ABD’li ünlü gazeteci David Carr gazetesinde ölü bulundu.New York Times gazetesinin köşe yazarlarından David Carr , kurumun haber merkezinde yere yığılmış halde bulundu. Manhattan’daki bir hastaneye kaldırılan David Carr’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Carr’ın ölüm nedeni hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı.
Tarih boyunca insanların yaşamlarını değiştiren, medeniyet dediğimiz gelişimi sağlayan, hiç şüphe yoktur ki üstün düşünme ve eylem becerisi sahibi insanlardır. Üstün zeka; his ve duygular, düşünme ile sezgi ve ilham gibi beyin fonksiyonlarının yüksek düzeyde ve hızlı bir şekilde beraber çalışmasının sonucunda ortay çıkar. Bu fonksiyonlar; çabuk ve doğru düşünebilme, yenilikçi üretkenlik, akademik kabiliyet, liderlik ile görsel ve uygulamalı sanat kabiliyetleri şeklinde karşımıza çıkar.Dünya Üstün Zekalılar Birliği Başkanı Taisir Subhi Yamin üstün zekâlı çocukların keşfedilmemesi halinde normal zekalı hale geleceklerini söylüyor. O halde biz de üstün zeka belirtisi gösteren çocuklarla galerimize başlayalım..
Sıkı Instagram takipçileri bilecektir, yakın zamanda HotDudesReading (Kitap okuyan seksi erkekler) diye bir Instagram hesabı açıldı ve takipçi sayısı bu kısa süreye rağmen 200 bine dayandı. Hesabı açanlar gizli kalmayı tercih ediyorlar. Ama takipçileriyle metroda gördükleri kitap okuyan seksi erkeklerin fotoğraflarını paylaşıyorlar. Kadınlar, görünüme önem verdikleri kadar, zekaya da önem verirler sözünü kanıtlar nitelikte bu fotoğraflar. Ayrıca fotoğrafların altına eklenen açıklama yazıları da bir harika. Vakit kaybetmeden, hesapta fotoğrafları paylaşılan yakışıklılara geçelim:
Herhalde kara deliklerin en bilinen özelliği kara delikten dönüşün olmaması ya da teknik olarak olarak olay ufkudur. Bir yıldız, bir nesne ya da bir insan bu sınırı geçerse devasa ışığın bile kaçamayacağı bir çekim yaratır. En azından bilindik kara delik modelleri genel görelilik tabanlı ve genelde olay ufku kara deliklerin çoğu tuhaf fenomeninden sorumludur. Interstellar filminde kara deliğe ilerleme sahnesi oldukça ilginç aslında. Tabi bu sahne belki daha da gerçekçi olabilirdi.Fizikçi Ahmed Farag Ali, Mir Faizal ve Barun Majunder tarafından yeni yayınlanan araştırmada, Einstein yerçekimi teorisinin ” yeni genelleştirilmesiyle,teorinin olay ufkunun pozisyonun rastgele duyarlılığını tanımlayamayacağını gösterdiler. Bu durumda olay ufku olmayan bir kare deliğin etkin olarak mevcut olması mümkün değil.“ uzan muhtemel minimum uzunluğun altında oluşamaz, zaman minimum zaman aralığının altında oluşamaz. Bu nedenle uzayda mevcut tüm cisimler belli bir uzunluk ve zaman aralığının altında olamazlar (Planck skalası). Olay ufku uzayda zamanın bir noktasında bulunabilir, ayrıca bu boyutun altında oluşamaz, “ diyor Zewail Bilim ve Teknoloji Şehri ve Benha Üniversitesi’nden fizikçi Ali .Ali tüm cisimler derken, biz dahil her şeyden bahsediyor. “Biz fiziksel olarak belli bir zaman aralığı ve uzunluğun altında olamayız. Buna rağmen evimiz, arabamız,telefonumuz vb. uzay ve zamanın herhangi bir noktasında biz var olmadıkça hiçbir şey ifade etmez. Öyle ki, zaten biz belli bir aralığın ötesinde varız. Buna rağmen olay ufku için bu önemlidir, hesaplamalarımızda çok büyük farklılıklara yol açabiliyor.Yerçekimin gökkuşağı aslında genel rölativite ve kuantum mekaniğinin birleştirmeye kalkışan bir teori. Kara deliklerle ilgili veya evrenin başlangıcına dair problemleri çözmek için fizikçilere kuantum yerçekimi teorisi gerekiyor.“Bu gibi bir teoriyi kimse oluşturamasa da, bazı adaylar mevcut. Bu fikirler uzay ve zamanı temelde ayırarak veya bazı matematiksel döngüler ve temel nicelikler kullanarak uzay –zamanı yeniden oluşturarak hatta bazı ufak sicimler ve bir çok egzotik fikirleri yerleştirebiliyorlar,” diyor Ali .