalaması 22 olmasına rağmen 'Tanrı'nın çocukları' yoluna Avrupa Ligi'nde devam ediyor.Hollanda'da bugüne kadar 33 kez ile en fazla şampiyon olan takım konumunda bulunan Ajax, bu sezon ligde mutlu sona ulaşamasa bile Avrupa'nın en büyük kulübü olduğunu kanıtladı.1900 yılında kurulduğu günden beri Johan Cruyff, Frank Rijkaard, van der Sar, Bergkamp, Kluivert, van Basten ve Sneijder gibi isimleri çıkarmayı başaran Ajax, şu anda Avrupa'ya en fazla futbolcu gönderen kulüp konumunda. Avrupa liglerinde oynayan futbolcuların altyapı eğitimleri hakkında yapılan bir araştırmada en fazla futbolcu eğiten ekibin Ajax olduğu açıklandı.Ajax'ın geleceğiAjax'ın kalbi maçlarını oynadığı 52 bin kapasiteli Amsterdam ArenA gibi görünmesine rağmen Ajax'ın kalbi Türkçe anlamı 'Gelecek' olan De Toekomst'ta atıyor. Devasa büyüklükte bir altyapı tesisine sahip olan Ajax, geleceğinin temellerini burada atmaya devam ediyor. 1960'lı yıllardan beri Avrupa'ya damgasını vurmaya devam eden Ajax bu tesisi 1996 yılında faaliyete geçirdi.Yeni Johan Cruyff'lar çıkarmak için çalışmalarını sürdüren Ajax'ın bu alt yapısı Real Madrid, Barcelona ve Bayern Münih gibi takımlara adete taş çıkartıyor. De Toekomst'un kapısından içeriye sadece en iyileri alan Ajax, çocukları yetiştirmede çok profesyonelce bir yol haritası izlemeye devam ediyor. Sadece en iyi hocaların, en iyi futbolcuların, en iyi tesislerin ve en iyi çalışma programlarının yer aldığı tesisler ilerki zamanlarda daha fazla yıldız ismi Avrupa futboluna kazandırma alışkanlığını sürdürecektir.Peki Ajax'ı izleyen diğer takımlar kimler?Yapılan araştırmada Avrupa liglerine en fazla altyapıdan futbolcu gönderen takımlar listesinde 1. sırada bulunan Ajax'ın en yakın takipçisi ise Sırbistan'dan Partizan takımı. Üçüncü sırada ise İspanyol devi Barcelona yer alıyor.Eurosport
7'den 70'e Herkese "Korktuğumuz Kadar Varmış" Dedirtecek "Nazar" İnancı Geleneğimiz
Bütün toplumlarda yaygın olarak görülen nazar inancının kökeni, Neolitik çağlara kadar uzanmaktadır. Girit’te, Aşağı Mısır’da, Malta’da, Kuzey Fransa’da ve Britanya’da, Bronz çağına ait, balta şeklinde yapılmış nazarlıklar (amuletler) bulunmuştur. Araştırmalar sonucunda, eski dönemlerden itibaren Batı’da ve Doğu’da büyünün ve nazarın kötü etkilerine inanma ve bunlara karşı tedbirler alma bilgisinin köklü olduğu görülmüştür. Aynı şekilde uğursuz gözlerden gelen fenalığı ortadan kaldırmak için Mısırlılar, Fenikeliler, Yunanlılar ve Romalılar tarafından el şeklindeki muskaların kullanıldığı tespit edilmiştir.Geçmişten günümüze varlığını sürdüren bu inanış, ülkemizin hemen her köşesinde günlük hayatın içerisinde ve bütün etkinliğiyle varlığını devam ettirmektedir. Galerimizde halk arasında, nazara karşı etkili olduğuna inanılan; mavi boncuk, delikli taş, nal, yumurta kabuğu gibi çeşitli nazarlıklar kullanma vb. pratikler anlatılacaktır.
