Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta, usta kalem Yaşar Kemal'i, iki ay içinde 80'den fazla kişi hakkında Erdoğan'a hakaretten dava açılmasını, barış süreci ve 'İç Güvenlik Paketi'ni kapaklarına taşıdı.
AP'de 4 Milletvekili, Metal Grevi Yasağını Sordu
Avrupa Parlamentosu'ndan (AP) dört milletvekili, Avrupa Komisyonu'na Türkiye'deki metal grevlerinin yasaklanmasına ilişkin soru önergesi verdi.Avrupa Komisyonu'na verilen yazılı soru önergesini, Sol Grup ve İstihdam ve Sosyal İşler Komitesi üyeleri AP milletvekilleri Neoklis Sylikiotis, Paloma Lopez Bermejo, Kostadinka Kuneva ve Ines Zuber imzaladı.Birleşik Metal-İş Sendikası'ndan yapılan açıklamaya göre, AP milletvekilleri önergede, Birleşik Metal-İş'in 29 Ocak'ta başlattığı ancak Bakanlar Kurulu tarafından yasaklanan grev hatırlatılarak, şöyle dediler: 'Birleşik Metal İş Sendikası ve MESS arasında süren görüşmeler, MESS'in işçilerin haklarında hiç bir ilerleme getirmeden ve özellikle de düşük ücretli işçilerde hiç bir düzeltme yapılmadan, üç yıllık bir sözleşmeyi dayatmasının sonucunda tıkanmış ve ardından metal sektöründe tarihsel bir grev çağrısı yapıldı.Aralarında çokuluslu şirketlerin de olduğu 42 şirkette, yaklaşık 15 bin işçi 29 Ocak itibariyle greve çıktılar. Birleşik Metal-İş üyeleri çalışma koşullarını ve ücretlerini iyileştirmek için, özellikle de düşük ücretli işçilerin ücretlerini iyileştirmek için mücadele ediyorlar.30 Ocak'da Türkiye Hükümeti, grevin 'milli güvenliğe' aykırı olduğunu iddia ederek grevi 60 gün erteleme kararı aldı. Eğer bu tarihten önce bir anlaşma olmazsa, taraflardan herhangi birinin 6 gün içinde başvurusu sonucunda Yüksek Hakem Kurulu uyuşmazlığa bir çözüm getirecek. Aksi durumda, işçi sendikasının yetkisi geçersiz olacaktır. Bu ertelemenin aslında bir yasaklama olduğu anlamına geliyor.Komisyon, ILO üyesi olan ve bir AB üyeliğine aday ülke olan Türkiye'nin, grev hakkı başta olmak üzere, işçi haklarına saygı göstermesini sağlamak amacıyla neler yapacaktır?' Evrensel
YGS Giriş Belgeleri Erişime Açıldı
Üniversite adayları için Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) giriş belgeleri, ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden erişime açıldı.ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 15 Mart'da yapılacak YGS'ye başvuran adayların, sınavlara girecekleri bina veya salonlara atanma işlemleri tamamlandı.Adaylara, giriş belgesi gönderilmeyecek. Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren 2015-YGS sınav giriş belgesine, 14.00 itibarıyla T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden erişebiliyor.Belgenin üzerinde adayın sınava gireceği merkez, bina, salon bilgileri ile adayın fotoğrafı bulunacak. Belge üzerinde adayın fotoğrafının bulunması, adayların, bu belgelerinin yazıcıdan dökümünü edinirken belge üzerinde fotoğraflarının görünür olmasına özen göstermesi ve bu belgelerinin renkli ya da siyah-beyaz çıktılarını sınav günü yanlarında bulundurmaları gerekiyor.Belgenin ön ve arka yüzünde ÖSYM’nin belirlediği bilgiler dışında herhangi bir yazı, resim, işaret bulunmaması zorunlu olacak.Giriş belgesini, fotoğraf görünür şekilde yanında bulundurmayan adaylar sınava alınmayacak.Adayların sınava girebilmeleri için giriş belgesinden başka fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgelerini de yanlarında bulundurmaları gerekiyor.AA
Oy Hırsızlığı Davası Ağır Cezaya Gönderildi