“Bu modellerin çoğunda ortak nokta ise parçacığın enerjisi olabileceği kadar çok olabilir ama her zaman parçacığın ulaşabileceği bir maksimum var. Bu sınırlama kolayca Einstein’ın özel görelelik teorisiyle birleştirilerek, son olarak özel görelelik teorisinin iki misli yani DSR olarak adlandırılıyor.Fizikçilerin açıkladığı gibi DSR’ye yerçekimini de ekleyerek genelleştirmek mümkün. İşte bu teori yerçekiminin gökkuşağı teorisi olarak isimlendiriliyor.“Genel göreleliğin maddenin varlığındaki uzay-zaman eğrilerinin geometrisini tahmin etmesi yerçekimine neden oluyor. Yerçekimi gökkuşağının bu eğimi tahmin etmesi ise gözlemcinin ölçtüğü enerjiye bağlı. Bundan dolayı, yerçekimi gökkuşağında yerçekimi parçacıklara farklı davranarak farklı enerjilerde parçacıklar gibi davranır. Bu fark Dünya gibi maddelerde çok küçüktür ama kara deliklerde bu fark çok büyük önem kazanır,” diyor Ali.Bilgi ParadoksuBu çalışma sadece kara deliği tanımlayan özelliklerden birini ihlal etmekle kalmıyor, Stephen Hawking ’in 1970 ’lerde kara delik bilgi paradoksunu da yeniden çözebiliyor. Hawking o zamanlar kara deliklerin dönerek radyasyon yaydığını , bunun da onların kazandıklarından daha hızlı kütle kaybetmeleri nedeniyle, zamanla buharlaşarak herşeyle beraber yok olacağını öne sürmüştü.Hawking radyasyonu temelde kara deliğe düşen nesnelerin kütlelerinden kaynaklansa da, teoride bu radyasyon bu nesnelerin tüm bilgisini taşımaz. Sonunda bu radyasyonun kara deliğin tümüyle buharlaşmasına neden olması umulur. İşte burada bir soru ortaya çıkıyor : bütün bu nesnelerin bilgisi nereye gitti?Günlük hayatımızda bir belgeleri yırtarak veya yakarak bilgiyi yok ederken, kuantum teorisinde bilgi asla tümüyle yok edilemez. Prensip olarak bir sistemin başlangıç hali, her zaman son halindeki bilgi kullanılarak belirlenir. Fakat Hawking radyasyonu hiçbir şeyin başlangıç halini belirleyemiyor.Pek çok iddia bu paradoksu çözeceğini iddia ediyor, buna bir miktar bilginin zamanda yavaşça sızma ihtimali de dahil ki, bu bilgi kara deliği derinliklerinde depolanıyor ve Hawking radyasyonu gerçekten tüm bilgiyi içeriyor.Bu paradoksun en gelişmiş açıklamalarında biri de kara delik bütünleyiciliği adı verilen kara deliğe düşen gözlemcinin ve bunu uzaktan gözleyenin tümüyle farklı şeyler görmesine dayanıyor. Kara deliğe doğru giden gözlemci olay ufkunu geçerken kendi formunda bilgiyi görüyor fakat uzaktaki gözlemci kara deliğe doğru ilerleyen gözlemcinin genel görelilikteki garip etki yüzünden asla olay ufkuna ulaşamadığını görüyor. İşte uzak gözlemci olay ufkunda yansıyan radyasyon formundaki bilginin yansımasını gözlemliyor. Bundan dolayı bu iki gözlemci iletişim kuramıyor, burada paradoks yok (çoğu insan için bu çözüm paradoksun kendisinden bile tuhaf karşılanıyor)
İran'ın eski Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad'ın geçtiğimiz gün annesi vefat etti.Büyük üzüntü yaşayan Mahmut Ahmedinejad üzüntüsünü gizlemedi.Annesinin cenazesinde defin işlemleri yapılacağı sırada mezara girerek bir süre duran Mahmut Ahmedinejad gözyaşlarına boğuldu.Yapılan cenaze törenine halk ve yakın arkadaşları Mahmut Ahmedinejad'ı yalnız bırakmadı.Cenazeye binlerce kişi katıldı.Cenazede herkesin gözyaşları sel oldu aktı.Cenazede büyük bir matem vardı.Bir zamanlar dünya devletlerine meydan okuyan Mahmut Ahmedinejad annesinin acısına dayanamayıp göz yaşı döktü.Annesine düşkünlüğü ile bilinen Eski Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad uzun süre mezar başında oturdu.Bugunkuhaberler.com
Dün gece Kanal D ekranlarında Cüneyt Özdemir'in konuğu olan Tuğçe Kazaz, 'neden din değiştirip Hristiyan oldunuz' sorusuna 'Kendi arayışım sonucunda bir zihniyete tepkisel olarak. Ben buna CHP zihniyeti de diyorum' yanıtını verdi.Özdemir'in 'CHP zihniyetine tepki gösterip neden İslam dininden çıkıp Hristiyan dinine geçiyorsunuz, o kısmı anlamadım. Yapılması gereken tam tersi, İslam dinini öğrenmek, yakından tanımak değil mi' sorusuna ise 'Bilmiyorsunuz ki, o zamanın cehaleti' şeklinde cevap verdi...
