onedio
‘12 Yılda Hasta Adam Denen Ülkeyi Küresel Güç Haline Getirdik, Sayın Çipras da Buna Katıldığını İfade Etti’
Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.Davutoğlu'unun açıklamalarıdan satır başları:Tam da misakı milli haftasında, bizde kuvayi milliye halinde tarihe çıktığı şehirlerdeydik. Çok büyük bir coşkuyla kongrelerimizi yaptık ve 15 Mayıs 1919’da iki şahsı anmak istiyorum. Bir yiğit insan Hasan Tahsin, İzmir’de ilk mermiyi sıktı. Denizli’de de bir başka yiğit insan Ahmet Hulusi efendi düşmana karşı istiklal fetvası verdi. ÜÇ ÇAKIL TAŞI OLAN DAHİL..Silah sahibi olmamak bir mazeret değildir dedi Ahmet Efendi, elinizde üç çakıl taşı varsa atacaksınız ve mücadelede bulunacaksınız dedi. Bende buradan 95 yıl sonra çağrıyla bir şekilde yüzüncü yıla yürürken temel ilkemizi vurguluyorum. Herkes yeni misakı millide buluşmalı ve elinde ne varsa bu mücadeleye katılmalı. Üç çakıl taşı olan dahil, Türkiye’nin yeniden inşa faaliyetine katılmalı. Bu çerçevede mücadelemizi sürdüreceğiz.İnşallah Ankara’dan sonra İstanbul’da başbakanlık ofisimiz vardı, bir başbakanlık ofisini de İzmir’de açıyoruz en kısa zamanda. Bu yolla, hükümet hizmetlerini ülkeye yaymak konusunda çok önemli bir adım atmış olacağız. Ayda birkaç günümüzü izmir’de geçireceğiz. Bütün Ege’de yapılacak faaliyetleri kontrol edeceğiz. Biz her bir şehrimize özel roller biçiyoruz. İzmir’e dönük olarak da İstanbul – İzmir otobanı 2017’de bütünüyle devreye girdiğinde 3,5 saate düşecek. Aynı şekilde Ankara – İzmir otoyolu tren yolu devreye girdiğinde, Ankara ve İzmir birleşmiş olacak. İzmir, Çandarlı Kuzey limanının devreye girmesiyle, izmir yine tarihin en büyük limanlarından biri haline gelecek.BU ÇERÇEVEDE DE İZMİR’E YÖNELİK OLARAK...Maalesef son 12 yıl içinde bütün şehirlerimizde çok büyük hamleler söz konusu olurken, İzmir’deki yerel yönetim anlayışı bu gelişmelere ayak uyduramadı ve izmir hak ettiği yeri bulamadı. Bundan sonra bizzat takip edeceğim. İzmir’i hak ettiği yere getireceğiz inşallah. Önümüzdeki mayıs ayında, konak tünelini açacağız. Manisa’yla İzmir arasındaki tünelin inşaatını bizzat devlet olarak üstlendik açacağız. Manisa’yla Denizli’yle Uşak’la bütün bir Ege’yle İzmir’i irtibatlandırarak Ege’de başlı başına ekonomik havza oluşmasına büyük önem veriyoruz. İstiyoruz ki Marmara’daki üretim yoğunlaşmasını ülkenin her tarafına yayalım. Bu çerçevede de İzmir’e yönelik olarak, ileri teknoloji ihtiva eden projelere beşinci bölge teşviği uygulayacağız.ÖNÜMÜZDEKİ HAFTALARDAN İTİBAREN OKULLARIMIZDA...Yıllardır değişik şehirlerimizde yaşam biçimine müdahale gibi, Ak Parti’nin bu şehirlerle irtibatını koparmak isteyenlere sesleniyorum. Türkiye’de AK Parti’nin giremediği hiçbir köşe yoktur ve olmayacaktır. Biz kıyısıyla, dağlarıyla ovalarıyla deniziyle yaylalarıyla bütün Türkiye’nin partisiyiz. Ege bölgemize dönük olarak kalkınma stratejisi uygulamaya devam edeceğiz. Ege bölgemizin önümüzdeki kalkınma ve hamle döneminde öncü rol oynamasına önem veriyoruz. Bir müjde de manisa’da üzüm üreticileriyle paylaştım. Üzümdeki arz fazlasını almak üzere önümüzdeki haftalardan itibaren okullarımızda süt ile birlikte kuru üzümü de öğrencilerimize ikram edeceğiz inşallah. Bu bizim tarım ürünlerine daha önce de ilan ettiğimiz destek çalışmalarının başka aşamasını teşkil ediyor.AMA AÇIK SÖYLEYEYİM...Biz böyle milletimizle buluşurken ve omuz omuza 2015 Haziran seçimlerine yürürken, diğerleri de çok değişik koalisyon çabalarını sürdürüyorlar. CHP MHP HDP Türkiye gündemi üzerinden kendi politikalarını anlatmak yerine sürekli olarak farklı çabalarla AK Parti üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorlar. Biz İzmir’e mi gittik, bir bakıyorsunuz Kılıçdaroğlu ertesi gün oraya gidiyor. Ama açık söyleyeyim hızımıza hiç kimsenin yetişmesi mümkün değil. Seçimlerde de ikinci turu yapacağız. Onlar arkamızda bizi takip etmeye devam etsinler.ONLAR ÇATI ADAYLA KOALİSYONLA BİRLEŞİRKEN...  Biz milletle geleceğe kararlı şekilde yürürken perde gerisinde ittifak çalışmalarını görüyoruz. Geçen sene 17-25 aralık kumpaslarından sonra 30 Mart’a giderken, AK Partiyi engellemek için paralel çete şunu yaptı, her yerde AK Parti karşısında kim güçlüyse onu destekleyeceğiz. Kuran kurslarını engelleyen tek parti zihniyetini desteklediler bunlar. MHP’nin durumu ise daha da ilginç. MHP de bu paralel çeteye karşı çıkmak yerine, çatı adayla cumhurbaşkanımızın adaylığı karşısında ortak adayla sahneye çıktılar. Ne oldu? Onlar çatı adayla koalisyonla birleşirken, biz milletle bütünleştik ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde onlara en büyük dersi verdik.ONLAR PARALELLE PARALEL YÜRÜMEYE DEVAM ETSİNLER...