Gazeteci Özgür Amed Tutuklandı
2011 yılında Roboski katliamı protesto yürüyüşüne katıldığı ve 'terör örgütü üyesi olmamakla birlikte, terör örgütü propagandası yaptığı' gerekçesiyle hakkında dava açılan gazeteci Özgür Amed'e Diyarbakır 7'nci ağır ceza mahkemesi tarafından 3 yıl bir ay 15 günlük hapis cezası verildi. Mahkemenin verdiği ceza Yargıtay tarafından onaylandı.Cezanın onaylanmasının ardından önceki gece Diyarbakır'da gözaltına alınan Özgür Amed, Diyarbakır D tipi cezaevine sevk edildi.Cezanın Yargıtay tarafından onaylanmasının ardından, Amed'in avukatlarının Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu belirtildi.DHA
'Kırmızı Fularlı Kız'ın Annesi HDP'den Aday
Antalya'daki Gezi Parkı eylemlerinde 'kırmızı fularlı kız' olarak tanınan ve iki ayrı davada 103 yıl hapis cezası istemiyle yargılanırken PKK'ya katılan 21 yaşındaki Ayşe Deniz Karacagil'in annesi Nuray Erçağan, 7 Haziran seçimleri için HDP'den aday adaylığı başvurusunda bulundu.Antalya'daki Gezi Parkı eylemleri nedeniyle 4 ay 20 gün cezaevinde kalan ve kırmızı fularıyla sosyalizm propagandası yapmakla suçlanan Ayşe Deniz Karacagil'in babasından boşanan annesi Nuray Erçağan, 7 Haziran seçimleri için milletvekili aday adayı oldu. 'Kırmızı Fularlı Kız' olarak tanınan ve iki ayrı Gezi davasında hakkında toplam 103 hapis cezası istemiyle yargılanan Ayşe Deniz Karacagil'in annesi Nuray Erçağan, Halkların Demokratik Partisi Antalya İl Başkanlığı'na, Antalya'dan milletvekilliği için aday adaylık başvurusunu yaptı. Erçağan başvurusunu HDP Antalya İl Başkanlığı'nda eşbaşkanlar Zarife Atik ve Ahmet Kaya'ya sundu.Bir kadın ve anne olarak TBMM 'de olmak istediğini söyleyen Nuray Erçağan, 'Bu ülkenin umuda ve güvene ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Böylesine karanlık günlerde aydınlık yüzlerin meclisi hedeflemesi, cesareti gerekiyor. Özellikle kadınlarımızın bir adım daha önde olması gerekiyor. Eğer meclisi hedefliyorsam, töre cinayetinde öldürülen Güldünya olmak, tekrar yaşatmak ve töre cinayetleri olmasın istiyorum. Özgecan'ın elleri olmak ve onları meclise taşımak istiyorum. Kadınlarımızın sesi, tecavüz ve tacize uğradığında sadece çığlık atmayalım orada da çığlığımızı seslendirelim. Anne ve kadın olarak her türlü şiddete karşı mecliste olmalıyız' diye konuştu.Antalya için kesilen sedir ağacı, taş ocaklarının dinamitle patlattığı köylerin kirlenen sularının temiz suları olmak istediğini de belirten Erçağan, şöyle konuştu: 'Ahmetler Kanyonu'nun kurtulmasını, turizm denilen ranta dayalı turizmin değil gerçek turizmin yapılmasını istiyorum. Konyaaltı sahillerinin tamamının halka kapatılıp rant uğruna peşkeş çekilmesini istemiyorum. Phaselis'in otele kurban edilmemesini istiyorum. Her türlü su ve ekoloji mücadelesinin meclise taşınmasını istiyorum. Otobüste ayakta gidenlerin sesi de olmalı mecliste.'Geçen yılın Mayıs ayında bir mektup bırakarak PKK 'ya katılan kızı Ayşe Deniz Karacagil'den ise haber alamadığını belirten Erçağan, 'Umarım sağlığı iyidir. Sesimi de duyar. Bütün Kürt ve Türk gençlerinin umudu, annesi olmak isterim. Haksızlığın karşısında olmaya sadece söz veriyorum' dedi.CNN Türk
Melda Onur, Hayvanlar Adına Söz Aldı