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, yurtdışından yolcu beraberinde getirilen cep telefonlarının klonlanması durumunda, tek GSM numarası ile eşleşen bu telefonların artık e-devlet üzerinden değişiklik yapılarak farklı numaralarla da kullanılmasına imkân sağlandığını açıkladı.BTK Başkanı Acarer yaptığı yazılı açıklamada, kamuoyunda 'cep telefonlarının klonlanması' şeklinde ifade edilen cihazların kimlik bilgilerinin yurda kaçak yollarla sokulmuş başka cihazlara kopyalanması nedeniyle vatandaşların mağdur edilmesine yönelik çok sayıda şikayet aldıklarını belirtti. Acarer, 'Cep telefonlarını klonlayarak suç işleyenler ve kaçak cihazlarına IMEI yükleten kişiler, durumdan habersiz masum vatandaşların telefonlarını kullanılmaz hale getiriyorlar. Yaptığımız çalışma ile mağdur olan vatandaşların sorunlarını çözmeyi amaçlıyoruz' dedi.Cep telefonlarını klonlayan kişilerin bu cihazları kullanmasını engelleyebilmek amacıyla telefon sahibinin cihazı sadece tek numara ile kullanabilmesine izin verildiğini hatırlatan Acarer, 'Yolcu beraberinde getirilen telefonların klonlanması durumunda telefonun kullanıma açılabilmesi için gerekli olan eşleştirme işlemi e-devlet üzerinden yapılabilecek ve bu numara istenildiği zaman değiştirilebilecektir. Böylece cihaz sahipleri telefonlarını istedikleri numara ile kullanabilecekler' diye konuştu.TEK NUMARA UYGULAMASI SONA ERECEK-Cep Telefonu klonlanan vatandaşın kendisinin hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen cihazı tek bir numara ile kullanmak zorunda bırakılarak cep telefonunu başka numara ile kullanma ya da aile fertlerine devretme özgürlüğünün elinden alındığını belirten Acarer, yapılan yeni düzenlemeyle bu sorunun yolcu beraberinde getirilen cihazlar açısından da çözüme kavuşturulduğunu açıkladı. Acarer,12 Temmuz 2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 'Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik' ve buna ilişkin Tebliğ ile bu konuda yeni bir düzenleme getirildiğini belirterek, şunları kaydetti:'Yurtdışından cep telefonu getiren vatandaşlarımızın haklı olarak şikâyetçi oldukları klonlama sorununun çözülmesi amacıyla cihazın kopyalanması ve bu durumdaki vatandaşlarımızın eşleştirilmiş GSM numaralarını değiştirmek istemesi durumunda bu işlemleri e-devlet üzerinden kolay bir şekilde gerçekleştirebilme imkânı getirilmiştir. Artık, yurtdışından bireysel yolla getirilen cihazları kayıt altına alan vatandaşlarımızın cihazlarının klonlanması durumunda tek bir numara ile eşleştirmek üzere istedikleri numarayı değiştirerek kullanabilmelerine imkân sağlanmıştır.' ANKA
En geniş katılımlı fotoğraf yarışması World Press Photo’nun bu yılki sonuçları açıklandı. Yılın haber fotoğrafı birincisi, Berkin Elvan protestolarında polis tarafından gözaltına alınan kızı çeken Bülent Kılıç oldu.
TSK, Suriye’nin Kesap kasabasına saldıran cihatçıların verdiği koordinatlara top ateşi açmış.Suriye’nin Türkiye sınırında bulunan ve nüfusunun yüzde 80’inden fazlasını Ermenilerin oluşturduğu Kesap kasabasına yönelik saldırılarda Türkiye’nin askeri desteğine ilişkin iddiaları kanıtlayan telefon konuşmaları ortaya çıktı.
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis’teki tüm milletvekillerine Cumhurbaşkanlığı döneminde yaptığı yurtiçi ziyaretlerindeki fotoğraflarının topladığı “Edirne’den Ardahan’a Herkesin Cumhurbaşkanı” isimli kitabı gönderdi.Gül, gönderdiği kitabın yanına bir de mektup ilave ederek milletvekillerine seslendi. Mektupta yer alan ifadeler şöyle:“Cumhurbaşkanı ziyaretleri şehirlerin toplumsal hafızasında her daim önemli bir yer tutmuştur. Bu noktadan hareketle Cumhurbaşkanı olarak görev yaptığım 2007-2014 yılları arasında ülkemizin 81 ilinin tamamını ziyaret ederek bu anlamda bir ilki gerçekleştirdim.Bu ziyaretlerimiz esnasında; başta siz Sayın Milletvekilleri olmak üzere, belediye başkanlarımız, mülki idare amirleri, üniversite yetkilileri, işadamları, sivil toplum kuruluşları, şehit ve gazi yakını ve vatandaşlarımızla bir araya, gelme imkanı bulduk. İlin sorunları ve bu sorunların çözümüne ilişkin görüş alış verişinde bulunduk. Ankara’ya dönüşümüzde de tüm bu değerlendirmelerimiz ışığında ilgili mercilere verdiğimiz talimatlarla ahirlerimizin gelişmesine ve kalkınmasına katkı sağladık.81 ilimize yaptığımız bu ziyaretlerin en güzel anlarını kamuoyunun dikkatine sunmak üzere hazırlanan Edirne’den Ardahan’a Herkesin Cumhurbaşkanı kitabını sizinle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum.Selam ve Sevgilerimle.”CHP'li Melda Onur Twitter'dan paylaştıGül’ün gönderdiği mektubu ve kitabın fotoğrafını, CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, kişisel Twitter hesabından paylaştı. Onur, “Abdullah Gül’den mektup geldi… “Edirne’den Ardahan’a Herkesin Cumhurbaşkanı” diye yazdı.