Şimdi sayın Bahçeli, yine geometri merakın sarmış. Piramitten bahsetmiş elipse döndürelim bunu demiş. Kendi iktidarları döneminde gelir dağılımını herkes biliyor. Şimdi bir doların üç dolarına altında yaşayan yok. Sayın Bahçeli elipsle üçgenle uğraşmasın biraz paralelle ilgilensin paralelle. Hep bunlar yanyana gidiyorlar, milletle yolları hiç kesişmiyor. Kesişim noktaları yok. Onlar paralelle paralel yürümeye devam etsinler, biz sıratı müstakimle yürümeye devam edeceğiz.Zaferin de bir tadı var. Tek tek gelmeyin hepiniz birlikte gelin hepinize karşı zafer kazanmak bizim için daha büyük zevk verici olacak. Benim anadolu’da gördüğüm heyecan 12 yıl boyunca AK Parti’ye ne yorgunluk bulaşmış, hep diriyiz hep iriyiz geleceğe yürüyoruz. Onlar telaş içinde kendi dertlerine düşsünler. İttifak hesap etsinler. Biz milli irade istikametinde yürüyeceğiz. Dikkat ediniz CHP MHP ve HDP’den Türkiye’nin temel meseleelrini duyuyor musunuz yok, ekonomi yaklaşımı var mı yok. Çipras’a ümit bağladılar.SAYIN ÇİPRAS’LA TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTIĞIMIZDA SÖYLEDİM...Sayın Çipras’la telefon görüşmesi yaptığımızda söyledim, kendisi de katıldığını söyledi. 2002’de nasıl ekonomi hale gelmişse, partilerden ümit kesilmişse, biz 12 yılda hasta adam denen bir ülkeyi küresel güç haline getirdik. Sayın Çipras da buna katıldığını ifade etti. Biz sadece milletimizi örnek alıyoruz. Muhalefet ise acaba başka başarılardan ilham alma telaşı içinde. Veya popüler gündem arayışı içinde. Onlara tavsiyem anadoluya trakyaya sığınsınlar. Siyasette omurgaları yok, duruşları yok. Bir gün bakarsınız cumhuriyetçi, ertesi gün paralelcilerle iş birliği içinde. Önemli olan siyasette duruştur. Bu da sadece AK Parti’de var. AK Parti de bunu sürdürmeye devam edecek.1972’den 2002 yılına kadar, 30 yıl inşaat sektörümüzün dışarda aldığı proje tutarı 44 milyardı. 12 yılda alınan proje miktarı 260 milyar dolar. Aramızdaki fark bu. Bunu da yakın takiple bu imkanı müteahhitlerimize sağladık. Ülke içinde konut sektörü için dev adımlar attık. İnşallah yapacağımız düzenlemeyle yüzde 25 peşinat zorunluluğu var biliyorsunuz. İlk evi alan konut taliplisi için bu yüzde 25 peşinat vesilesiyle yaptığı tasarrufun yüzde 15’ini biz devlet desteği olarak vereceğiz. İki hafta önce bu salondan çeyiz hesabını aktarmıştım. Evleneceklere, evlilik hazırlıkları için ebeveynlerin yaptığı tasasrrufa yüzde 15 katkı. Hem evlenmek, hem konut sahibi  olmak içinde yüzde 15 desteği verdik. İnşallah konut sahibi olmayan aile kalmayacak bu ülkede. İmar yasası noktasında düşüncelerimizi de paylaştık.BUNUN SOKAK PAFTA OLMASINA ÖZEN GÖSTERECEĞİZÇalışmakta olduğumuz inşaat imar yasasında herhangi bir şekilde vatandaşlarımızın sahip oldukları arazi arsa evin değer kazanması durumunda vergi gelmesi söz konusu değildir. Vergi yükü söz konusu değildir. Belediyelerimizin yaptığı düzenlemeler çerçevesinde olabilecek değer artışında değer artışı söz konusu olmayacaktır. Sadece herhangi bir vatandaş imar değişimi talebinde bulunursa bireysel olarak, onun getirdiği ek değer, onunla ilgili bir düzenleme gelecek. Bireysel taleplerde de bir arsada imar değişiminin getireceği yüksek kazancın, yan arsada oluşacağı adaletsizlik için, bunun sokak pafta olmasına özen göstereceğiz. Bugün bir sektörümüzle ilgili iki önemli müjdemizi paylaşmak istiyorum. Türkiye’nin en önemli sektörlerinden birisi turizm sektörüdür. Bacasız fabrika olarak bilinir. Fakat bu sene turizmde ciddi sıkıntıların olabileceği konuşuluyor. İki önemli gelişme önemli. Rusya başta olmak üzere oradan gelen misafirlerimiz diyeyim, ekonomik sıkıntıdan kaynaklanan sorunlar var. İran’da da olabileceğini ön gördük. Erken rezervasyonlarda bir düşüş, iptal haberleriyle ilgili de gelişmeler olduğu haberini alınca. Geçtiğimizhafta içinde ilgili bakanlıklarımızla toplantı yaptık. Sektörü ikiÖnümüzdeki iki ay içinde, seyahat acentalarının organizasyonlarıyla, bu ülkelerden gelen yolu uçaklarına altı bin dolar yakıt desteği vereceğiz. Dolayısıyla şimdiden uçuş iptallerinin önüne geçeceğiz. Tur acentalarının yükünü hafifletmiş olacağız ve iptali de engellemeye çalışacağız. İkincisi tur operatörlerine hazine destekli kredi kefaleti sağlayacağız. Tur operatörlerine dönük olarak da ciddi kredi imkanı sağlayacağız.BAĞKUR SİGORTALILARINA İLETMEK İSTİYORUMBağkur sigortalılarına iletmek istiyorum. İki milyon 366 bin bağkurlunun prim borcu vardı. Bir milyonu borçlarını dün itibariyle yapılandırdı. Geriye 1 milyon 305 bin kardeşimiz kalmıştı. Prim borçları birikmiş. İki aylık prim borçları olunca sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Şu andan itibaren 12 aydan fazla borcu olarak kardeşlerimizin primlerini donduruyoruz. Sağlık yardımlarından yararlanması garanti altına alınmış oluyor. Bir şekilde borçlarını yapılandıramamış olan 1 milyon 305 kardeşimizin prim borcu donduruluyor. Bunlar dondurulduğu için de sağlık yardımlarından yararlanma imkanı sağlanıyor. Bu vatandaşlarımız tekrar primlerimi ödemek istiyorum dendiğinde, kaldıkları yerden bu süreç ihya edebilecek. Kimsenin de sağlık yardımından mahrum kalması söz konusu olmayacak. Ajanslar