Kağıthane’de oy hırsızlığı davalarından biri daha asliye ceza mahkemesinden 'görevsizlik' gerekçesiyle ağır ceza mahkemesine gönderildi. Sanık olan 1060 nolu sandık başkanı, daha önceki duruşmada tutanakta tahrifat yapıldığını kabul etmişti. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık Necmeddin Kara ve CHP avukatı katıldı. CHP adına avukat Zeynel Öztürk, diğer asliye ceza mahkemelerinde görülen bazı davaların ağır ceza mahkemesine gönderildiğini belirtti. Suçun ağır ceza mahkemesi alanına girdiğini ifade eden Öztürk, bu dosyanın da ağır cezaya gönderilmesini talep etti.Sanık Kara, suçsuz olduğunu savunarak görevsizlik talebini kabul etmediğini söyledi. Mahkeme, suçun ağır ceza mahkemesi alanına girdiği gerekçesiyle dosyayı nöbetçi ağır ceza mahkemesine gönderdi. SANIK TAHRİFATI KABUL ETMİŞTİDavanın ilk duruşmasında Kara, suçlamayı kabul etmedi. Oy torbasını ve tutanağı teslim ederken yanında bir üyenin de olduğunu söyleyen Kara, teslim sırasında iptal edilen oylarla ilgili hesapların tutmadığının söylendiğini belirtti. Kara, '1 oy ve başka bir kısımda da 8 oyluk iptallerimiz vardı. Oradaki görevli bana denkleştirme yapılacağını, üstteki iptalin altları da etkilediğini söyleyip paraf etmemi söyledi. Ben dediğini yaptım. Soruşturma aşamasında gördüm ki benim yaptığım 1 ve 8 oyluk değişiklikler değil, bir çok değişiklik yapılmış. Bunları ben yapmadım.' dedi.Tutanağı Mustafa Püne ve Zafer Eraslan'a teslim ettiğini açıklayan Kara, 'Bu kişiler tahminim hakimler grubuna danıştı onlar da mutabakat verdi ki bu 1 ve 8 oylarla ilgili olarak paraf etmem uygun görüldü.' diye konuştu. Avukat Zeynel Öztürk, seçim sonuçlarını ıslak imzalı olarak kendilerinin de aldığını, seçim kurulunun birleştirme tutanağını incelediklerinde farklılık gördüklerini kaydetti. Sanığın savunmasını kabul etmediklerini belirten Öztürk, 'Çünkü teslim esnasında eğer maddi hata varsa teslim alacak kişi uyarır. Sandık başkanı bunu paraf eder, o şekilde teslim eder. Sanığın en az 10 yerde parafı var. Tamamı da tahrif edilen yerlerdedir.' dedi. CHP ve MHP'NİN OYLARI AK PARTİ'YE YAZILMIŞDava konusu tutanakta, 112 olan AK Parti oylarının 198'e çıkarıldığı görülüyor. CHP'nin oyları ise 71'den 1'e düşürülmüş. Saadet Partisi'nin 10 olan oyu 11, MHP'nin 33 olan oyu ise 21 olarak değiştirilmiş. HDP'nin oyunda değişiklik olmazken Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) 2 olan oyu 1 olarak değiştirilmiş. Ancak BTP'nin sayılan oyu 1 olarak gösterilirken geçerli oyunun 2 olarak yazıldığı görülüyor.CHA
Can Dündar'a Takipsizlik Kararı
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verildi.17 Aralık soruşturmasını yürüten savcı Celal Kara ile yaptığı röportajda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla Can Dündar hakkında başlatılan soruşturma 13 gün içinde sonuçlandı. Soruşturmaya bakan Basın Savcısı Umut Tepe, geçen hafta ifadesini aldığı Can Dündar hakkında takipsizlik kararı verdi. 6 sayfalık takipsizlik kararında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'müşteki' sıfatıyla yer alırken, Can Dündar 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Takipsizlik kararında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatlarının savcılığa sunduğu dilekçeye de yer verildi. Dilekçede, Can Dündar'ın, Savcı Celal Kara ile yapmış olduğu röportajın içerisinde Erdoğan hakkında ağır ithamlarda bulunulduğu iddia edildi.'HAKARET ETMEK VE İFTİRA ATMAK MAKSADIYLA BU HABERİ YAPMADIM'Can Dündar, savcılık ifadesinde, röportajı kendisinin yayınladığını, röportajda herhangi bir yorumda bulunmadığını, Cumhurbaşkanı'na hakaret etmek ve iftira atmak maksadıyla bu haberi yapmadığını söyledi. Basın özgürlüğü kapsamında yapılan röportajın yayımlanması haricinde bu haberde bir etkisinin olmadığını belirten Can Dündar, başlıkların da Savcı Celal Kara'nın ifadesi doğrultusunda düzenlenmiş olduğunu anlattı. 