Siyasi partiler milletvekili aday adaylığı için başvuru ücretlerini belirledi. Buna göre en yüksek başvuru ücreti CHP’deki kontenjan adaylığı için ödenecek. AK Parti, CHP ve HDP'de kadın ve erkekler ayrı başvuru ücreti ödeyecek. MHP'de ise ücret sabit: 2 bin lira. Listelere giremeyen adayların ödedikleri bedel geri ödenmiyor.Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girebilmek ve milletvekili seçilebilmek için partiler arasında ve aday adayları arasında yarış başlıyor. Meclis'e giden yol masraflı. Meclis'te turuncu koltuklara oturabilmek için vekil adayları öncelikle milletvekili adayı olmak istedikleri partilere başvuru yapacak. 7 Haziran'da yapılacak genel seçimler için partiler milletvekili aday adaylarından alınacak başvuru ücretlerini belirledi. Aday adaylığı başvuru ücretlerinde bir önceki seçime göre artış var.AK Parti'de adaylık tarifesi AK Parti'de aday adaylığı başvuruları başladı, başvuru süresi 20 Şubat'ta sona erecek. Bu seçimde AK Parti'den aday adayı olmak için erkeklerden 5 bin lira, kadınlardan ise 2 bin 500 lira alınacak. Engelli aday adaylarından ise ücret alınmayacak. 2011 seçimlerinde ise AK Parti erkek aday adaylarından 3 bin, kadınlardan ise bin 500 lira başvuru ücreti almıştı. 2011 seçimlerinden AK Parti'ye 5 bin 410 kişinin aday adayı olmak için başvurduğu açıklanmıştı. Aynı seçimlerde AK Parti'nin kasasına giren para ise 14 milyon 226 bin lira oldu. En pahalı adaylık CHP’de kontenjan adaylığıAday adaylığı başvuruları önümüzdeki hafta başlayacak CHP de bu seçimde aday adaylarından alınacak ücretleri açıkladı. CHP Sözcüsü Haluk Koç'un verdiği bilgiye göre ön seçime girecek adaylardan 5 bin lira, kadın ve genç aday adaylarından ise 2 bin 500 lira ücret alınacak. En pahalı adaylık ise CHP’deki kontenjan adaylığı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kontenjan adayı olarak listelerde yer almak için yapılacak başvurulardan 7 bin 500 lira alınacak.CHP'de 2011 seçimlerinde aday adaylarından kontenjan adaylığı için 5 bin, önseçim veya eğilim yoklamasıyla aday gösterilmek isteyenlerden 3 bin, kadın ve gençlerden ise 2 bin lira başvuru ücreti alınmıştı. 2011 seçimlerinde o dönem Genel Sekreter olan Bihlun Tamaylıgil CHP'ye yaklaşık 4bin 200 aday adaylığı başvurusu yapıldığını açıklamıştı. MHP’de başvuru ücreti 2 bin liraMHP aday adaylarının ödeyeceği ücrette kadın-erkek ayrımı yapmadı, başvurulardan 2 bin lira alınması kararlaştırıldı. 2011 seçimlerinde MHP başvuru ücretini bin lira olarak belirlemişti. MHP'ye yapılan başvuru sayısı ise 2 bin 500 olarak açıklanmıştı. MHP’de milletvekili adaylık başvuruları 12 Mart Perşembe günü başlayacak ve 18 Mart Çarşamba günü sona erecek.HDP'de kadın ve gençlere pozitif ayrıcalık Bu seçim, daha önceki seçimlere bağımsız adaylar veya ittifak yoluyla giren Kürt siyasi hareketi açısından da bir ilk olacak. Seçimlere parti olarak girme kararı alan HDP'de ise aday adaylığı için başvuruda bulunan erkeklerden 2 bin lira, kadın ve 27 yaşın altındaki gençlerden ise bin lira alınacak. Engellilerden ise ücret talep edilmeyecek. HDP'de aday adaylığı başvuruları 16 Şubat'ta başlayıp 2 Mart'ta sona erecek. Engellilerden ise ücret talep edilmeyecek. HDP’de ise aday adaylığı başvuruları 16 Şubat’ta başlayıp 2 Mart’ta sona erecek.BBP'de kadınlardan ücret alınmayacak BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ise erkek aday adaylarından 500 lira başvuru ücreti alınacağını, kadın ve engelli adaylardan ise ücret alınmayacağını açıkladı. Başvurular sonunda partiler aday listelerini belirleyip Yüksek Seçim Kurulu'na sunacak. Bu listelere giremeyen aday adaylarının başvuru ücretleri ise geri ödenmiyor. Sibel Demirci Erdem, Al Jazeera Turk - AA