Faiz Kararı 24 Şubat'a Kaldı
Aylık enflasyon artışı yüzde 1.10 oldu. Yıllık enflasyon ise düşerek yüzde 7.24'e geriledi. Düşüş 1 puanın altında kaldığı için Merkez Bankası faiz indirimi için ara toplantıya gerek görmedi.Ocak ayında enflasyon yüzde 1.10 oldu, yıllık enflasyon ise yüzde 7.24 olarak gerçekleşti. Bu oranlar beklentilerin üzerinde oldu. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, geçen hafta yaptığı açıklamada enflasyon 1 puan düşerse faiz indirimi için 'ara toplantı' konusunda görüşüleceğini söylemişti. Veri, Merkez Bankası'nın faiz indirimi için beklediği düşüşün üzerinde gelince, Merkez Bankası akıllardaki 'ara toplantı' olup olmayacağı sorusuna açıklama ile yanıt verdi. Buna göre Merkez Bankası faizi görüşmek için 'ara toplantı' yapmayacak. Para Politikası Kurulu faizi olağan 24 Şubat'taki toplantısında görüşecek. Merkez Bankası açıklaması ile enflasyon verisi öncesi 2.44'ü gören dolar, 2.40'a kadar geriledi.Zam şampiyonu patlıcanTüketici fiyatları bazında Ocak ayında en yüksek fiyat artışı görülen ürün yüzde 61,19 ile patlıcan oldu. Patlıcanı yüzde 56.68 ile çarliston biber, yüzde 51.93 ile kabak izledi. Aylık en yüksek artış yüzde 4,19 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Ana harcama grupları itibariyle 2015 yılı Ocak ayında endekste yer alan gruplardan gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,52, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 2,52, ev eşyasında yüzde 2,01, eğlence ve kültürde yüzde 1,64 artış gerçekleşti. Aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde yüzde 6,98 ile giyim ve ayakkabı oldu.Beklenti yüzde 0.73'tü“Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistleri, Ocak ayı enflasyonunun aylık bazda yüzde 0,73 artacağını tahmin etti. AA Finans'ın 25 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği 'Enflasyon Beklenti Anketi'nde 2014 Aralık'ta yüzde 8,17 olan yıllık enflasyonun güçlü baz etkisiyle 1,32 puan azalarak yüzde 6,85'e gerileyebileceği ifade edildi.Enflasyonda 2014 Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0.44 düşüş, bir önceki yıla göre de yüzde 8.17’lik artış yaşanmıştı.'Enflasyon yüzde 1 düşerse toplantı görüşülecek”Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Erdem Başçı, 27 Ocak Salı günü yılın ilk enflasyon raporu toplantısında, enflasyondaki gerileme ve buna bağlı olarak atılacak adımlara ilişkin sorular üzerine şu ifadeleri kullanmıştı:' Ocak enflasyonu 1 puandan fazla düştü diyelim, öngörülenden çok fazla düştü. Şu anda 8,17. 7,17'nin altına düştü diyelim. Çekirdeğe baktık iyi. 4 Şubat'ta dahi oturup parametreleri değerlendirebiliriz. 24 Şubat'ta yapacağımız Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çok vakit var. 24 Şubat'ta yapmayız, 4 Şubat'ta değerlendiririz. Bu parametreleri ayarlamak gerekiyor. Reel faiz çok yüksek kaldı; mesela fonlama faizi, onu enflasyonun hafif üzerine çekebiliriz. 24'ünde yapacağımız işi 4'ünde yapmış olabiliriz. Böyle bir esnekliğimiz de var. Bunu istikrarı bozmadan, dikkatli bir şekilde yapabiliriz.'Düşen petrol enflasyonu geri çekiyorGeçen yıl 'Ekim Enflasyon Raporu'nda yüzde 6,1 olan 2015 yıl sonu enflasyon tahmini, 0,6 puan aşağı güncellenerek yüzde 5,5'e çekildi. Bu güncellemenin petrol fiyatlarından kaynaklandığını belirten Başçı, 2014 yılına göre enflasyonda bekledikleri belirgin düşüşte, birikimli kur etkilerinin azalmaya devam edeceğine ve gıda enflasyonunun geçmiş yılların ortalamasına döneceğine dair öngörüleri ile gerileyen petrol fiyatlarının belirleyici olduğunu bildirmişti.Enflasyondaki düşüş eğiliminin Ocak ayından itibaren hız kazanacağını ve o nedenle faiz indirim sürecini de Ocak ayından itibaren başlattıklarını ifade eden Başçı, 'İndirim süreci boyunca da temkinli yaklaşımımızı korumamız halinde 2015 sonunda son 45 yılın en düşük enflasyonunu gerçekleştirmemiz mümkün görünüyor' demişti.Ağustos ayına kadar baz etkilerinin yıllık enflasyonu düşürücü yönde, yılın geri kalanında ise artırıcı yönde olacağını tahmin ettiklerini aktaran Başçı, 'Bu çerçevede yıllık enflasyonun yılın üçüncü çeyreğine kadar düşüşünü sürdüreceğini, son çeyrekte ise baz etkisiyle bir miktar yükselerek yüzde 5,5 seviyesine geleceğini öngörüyoruz' açıklamasını yapmıştı.Kaynak: Al Jazeera, Anadolu Ajansı