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, HDP'li Hasip Kaplan'ın 'çakallar gibi' sözünün üzerine 'Ben, hayvanlar adına söz almak istiyorum.' diyerek kürsüye geldi.CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, HDP'li Hasip Kaplan'ın 'çakallar gibi' sözünün üzerine 'Ben, hayvanlar adına söz almak istiyorum. Sataşmadır.' diyerek Genel Kurul'da söz aldı. 'Ben de onların (hayvanların) burada temsilcisiyim' diyen Onur, 'Çok çeşitli defalar hayvanlar küfür olarak getirilirler. Efendim 'köpekler gibi'. Köpekler kendi kendilerine dövüşmezler, köpekleri insanlar dövüştürür, burada sizi kim dövüştürüyor?' diye sordu.'Hayvanların temsilcisiyim'TBMM Genel Kurulu'nda 'çakal' tartışması yaşandı. HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın kürsüden 'çakallara lanet olsun' sözü üzerine söz talebinde bulunan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, 'Sayın Başkan, defalarca burada aynı şey yapıldı, artık dayanamıyorum. Ben, Hayvan Hakları Alt Komisyonu Sözcüsüyüm ve her defasında burada, hayvanlar malzeme ediliyor. 'Çakallar gibi' dedi. Ben, hayvanlar adına söz almak istiyorum. Sataşmadır, ben de onların burada temsilcisiyim.' dedi.'Affedersiniz eşek, affedersiniz domuz'Melda Onur, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:'Ben, Çevre Komisyonu üyesiyim ve orada kurulan hayvan haklarıyla ilgili bir alt komisyonun üyesiyim. Başkanımız da Selçuk Özdağ, bilmiyorum burada mı? Burada çeşitli defalarda, 24'üncü dönemde gelen çeşitli arkadaşlar çok kötü bir şey söyleyecekleri zaman 'Ya, hayvanlar bile yapmaz.' Affedersiniz şu, affedersiniz ayı, affedersiniz eşek, affedersiniz domuz... Az önce Sayın Hasip Kaplan 'çakallar gibi' dedi. Ben, hayvan hakları savunucusu olarak, insanların hayvanları hiçbir şekilde konuşmalarına malzeme etmelerini istemiyorum. Bu yüzden de Sayın Hasip Kaplan'ı kınıyorum.''Ben her defasında hayvanlara sataşmadan söz alacağım'Hayvanların çok çeşitli defalar küfür olarak dile getirildiğini kaydeden Onur, 'Efendim 'köpekler gibi'. Köpekler kendi kendilerine dövüşmezler, köpekleri insanlar dövüştürür, burada sizi kim dövüştürüyor? Çakallar, sırtlanlar, bunların ekolojik dengede bir rolleri vardır, bunların her biri o sistemden beslenirler. Hiçbir hayvan, ne çakal ne sırtlan, ihtiyacından fazlasını yemez bazıları gibi beyler. Sakın onlara da sataşmayın bundan sonra. Siz bunları söylediğiniz müddetçe ben her defasında sataşmadan, hayvanlara sataşmadan dolayı söz alacağım.' diye konuştu.'Çakallar ihtiyacını yer, insanlar ihtiyacından fazlasını yer'Hasip Kaplan'ı da kınadığını belirten CHP'li Melda Onur, 'Ayrıca, burada, domuzlara da, eşeklere de çakallara da laf edenleri kınıyorum. Çakallar ihtiyacını yer, çakal olmayan insanlar, çakallara benzemeyenler ihtiyacından fazlasını yer. Onların kim olduğunu biliyoruz.' dedi. Hasip Kaplan ise Onur'un konuşmasından sonra kürsüye gelerek konuşmasındaki o benzetme için özür diledi.CNN Türk
İngiltere Suriye'ye Giden Kızlar Hakkında Geç Bilgi Verdi
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye üzerinden Suriye'ye geçmeye çalıştığı sanılan 15 ila 16 yaşındaki üç İngiliz vatandaşı kız öğrenci için İngiliz hükümetini suçladı.Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında konuya değinen Arınç, kızların 17 Şubat'ta turist olarak İstanbul Atatürk Havaalanı'ndan Türkiye'ye giriş yaptığının tespit edildiğini bildirdi.İngiliz makamlarının Türkiye'ye 20 Şubat'ta haber verdiğini de söyleyen Arınç, 'Biz yoğun bir şekilde arama faaliyetlerine devam ediyoruz. Tabii Türkiye'nin burada hiçbir kabahati yok' dedi.İngiliz yetkililerin Türkiye ile koordinasyonu geç sağladığını ve gerekli tedbirleri almadığını ifade eden Arınç, 'Bir: Kendileri bu işi takip edecekler, yurt dışına çıkışlarına engel olacaklardır. Madem engel olamadınız, hemen bize haber vereceksiniz, 'şu pasaport sahibi insanları gözaltına alın, tekrar sınır dışı edin ve onları takip edin' diyeceksiniz' diyerek devam etti.Kızların üç gün boyunca hiç bir ihbar olmadan Türkiye'de serbestçe gezdiğini vurgulayan Arınç, 'Bizim kimsenin niyetlerini sorgulayacak, zihinlerini okuyacak turistlere yönelik bir mekanizmamız yok... Ama terör faaliyetlerine katılacağı gerekçesiyle bize önceden bildirimde bulunulan 10 bin kişi yaklaşık, tahdit altına aldık ve ülkemize giriş yapmaları kesinlikle yasaklandı' dedi.Kız öğrencilerin Türkiye'ye gelişinden üç gün sonra İngiliz yetkililerin Ankara'yı uyarması için Arınç, 'İngiltere adına bence kınanacak, ayıplanacak bir davranıştır' yorumunu yaptı.Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) katılmak için Suriye'ye doğru yola çıktığı tahmin edilen 15 yaşındaki Shamima Begum ve Amira Abase ile 16 yaşındaki Kadiza Sultana'yı arama çalışmaları Türkiye'de devam ediyor.Aramalara İngiliz Emniyet Teşkilatı Scotland Yard'dan yetkililerin de katıldığı açıklanmış, ancak Türkiye'deki İngiliz polislerin nasıl bir rol üstlendiği detaylandırılmamıştı.BBC Türkçe
Milli Judocu Burcu Hantuk Yaşam Savaşı Veriyor
Balıkesir'de 16 yaşındaki milli judocu Burcu Hantuk, kolunda başlayan ödemin yayılarak durumunun ağırlaşması üzerine sevk edildiği Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi yoğun bakım servisinde hayatta kalma mücadelesi veriyor.Sporcunun babası İbrahim Hantuk yaptığı açıklamada, kızlarının daha 8 gün öncesine kadar sağlıklı olduğunu söyledi.Kızının 19 Şubat Perşembe günü antrenmandan geldikten sonra kolunun ağrıdığını söylediğini anlatan Hantuk, 'Antrenmanlara devam edeyim güzel çalışıyoruz' dedi ve cuma günü yine antrenmana gitti. Antrenman sırasında kolu şişince bırakmış antrenmanı. Hocaları da 'ufak bir ödem var' diyerek buz tedavisi uygulamışlar. Eve geldiğinde sürekli kolunun ağrıdığını söyledi. Daha sonra baktığımda ateşi vardı ben de acile götürdüm' ifadesini kullandı.Acilde röntgen çektirdiklerini söyleyen Hantuk, 'Kırık çıkık yok' denildi, bir iğne yaptılar ve alçıya aldılar kolunu. Bu zehir etkisi yaratıyormuş, biz bilmiyorduk. Ertesi gün hocası telefonda 'ödem alçıya alınmaz alçıyı çıkarın' dedi, biz de çıkardık. Alçıdan çıkardıktan sonra kolda morarma başladı' dedi.'Ödem büyümüş, kan zehirlenmesi olmuş'Bunun üzerine kızını pazar günü ağrısı çok olunca yine acile götürdüğünü dile getiren Hantuk, şöyle konuştu:'Orada uzman doktor olup olmadığını sorduk. Sonra uzman doktor geldi ve yeniden röntgen çektirdik ve iğne yapıldı. Uzman doktor bize 'kas yırtılması ya da gizli kırık veya çatlak olabilir' dedi. Sonra 'pazartesi ortopedi bölümüne gideriz' diye eve döndük. Ortopediye çıkınca acil yatış yaptırdılar. Çarşamba sabahı ameliyat oldu, kolu parçaladılar. Ödem büyümüş ve kan zehirlenmesi olmuş. 'Damarları ve kasları kurtaralım' diye kolun her yeri kesildi, iltihapları attırıldı ve bizi hemen acilen Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne sevk ettiler.'Şu anda kızının solunum cihazını bağlı olduğunu anlatan Hantuk, 'Yaşama umudu yüzde 1 deniliyor. Antibiyotiklere cevap vermediği söyleniyor. Gençlik ve Spor Bakanımız başta olmak üzere müsteşarlarımız, valimiz, spor il müdür müdürümüz dahil herkes seferber oldu. Şu an ameliyattan çıktı ve biz iyi bir haber bekliyoruz. Umudumuzu kesmedik ve bir mucize bekliyoruz. Biz acile ilk gittiğimizde orada bir uzman hekim olsaydı belki de böyle olmayacaktı' diye konuştu.'Türkiye birincisi olmuştu, Avrupa şampiyonasına hazırlanıyordu'Anne Adalet Turhan ise kızının çok başarılı bir sporcu olduğunu söyleyerek, 'Daha 2 hafta önce Tekirdağ'da Ümitler Türkiye Şampiyonasında Türkiye birincisi olmuştu. Bir dahaki ay da Avrupa şampiyonasına gidecekti ve ona hazırlanıyordu. Hırs yapmıştı birinci olduğu için. Geleceğini düşünüyordu. Başarabileceğini düşünüyordu ve umutluydu. Şu an maalesef umutsuz bir şekilde yatıyor' dedi.Balıkesir Kamu Hastaneleri Birliği yetkilileri, konuyla ilgili henüz kendilerine herhangi bir şikayet ya da başvuru olmadığını belirterek, bu konuda önümüzdeki günlerde inceleme yapılacağını, daha net bir tablo ortaya konulabileceğini söyledi.AA