'AŞAĞILAMA VE KÜÇÜLTME AMACIYLA RÖPORTAJ HABERLEŞTİRMEDİ'Savcı Umut Tepe de, takipsizlik kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarına da ayrıntılı olarak yer verdi. Takipsizlik kararında, şikayete konu röportajın doğrudan veya dolaylı olarak müştekiye sövme kastıyla, yani açıkça aşağılama ve küçültme amacıyla haberleştirilmediği, yapılan bir röportajın Celal Kara'nın aktarımından ibaret olduğu, röportaja konu aktarımda küçültücü ve hakaret içeren bir sözün bulunmadığı vurgulandı. 'BASIN, HALKIN GÖZCÜSÜDÜR'Kararda, basının 'halkın gözcüsü' konumunda olduğu da vurgulanarak, bir gazetecinin, bir başka kişinin ifadelerinin yayılmasına yardım ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasının, kamu yararına olan konuların tartışılmasına katkıda bulunmasını engelleyeceği belirtildi. Kararda, basının demokratik toplumlarda çok önemli bir göreve sahip olduğu, toplumu ilgilendiren konularda bilgi vermekle yükümlü olduğu, halkın ise bilgi alma hakkının bulunduğu ifade edildi. GAZETECİLİK GÖREVİ...Güncel ve gündemde olan olaylar hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi amacını taşıyan haberlerin yapılmasında kamu yararı bulunduğuna dikkat çekilen savcılık kararında, 'Söz konusu röportajın yapılmasında gazetecinin uzun zamandır gündemde olan güncel ve tüm kamuoyunun yakından takip ettiği soruşturmalar ve onun neticesinde çıkan olaylar kapsamında olduğu değerlendirildiğinde, gazetecinin bu olayların doğrudan ve dolaylı muhatabı olan bir Cumhuriyet Savcısının değerlendirmelerini ve görevi sırasında yaşadığı olayları haberleştirerek aktarmasının gazetecilik görevi olduğu...' ifadelerine yer verildi. 'YAPILAN RÖPORTAJIN ELEŞTİRİ VE BİLGİ VERME HAKKI SINIRLARI İÇERİSİNDE KALDIĞI ANLAŞILMIŞTIR'Basın özgürlüğü kapsamında haberleştirilen röportajın suç sayılamayacağının altı çizilen kararda, gazetecinin gazetecilik görevinin engellenmesinin, basına tanınan hakların engellenmesine yol açacağı vurgulandı. Kararda, yapılan röportajın eleştiri ve bilgi verme hakkı sınırları içerisinde kaldığı ve konunun okuyucuya aktarılması sırasında hukuka uygunluk çerçevesinin dışına çıkılmadığı kaydedildi. Kararda, atılı suçların unsurları bakımından oluşmadığının anlaşıldığı belirtilerek, Can Dündar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verildiği belirtildi. Soruşturma, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatlarının suç duyurusu üzerine başlatılmıştı.DHA
Didim'de İş Cinayeti: 1 İşçi Öldü, 5 İşçi Yaralı
Didim Belediyesi'nin 'Altınkum Sahilini Güzelleştirme Projesi' kapsamında yapılan yıkım sırasında yaşanan iş cinayetinde 1 işçi yaşımını yitirdi. Olayda 2'si ağır 5 işçi de yaralandı.Didim Belediyesi'nin 'Altınkum Sahilini Güzelleştirme Projesi' kapsamında yapılan yıkım çalışmalarında meydana gelen iş cinayetinde 1 işçi yaşamını yitirdi, 2'si ağır 5 işçi ise yaralandı.Yıkım çalışması yapan kepçenin, bir binanın balkonuna vurması sonucu yıkılan beton işçilerin üzerine düştü. Olayda elektrik teknisyeni Levent Bakırcı yaşamını yitirdi.Raşit Bakay, Ahmet Zengin, Bahattin Tokmak, Hacı Darıcı ve ismi öğrenilemeyen 5 işçi ise yaralandı. Didim Devlet Hastanesi'ne kaldırılan işçilerden 2'sinin sağlık durumunun ağır olduğu bildirildi.Etha
ABD'li Sözcü: ‘Davutoğlu'nun Ziyaretinden Haberim Yok’
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Marie Harf, kendisine yöneltilen bir soru üzerine, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, ABD’ye yapmakta oldukları ziyaretten haberi olmadığını söyledi. Harf, başkent Washington’da düzenlediği günlük basın toplantısında bir gazetecinin, ‘‘Şu sıralarda Türkiye Başbakanı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, hepsi New York’ta ve iki üç gün orada kalacaklar, D.C’ye gelmeyecekler gibi görünüyor…’’ dedi. Gazeteci sorusunu bitiremeden Harf’in ‘‘Ben duymadım’’ yanıtını verdi. Harf, Türk yetkililerle ayarlanmış bir görüşme olup olmayacağı sorusunu da, ‘‘Kontrol edebilirim. Üzgünüm, ben duymadım ama kontrol edebilirim’’ diye yanıtladı.