10 Bin Lira Ver, Dil Sınavı Cevapları Cebine Gelsin!
2010’daki şaibeli KPSS’den sonra, aynı yıl düzenlenen Üniversitelerarası Dil Sınavı’nda da kopya şüphesi ortaya çıktı. Savcılığın dosyasında “kitapçığın türünü bize mesaj at, cevaplar yolda” ses kaydı var.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2010 yılındaki KPSS’de “Eğitim Bilimleri’, ‘Genel Kültür” ve ‘Genel Yetenek” sınav sorularının sızdırılması ile ilgili soruşturması devam ederken, aynı yıl yapılan Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı’nın da (ÜDS) savcılık tarafından mercek altına alındığı ortaya çıktı. 26 Aralık 2010 tarihinde yapılan sınava 60 bin 234 kişi girdi.Vatan Gazetesi'nden Kenan Butakın'ın haberine göre, sınavdan birkaç gün önce ise adı savcılık kayıtlarında yer alan bir akademisyen ÖSYM yetkililerine giderek ihbarda bulundu, “Ben bu sınava defalarca girdim ama başarılı olamadım. Bunun üzerine E.V. isminde bir tanıdığım bana cevap anahtarını 10 bin TL’ye satacağını söyledi.”Cevap anahtarı verecek olanın ses kaydıBu ihbar üzerine ÖSYM yetkilileri daha fazla delile ihtiyaç olduğunu, bunun sadece iddiadan ileriye gidemeyeceğini ifade etti. Bu iddia üzerine ihbarda bulunan kişi, sınavdan birkaç gün sonra ÖSYM yetkililerine E.V. ile yaptığı görüşmenin ses kaydını teslim etti. ÖSYM yetkilileri ses kaydını dinlediğinde E.V.’nin kopyanın nasıl çalışacağına dair uygulanacak sistemi anlattığını şahit oldu. E.V.’nin anlatımına göre kopya, kol saati şeklindeki telefon üzerinden yapılıyor. Sınava giren aday, kendisine daha önceden bildirilen bir cep telefonuna kitapçık türünü mesaj olarak atıyor. Mesajı attıktan yaklaşık yarım saat sonra ise soruların cevapları cep telefonuna mesaj olarak geliyor.İlk sınavda 15 kopyalı sınavda 75 doğru yaptıÖSYM, bu ses kaydını dinledikten sonra o yıl sınava giren E.V.’nin şimdiye kadar sınavlarda gösterdiği bütün performansını araştırdı. Yapılan incelemede E.V.’nin son 3 sınava girdiği tespit edildi. İlk sınavında 80 sorudan 15, ikinci sınavda ise 20 soruya cevap vererek başarısız olduğu saptandı. Son sınavında ise 80 sorudan 75’ine doğru cevap vermesi, üzerindeki şüpheleri kuvvetlendirdi. ÖSYM yetkilileri “Sadece bir kişi mi kopya çekti?” sorusunun cevabını aramak için de 60 bin 234 kişinin cevaplarını kontrol etti. Yapılan değerlendirmede, Süleyman Demirel Üniversitesi’nden bir öğretim üyesinin de E.V. ile aynı sorulara doğru, aynı sorulara da yanlış cevap verdiğini saptadı. Bir başka ifadeyle fotokopi cevap anahtarı ortaya çıktı.Savcı değişti dosya raftan indiÖSYM elde ettiği verilerle, bu iki kişinin sınavlarını kopya çektikleri gerekçesiyle iptal ederken, savcılığa da suç duyurusunda bulundu. Aralarında ses kaydının olduğu deliller, dönemin KPSS soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan’a teslim edildi. Ancak bu ihbardan bir sonuç çıkmazken, sınavları iptal edilen iki kişi ise konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme tarafından sonuçların iptal edilmesi hukuka aykırı bulunarak, bu iki kişinin sınavı geçerli sayıldı. Ancak ÖSYM yetkilileri kopya iddiaları netlik kazanmadığı için KPSS Savcısı Sakınan’ın yerine Yücel Erkmen’in gelmesiyle birlikte konuyu tekrar savcılığa taşıdı. Erkmen tarafından da 2010 yılındaki ÜDS sınavıyla ilgili olarak dosya raftan tekrar indirilerek araştırma başlatıldı.
Lodos TIR'ı Böyle Devirdi
Bursa-Ankara yolu istikametinde ilerlemeye çalışan TIR'lar, lodosun etkisi altında kaldı.Bursa İnegöl ilçesine yakın Ankara yolu istikametinde ilerlemeye çalışan TIR saatte 120 km hıza ulaşan şiddetli fırtınanın etkisine dayanamayıp yan yattı. Devrilme anı sürücü tarafından cep telefonuna kayıt altına alınırken daha önce devrilen kamyon ve TIR'lar yoğun trafik oluşturdu.
Tolgay Arslan 5 Milyon Euro'ya Serbest
Hamburg'dan 450 bin euro'ya alınan genç yıldız Tolgay Arslan sözleşmesine '5 milyon euro'ya serbest kalır' maddesi koydurdu.Fotomaç'ın haberine göre; Siyah-beyazlıların ara transfer döneminde renklerine bağladığı Tolgay Arslan'ın, sözleşmesini özel bir madde koydurduğu ifade edildi.Tolgay'ın, Beşiktaş'la yaptığı sözleşmede 5 milyon euro getirmesi durumunda serbest kalma maddesinin yer aldığı bildirildi. Siyah-beyazlı yönetimin bu rakamı 8 milyon euro olarak yazmak istediği ama Tolgay'ın menajerinin bunu kabul etmediği fakat gurbetçi oyuncunun sözleşmesinde 5 milyon euro'yu getirecek takımın 'yurt dışında olma' maddesinin yerleştirildiği bildirildi.Radyospor 
Reklam
Sokak Röportajları: Kara Delik Nedir?
Son günlerde çok izlenen bir filmle uzun tartışmalara neden olan 'kara delik' hakkında Türkiye sokaklarında yaşayanlar ne biliyor, ne düşünüyor?   Sokakroportajlari.com iftiharla sunar; 'Kara delik nedir?'
Bursaspor'da, Ozan İpek ile Onurcan Piri Kadro Dışı Bırakıldı
Bursaspor'da devre arasında kendilerine kulüp bulamayan Ozan İpek ile Onurcan Piri kadro dışı bırakıldı.Yeşil-beyazlı kulübün devre arasında göndermek istediği Ozan İpek ve Onurcan Piri kendilerine takım bulamayınca elde kaldı. Teknik Direktör Şenol Güneş'in bu sezon gözüne giremeyen Ozan İpek ve Onurcan Piri, teknik heyetin raporu doğrultusunda kadro dışı bırakıldı. İki futbolcunun da bundan sonra antrenmanlarını Vakıfköy Tesisleri'nde yapacağı öğrenildi.ŞAMPİYON TAKIMIN YILDIZIYDIÖte yandan Bursaspor'un şampiyon olduğu 2009-2010 sezonundaki futboluyla herkesin takdirini toplayan Ozan İpek, bu süreçten sonra kariyerinde önemli bir düşüş yaşadı. 2012-2013 sezonunda teknik heyet tarafından kadro dışı bırakılan ve Mersin İdmanyurdu'na kiralanan yıldız futbolcu, 2013-2014 sezon başında takıma tekrar geri dönmüştü. O sezon başında sakatlanarak eski performansını kaybeden kabeliyetli futbolcu ile yeşil-beyazlı yönetim geçen sezon 2017 yılına kadar sözleşme imzalamıştı. Bu sezon Güneş'in gözüne giremeyen İpek kadro dışı bırakıldı.Haber Türk
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üzerine aldığı görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için, 'Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusu ve şerefi üzerine' ant içerek görevine başladı.Anayasamızın Cumhurbaşkanı ile ilgili maddesi de şu ara başlıkla başlıyor: 'Nitelikleri ve tarafsızlığı!'Seçilmek için gerekli nitelikler kadar, seçildikten sonra tarafsızlığının da önemine vurgu yapan bir şey bu.Ama Erdoğan, görevine başladığından beri bir partili gibi davranmaya devam ediyor.Adeta seçim konuşmaları yapıyor, eski partisine oy istiyor, eski partisinin yöneticileriyle toplantılar yapıp ne yönde hareket etmeleri gerektiği konusunda talimatlar veriyor.Haziran ayındaki genel seçim için AKP'nin milletvekili listelerinin bile son şekline Erdoğan'ın karar vereceği artık bir sır değil, uluorta konuşuluyor.Cumhurbaşkanı, Anayasa'ya göre sorumsuz.