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Et ve Et Ürünleri Tebliği'nde yapılan değişiklik yürürlüğe girdi. Tebliğe göre kasap, market gibi perakende işletmelerde ısıl işlem görmüş sucuk, fermente sucuk, pastırma, sosis, salam gibi et ürünleri üretilemeyecek.Geleneksel et ürünlerinin (fermente sucuk ve pastırma) üretimi sırasında işleme basamaklarından biri olan kurutma işlemi dış mekândan kaynaklanabilecek herhangi bir bulaşı olmaması ve gerekli koruyucu tedbirlerin alınması şartıyla doğal şartlarda gerçekleştirilebilecek. Tebliğ kapsamındaki ürünlerin üretiminde mekanik olarak ayrılmış etler kullanılamayacak. Lokanta, restoran, otel ve hazır yemek üreten işletmeler gibi son tüketiciye yemek hizmeti veren işletmelere veya doğrudan son tüketiciye mekanik olarak ayrılmış et satışı yapılamayacak ve bu işletmelerde mekanik olarak ayrılmış et kullanılamayacak. Tebliğ kapsamında yer alan ürünlere dışarıdan et proteini katılamayacak. Coğrafi işaret olarak tescil edilmiş et ürünleri, yatay gıda kodeksi hükümlerine aykırı olmamak koşulu ile coğrafi işaret tescilinde belirtilen özelliklere göre piyasaya arz edilecek. Ancak ürünlerde kullanılan çiğ et ve kıyma için bu tebliğ ile belirlenen ürün özellikleri aranacak.ÜRÜN ETİKETLERİNDE ‘YÜZDE 100’ GİBİ LOGOLAR KULLANILMAYACAKKavurma ve kıyma kavurmada tuz oranı kütlece en çok yüzde 3, yağ oranı kütlece en çok yüzde 30 olacak. Ürün etiketlerinde marka dahil olmak üzere 'yüzde 100', 'yüzde 100 Dana eti' ya da 'yüzde 100 göğüs eti' gibi logolar kullanılamayacak. Bu tebliğ kapsamına girmeyen mantı, içli köfte, çiğ köfte, kadınbudu köfte, lahmacun, pide, kebap, pizza gibi yemek, hazır yemek, tabildot yemek ve mezelerin üretiminde kullanılan çiğ et, kıyma, kanatlı kıyma ve et ürünleri bu tebliğe uygun olacak. Çiğ etler ve sakatat birbiriyle temas etmeyecek şekilde muhafaza edilerek sevk edilecek ve satışa sunulacak. İhracat amaçlı üretilmiş olan mekanik olarak ayrılmış etlerin ve ürünlerinin, yurt içinde onaylı işletmeler arası sevkiyatına ihracat yapılması kaydıyla izin verilecek. Perakende işletmelerde kıyma, hazırlanmış kırmızı et karışımları ve hazırlanmış kanatlı et karışımlarının üretimi yapılamayacak. Ancak tüketici talebi üzerine anında kıyma ve hazırlanmış et karışımları hazırlanabilecek.İsmail Serçe, CHA
ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde önceki gün silahlı saldırıda öldürülen 3 Müslüman gencin cenazesi, 6 bin kişinin katılımıyla kılınan cenaze namazının ardından defnedildi.Chapel Hill kasabasındaki Kuzey Carolina Üniversitesi yerleşkesi yakınında bulunan evlerinde Craig Stephen Hicks tarafından silahla vurularak öldürülen 23 yaşındaki diş hekimliği öğrencisi Deah Barakat, 21 yaşındaki eşi Yusor Muhammed Ebu Salha ve 19 yaşındaki baldızı Razan Muhammed Ebu Salha’nın cenazeleri öğle saatlerinde Raleigh İslam Derneği mescidine getirildi.Derneğin bahçesinde Deah’ın babası Nami Barakat ile anne Leyla Barakat ve Salha kardeşlerin babası Muhammed Ebu Salha taziye dileğinde bulunanlara sarılarak göz yaşı döktü.
Başbakan Yardımcısı Akdoğan ile görüşen HDP'nin çözüm süreci heyeti Kandil'e gitti. Gündemde iç güvenlik paketi ve müzakerelere geçilmesi konusunda gelinen son durum var.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile son olarak Çarşamba günü görüşen Halkların Demokratik Partisi (HDP) heyeti çözüm süreciyle ilgili görüşmeler için Kandil'e gitti. Ana gündem Meclis’te ertelenen iç güvenlik paketi ve müzakerelere geçilmesi noktasında gelinen son durum var.Hükümet ile HDP heyeti arasında son günlerde görüşmeler hızlanmış durumda.Ancak hükümet sorunun kaynağı olarak Kandil’deki örgüt yönetimini işaret ediyor.HDP ile hükümet arasında yapılan son görüşme sonrasında, iç güvenlik paketinin Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri bir hafta daha ertelenmişti. Başta Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan olmak üzere hükümet üyeleri, paketin yasalaşması konusunda kararlılıklarını dile getirirken, HDP'nin beklentisi temaslar sonrasında paketin toplumsal olaylara müdahaleye ilişkin maddelerinin tasarı metninden tümüyle çıkarılması.HDP'den alınan bilgilere göre, PKK'nın cezaevindeki lideri Abdullah Öcalan ile devlet yetkilileri arasında varılan anlaşma gereği müzakerelerin Ocak ayı başında başlaması gerekiyordu. Ancak takvim bazı konularda hâlâ anlaşma sağlanamadığı için hayata geçmedi. HDP ise hükümetten somut adım beklentisi içinde.Kaynak: Al Jazeera