Sağlık Çalışanları 13 Mart'ta Grevde
İstanbul Tabip Odası öncüğünde toplanan 14 ayrı sağlık örgütü temsilcisi, 13 Mart Cuma günü hastanelerde acil ve yoğun üniteleri hariç tüm bölümlerde grev kararı aldıkları açıkladı. Cerrahpaşa Tıp Fatültesi Hastanesi bahçesinde toplanan yaklaşık 50 kişil, G(ö)REVDEYİZ yazılı pankart açtı. ‘Taşeron çalıştırılmasına hayır’, ’13 Mart’ta sağlığımız için görevdeyiz’, ‘Sağlıkta ticaret ölüm getirir’ döviz taşıyan kalabalık, ’Performans sistemi kaldırılsın’, ’13 Mart’ta grevdeyiz’ şeklinde slogan attı.Sağlık çalışanları adına konuşma yapan Türk Tabipler Birliği İkinci Başkanı Prof. Dr Raşit Tükel, “12 yıldır uygulanmakta olan sağlıkta dönüşüm programının getirdikleri ortadadır. Kazancın ön plana çıktığı bir sağlık sistemi, sağlıklı yaşam hakkının engellendiği ve kısıtlandığı bir sağlık sistemidir. Katkı ve katılım paylarının giderek arttığı bir sağlık sisteminde yaşıyoruz. Uzun saatler çalışıyoruz. Bunun karşılığını alamıyoruz. Performans sisteminin baskısı altındayız” dedi.Ardından söz alan Tabipler Odası Genel Sekreteri Samet Mengüç de, hükümetin sağlık politikalarını eleştirerek, “Sağlık çalışanlarının gün geçtikçe artın sorunları doğrudan doğruya halkın sağlığını ve sağlık hizmet sorununu olumsuz etkilemektedir. 14 Mart Tıp Haftası’na her yıl giderek artan sorunlarla giriyoruz. Sorunlarımızın acil çözümü için 13 Mart’ta grevde olacağız” şeklinde konuştu.Süleyman Kaya, DHA
Sualtı Elektronik Haberleşme Sistemi Bodrum'da Denendi
Bahçeşehir Üniversitesi Proje Geliştirme Birimince deniz memelilerine zarar vermeyecek şekilde tasarlanan su üstü ve su altı elektro-optik (ışıkla haberleşme) sistemine ait prototip, Bodrum Limanı'nda test edildi.Bahçeşehir Üniversitesi Proje Geliştirme Birimince geliştirilen su üstü ve su altı elektro-optik (ışıkla haberleşme) sistemine ait prototip, Bodrum Limanı'nda test edildi. Sistem, su altı iletişimine alternatif getirecek şekilde farklı amaç ve ihtiyaçlar doğrultusunda kullanılabilme imkanına sahip.Bahçeşehir Üniversitesinden ilçeye gelen heyet, Bodrum Limanı'nda yaptıkları hazırlık sonrasında vinç ve dalgıç yardımıyla prototipi suyun 24 metre altına yerleştirdi. Türkiye'de ilk defa denenen cihaz ile deniz memelilerine zarar vermeden su altında haberleşme imkanı sağlanması hedefleniyor.İki ayrı noktada sesli iletişim testi yapan yetkililer, projenin başarılı şekilde sonuçlandığını bildirdi.Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güngör, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaptıkları Ar-Ge çalışmasının testini Bodrum'da gerçekleştirdiklerini söyledi.