Her Kadının Hayatında Mutlaka Yer Alan "Berkay" Hakkında Bilmeniz Gereken 17 Şey
Adı kimi zaman Berkay olur, kimi zaman Yarkın, kimi zaman Kaya, kimi zaman da Can. Hiç fark etmez, bunlar sevdiğiniz her kadının hayatında mutlaka bir şekilde arz-ı endam eder ve sizi delirtir. Belki ayrılığınızın sebebi olurlar belki nezarethaneye düşmenizin. Siz gidersiniz onlar kalır. İşte elimizin uzanamadığı adamlar; Berkay'lar...
Ronaldo’nun Fiyatı Açıklandı: 300 Milyon Sterlin
Cristiano Ronaldo’nun menajeri Jorge Mendes, Portekizli yıldızın fiyatının tam 300 milyon sterlin (1 milyar 89 milyon lira) olduğunu açıkladı.Real Madrid forması giyen Cristiano Ronaldo’nun menajeri Jorge Mendes, Portekizli yıldız oyuncunun geleceği ve olası transfer hakkında açıklama yaptı.BBC’den Dan Roan’ın sorularını yanıtlayan menajer dünyaca ünlü menajer, “Eğer olur da herhangi bir sebepten dolayı Real Madrid, Cristiano Ronaldo’yu satmayı düşünürse, alacak kulübün 300 milyon sterlin ödemesi gerekecek” dedi.“RONALDO EŞSİZ BİR YETENEK”29 yaşındaki başarılı hakkında övgü dolu ifadeler kullanan Jorge Mendes, Cristiano Ronaldo’nun eşşsiz bir yetenek olduğunu ve ayrıca gelmiş geçmiş en iyi sporcu olduğunu savundu.MANCHESTER CITY’DEN LIONEL MESSI’YE 400 MİLYON EUROJorge Mendes, Cristiano Ronaldo’nun yanısıra Jose Mourinho, Luiz Felipe Scolari, Radamel Falcao, Angel Di Maria, James Rodriguez, David De Gea, Victor Valdes ve Diego Costa gibi oyuncuların da menajerliğini yapıyor.Başarılı menajerin Portekizli süperstar için biçtiği 300 milyon sterlin, Türk Lirası değerinden yaklaşık 1 milyar 89 milyon TL’ye denk geliyor. sporx
Reklam
Europa'da Olası Yaşam
Jüpiter'in uydusu Europa'nın buz kabuğu altındaki okyanusta olası bir yaşam nasıl mümkün olabilir?Görselde, gel-gitler yoluyla okyanusun yükselip yüzeye taştığı çatlakların böylesi bir yaşamı nasıl etkileyebileceği gösterilmiş. Europa'nın yüzeyi bu çatlaklarla doludur ve çoğunun boyu onlarca, yüzlerce kilometreyi aşabilir: Kuyruklu yıldızlar ve meteorlar yoluyla yüzeye yağan madde, bu çatlaklardan okyanusa sızabilir. Sızıntının olduğu bölgeler aynı zamanda güneş ışığı da alabileceğinden, fotosentez yapan bitkiler bu maddeleri besin olarak değerlendirebilirler. Daha derinlerde yer alan sıcak okyanusta yaşayan canlılar ise, yükselen gel-git yoluyla çatlakların üst kısımlarına ulaşıp, bu bitkilerden faydalanabilir. Böylelikle hayatın devamı için bir besin zinciri oluşabilir.
‘Erdoğan'ın Kırşehir'de AKP'ye Oy İstemesi Hukuki Bir Travmadır’
Parti grubunda konuşan MHP Lideri Bahçeli, Erdoğan için 'Ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır' dedi.Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ağır eleştirilerde bulundu.Erdoğan'ın Cumhurbaşkanılığı yeminine sadık kalmadığını belirten Bahçeli 'Namus ve şeref üzerine yemin eden Erdoğan namustan ne anlamakta şereften ne çıkarmaktadır? Tarafsızlık kozasını yırtıp gözünü kan bürümüş gibi AKP adına oy talep eden Erdoğan, ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır' dedi.Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları;Sözümüz söz herkesim kucaklayacağız. Sözümüz söz Türkiye'yi kurtaracağız. 17-25 diliyle konuşanlara 29 Ekim kudretiyle cevap vereceğiz. Sömürge kayışlarıyla bağlanan Türk milleti küllerinden yeniden doğrulduysa en önemli pay tarihten aldığı güçtür. Türk milleti tarih içinde kademe kademe mesafe almıştır. 139 yıl önce ilan edilen birinci meşrutiyetle birlikte parlamento oluşmuştur. 1920 bir bakıma milli bir yorumdur. Gazi Mustafa Kemal ilhamını Türk milletinden almıştır.'GÖZÜMÜZÜ DÖRT AÇALIM'Ruh köküne düşman iç ve dış tehlikelere karşı kötü bir duruma düşmüştür. Gözümüzü dört açalım. Bereket versin ki zalime karşı koyma gücümüz yüksektir. Artık Recep Tayyip Erdoğan kendisini Türk milletinin önünde görmektedir. Yan tesirler Erdoğan'ın basiretine bulaşmıştır. Anayasa taşıyamaz bir şahsiyetle yüzyüze kalınmıştır. Erdoğan demokrasi sayesinde gelmiş ama en büyük zararı yine Erdoğan vermiştir.'AKP'YE OY DİLENMİŞTİR'Cumhurbaşkanı makamıyla meydanlara inmiştir, günlük politikaya girmiştir. Erdoğan 30 Ocak'ta Kırşehir'de AKP'ye oy istemesi hukuki bir travmadır. Kırşehir'de destek aramış ve AKP'ye oy istemiştir. AKP'ye oy dilenmiştir.'NAMUS VE ŞEREF KRİSTALLERİNİ...'Erdoğan TBMM'de demişti ki ' Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak yüceltmek ve görevimi tarafsızlıkla yerine getirmek için büyük Türk milleti huzurunda namusum ve şerefim üzerine and içerim.' Hayret etmemek elde değildir. Namus ve şeref üzerine yemin eden Erdoğan namustan ne anlamakta şereften ne çıkarmaktadır? Tarafsızlık kozasını yırtıp gözünü kan bürümüş gibi AKP adına oy talep eden Erdoğan, ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır. Şeref gibi derdi olmayanın Türkiye'nin şerefini korumaktan bahsetmesi beyhudedir. Türk milletinin birliğini temsil