Amerika, Cezayı Filistin'e Kesti: 218 Milyon Dolar
ABD'nin New York kentinde görülen bir davada, Filistin Kurtuluş Örgütü ve Filistin Yönetimi, İsrail'de 10 yıldan uzun bir süre önce gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle 218 milyon dolar cezaya çarptırıldı.2000'li yılların başlarında yaşanılan ve çoğunluğu Hamas tarafından organize edilen terör saldırılarında 33 kişi ölmüş, 400'den fazla kişi ise yaralanmıştı. El Aksa İntikam Tugayı ve Haması, 2 gün süren değerlendirmeler sonucunda suçlu bulan Federal Mahkeme, Filistin'i 218 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum etti.2002 yılında, Hebrew Üniversitesi kafeteryasında ve 2004 yılında bir toplu taşıma aracında gerçekleşen bombalı saldırılar sonucu 10 Amerikalı Aile, Federal Mahkeme'ye Filistin aleyhine dava açmıştı.Arnold & Porter LLP iş ortağı Kent Yalowitz yaptığı açıklamada; kararın çok açık olduğunu vurguladı. 'Bir Amerikalıyı yaralarsan ya da öldürürsen, Amerika'nın 'uzun' kollarını eninde sonunda ensende hissedersin' diyerek sözlerini tamamladı.Verilen ceza, 1992 ABD Anti Terörizm Yasası'na göre otomatik olarak üçe katlanıyor ve 655.5 milyon dolara yükseliyor.Sanık tarafta yer alan Filistin Yönetimi ve Filistin Kurtuluş Örgütü ise itiraz haklarını kullanacaklarını, bu saldırılarda herhangi bir etkilerinin ve katılımlarının olmadığını belirttiler. Bu gibi aşırıcı olaylardan kendilerinin sorumlu tutulmasının ise talihsizlik olarak açıkladılar.'Kanuni bir temelle bağdaşmayan bir hüküm' diyerek kararı eleştiren Filistin Kurtuluş Örgütü Uluslararası İlişkiler Başkanı Ghassan Shakaa, kararın Amerika'nın İsrail'i şartsız koruma isteği altından çıktığını belirtti.Kaynak: http://rt.com/usa/234915-us-jury-palestinians-terror/
Maldivler'in Eski Lideri Yerde Sürüklenerek Mahkemeye Götürüldü
Asya ülkesi Maldivler 'in eski Devlet Başkanı Muhammed Naşid çıkarıldığı duruşmaya polis tarafından yerlerde sürüklenerek götürüldü. Nasheed, Devlet Başkanlığı döneminde ülkenin Anayasa Mahkemesi Başkanı'nı hukuksuz biçimde tutuklatmakla suçlanıyor. Muhalefet partisinin lideri olan Naşid, Pazar günü gözaltına alınmıştı.Salı günü duruşma salonuna girmeden önce mahkeme önünde toplanan gazetecilere açıklama yapmaya çalışan Naşid'e polis izin vermedi ve eski Devlet Başkanı'nı yerlerde sürükleyerek duruşma salonuna soktu.Kefaletle serbest bırakılma talebi mahkeme tarafından reddedilen Naşid, mahkemeden ayrılırken kolunun sarılıp askıya alındığı görüldü.BBC'nin sorularını yanıtlayan Naşid'in danışmanları, eski Devlet Başkanı'nın mahkemeye itiraz etmek istediğini, ancak önüne bürokratik engeller konduğunu savundu.Maldivler Dışişleri Bakanı Dunya Maumoon ise davanın çok ciddi suçlamaları kapsadığını belirterek 'Masum bir insanın haksız yere kaçırılıp alıkonulmasından bahsediyoruz' dedi ve bu eylemlerin 'terörle mücadele yasası' kapsamında ele alındığını ifade etti.Dışişleri Bakanı, eski Devlet Başkanı Naşid'in daha önce de duruşmalara çıkmayı reddettiği için gözaltında tutulacağını söyledi.DHA
Ölmeden Önce İstanbul'da Yapmanız Gereken 34 Şey
Ölmeden önce... listelerinin sonu gelmez. Biz de sizler için günün birinde İstanbul'a yolunuz düşerse veya bu şehirdeyseniz ancak onu tanımaya vakit ayıramıyorsanız yapmanız gereken 34 şeyi listeledik.
Ölmeden Önce İzlenmesi Gereken 14 Dizi
6 sezon devam edip hala en çok konuşulan dizilerin başında gelen Lost dizisi, her bir karakterinin ince ince işlenip fantastik yönüyle izleyeni kendine bağlayabilen bir yapımdır. Yaptığı final ile çok konuşulmuştu.