Selfie Çubuklarının Yasağı Genişliyor
Kişilerin kendi fotoğraflarını çekmek için kullandıkları Selfie yani özçekim çubuklarına bir yasak da ABD’deki Smithsonian Enstitüsü'nden geldi.Son yıllarda popüler olan Selfie yani özçekim kişinin kendi fotoğrafını çekmesi anlamına geliyor. Bu iş için kullanılan çubuklar da en az çekimlerin kendisi kadar popüler oldu. Ancak özellikle müzelerde bu çubukların kullanımı konusunda yasaklar konulmaya başladı.Artık ABD’nin en ünlü sanat ve bilim kuruluşlarından biri olan Smithsonian Enstitüsü’nün müzelerinde de özçekim çubuklarının kullanımı yasaklandı. Birden fazla müzesi olan Smithsonian Enstitüsü’nde alınan karara göre enstitünün müzelerinde bu çubuklar kullanılamayacak. Müzelerde aralarında T-Rex dinazorlarının da bulunduğu birçok eser sergileniyor.Alınan kararın özellikle nadide bu eserlerin zarar görmesini engellemek için olduğu açıklandı. Enstitü sözcüsü John Gibbons, bugüne kadar özçekim çubuklarıyla herhangi bir kaza yaşanmadığını ifade etti. Ancak yaşanma ihtimaline karşı böyle bir önlem alındığı söyledi.Enstitünün müzelerinde ziyaretçilerin tripod, monopod ve büyük çanta ile dolaşması da yasaktı. Geçen yıl enstitü müzelerini 28 milyon kişi ziyaret etmişti.Al Jazeera Turk
Sahibinden.com, İlan Verenler İçin Geçici Numara Servisini Duyurdu
Sahibinden.com, kullanıcıların gerçek telefon numaralarını kullanmadan ilan verebilecekleri geçici numara servisini tanıttı.Servis, sitede ilan vermek isteyen ancak kişisel telefon numarasını paylaşmak istemeyen kullanıcıların, sahibinden.com tarafından atanan geçici bir telefon numarasıyla alıcılarla iletişime geçmesini sağlıyor.İlan vermek isteyen kullanıcılar geçici numara servisine iletişim bilgileri bölümünden erişiliyor. Bugüne kadar ilanda yalnızca numaranızın görünüp görünmeyeceğine karar verebildiğiniz bölümde “İlanda sahibinden.com geçici numara servisi kullanılsın” seçeneğinin eklendiğini görüyorsunuz. Geçici numara servisini seçmeniz durumunda, sahibinden.com, ilanınızın iletişim bilgisi alanında, “0850” ile başlayan gizlenmiş bir numara gösteriyor.
'Set Basma' Polemiğinde MHP'den Hülya Avşar'a Yanıt: ‘Muhatabımız Değil’
MHP, Hülya Avşar'la yaşanan 'film setine baskın' polemiğini bitirme niyetinde. 'Setleri yıkarız' diyerek Avşar'ın sert tepkisini çeken MHP Genel Sekreteri Büyükataman 'Polemiğe gerek yok' dedi.MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman Avşar'ın kendisine yönelik sert ifadelerine yanıt verdi. Al Jazeera Turk'ün sorularını yanıtlayan Büyükataman 'Polemiğe gerek yok, söylenmesi gerekeni söyledik, o hanımefendi bizim muhatabımız da değil' dedi.Büyükataman'ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:Hülya Avşar’ın yanıtına ilişkin değerlendirmeniz nedir? Yanıtınız ne olacak Avşar’a?Polemiğe gerek yok, söylenmesi gerekeni söyledik o hanımefendi bizim muhatabımız da değil. Kendine yakışan bir uslupla bir değerlendirmede bulunmuş bundan sonrasını kamuoyunun takdirine bırakmak lazım. Polemiğe girmemek lazım.Bu filmi siz saygısızlık olarak nitelediniz, filmin çekimine devam edilecek, hâlâ aynı noktada mısınız?Gayet tabii ardında duramayacağımız bir sözü niye sarf edelim. Biz hem ülkücü hareketin mensuplarının hissiyatına tercüman olduk hem bir seçim öncesi AKP mahreçli bu tip milliyetçi tabana yönelik bir algı operasyonuna