etmesi de akla hakarettir.'BİZİ İLGİLENDİRMEZ'Türkiye'de iki sıcak gündem var. Birincisi PKK'nın yan kuruluşu HDP'nin barajı aşıp aşamayacağı diğeri de Erdoğan'ın başkanlık için algı operasyonlarıdır. HDP'nin Syriza'ya benzeyip benzemediği kendi karanlık gündemlerinin ana konusu olup bizi ilgilendirmez. Ama Yunanistan'da iktidara gelen SYRİZA'nın bölücülük yaptığına dair bir emare yoktur. Çipras'ın Yunan tezlerinden vazgeçtiğine dair bir kanıt da yoktur. Kıbrıs'taki açıklamaları çok yeni. 7 Haziran'da bizden bir Tsipras çıkacağını düşünenler darı ambarındadır. Bunlar Tsipras değil de çıban başı olabilir.'TÜM YATIRIMINI 7 HAZİRAN SONRASINA YAPMIŞTIR'Gündemin ikinci sıcak konusu başkanlık modelidir. Erdoğan tüm yatırımını 7 haziran sonrasına yapmaktadır. Eğer AKP TBMM'de anayasayı değiştirecek bir çoğunluğa erişirse başkanlık modelini getirecektir. Türkiye'de rejim değişecektir. Erdoğan'ın asıl gayesi başkan olabilmektedir. Bu yolla anayasal sınırlarını aşmıştır. Erdoğan AKP, PKK İmralı arasında tam teşekküllü bir al ver süreci kurulmuştur.'AKLINA NE GELMİŞSE...'Erdoğan seçimlerde rakibine vazo saksı demiştir. Rahmetle andığımız Arif Nihat Asya'dan mülhem diyebilirim ki vazo ile saksıyı bırakalım da çiçekler itiraf etsin. Millet herşeyi görmüş anlamıştır. Vazo ve saksının kim olduğu şahlık rüyası görenlerin kimliği iyice anlaşılmıştır. Erdoğan hızlı gitmekten bahsediyor demek ki bugüne kadar yavaş kalmış. Türkiye başkanlıkla yönetilirse muasır medeniyetler seviyesine çıkacakmışız. Çok başlılık prangaymış. Başkanlık olsaymış ülkemiz bugünkü noktanın çok ilerisinde olurmuş. Mevcut sistemde üçlü kararname ile iktidarın istediği kişiyi belli makama getirmeye yargı engeli varmış. Başkanlık gelirse hepsi aşılacakmış. Erdoğan aklına ne gelmişse esmiş savurmuştur. G20 ülkeleri içinde 10'unun başkanlık sistemiyle yönetildiğini söyleyen Erdoğan'dır. Erdoğan başkanlık sistemini geçmişten bugüne savunmuştur.'NEREDE BU SEROK AHMET DİYECEK MİSİN?'Doğrudur biz Erdoğan'ın beyaz dediğine siyah, siyah dediğine beyaz deriz. Aksi halde kendimizle çelişiriz. Çünkü Erdoğan'ın beyazı aldatma siyahı ise vahim bir tuzaktır. Başkanlığı savunan ABD'yi örnek gösteren Erdoğan ya hafızasını sildirmiş ya da yabancıların pili olmuştur. Erdoğan başkanlıkla ilgili soruya bakın ne diyor? Başkanlık sisteminin ortayaa çıkışı bir özentinin sonucu ya da ABD emperyalizminin bize bir tavsiyesidir demiş. Erdoğan hala yüzün kızarmayacak mı? Hala aldatmalarından vazgeçmeyecek misin? Hala başını duvara vurup nerede bu Alo Fatih, nerede bu Serok Ahmet demeyecek misin?'HANGİ ERDOĞAN'A İNANALIM?'Biz hangi Erdoğan'a inanalım. Başkanlık emperyalizmin tavsiyesidir diyen Erdoğan'a mı yoksa ABD'de Fransa'da var ne olacak diyen Erdoğan'a mı? Biz hangi Erdoğan'ı dikkate alalım? Başkanlık özentidir diyen Erdoğan'a mı inanalım? Türk milleti kaç Erdoğan ile muhataptır? Yazık değil mi yapılanlar? Bunlara başkanlığın ne olduğunu kerrat cetvelini öğretir gibi öğretsinler yoksa rezil olacaklar.'KAFASI BASMAMIŞTIR'Erdoğan sayın Burhan Kuzu'nun kitabını referans göstermiştir. Yine çuvallamıştır. Bize göre Erdoğan bu kitabı kesinlikle okumamış, okuduysa da kafası basmamıştır. Sayın Kuzu Her yönüyle Başkanlık Sistemi adlı eserinde şunu söylüyor: 'Bazı ülkeler başkanlık rejiminden esinlenerek bazı kurumsal düzenlemeler öngörmüşlerse de bunların hiçbiri ABD'deki sürekliliği sağlamamıştır. Rejim ya hükümet darbeleriyle son bulmuş ya da otoriterleşmiştir. Başkancı rejimlerin en belirgin özelliği devlet başkanlarının etkinliği ya da iktidarın kişiselleşmesidir. Güney Amerika'da kurulan başkancı sistemler Kuzey'den farklı dizayn edilmiştir. Güney'de diktatörlüğe dönüşmüştür.'Yüce divana evet deseydik siyasi hayatımız biterdi diyen Kuzu kitabıyla ters düşmüş ve Başkanlığın tadına doyum olmaz demiştir. Erdoğan'ın istediği Kuzu'nun kitabında itiraf ettiği Başkancı sistemdir. Erdoğan erkleri elinde toplamak istemektedir. İstedikleri bu sistem diktatörlüktür.'DİNİMİZİ SÖMÜRÜYOR'Erdoğan üniter yapıyı tasfiye ederek bebek katiline ve kandildeki terör şeflerine eyalet yönetimi yani özerkliğin senedini vermiştir. Erdoğan Kürtler biz ayrı yaşamak istiyoruz derlerse diye başlayan soruya şu cevabı vermiştir: 'Bu durumda belki Osmanlı eyaletler sistemi benzeri bir şey yapabilir'. Erdoğan bu toprak üzerinde bağımsız bir yapıyı kurma kudreti varsa kurar türünden hiçbir vatan evladının kabul etmeyeceği şekilde tıpkı PKK'lı gibi cevap vermiştir. GOP'un süvarileri Türkiye'yi çatır çatır bölmeye çalışyıor. Dinimizi sömürüyor. Aziz millet yeter artık demek için neyi bekliyorsun? Görmüyor musun felaket kapımızda uçurum dibimizde. İhanetin tahta kuruları tıkır tıkır etrafımızda. Erdoğan haramı yedi demokrasiyi yedi özgürlükleri yedi tarihi yedi milli kimliği yedi dur demezsek devleti ve milleti de yemek