Alevi dernekleri, Eğitim-Sen ve Birleşik Haziran Hareketi (BHH) ‘Laik ve Bilimsel Eğitim’ için başlattıkları eylemlerini boykotla sürdürecek.Boykot çağrısı kapsamında öğrenci velilerine bir mektup yazan BHH, “Bir çocuk ancak sorgulayarak, eleştirerek ve şüphe duyarak kararlılığını, inadını ve umudunu koruyabilir” ifadelerini kullandı.BHH’nin mektubunun devamında, “13 Şubat’ta iktidarı uyarmak için çocuklarımızı okula göndermiyoruz. O günü çocuklarımıza ayıracağız. Alternatif dersler, çocuk oyunları ve şenliklerle özgür bir geleceğe olan umudumuzu güçlendireceğiz. Sizleri bekliyoruz” denildi.“EN ÖNEMLİ SORUMLULUĞUMUZ ETKİLİ BİR BOYKOT ÖRGÜTLEMEKTİR”BHH daha sonra hazırladığı çağrı metninde ise şu ifadelere yer verdi:“En önemli siyasi sorumluluk kuşkusuz 13 Şubat’ta Haziran’ın çağrısıyla etkili ve güçlü bir BOYKOT örgütlemektir.Laik ve Bilimsel Eğitim İçin AYAKTAYIZ mücadelesi 11 Ocak durağının ardından, şimdi 13 Şubat boykotuna ilerliyor. Eğitimdeki dinselleşmenin geldiği boyutlar herkesin malumu. 19. Eğitim Şurası ile birlikte karma eğitimin kaldırılmasını da içerecek şekilde alınan kararlar çocuklarımızın geleceğini tümüyle AKP’nin tahakkümü altına alınması anlamına geliyor.Haziran Hareketi, BOYKOT çağrısıyla eğitimdeki dinselleşmeye karşı birleşik bir mücadelenin de önünü açıyor. Şimdiye kadar eğitim emekçilerinin, öğrencilerin ve velilerin birlikte mücadele ederek kazandığı lokal deneyimler var. Ancak bu bütünsel bir karşı koyuş noktasına çıkartılamadı. Eğitimdeki mücadelenin parçalılığı ortadan kaldırılamadığından etkili olması da sağlanamadı. Haziran Hareketi’nin 13 Şubat’taki BOYKOT çağrısının anlamı eğitimdeki dinselleşmeye karşı laiklik temelinde doğrudan siyasi ve bütünsel bir mücadelenin başlatılmasıdır.Evet, AKP’nin saldırdığı her alanda kora kor dişe diş bir mücadele içinde kazanabiliriz. Bunun için 13 Şubat’ta okullarımızı ve çocuklarımızın geleceğini savunmakla işe başlıyoruz.”4 ÖĞRETMEN DİNİ AŞAĞILAMAKLA SUÇLANDIMilliyet gazetesinden Kemal Göktaş’ın haberine göre; Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı, okul boykotuna ilişkin bildiri dağıtan dört öğretmen hakkında ‘dine hakaret’ suçlamasıyla tutuklama istedi.Artvin’de Eğitim-Sen üyesi dört öğretmen, ‘laik, bilimsel, anadilde eğitim ve demokratik yaşam’ için yapılacak bir günlük okul boykotuna çağıran bildirileri dağıtırken gözaltına alındı. Savcı Yusuf Bahadır Özay, dağıtılan bildirideki “Çocuklarımızı okullara hurafeler öğrensinler, körpe beyinleri korkularla çarpılsın, Ortaçağ tezgahlarından geçsinler diye değil, bilimsel düşünmeyi öğrensinler diye gönderiyoruz”ifadeleriyle Türk Ceza Kanunu’nun 216/3. maddesinde düzenlenen ‘Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ suçunun işlendiği iddiasıyla dört öğretmeni tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti.Sulh Ceza Hakimi Aynur Derya Kocagöz tarafından sorgulanan dört öğretmen savunmalarında, ifade özgürlüğü kapsamında sendikal ve anayasal haklarını kullandıklarını vurguladı.Öğretmenlerin avukatlarından Bedrettin Kalın da “El ilanlarında herhangi bir dine yönelik aşağılayıcı ifade yer almamaktadır. Müvekkillerim sadece eğitimde güncel olan sorunu dile getirme, ayrıca laik ve bilimsel bir eğitime zemin hazırlayabilmek için anayasal hakları kapsamında bu bildirileri dağıtmışlardır. Tüm müvekkillerim tutuksuz yargılanmalıdır” dedi.Hakim Kocagöz, söz konusu suça istenen cezanın altı aydan bir yıla kadar hapis olduğu ve tutuklama yasağı kapsamında olduğu gerekçesiyle savcının talebini reddetti.LİSE MÜDÜRÜNDEN DİSİPLİN TEHDİDİArtvin’de İskebe Anadolu Lisesi müdürü, öğrencileri boykota katılmamaları için tehdit etti. İskebe Anadolu Lisesi tarafından dün gece öğrenci ve velilerin cep telefonlarına yollanan mesajda boykota katılacak öğrencilere disiplin cezası verileceği ima edildi. Lise tarafından yollanan mesajda şu ifadeler yer aldı:“Ortaöğretim Kurumlar Yönetmeliği Madde 164: ‘Özürsüz devamsızlık yapmak, okula geldiği halde eğitim,öğretime katılmamak’ disiplin cezasıdır. Öğrencilerinizin mağdur olmaması için; öğrencilere gerekli uyarıda bulunmanızı ve okula devamlarını sağlamanız önemle rica olunur.”POLİS BOYKOT ÇAĞRISI YAPANLARI GÖZALTINA ALIYORPolis, Edirne ve Antalya’da da bildiri dağıtımı yapan vatandaşları gözaltına aldı. Edirne’de bildiri dağıtımı yapan BHH üyeleri GBT taramasının ardından gözaltına alınırken, Antalya’da ise, Muratpaşa Lisesi önünde boykota çağrı yapan 9 yurttaşın kimliklerini alan polis, çalışmaları engellemeye çalışıyor.