işaret eden bir hazırlığı kamuoyunun dikkatine sunduk. AKP’nin riyakarlığını iki yüzlülüğünü bir kez daha kamuoyu ile paylaştık yoksa bizim Hülya Avşar ile alıp veremediğimizin olması mümkün değil. Biz sanata, sanatçıya saygılı insanlarız ama o üslubu hanımefendiye yakıştıramadım tabii.Bu bir siyasi parti ile sanatçının kavgası mıdır? Buna yönelik eleştirilere ne yanıt verirsiniz?O doğru değil. Biz sanata da sanatçıya da hizmette kusur etmeyiz, sanatçı kişiliği ile alakalı söyleyecek bir şeyimiz yok. Ayrıca hanımefendi kendi özellikle adı Malakan konusunu sanki bizim söylemiş olmamız şeklinde takdim ederek bir ayrımcılık yapıyoruz algısı yaratmaya çalışıyor, o beyan tamamen kendisine aittir. Bakın 5 Mart 2013 tarihli milliyet.com.tr ‘de önümde duruyor, 'Babamın adı Ello babamın Malakan benim adım' diyor. Kişinin etnik kimliği ile alakalı bunu yapmak maksadıyla beyanda bulunmuş değilim. Kendisinin beyanlarını hatırlatıyorum sadece.Yani ülkücü bir karakterin canlandırıldığı bir filmde Kürt kökenli biri oynamasına yönelik bir tepkiniz bir itirazınız olmadığını söylüyorsunuz?Asla asla, öyle bir şey düşünmemiz mümkün değil, bizim bu milletin şerefli bir mensubu olan Kürt kökenli kardeşlerimizle vatandaşlarımızla asla bir problemimiz olmadı, bundan sonra da olmayacaktır birinci sınıf vatandaşlarımız kendimizden ayırt etmediğimiz can parçalarımız, asla o noktada yapılacak bir değerlendirmenin tarafı olmayız, o tuzağa da düşmeyiz.Tartışma nasıl başladıOyuncu Hülya Avşar'ın askeri dönemde idam edilen ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu'nun hayatının anlatıldığı ve TRT'de yayımlanacak 'Veda Mektubu: Ankara Yazı' filminde rol alacak olmasına MHP'den tepki geldi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman filmle ilgili yazılı bir açıklama yaparak 'Kendi çocuğuna anne olmaktan uzak bir tipi şehidimizin annesi rolünde oynatma hadsizliğine soyunan bu kanal bilmelidir ki, şehitlerimizin istismar malzemesi yapılmasına asla müsaade etmeyeceğiz' ifadelerini kullandı.Büyükataman, yazılı açıklamasında Kürt kökenli Hülya Avşar'ı kastederek, 'Pehlivanoğlu’nun annesi rolünün Ello kızı Malakan’a verilmesi elbette kötü niyetli bir yaklaşımdır. O setleri hesap sahiplerinin başına yıkarız, altından kalkamazlar' demişti.Büyükataman'a Avşar'ın tepkisi daha sert oldu. Avşar da yazılı bir açıklama yaptı:'Velev ki bir partiye destek veriyorum. Velev ki ello kızı malakanım. Velev ki Hülya Avşar'ım. Velev ki Beşiktaşlıyım. Velev ki Kürdüm. Velev ki Türküm. Sana ne lan, seni araştırsak neler çıkar kim bilir? Dibinden, ondan da banane... Şunu bilin ki Hülya Avşar kısacası sanat ve sanatçı partiler üstüdür. Haddinizi bilin. Hele ki anneliğime laf söylerseniz, tek başıma bir kadın olarak sizinle baş ederem. Bekliyorum sene, hem de arkama sizin gibi parti gücünü almadan, tek bir kadın olarak...'Sibel Demirci Erdem, Al Jazeera Turk
İstese Makyajla Hepimizin Kılığına Girebilecek Makyöz Elsa Rhae'nin 23 İlginç Hali
Amerika'nın önemli film okullarındaki Film ve Medya Makyözlüğü alanında eğitim görmüş Elsa'nın giremeyeceği bir karakter yok gibi. Korkunç canavarlardan, sakallı bıyıklı bir erkeğe kadar istediği suratı kendine oluşturuveren bu yetenekli makyöz birbirinden gerçekçi makyaj modelleriyle bazen size öykk dedirtecek bazen de hayran bırakacak.