üzeredir.'TÜRKİYE'Yİ SÜRÜM SÜRÜM SÜRÜNDÜRDÜN'Fason ve fotokopi başbakan ise üç maymunu oynamakta ve orada burada selamla vakit kaybetmektedir. Seçimden sonra İzmir'de başbakanlık ofisi açmaktan bahsetmektedir. Mahçup danışmanı cumhuriyetin bu haliyle devam etme ihtimali yoktur demektedir. Kamçı yemiş gibi konuşmaya devam ederek PKK'nın yüksek pazarlık gücü olduğunu ve Öcalan'ın tarihe geçecek bir lider olduğunu söylemiştir. Bu ehli salip kadorsuna işgal artıklarına diyorum. Kuruluşunda paıyınız olmadığı Türkiye cumhuriyetini size yıktırmayız böldürmeyiz. Hukuk mu kanun mu ben hukuk diyorum. Erdoğan tasalanma hukuk karşısında iki büklüm olacağın günler elbette gelecektir. Bu da çok uzak değildir. Başkanlık sistemi olsaydı Türkiye uçardı diyosun. 12 yıl Türkiye'yi sürüm sürüm süründürdün dert etme faturası önüne koyulacaktır.''ERDOĞAN NEREDE MİTİNG YAPARSA...'8 Şubat 2015 Pazar günü Kırşehir'de nefesimiz ensenizde olacak temalı açık hava toplantısında milletle kucaklaşacak AKP'nin oyunlarını bir bir anlatmak için Anadolu bozkırlarına çıkacağız. Erdoğan nerede miting yaparsa biz orada olacağız ve bunu karşılıksız bırakmayacağız. Endişeye mahal yoktur. Türk milletinin verdiği mesaj hepimizin ruhunu ısıtmaktadır. Bu vatanın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlar vardır. Küfre karşı duracağız batıla susmayacağız. Ağızları küresel merkezlerde mühürlenip aramıza truva atı gibi sokulanlara eyvallah etmeyeceğiz. Bütün memleketi tutsaklıktan kurtaran milli ruh hamdolsun MHP'de hakim olmuştur. Türkiye himayesiz başı boş değildir. Himaye edecek milleti ufuklara çıkaracak irade MHP'dir.Son olarak Erdoğan'ın bir sözüne daha temas edeceğim. Bu zihniyet 24 Ocak'ta muhtarlarla yaptığı toplantıda 'Türkçü parti zannediyorsunuz ama üst akla çalışıyorlar' demiştir. Erdoğan bu üst aklın hüviyetini aydınlatmazsa bizim üst akla çalıştığımız iddiasını ispatlamazsa namerttir. Üst aklın kucağında yıllar geçiren Erdoğan söylediği sözleri ispatlamazsa müfteridir.'Haberler.com
IŞİD'in Öldürdüğü Japon Gazetecinin Tweeti Paylaşım Rekoru Kırıyor
IŞİD’in kısa bir süre önce infaz görüntülerini yayınladığı iki Japon gazeteciden biri olan 47 yaşındaki Kenji Goto’nun 2010 yılında attığı tweet, paylaşım rekorları kırıyor:  “Gözlerimi kapatıyorum ve kıpırdamıyorum. Öfkelenir ya da bağırırsam bu her şeyi bitirir. Bu duaya yakın bir şey. Nefret insanlar için değil. Ancak tanrı yargılar. Ben Arap kardeşlerimden bunu öğrendim”IŞİD’in kısa bir süre önce infaz görüntülerini yayınladığı iki Japon gazeteciden biri olan 47 yaşındaki Kenji Goto’nun twitter hesabında 4 yıl önce yayınladığı mesaj sosyal medyada paylaşım rekorları kırıyor.Talihsiz gazetecinin sosyal medya hesabında Fransız şarabından bahsediyor, yorgun gözlerinden şikayet ediyor ve Suriye’deki yaşamından bahsediyor.
Reklam
Beşiktaş Yıllar Sonra 40 Puan Barajını Geçti
Beşiktaş, ligin 18. haftaları itibariyle 2003-04 sezonundan sonra ilk kez 40 puanı geçti.Se­zo­nun ikin­ci bö­lü­mü­ne hız­lı bir gi­riş ya­pan Be­şik­taş, ön­ce Genç­ler­bir­li­ği­’ni, ar­dın­dan da Mer­sin İd­man Yur­du­’nu ge­çe­rek şam­pi­yon­luk yo­lun­da­ki yü­rü­yü­şü­ne de­vam et­ti.Ta­kı­mın or­ta­ya koy­du­ğu oyun, di­renç ve ka­zan­ma ina­dı Si­yah-Be­yaz­lı ta­raf­tar­la­rın yüz­le­ri­ni gül­dür­dü. Kar­ta­l’­ın ha­ne­si­ne yaz­dır­dı­ğı pu­an şu an iti­ba­riy­le 41. Si­yah-Be­yaz­lı­lar, 42 pu­an­lı Fe­ner­bah­çe­’y­le bir­lik­te 40 pu­an ba­ra­jı­nı ge­çen iki ta­kım­dan bi­ri ol­du. Bur­sa­’ya ta­kı­lan Ga­la­ta­sa­ray ise 39 pu­an­da kal­dı. Be­şik­taş, top­la­dı­ğı 41 pu­an­la ay­nı za­man­da 10 yıl ara­dan son­ra en iyi 18’in­ci haf­ta per­for­man­sı­na da im­za at­tı.Şampiyonluk bırakılmıştıSi­yah-Be­yaz­lı­lar, en son 2003-04 se­zo­nun­da li­gin 18’in­ci haf­ta­sı ge­ri­de ka­lır­ken 40 pua­nı geç­miş, ha­ne­si­ne 43 pu­an yaz­dır­mış­tı. O se­zo­nun 18. haf­ta­sın­da­ki kar­şı­laş­ma ise olay­lı Sam­suns­por ma­çıy­dı. Si­yah-Be­yaz­lı­la­r’­da o mü­ca­de­le­de 5 isim kır­mı­zı kart gör­müş, 4-1 ge­ri­de ol­duk­la­rı maç­ta hük­men de ye­nik sa­yıl­mış­lar­dı. Kar­tal, o haf­ta li­der­lik­tey­ken dü­şü­şe geç­miş, şam­pi-­yon­lu­ğu Fe­ner­bah­çe­’ye kap­tır­mış­tı.Puan ortalaması 2,27O gün­den bu za­ma­na ara­da ka­lan 10 se­zon­da 18’in­ci haf­ta­lar­da bu pua­nın ya­nı­na bi­le yak­la­şı­la­ma­dı. Son şam­pi­yon­lu­ğun gel­di­ği 2008-09 se­zo­nun­da bi­le son 16 haf­ta­ya gi­ri­lir­ken pu­an cet­ve­lin­de 34 ya­zı­yor­du. Si­yah-Be­yaz­lı­lar bu se­zon maç ba­şı­na tut­tur­du­ğu 2,27 pu­an or­ta­la­ma­sıy­la da dik­kat­le­ri üze­ri­ne çek­ti. 13 kez sa­ha­dan 3 pu­an­la ay­rı­lan Be­şik­taş, ay­nı za­man­da 10 yıl­dan son­ra 18’in­ci haf­ta­lar­da­ki en faz­la ga­li­bi­yet sa­yı­sı­na da ulaş­mış ol­du.Bugün
Reklam
Google'dan Kanseri 'Bitirecek' Bileklik