Kars'ta tüm vücudunu siyah benler saran ve cilt kanseri olabileceği söylenen 13 yaşındaki Necla Orman, tedavi olup iyileşmek istiyor.Necla Orman 1 yaşındayken anne ve babasınının ayrılması üzerine dayısı tarafından yuvaya verildi. Necla Orman'ın vücudunun çeşitli bölgelerinde olan benler, zamanla tüm vücuduna yayıldı. Anne Nurcan Demirtaş, 2 yıl önce hastalığını öğrenince kızını yanına alarak birlikte yaşamaya başladı. Tüm vücudu siyah benlerle sarılan, sırtında siyah kıllar çıkan Necla Orman defalarca ameliyat olmasına rağmen iyileşemedi. Kars Kafkaf Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinde en son 26 Kasım 2014'te ameliyat edilen Necla Orman'ın vücudunda benler yeniden çıktı.
ABD’li atlet Allison Stokke, sırığının ucuna bağladığı kamerayla atladı ve ortaya çok güzel görüntüler çıktı.Gelişen teknoloji hayatın her alanında olduğu gibi sporun da içine sonuna kadar girmiş durumda. Bunun bir örneği de atletizmde karşımıza çıktı. 25 yaşındaki ABD’li atlet Allison Stokke, sırığına bağladığı kamera ile atlamasını gerçekleştirdi.Eurosport
Dünya futbolunda zaman zaman büyük tartışmalara yol açan menajerlik sistemi, FIFA'nın aldığı yeni kararlar çerçevesinde artık tarihe karışıyor ve yerini 'arabuluculuk' sistemine bırakıyor.FIFA, 11 Haziran 2014 tarihli kongresinde alınan karara ilişkin olarak Lisanslı Futbolcu Temsilciliği Talimatı'nda değişikliğe gidiyor ve 1 Nisan 2015 tarihinden geçerli olmak üzere 'Aracılar ile Çalışma Talimatı' düzenlmesini hayata geçiriyor.Yeni düzenleme kapsamında varolan bütün mevcut menajer lisansları geçerliliğini kaybedecek ve artık özel kişilerin yanısıra tüzel kişiler de yeni ismi ile 'arabuluculuk' yapabilecek. Yeni düzenlemede en dikkat çekici nokta ise 'arabulucu'lara yapılacak ödemelerin, oyuncunun brüt kazancının ya da ödenen bonservis bedelinin %3'ü ile sınırlandırılması oldu.Ayrıca yeni düzenleme kapsamında yeni ismi ile 'arabulucular' da herhangi bir lisansa(Ulusal Federasyonlar tarafından belirli sınavlara tabi tutularak verilen) sahip olma şartı aranmayacak ve futbol kurumları ile ilişki içerisinde olan yetkili kişiler ile kötü ün sahibi olan şahıslar, 'arabulucu' olarak görev yapamayacak.Peki yeni düzenlemeye göre arabulucuğu kimdir? İşte cevabı: 'Belirli bir maaş karşılığında ya da ücretsiz olarak, oyuncuları ve/veya kulüpleri anlaşmalar süresince belirli bir hizmet akdine bağlı kalarak temsil eden özel ya da tüzel kişilerdir'PEKİ NELER DEĞİŞECEK, NELER AYNI KALACAK?1 Nisan 2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 'Aracılar ile Çalışma Talimatı' düzenlemesi, menajerlik dünyasında 'deprem' olarak yorumlanırken, yeni talimatlar çerçevesinde bir dizi yenilik gelecek.İşte madde madde yeni sistem;* Varolan bütün menajer lisansları geçerliliğini kaybedecek.* Eski talimatlara göre yalnızca özel kişiler menajerlik yapabiliyorken, artık tüzel kişiler de 'arabuluculuk' yapabilecek.* Eski düzenlemelere göre menajerlere ödeme yapılması zorunlu iken, artık 'arabulucular' kendi istekleri doğrultusunda aynı hizmeti ücretsiz olarak verme hakkına sahip olacaklar.* Eski düzenlemelere göre menajerler daha çok tanıtıcı görevi üstlenirken, artık 'arabulucular' kulüpleri veya oyuncuları daha geniş yetkiler ile yasal ilişkilerinde tam anlamıyla temsil edecekler.* 'Arabulucular' da herhangi bir lisansa(Ulusal Federasyonlar tarafından belirli sınavlara tabi tutularak verilen) sahip olma şartı aranmayacak.* Futbol kurumları ile ilişki içerisinde olan yetkili kişiler ve kötü ün sahibi olan şahıslar, 'arabulucu' olarak görev yapamayacak.* Çalışan 'arabulucu'ya ilişkin beyannamenin tebliğ edilmemesi durumunda hem oyunculara hem de kulüplere, Arabulucular ile Çalışma Düzenlemeleri kapsamında cezai yaptırımlar uygulanabilecek.* Mevcut devam eden anlaşmalar, tarafların isimleri, menajerlere yapılacak ödemelerin vadesi, ödemelerin genel şartları, anlaşmanın tamamlanma tarihi ve tarafların imzası gibi minimum detaylar geçerliliğini koruyarak devam edecek.* 'Arabulucu'lara yapılan ödemeler, oyuncu ile kulüp arasında imzalanan sözleşmenin devamı süresince oyuncunun brüt kazancının ya da ödenen bonservis bedelinin %3'ünü aşamayacak.* Futbolcu, FIFA kuralları kapsamında minor (Eski sisteme göre 12 yaşından ufak, yeni sisteme göre 10 yaşından ufak' olarak kabul ediliyorsa 'arabulucu'ya ödemeyapma zorunluluğu bulunmayacak.* Yeni düzenleme kapsamında 'arabulucular', oyuncuların gelecekteki piyasa değeri ve sürdürülen transfer görüşmelerden pay alamayacak ve paranın yalnızca kulüpler arasında bir sirkülasyona girmesini sağlayarak garanti altına almayı amaçlayacak.* Oyuncular ve kulüpler yıllık olarak her Mart ayı sonuna kadar arabuluculuk hizmetleri ile ilgili bütün detayları tebliğ etmek zorunda olacaklar. (Kaydı yapılan bütün arabulucular, bütün bilgilern yer aldığı bir zabıt, arabuluculara yapılacak ödemelerin toplam tutarı)* Kulüpler, bir kulübün başkam bir kulübe transferle bağlantılı olarak yapacağı transfer tazminatı, antrenman tazminatı veya dayanışma fonu katkıları gibi ödemelerin 'arabulucular' aracılığıyla yapılmadığından emin olacak ve bu sayede oyuncunun gelecekteki transfer değerinde veya herhangi bir transfer tazminatında hiçbir çıkara sahip olamayacak.* 'Arabulucu'nun hizmetleri için yapılacak her türlü ödeme, 'arabulucu'nun müşterisi tarafından münhasıran 'arabulucu'nun kendisine yapılacak. Ancak taraflar arasında yapılan anlaşma neticesinde sözleşme dahilinde belirtilen 'arabuluculuk' hizmetinin ödemesi daha farklı bir yolla ödenmesi durumunda ise tarafların yazılı beyanı gerekecek.FIFA AÇIKLAMASI- Menajer tabiri, Arabulucu tabiri ile değiştirilmiştir.- Malum anlaşmazlıklar ile Oyuncu Durum Komitesi ilgilenecektir. Yeni düzenlemeler kapsamında arabulucuların müdahil olacağı anlaşmazlıkların muhattabı FIFA olmayacaktır.- Menajer ismi tabiri, Arabulucu ismi tabiri ile değiştirilmiştir. Arabulucular arasında herhangi bir ayırım kalmayacağı için belirli bir isim verilmesine gerek duyulmayacaktır.- Konu ile ilgili hüküm, herhangi bir değişikliğe gidilmeden silinmiştir. Arabulucular İle Çalışma Düzenlemeleri kapsamında artık lisans sistemi olmayacaktır.- Lisanslı oyuncuların mevcut menajerlerinin konu ile ilgili şikayet hakları ellerinden alınmıştır.Sporx - Barlas Ateşli
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’in projesiyle bir kez daha gündeme gelen Türkiye’nin tartışmalı stadı Atatürk Olimpiyat’ta zeminin 90 derece çevrilmesi ve kale arkası tribünlerinin yükseltilmesi planlanıyor.Fatih Terim, en büyük problemi ‘rüzgar’ olan stadyumun zeminini çevirerek, rüzgarı önleyip, stadı 365 gün yaşayan ve çalışan bir mekana çevirmek için bir proje geliştirdi.Türkiye Futbol Federasyonuyla da paylaşılan Fatih Terim’in Olimpiyat stadı ile ilgili projesinde temelde stadın rüzgar etkisinden kurtarılması ve ayrıca yaşayan bir stadyum olması amaçlanıyor. Projeye göre Olimpiyat Stadı’nın zemini 90 derecelik bir açıyla değiştirilecek, yani şu anda numaralı ve maraton tribünleri kale arkası tribünleri olacak. Şu an kale arkası tribünleri yükseltilip üstleri kapatılarak rüzgarın etkisi azaltılacak. Proje kapsamında stadın çevresine ya da içine alışveriş merkezi ve eğlence merkezi gibi unsurlar eklenecek. Milli takımlar tüm karşılaşmalarını bu stadyumda gerçekleştirecek. Projenin 120 milyon dolara mal olması planlanıyor.Bu projeye ilk itiraz ise stadyumun yapıldığı dönemde Gençlik ve Spor İstanbul İl müdürü Vedat Bayram’dan geldi. Vedat Bayram, projenin Olimpiyat Stadı’nı standart dışına çıkaracağını söylüyor. Vedat Bayram stadyumun dünya standartlarında bir stadyum oluğunu belirterek zeminin yönünün değiştirilmesinin bunu bozacağını belirtmişti.1999 yılında temeli atılan ve 2002 yılında açılan Olimpiyat Stadı maç yapılmadığı günlerde ise adeta bir ölüm sessizliği içinde. Maliyeti 125 milyon dolar olan stadyum 2005 yılında Şampiyonlar ligi finaline ev sahipliği yaptı. Başakşehir Spor’a uzun süre ev sahipliği yapan stadyumu bu sezon Beşiktaş JK kullanıyor. DHA