Arama motoru olmaktan öte geliştirdiği pek çok teknolojiyle dikkat çeken internet devi Google, kanser teşhisi koyabilecek akıllı hapın ardından bu kez de kanser, kalp krizi gibi rahatsızlıklara teşhis koyabilen bileklik üretiyor.California’da Google X laboratuvarlarında yürütülen çalışmanın henüz erken aşamada olduğu ve araştırma esnasında yapay insan derisinin kullanıldığı açıklandı.İnsan koluna en yakın bir yapay deri ve kol üretilmesinin nedeni ise, şirketin deneylerde doğruluk payını artırmak istemesi olarak açıklandı. Erken teşhisin hayati derecede önemli olduğu kanser ve kalp krizi gibi rahatsızlıkların, Google’ın ürettiği bileklik ile erken teşhis edilecebileceği umuluyor. Çalışmayı yürüten bilim insanı Andrew Conrad, bilekliğin nanopartiküller yardımıyla vücutta hastalık taraması yapacağını ve erken teşhis imkanı sağlayabileceğini öne sürdü.Google’ın nanoteknoloji içeren ve yutulduktan sonra giyilebilir bir cihaz ile birlikte çalışarak vücutta bulunan kanserli hücreleri tespit edebilen bir hap geliştirmekte olduğu da biliniyor.T24
Piyasaya Sürülen Tablet Sayısı Azalıyor
Tabletlerin gözden düşmesiyle beraber satışa sunulan ürün sayısı da azalmaya başladı. Geçen yılın son çeyreğinde satışa sunulan tablet sayısı yüzde 3.2 azaldı.Araştırma şirketi IDC'nin verilerine göre dünya çapında tablet satışlarındaki düşüş devam ediyor. Buna göre geçen 2014 yılının son çeyreğinde dünya çapında 76.1 milyon adet tablet piyasaya sürüldü. Bu rakam ise geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3.2'lik düşüş anlamına geliyor.Öte yandan yıllık bazda değerlendirildiğinde 2014 yılında 229.6 milyon adet tablet piyasaya sürüldü. Bu rakam 2013 yılında 219 milyon adet olmuştu. Bu da yıllık bazda piyasaya sürülen tablet sayısının yüzde 4.4 oranında arttığı anlamına geliyor Ancak bu artış satış anlamına gelmiyor. Piyasaya sürülen tabletler satış noktalarına gönderilen ürünler anlamına geliyor.Apple liderTablet satışlarında azalma olsa da sektörün lideri olan Apple'ın yeri değişmiyor. Firma 2014 yılının son çeyreğinde yüzde 33.1'lik pazar payı ile rakiplerini geride bırakıyor. Apple'ın 2014 yılı pazar payı ise yüzde 27.6 oldu. Firmanın bir önceki yıl pazar payı ise yüzde 33.8 olmuştu. Sektörde Apple'ı ikinci olarak Samsung, üçünü firma olarak ise Asus takip ediyor.IDC, Al Jazeera Turk
Afet Eğitimi Versin Diye Yapıldı, Lodosa Dayanamadı
Dönemin Başbakanı Erdoğan tarafından 2013 yılında açılışı yapılan Türkiye’nin ilk Afet Eğitim Merkezi, şiddetli lodosa dayanamadı. 15 milyon liraya mal olan binanın dış cephe kaplaması yerle bir oldu.Bursa’da saatteki hızı zaman zaman 129 kilometreye kadar çıkan lodosun etkileri ortaya çıkmaya başladı. Şehirde 306 binanın çatısını uçuran, tabela ve ağaçları deviren rüzgarın, Afet Eğitim Merkezi’ne de zarar verdiği ortaya çıktı. Bursa Valiliği'nin, İl Özel İdaresi kaynakları ile Yıldırım ilçesine inşa ettiği Afet Eğitim Merkezi’nin dış cephe kaplaması şiddetli rüzgara dayanamadı. Binanın ön cephesinin bir bölümü ile güney cephesinin tamamı yıkıldı, tuğlalar ortaya çıktı.Binanın, Ağustos 2013 yılında yapılan açılışına, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra eski bakanlar Erdoğan Bayraktar ve Beşir Atalay da katılmıştı. Yüzde 50’si Devlet Planlama Teşkilatı, yüzde 50’si ise Bursa İl Özel İdaresi tarafından finansa edilen merkez, 15 milyon liraya mal olmuştu. İki kat yapılan binada, 12 simülasyon odası, deprem sarsma tablası, enkaz koridoru, yangın simülasyonu, 5 boyutlu sinema, heyelan, sel, fırtına, rüzgar, duman simülasyon odası, karbonmonoksit zehirlenme simülasyonu gibi bölümler yer alıyor.Adem Elitok, CHA
Çin'in En Lüks Markası Apple Oldu
Çin’in Apple ürünlerine olan hayranlığını bilmeyen yok. Neredeyse Çin menşeili her telefonda iPhone’ların çizgisine rastlamamızın en büyük sebebi de bu. Apple‘a olan bu hayranlık öyle boyutlara ulaştı ki; Apple, Çin’in en lüks markası haline geldi.Dünyanın en değerli markası Apple olsa da, konu lükse geldiğinde Apple’dan çok daha köklü ve önemli markalar göze çarpıyor. Buna rağmen Louis Vuitton, Cartier ve geçtiğimiz yılın en lüks markası seçilen Hermes gibi markaların da bulunduğu ankette Çin’de erkek ve kadınlara verilebilecek en iyi hediyeyi sunan lüks marka Apple seçildi. Araştırmayı gerçekleştiren Hurun şirketinin belirttiğine göre Çin’in önümüzdeki ay gerçekleşecek olan yeni yıl kutlamalarına Apple ürünleri damga vuracak. Zira Çin’de yaşayanlar en çok Apple ürünlerini tercih ediyor ve bu dönemlerde çok daha fazla hediye verildiği için Apple’ın yükseliş yaşayacağı belirtiliyor.Araştırmanın bir diğer sonucu ise yine Apple’ın önümüzdeki dönemlerde Çin’de yükselişe geçeceğini doğrular nitelikte. Anketin farklı bir kategorisinde erkeklere verilebilecek en iyi hediye olarak saatlerin seçilmiş olması, nisan ayında piyasaya sürülecek olan Apple Watch’un yüksek satış rakamlarına ulaşabileceğini gösteriyor.LOG
Reklam